TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY’DAN ÇEKYA’YA GAZZE ÇAĞRISI

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Çekya’ya Gazze’deki soykırımın durdurulması konusunda İsrail ile temasa geçmelerinin faydalı olacağını dile getirdiklerini belirterek, "İsrail’in bölgede oluşturduğu istikrarsızlığı ve Gazze’de oluşturduğu katliamı burada bütün açıklığıyla ve samimiyetle anlatmaya çalıştık" dedi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, Çekya’nın başkenti Prag’taki temaslarını tamamladı. Oktay, 8 Eylül’de başlayan ziyaret kapsamında beraberindeki heyetle birlikte, ilk gün Çekya Birinci Başbakan Yardımcısı ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Karel Havlicek, Çekya Senatosu Dış İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Pavel Fischer ve Çekya Senatosu Başkanvekili Jiri Oberfalzer ile bir araya geldi.
Oktay, ilk günkü temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, görüşmelerinin çok verimli ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştiğini belirterek, Türkiye ve Çekya arasındaki dostane ilişkilerin yanı sıra parlamentolar arası iş birliğinin de daha da güçlendirilmesi konusunda karşılıklı iradenin ortaya konulduğunu belirtti.
Oktay ve beraberindeki heyet ikinci gün ise Çekya Senatosu AB İşleri Komisyonu ile çalışma toplantısı gerçekleştirdi ve Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Tomaş Kohoutek tarafından verilen akşam yemeğine katıldı. Oktay ve beraberindekiler ayrıca Çekya Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nu ziyaret ederek çalışmaları yerinde takip etti.
TBMM Dışişleri Komisyonu heyeti ziyaretin son gününde, Çekya Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Radek Vondracek ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye-Çekya arasındaki parlamenter temasların artırılması ve iki ülke ilişkilerinin parlamentolar arası iş birliğiyle daha da güçlendirilmesi ele alındı. Ayrıca ticari ve ekonomik iş birliği, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in yayılmacı politikaları, bölgesel ve küresel gelişmeler ile AB boyutunda iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
"Son derece verimli, son derece kıymetli görüşmelerimiz oldu"
Çekya temaslarının tamamlanmasının ardından değerlendirmede bulunan Oktay, "Heyetimiz adına yaptığımız faaliyetlerle ilgili belki hepsinin özeti olarak en sonda söyleyeceğimi başta söylemek isterim. Son derece verimli, son derece kıymetli görüşmelerimiz oldu. İki ülke arasındaki ilişkilerin özellikle parlamenter seviyede, parlamenter diplomasi boyutunda aslında geliştirmeyle ilgili ne kadar geciktiğimizin her iki taraf olarak da farkına vardık. Bunu bir önceki Ankara ziyaretinde fark etmiştik. Onun için hemen hızlı bir şekilde üç ay sonrasında ikincisini Prag’da düzenledik. Ama şimdi gördük ki aslında bu açığı daha hızlı kapatmamız adına üçüncüsünü yine Ankara’da düzenlememiz gerektiğine inanıyoruz" dedi.
"Türkiye-AB Schengen çerçevesinde verebilecekleri katkıları çok detaylı konuştuk"
Birçok görüşme yaptıklarını hatırlatan Oktay, "Görüşmelerimiz aslında hükümetin en etkin isimlerinden birisi olan Birinci Başbakan Yardımcısı ve Ticaret Bakanı ile görüşmemiz, aslında Türkiye yürütme boyutundaki ilişkilerin geldiği noktayı değerlendirmek için de fırsatımız oldu. Hemen sonrasında Dışişleri, Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı ve heyeti ile yaptığımız görüşme de yine değerliydi. Hem bölgesel hem de küresel konularda, ekonomik ve AB ilişkileri, Türkiye ile ilişkiler dâhil birçok konuyu değerlendirmenin fırsatımız oldu. Sonrasında yine AB ile İlişkiler Komisyonu, Çekya’nın AB üyesi olması hasebiyle de Türkiye-AB ilişkileri noktasında, vize sorunlarının çözülmesi noktasında hem Türkiye-Çekya hem de aynı zamanda Türkiye-AB Schengen çerçevesinde verebilecekleri katkıları çok detaylı konuştuk. Ama onun ötesinde AB ve Türkiye ilişkileri açısından çok daha farklı detay konular da vardı. Her biri birbirinden değerli ama son derece detaylı bir görüşmemiz oldu" ifadelerini kullandı.
