BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 14.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
222
Dün
:
4633
Toplam
:
14840879

Adı Soyadı
E-Posta
Konu
Mesajınız

İYİ NİYETLER İYİ SONUÇ OLUŞTURURLAR
Meveddet (sevgi ve sevme)yi,musavata yı (aynı hal ve derecede olma,herkesin insan olduğu)unutanlar vede yok sayanlar ancak ve ancak hayal kırıklığı yaşayacaklardır.Kürt sorunu var diye terör örgütü ile parelellik arzedenler ve aynı istikamete koşanlar sosyolojiden bi haber midirler?
Çabuk yükselenler çabuk yuvarlanmaya başlarlar.AKP ileri gelenleri yinede bu ülkenin yağını kaymağını iyi değerlendirmişlerdir.Çocukları bu ülkede iyi bir ekonomik sınırının diğer yanındadır.Bu ülkede bir söz var ya işte o .Derler ki bal tutan parmağını yalar.Diyorlarki bazıları Koskoca Tayip beye çok mu görüyorsunuz parayı ve zenginliği.Eh ne diyelim bileğinin hakkıyla alnının teri ile ise kim olursa olsun helal ola.
AKP tabii bir gerçek olan her şey kendi rengini belli eder ilkesi ile yüzündeki boya dökülmüş ve gerçek rengi niyeti meydana çıkmıştır.Takiyye bir yere kadardır.31,68 bile abartıdır.AKP ömrü maalesef buraya kadardır.İşçi köylü,memur,tüm halk fakri zarurettedir.İnsanımızın hali perişandır.Kendi çocuklarını yağ ve kaymakta yüzdğrenler maalesef bizleri hiç görmektedirler.Tüm çabaları kendi nefis ve huzurları içindir.
Kürt sorunu diye teröristleri karşılayanlar DTP tarafından provoke edilmişlerdir.Eğer mesele gerçekten Kürt meselesi olsa idi o teröristleri AKP hükümetinin tavizine veya ne kadar kalabalık olacak diye nabız ölçmeleri tahminlerine görede;gerçek kimlikler ortaya çıkmıştır.Eğer Tayip ERDOĞAN'ın bilgiçlik ve kibri azameti ile ortaya attığı Kürt meselesi gerçekte abartıldığı gibi var olsa idi o teröristleri 15 milyon KÜRT kardeşlerimizin karşılaması gerekirdi.Yani Türkiye’nin neresinde olursa olsun tüm KÜRT insanının orda olması lazımdı.Halbuki gerçek Kürtler yani damarında gerçek Kürt kanı taşıyanlar asilane ve kararlılıkla DTP;AKP ve teröristlerin oyununa gelmemişlerdir.Ekmek yediği suyunu içtiği beraber kardeşçe yaşadığı Diğer ANADOLU insanını da hiçe saymayıp bu ülkenin ,bu cumhuriyetin,bu coğrafyanın,bu ay yıldızlı bayrağın daim olarak baş tacı olduğunu ve dünya durana dek var olcağını tüm dost düşman herkese duyurmuşlardır.Bu ülke meselesi hepimizindir.Anadolu yani Türk’iye insanı hala fajkirdir.Ey güney doğu bende porta nadoluyum.Eğer bizim durumumuz sizden iyi ise namertiz.Bizde fakri zaruret içerisindeyiz.Kim olyrsa olsun bu ülkenin birliğini bozmak isterse Allah ona bu fırsatı vermesin.Halkı birbirine kırdırmak isteyenler husrana uğrayacaktır.Her kim ola ki ne eke onu biçe.Tüm Anadolu’nun fakir tertemiz namuslu yiğit insanlarına saygılarımla.Ey Kürtler ve Türkler tüm niyetler daha net değil mi?Onun için doğu ve güney doğuda Kürt söylemiyle Orta,batı ve Karadeniz de farklı söylemlerle oy avcılığı yapan AKP zihniyetinin maalesef sonu gelmiştir.Hepimize hayırlı olsun.Kürt ve Türk beraberliğini tüm dünya dahi yan yana gelse bozamayacaktır.Tüm YOZGAT insanına sonsuz saygılarımla.
A.Baki BENİK -ÇORUM
A.Baki BENİK -- 31.10.2009 09:51
MAKUS TALİHİMİZ
1. Yozgat isminin Bozok olarak değiştirilmesi lâzım. Millete uzay bile dar geliyor, biz eski defterleri karıştırıyoruz.
2. Son zamanlarda yapılan "kentparklar" yörenin meşhur isimlerini koymak lazım ki, daha bir yöresel kalsın. Yardım yapanları değil lâkaplarını yürütmek isteyenlere öncelik vermek lâzım.
3. İç Anadolunun göbeğinde yer alıp, niye geri kaldık diye ağlanmak lâzım, Ankara'ya gidince memleketi unutanlara hatırlatmak lâzım.
4. Milliyetçiliği "pes" dedirtecek kadar abartmamak lâzım. Herkes batıya, yeniliğe, uygarlığa, bilim ve teknolojiye, eğitime, demokrasiye ağırlık verirken, “yiğidin harman olduğu yer” nutuklarıyla kendi kendimizi tatmin etmek yollarını bırakmak lâzım.
5. Eğitimde başarı negatif derecelerde (doğu-güneydoğu sıralamalarında). Demekki “pos” bıyık bırakmakla eğitim ilerlemiyormuş. Ben batı yaşıyorum, çocuklarımın ödevlerine yardımcı oluyorum, oradaki velilerin -olmayan- ilgi ve alâkasını yadırgıyorum. Eğitimden nasibini alamamış gençlerin caddede karşıdan karşıya küfürlü sözlerini “hoş” karşılamamak lâzım.
6. Ticaret hacmi yok denecek kadar az (dışarıdan gelen esnaf istenmiyor, içeridekiler ise bir şey yapmıyor, yıllar önce yabancı bir firmaya izin verilmediği için teşekkür ilânları çıkmıştı) Esnaf az satayım ama çok kazanayım derdinde. Peki çok bilmişler, nasıl gelişecek bu durum? Eğer sen yapabileceksen şimdiye kadar neden yapmadın, yok yapamayacaksan neden yapanlara engel oluyorsun?
7. Sağlıkta durum yine içler acısı. Yakınlığıyla övündüğümüz Ankara olmasaymış, hastalığa çare bulmak imkânsız olacakmış. Hastanelerde uzman doktor yok. Olanlar ise özele geçerek “yaşam” standardını yükseltmek ve “şifa” bulma peşindeler.
8. Belediye hizmetleri zorda kalınmadıkça yapılmıyor, sanki belediye başkanı bu yolları kullanmıyor. Belediyenin olmayan misyonunda ve kalkınma planlarında, mevcut parkelerin yenilenmesi ile yaprak döken ağaçların kesilmesi yer alıyor. Zaten bunlar yapıldığında halk daha istesin ki..
9. Sosyal yönden güneydoğu’dan hiçbir farkımız yok inanın. Mardin’de, Batman’da, Siirt’te hava karardığında sokaklar, caddeler boşalır. Burada da durum farklı değil. Hangi sosyal imkânlar var insanların yararlanabildiği? Övüne övüne bitiremediğimiz lise caddesinin uzunluğunu ölçtünüz mü hiç? İkinci bir “cadde” var mı yürüyecek? Ben yıllardır ailemle yürüyemedim yan yana, ayağımı taşa taktırmadan, başımı tabeladan korumaktan, daracık kaldırımda ağaç etrafından dolaşmadan..
9. İş hizmet istemeye, eleştirmeye gelince sıraya geçen esnaf ve tüccar, sıra satış fişi kesmeye geldiğinde ortalıkta görünmüyor. Yozgat’ta insanlar yemek yemiyor mu, kömür yakmıyor mu, kıyafet almıyor mu, doktora muayene olmuyor mu? Evet, bunların hiçbirini Yozgatlılar yapmıyor. Yemeden, içmeden, giyinmeden, ısınmadan yaşıyorlar.. Ya da resmi kayıtlarda hiçbiri yok. Vergi vermeyiz ama vergi veren illerin gelirinden pay isteriz. Başka bir arzunuz?
10. Aslında tüm eleştirilerimiz kendimize, bu bölgeyi kalkındıracak da geri bırakacak da bizleriz. Valisinden öğrencisine kadar hepimiz sorumluyuz. Geri kalmışlık kader değildir. Geri kalmışlık hiçbir şey yapmamaktır. Herkes ilerlerken hiçbir şey yapmayanlar, kendiliğinden geri kalıyor. 40 yıl öncesini özlemle anıyorsak, demek ki ilerleyememişiz. Fakat korkum o ki, bunu okuyanların yarısı anlamayacak, anlayan kısım belki hak verecek ama hep başkasından bir şeyler bekleyecek. Ve hayat kaldığı yerden devam edecek.
Kalın sağlıcakla…
Birol Çakıcı -- 30.10.2009 13:26
İhanet TABLOSU..
Sayın AKP yandasalrı bugun bu ülkenin halini gördugunuzde aceba vicdanınız sızlıyormu yasananlar karsısında vatanseverliğiniz yok olmuyor mu hala bu ülke bir bütündür dağdaki eşkiya ne güzel törenle iniyor diyecek kadarda yüzsüzmüsünüz lütfen körü körüne bir partiye herseyınızle bağlanmayın sizler Osmanlı torunusunuz sizler şehit kanlarıyla bulanmış bu toprakalrın evlatlarısınız üç beş çapulsuzu göklere çıkaraqn bu hükümeti bir celsede tahtından ihanet masasından indirecek kadarda onurlu insanlarsınız lütfen seçimlerinizi yaparken bunlara dikkat ediniz
Alp Eer -- 29.10.2009 12:11
terör