Senato Dışişleri Komisyonu heyeti ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu heyeti ile görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Oktay, "Çok çok kaliteli bir toplantı. Hem Türkiye’nin tezlerini iletmemiz açısından ikili ilişkiler, bölgesel ilişkiler ve küresel konularla alakalı hem de ekonomik ilişkiler ve AB ile ilişkiler açısından, ama onun ötesinde iki ülke arasındaki dostluğun nasıl geliştirileceğiyle alakalı yine dostluk grubuyla da bir görüşmemiz olmuştu. Orada yine dostluk grubu başkanı ve üyelerinden Prof. Elena’nın olması biraz daha farklı bir boyut kattı" dedi.
"Özellikle AB ülkelerinde, Avrupa Birliği’nin stratejik körlük içerisinde olduğunu hepsi kabul etmiş durumda"
Gittikleri her ülkede, özellikle de Avrupa Birliği ülkelerinde, Avrupa Birliği’nin stratejik körlük içerisinde olduğunu hepsinin kabul ettiğine dikkat çeken Oktay, "Yani Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkileri noktasında nasıl geriden takip ettiğini, nasıl endişeleri ve korkularıyla hareket ettiğinden dolayı kendi çıkmazını kendisinin oluşturduğunu ve bunu da kendisinin sonunda fark etmeye başladığını, yani aşırı bir regülasyon boyutuna girdiğini, esnekliğini tamamen kaybettiğini ve üye ülkelere neredeyse ayak bağı olmaya başlayan hantal bir Avrupa Birliği’ni görüyor" diye konuştu.
"Stratejik konularda ileri adım atamadıklarından şikâyet ettikleri bir ortam var"
AB’nin kültürel boyutta tamamen bir Hristiyan kulübüne dönüştüğünü ve belirli ülkelerin aşırı sağ, aşırı sol veya Türkiye ilişkileri boyutunda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin dış politika konularına esir olduğunu aktaran Oktay, AB ülkelerinin stratejik kararlarda 28 Avrupa ülkesinin hep birlikte oy birliği ile karar vermesi gerektiği için stratejik konularda ileri adım atamadıklarından şikâyet ettiklerini ifade etti.
"Türkiye bu stratejik körlüğü kıracak ana etkendir"
AB’nin içine girdiği bu durum konusunda Türkiye’nin tezine değinen Oktay, "Birincisi, Türkiye bu stratejik körlüğü kıracak ana etkendir, Avrupa Birliği ilişkileri boyutunda. Türkiye’nin AB’ye olan üyeliğinin aslında o körlükten vizyoner bir boyuta çıkaracak asıl etken Türkiye’dir burada. Dolayısıyla ciddi bir katma değer sağlayacaktır. Türkiye şu ana kadarki görüşmelerimizde ve özellikle Çekya’da yürekten bunu kabul ettiklerini ve onayladıklarını, beden dilleriyle de, sadece sözleriyle de değil beden dilleriyle de bunu gördük. Bunu görmüş olmaktan da mutlu olduk" dedi.
"Türkiye’nin AB nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar"
Oktay, "İkincisi Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar. Bunu NATO çerçevesinde görüyorlar ama AB ile bu birlikteliğin daha da güçlendirilmesi konusunda AB’nin aslında bir engelleyici faktör olduğunu farkındalar. Dolayısıyla ikili ilişkileri geliştirmenin yolunu açıyor herkes. Biz de şunu diyoruz, bu mesajı ilettik özellikle, yetmiş yıldır devam eden bir süreçte artık bir dertleşme boyutunda, bir şikâyet boyutunda veya yıllık yazılan raporlar çerçevesinde teknik değil de sadece siyasi saiklerle Avrupa Birliği’nin hareket etmesinin bir anlamı yok. Biz de bunları konuşmak istemiyoruz" dedi.
"Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım"
AB’ye çağrıda bulunan Oktay, "Bizim konuşmak istediğimiz: Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım. Fasıllar boyutunda tüm teknik konuları konuşalım, her şeyi açacağız biz. Konuşalım ve yapısal anlamda bu dönüşümü sağlayıp, tekrar konuşmayacak şekilde ileriye dönük şekilde ilişkileri yapısal şekilde geliştirelim diyoruz" ifadelerine yer verdi.
Çekya’da bu konuda çok net bir destek gördüklerini ifade eden Oktay, "Sadece fark etmedik, aslında burada bir görüş birliği oluştu. Hatta bu çerçevede de biraz önce ifade ettiğim dostluk grubundaki hukuk profesörü olan Elena’nın yaklaşımları, Tomas’ın yaklaşımları etkiliydi yine Oberfalzer’da Başkanvekilinin görüşleri de benzer şekilde aslında belki hem Avrupa Birliği’nin hem değişmekte olan dünyadaki düzenin arayışı içerisinde bulunduğumuz dünya düzeni de dahil. BM de çalışmıyor çünkü sorunlara çözüm üretmiyor. Burada içerisinde bulunan bu stratejik körlükten çıkılacak yeni bir sistem arayışı noktasında daha informal bir yapı, herkesin rahat konuşabileceği, hem kendi fikirlerinin ama asıl ülkelerin fikirlerinin de beraber getirileceği, bir savunma modunda değil de bir açılım modunda neler olabileceğine dair bir yuvarlak masa oluşturalım ve bunu hukuk boyutunda geleneksel hale dönüştürelim şeklinde bir fikir gelişti. Burada fikir kaldı: İlkinin Prag’da, Prag Yuvarlak Masası yapılır; ikincisini Ankara’da, Ankara Yuvarlak Masası diye devam ettirebiliriz diye bunun oluşturulmasıyla ilgili hemfikir ortak bir karar oluştu. Şimdi buna Çekya ile birlikte çalışacağız" dedi.