TERÖR BİTTİ Mİ BAZI SİYASİLERE BAKARSANIZ TERÖRİSTLER TESLİM OLMAYA BAŞLADI. YAPTIĞINA BİN PİŞMAN VE ARTIK EVİNE DÖNDÜ NE İŞ OLURSA ÇALIŞACAK KATLETTİKLERE AİLELERDEN ÖZÜR DİLEMİŞ VS.
HAYIR HİÇ BÖYLE DEĞİL TERÖRİST ÜZERİNDE KATLETTİĞİ ASKERLERİMİZİN KANI BULUNAN TERÖRİST ELBİSESİNİ ÇIKARMAMIŞ ÇIKARMAK İSTEMİMYOR AYNI ASKERLERİMİZİ KURŞUNLADIĞI O PİS ELBİSESİ SIRTINDA KAHRAMANLAR GİBİ KARŞILANIYOR. 2 SAATLİK YOLU ÜÇ GÜN TÜM HAİNLERİN OLDUĞU ŞEHİRLERE VE PKK(DTP)ŞEREEFFSİZLERİNİN İŞBİRLİĞİ İLE, BENİM VERDİĞİM VERĞİ İLE ALINAN RESMİ BELEDİYENİN ARABALARI İLE VE YYİNE DEVLETİN VERDİĞİ ÖDENEKLE BELEDİYPELERİN SIRTINDAN HAVAİ FİŞEK ATIYOR DAVULZURNA İLE KARŞILANIYOR EN KÖTÜSÜ ŞEREFSİZ) ÖNDERLİĞİN VE (SAYIN ÖCALAN IN MEKTUPUNU TC.NİN CUMHURBAŞKANINA BAŞBAKANINA VE MECLİS BAŞKANINA VERECEĞİZ DİYOR bunuun neresi terörün teslimi inek olmayan herkes bunu görüyor ve biliyor bazı inekler terör bitecek bunlar pişman ve teslim oldular diyor VAYYY İNEKLER VAYYY........
KEMAL UYAR -- 26.10.2009 09:31
orman teşkilatı
24.09.2009 tarihinde çekerek/fuadiye köyü ile Sorgun/Eymir hudutlarının kesiştiği bölgede orman yangını çıkmış,köylülerin erken farketmesi ile çekerek jandarma ve eymir itfaiyesinin ve köylülerin çabası ile çok yayılmadan söndürülmüştür. Burada yangın kadar çok üzücü bir konuyu dile getirmek istiyorum.Alo 177 yi aradım ve dedikleri şey 'Beyefendi ne yapabiliriz, ben buradan gelip söndürecek değilimki!!!' olmuştur. Koskoca orman teşkilatının orman yangınına müdahele edecek ekibi yokmu? Yoksa neden oluşturulmuyor.Bir ağacın bile yanması ne kadar acı değilmi. Oysa yaklaşık beş dönüm alan yanmıştır.Gazetenizden Bu konunun üzerinde durulmasını ve habr yapılmasını istirham ediyorum. Saygılarımla.
süleyman akyol -- 25.10.2009 22:39
HABUR KARŞILAMASI VE YOZGAT
Barış adına Haburda yapılan şhowu tüm türkiye gibi canım Yozgat'ımda gördü.Kahvede, sokakta,her yerde öfke çığ gibi.herkes burnudan soluyor.İktidara çok kızgınlar.Haklılarda hani.Tüm Türkiye gibi Yozgatta öfkeli.Zaten Yozgat milletvekillerinin umurunda mı?
Benim bir teklifim var sevgili Yozgatlılar.Tepki göstermek için yapılacak ilk seçimde, millevekillerimizi şöyle seçelim mi?
2 MHP-2 CHP.ha..?ne dersiniz?
Canım Yozgatıma selamlar.
Metehan CENGAVER -- 23.10.2009 21:00
mesai saatleri
25 ekimde saatler 1 saat geriye alınacak ve yine mesaiden çıktıktan sonra karanlıklarda evimize gitmeye çalışacağız minik minik çocuklar o karanlıkta, soğukta evine gitmeye çalışacak İstanbul'da mesai saatleri 08.00-12.00, 12.30-16.30 olmuş... acaba Sayın Valimiz yozgatta da mesai saatlerini Yozgat'a göre uygulayamaz mıyız.
ismail kutluay -- 22.10.2009 16:00
PKK ve YOZGAT
Öncelikle şuanda TV'larda haber kanallarını izliyorum. Gözlerim doluyor.Yutkunuyorum. Haberleri izlerken nutkum duruluyor.Ben bu manzarayı yıllar önce APO yakalandığı zaman hissetmiştim. Şehit edilen ağabeylerim,kardeşlerim aklıma gelmişti.Rahmetli Metin EROĞLU ağabeyimin kardeşi TURGAY gözümün önüne gelmişti. YOZGAT'ın ilk şehitlerinden birisiydi. Zafer kazanan komutan edssıyla, showlarla dağlardan gelen askerlerimizin katilleri,yakın zamanda eylemlerine şehir göbeklerinde devam edecekler'dir. Bizim duyarlı kürt kökenli vatandaşlarla yıllardır hiçbir sorunumuz olmadı. Fakat dağa çıkıp, ülkemizi bölmek ,isteyen eşkiyalara maalesef hükümet de destek vermiştir. Ben burdan duyarlı kabul ettiğim, A.K.P..'li YOZGAT milletvekillerine sesleniyorum. En baştada bu dönemde yıldızı parlayan Sayın Bekir BOZDAĞ'a seslenmek istiyorum. istifa etmelisiniz. Aksi takdirde bir dahaki seçimde insanlar oy istemeye yüzünüz olmayacak'tır. Aksi takdirde bu tarih TÜRK milletisizi asla affetmeyecek'tir. TURGAY ağabeyimin, METİN EROĞLU ağabeyiminde kemikleri sızım,sızım sızlayacak'tır.

Arz ederim.
erdem erdemir -- 21.10.2009 19:06
Aykut Biçer kardeşim.Yozgat'ta hep iyi şeylerin olduğunu mu, zannediyordun?Hiç basına böyle asayişsizlik,ahlaksızlıklar yansır mı?
Hangi basından bahsediyorsun?adamlarda resmi ilan alamama korkusu olur da bu haberleri yazarlar mı?
Bu basının yazacakları açılışlar,törenler,kutlamalar,Restore edilen konaklarda ki NOSTALJİ ve musiki sohbetleri,arabaşı ve BANNAK ÇÖREK sohbetleridir.
Canım Memleketimin,CANIM YOZGATI dır burası.
(Fincan katırlarını ürkütme kardeşim)
Kemal F.Korcan -- 21.10.2009 01:50
uyutulan yozgat
merakla cevabını aradığım iki soruyu şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum.yozgat ta basın,medya ve emniyet varmı? varsa ne iş yaparlar?
sakarya ilk öğretim okulunda 2 çocuğun kaçırıldığı haberini birkaç yere yapıştırılan ilanlardan öğreniyoruz.lise caddesi gibi işlek bir yerde bir kız çocuğuna tecavüz edildiği haberini günler sonra öğreniyoruz.bütün bu olup bitenlerden halk haberdar edilmezse nasıl tedbir alacak herkes.çocuğunu okula yalnız yollayan anne ve babala Allah korusun başlarına böyle bir olay gelince mi yozgat ta bu tür olayların olduğundan haberdar olacaklar.lütfen bu konuları halkla paylaşın,paylaşın ki insanlar daha temkinli olsunlar.bir avuç dediğimiz yozgat ilimizde olup bitenlerden bihaber olmak yerine herkesi haberdar edin ki insanlar butür adi suçlara karşı tedbirli olsunlar.umarım çok şey istemiyorumdur.Allah hepimizin ailesini bu tür ahlaksızca olaylardan korusun.emniyet yatkililerimizi ve basını bu konularda daha hassa olmaya davet ediyorum.bir hatırlatma daha yapmak istiyorum.malum okullar açıldı ama okul giriş ve çıkış saalerinde yaya geçitlerinde kontrolü sağlayan birtek trafik polisi göremiyoruz.sayın emniyet müdürümüzden bu konuda da yardım ve destek istiyoruz.(özellikle yoğunluğun çok olduğu sivas cad. stadyum önündeki yaya geçidine sabah,öğle ve akşam okul çıkışlarında kontrol amaçlı memur görevlendirilmesi)



aykut biçer -- 20.10.2009 09:01
ERMENİ MEZALİMİ
Zafer Şen adlı arkadaşın Doç Dr. Yalçın ÖZALPIN Kalemi vasıtasıyla yollamış olduğu ermeni mezalimi adlı yazıyı okuyunda kanım dondu. Ermenistan_Türkiye maçı bence yeni başladı sonucu inşallah korktuğumuz gibi olmaz ama dost kardeş ve soydaş ülke Azerbaycan'ı küstürdük bile. Nereye bu gidiş
Ercan -- 19.10.2009 10:08
kastamonuspor yimpaş yogatspor maçı ve kenan başkana sorulan soru
iyi akşamlar;
bir haftadır bu maça odaklandım beklentilerim çoktu. maç saati geldi hazırlıklar tamam biletimi aldım stada girdim ve maçın başlamasını sabırsızlıkla beklemeye koyuldum. ve kader anı başladı. kastamonuspor ilk dakikadan başlayarak maçı kazanmak için elinden geleni yapıyordu ve ilk gol geldi kalemize golün aktörü bizim beş numaralı futbolcumuz. bizim takım gene tutuk ilk yarı bitti baktım ki kenan başkan soyunma odasında çıkıyor dedimki bu maç bizim başkan gereken konuşmayı yaptı maçı alırız. ve ikinci yarı başladı bizim takim bir hayli değişmiş sanki preko ve ayev var sanarsınız takım atak yapıyor ve kontra atak yapıyor kastamonu da kontraatakyapıyor bir kez daha bizim beş numara ve iki tane daha futbolcumuz var ceza alanında birde kastamonudan da iki oyuncu var sol kanat bize göre kaleci bekliyo gol gelse de yesem diye kastamonuda dokuz numara plase yaparak golü atyır bakan kim gene beş numara. serbest vuruştan vuruştan golümüzü bulduk sonuç 2-1 ha unutmadan maç tan sonra bizim 35 numara kaleci kavga çıkardı. bu beş numara mağlubiyetin mimarı oldu. ve de çok formsuzdu hoca nasıl görmedi. neyse kenan başkana sorulan soru ise: sordum başkana bu beş numara ne iş yapar dedim bana cevabı sadece kafa sallamak oldu o da aynı soru yu hocaya soracaktır. saygılarımla
gıyasettin yazarel -- 18.10.2009 22:29
türkiye'nin ermenistan ve avrupa ile maçı
türkiye ile ermenistan arasında maç yapıldı 2-0 türkiye kazandı. gerçekten türkiye iki farı-klı kazandı. biri spor biri de siyasi. neyse sporda ermenistan maçını kazandık ama avrupa kupalarına katılamadık. siyasi olarak protokol imzalandı. ermenilerin dillerine doladığı ermeni katliamını birdaha söyleyemecek. bunuda kazandık. ama ermenilerin batıya ve kuzeye geçişi daha kolay olacak yani ihracat ve ithalat yapacak bunu da türkiye sınırlarını kullanarak yapacak. yani kaçak ürünler türkiye yolu ile avrupaya gidecek yani vergi kaybı olacaktır diye düşünüyorum siyasette 1-1 oldu. türkiye bölgesinin en güçlü ülkesi olduğunu gösteriyor suriye ile vizesiz geçiş olacak. biryandan iran ve ırakla yakınlaşmalar oluyor 2-1 oldu. yani müslüman ülkelerle ilişkiler iyi ama müslüman olmayanlarla arası bozuluyor bu bize sorun olabilir.
saygılarımla
gıyasettin yazarel -- 16.10.2009 21:54
PRF. Dr. Yalçın ÖZALP'in Kaleminden Ermeni Vahşeti
KAHRAMANMARAŞ’TA ERMENİ MEZALİMİ
Anlatırken dahi hicap ettiğim mezalimi, alçaklığı bize lâyık gören ve medeni olduklarını her fırsatta göstermeye çalışan o adi milletlerin akla hayale gelmeyecek, insanı insan olduğuna pişman edecek vasıflarının milyonda birini dile getirmek mecburiyetinde kaldığım için affınıza sığınırım.

Onların yapmaktan utanmadıklarını biz yazmaktan utanıyoruz.

u Kilikya" saçmalığının sınırları içinde dahil ettikleri bölgemizin erkeklerini boğazladılar. Kadınlarını sansarcasına boğdular. Kızlarını Fransız sürüsünün kucağına attılar. Masum bâkirelerin bikir kanları, şehit edelerinin ılık kanına ve Ermeni şarabına karıştı gitti... Bu hatunlardan hemen hepsi nişanlılarının, yavuklularının karşısına çıkmamak için canlarına kıydılar.

Elin gâvuruydu. Ellik gâvuruydu.....

'' Göbek ile üreme organlarının arasına bıçak ile delik açıp oradan hayvani hislerini tatmin ettiler. "

"' Kadınları diri diri memelerinden astılar.. /'

""Gızlarımızı çaktıkları gazza oturtturtular, zorluk çıkartanlara kendileri gazzık çaktılar... Göğüslerini kestiler... Gadınlar ın arka eteklerini kesip tumansız olarak meydanda namaz kıldırıp eğildikce bakıp güldüler. Sonra.. ettiler, " diye ağlaya ağlaya anlattı dinlediğim gaziler...

Bahis konusu namus ise, din ise, bayrak ise, gözyaşlarını tutamayan bu kahramanlar kendilerine yapılan mezalimi müstehzi anlattılar.

" Bir Ermeni beni vurdu ve kulaklarımı kesti. "

"Ermeniler bir kaç Türk'ün ellerini ayaklarını kestiler, hatta gözlerini bile oydular. "

Odun hızarları o zaman yeni çıkmış. Ermeniler o zamanlar odun yerine Türkleri biçiyorlardı. Kan oluk gibi akıyordu. "

Saldıranın Hak'tan gayri her şeyi var. Saldırılanın Hak'tan gayrı hiçbirşeyi yoktu.

HAK'kı vardı ya, İslâmdı ya, Türk'dü ya, her şeyden önce insandı ya... İnsanlık tarihine altın harflerle yazılması gereken şu hatırasını anlatan gazi hâlâ o günün utancını taşırçısına gözlerini kaçırarak şunları anlattı.

" Birde ne göreyim, bana ateş eden mama imiş. Bir mamaya ateş ettiğim için çok üzüldüm. Düşmanda olsa bir kadına karşı silah kullanmak günah idi. "

" Düşmanda olsa bir kadına karşı silah kullanılmasının günah olduğunu bilen Müslüman Türk'ün Ülemasını da bir başka gaziden dinleyelim.

" -Ermeniler tarafından yüzü yüzülen... genç gelini Ülemâdan Karslıoğluna misâl olsun diye getirdim. Siz bize Ermeni kadınlarını ellemeyin diyordunuz, bakın bu Türk gelinin haline dedim. Karslıoğlu gelinin halini görünce ağladı. Yine de siz onlara işgence ederek öldürmeyin. Işgence Türklüğe yakışmaz dedi. "

Ey semavi din sahibi olduklarını söyleyen din adamları, papaz efendiler, haham beyler, sizlerin fesat yuvalarında yetişenler bakın yalnız Maraş'ımda neler neler yapmışlar. Hicap mı edersiniz. İftiharmı?

" Odundan gelen üç Türk'ü, Fransızlar yakaladı. Üçünede diz çöktürdüler. Fransızın biri şeyini çıkartıp baştaki Türk'ün yüzüne işemeğe başladı. Yanındaki Türk gülünce onu yere yatırdılar, bir Fransız uçkurunu çözdü ve Türk'ün yüzüne abdest bozmaya başladı. "

" Esir edilen Elhas Mehmet'le kardeşine Ermeni çavuş sırıtarak yaklaştı dişleri sapsarı idi. Ağzı pis pis ırakı kokuyordu. Çavuş belinden bir pala çıkarttı. Bu pala Elhas Mehmet'in palasıydı. Pala ile önce Mehmet'i traş etti ve şakağının derisini tuttu yüzmeye başladı. Çenesine kadar yüzdü, sonra öbür yanağına geçti, onu da yüzdü. Mehmet'in hiç sesi çıkmıyordu. Ermeni çavuş Mehmet'in yüzüne aynayı tuttu; nasıl olmuş? Diye sırıttı. Mehmet gayet normal bir şekilde " İyi olmuş " diye cevap verdi.

" Ermeniler küçük çocukları gaz yağının içerisine batırıp tekrar çıkartıktan sonra diri diri yakarlardı. Hamile kadınların süngüyle karnını yarıp bebeği çıkartarak kapının üstüne asarlardı.

"... geline haydi bakalım bizi eğlendir diyorlar... eğer oynayamazsan kucağındaki çocuğu öldürürüz diyorlar. Kadın yine direnince, kadının kucağındaki kundağı, kafirin biri alıyor, kundağı havaya atıyor ve yanındaki de altına süngü tutuyor. Çocuğun annesi bayılıyor. Kafirler ihtiyar kadının " kaynanasının" gözleri önünde gelinine tecavüz ediyorlar. Samanlıkta saklı olan onüç ondört yaşlarında bir kız buluyorlar... Kura çekerek paylaşıyorlar.

kadınların elleri, kollarını,.... yerlerini kestiklerini, çocukları yaktıklarını ve ağaçlara çivilediklerim, bayrağımızı yaktıklarını gördüm.... "

Gazilerimiz bu ve bunlara mümasil daha neler neler anlattılar. " Elin gavuru" "Ellik gavuru" dediler. Fırsat kolladığınızı söylediler. Türk'ün güçlü olduğunda nasıl köpekleştiğinizi veciz bir şekilde belağatsız ifade ettiler. Büyük seferberlik ilân edilince, yedi düvel depemize çökünce yiğitleşti, dünkü çakallar deyip devam ettiler.

" Ben ufacık çocukken Ermeniler bizim köyü bastı. Edelerim askere alındıydı, hatta şehit künyeleri bile geldiydi. Yanı köyde sakat, ihtiyar, çocuk ve avratlardan başka canlı kulkalmadıydı. "

Fransız, Ermeniyi nedametiyle bıraktı gitti dediler. Fişkirtici gidince dünkü düşman Ermeni, eski bin yıllık komşumuz, "dostumuz oldu yeniden. Böyle diyen bir gazimiz bakın ne anlattı;

'' Guyumcu Hannis'in avradının adı Tako idi. Anam eve çağırdı, geldi köşeye oturdu, büzüldü, anam ne büzülin dedi. Ayağından donunu Fransızlar çıkarmışlar. Hazır olsun di. Anam ayağına don verdi... "

Harp bitmişti, Fransız, tarihi vebâlini yüklenmiş, Cihan harbinin galip orduları bir mutasarrıflığın çetelerine mağlup olmuştu. Ermeni alet edilmiş, kullanılmış ve terk edilmişti. Gazimizin teşhisi:

" Gördüğüm gavur asker ölülerinin hepside tanıdığım yerli Ermeni idi. Artık düşmanlık bitmişti. Eski töre hemen anında tesis edilmiş, Türk milletinin ferasetine dayanan adalet mekanizması çalışmaya başlamıştı. Bir gazimizden dinleyelim;

'' Gavurdan bir çift ayakkabı aldım. Babam ayağımda görünce sordu, bende parasını vermeden gavurdan aldım deyince hırsınan hemen aldığın yere götür diye bağırdı... "

Bizdeki asalet ile, onlardaki hıyanet aynı seviyedeydi, Misal mi, işte yine bir gazimizi dinleyelim;

"Bir mama vardı, bizim orada itinen çatışacağım, sizinle harp etmeye asker yetiştireceğim " dedi.

Çatıştı...

Ve yetiştirdi.

Daha çok söylenecek çokş ey var, söylemekten vazgeçtim.

Bu anlattıklarımın sebebi ne intikam, ne kin, Ne hesap sormadan yanayım ne de kan dökmeden yana.

Kan dökmeye âdetim, törem ve hassaten dinim izin vermez. Ama bilmek mecburiyetindeyiz dün başımıza geleni, yarınımıza güvenle bakabilmemiz için.

Hatalarımı Husn-ü Niyetime bağışlayınız.

Zafer ŞEN -- 16.10.2009 15:13
M.Akif OZAN'a
Akif abi önce sana Allahtan ömür diliyorum.Sanki bizler Yozgat'ımızı özlemedik. O güzel sohbetleri şimdileri Urfa'da çıkarılan sıla gecelerinin daha önce Yozgatımızda yapıldığını,rahmetli Ali Ozan'ın arabaşı yutarken kaşığı iple boynuna bağladığını,Abdullah Sargın'ın bir tepsi arbaşını yalnız yuttuğunu,Ertuğrul Kuzucu'nun altı tane arabaşını üst üste koyup en alttakini çektiğini, kuvvetli olanların oturup telteli yaptığını özlemedik mi sanıyorsun hele o sıla gecelerindeki tatlı sohbetleri unuttuk mu sanıyorsun? hayır unutmadık ama biliyorsun artık insanlarımızı bir dünya gailesi sarmış gidiyor çalışmaktan memleketimizin o güzel havasını,insanlarını özlemedik mi sanılıyor bizlerde özledik aynen sizlerin biz dışarıdakileri özlediği gibi, hele seninle olan muhabbetlerimizi,şakalarımızı diğer ortak dost ve akrabalarımızı bizlerde özledik.İnşallah en kısa zamanda görüşmek dileğiyle tüm Yozgat ve Yozgatlılara kucak dolusu selamlar
Yaşar Yüksel -- 15.10.2009 10:30

SERBEST KÜRSÜ'YE GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI

 
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 45 45