"İş dünyasının önünü açacak kararları destekleyelim, katkı verelim ortak kanaati oluştu"
Türkiye ve Çekya arasındaki ticaret hacminin 7,5 milyar dolara ulaştığını aktaran Oktay, "Ekonomik anlamda zaten ilişkilerimiz bugün itibarıyla 7,5 milyar dolara yaklaşan bir seviyeye gelmiş durumda. Biz dolayısıyla hem Türkiye’nin buraya yatırımları hem savunma sanayii boyutunda ciddi bir iş birliğinin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla buralarda yatırımcılarımızın önünün açılmasıyla ilgili ciddi fırsatlar var ve biz parlamenterler olarak her iki taraftan da yatırımcılarımızın, iş dünyasının önünü açan, açacak kararları hem yasama boyutunda hem yürütme ilişkileri boyutunda destekleyelim, katkı verelim şeklinde ortak kanaat oluştu" diye konuştu.
"Türkiye’de üretilen ürünlerin de Avrupa Birliği’ndeki her alana rahat girebilmesiyle ilgili katkı istedik"
Made in EU’ya değinen Oktay, "Endüstriyel hızlandırma diye ifade edeceğimiz bir hızlandırma yasası diye Türkiye’de üretilen ürünlerin de Avrupa Birliği’nde üretilen ürünler gibi Avrupa Birliği’ndeki her alana rahat girebilmesiyle ilgili alanda da katkı istedik ve orada da bunun hem Çekya-Türkiye ilişkilerine katkı vereceğini, aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerine katkı vereceğini ifade ettik ve onun da bu resmin burada alındığını net görüyoruz" dedi.
"Çekya aslında iyi bilinen İsrail dostu bir devlet"
İsrail’in Gazze’deki soykırımını da ele aldıklarını aktaran Oktay, "İsrail’in bölgede oluşturduğu istikrarsızlığı ve Gazze’deki katliamın boyutunu biz burada bütün açıklığıyla ve samimiyetle anlatmaya çalıştık. Niye burada özellikle anlatmaya çalıştık? Çünkü Çekya aslında iyi bilinen İsrail dostu bir devlet. Dolayısıyla biz kendilerine şunu ifade ettik, dedik ki: Bizde bir atasözü vardır, ‘Dost acı söyler’ diye. Bizim İsrail ilişkilerimiz aslında İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımdan dolayı ve bölgede Lübnan ve Suriye başta olmak üzere İran’da, Irak’ta uyguladığı yayılmacı politikalarından kaynaklanan değişim. Yayılmacı politikasını bıraktığı ve soykırıma, katliamlara dönük, Filistinlilere dönük bu yaklaşımını durdurduğu ve iki devletli çözüme sıcak baktığı noktada bizim İsrail’le ve Yahudilerle bir problemimiz yok. Bunu açıkça ifade ettik. Dedik ki: Madem siz dostsunuz, biz bunu söylüyoruz ama sizin söylemeniz daha etkilidir. Dolayısıyla sizin dost olarak bunu İsrail’e daha samimi şekilde anlatıyor olmanız önemli. Bu mesajı iletiyor olmanız önemli. Eğer İsrail bu mesajı almazsa, Netanyahu hükümeti sadece yakın gelecekteki kendi seçimlerinde başarılı olma adına bu katliamlara ve yayılmacı politikasına devam ederse, tüm dünyadaki Yahudileri ve İsrail’i yalnızlaştıracak" şeklinde konuştu.
İngiltere, Fransa ve Kanada’nın da dahil olduğu 12 ülkenin Batı Şeria’daki yerleşimcilerin zulümlerine karşı aldığı yaptırım kararına değinen Oktay, "Bu aslında Almanya’nın itirazı olmasaydı AB’de alınması istenen bir karardı. Şimdi Türkiye’nin de dahil olduğu yedi ülke de buna dahil oldu. Biz de bunu söyledik. Bakın, bu bizim konuştuğumuzun somut delili budur. İsrail’in ve Yahudilerin bütün dünyada kendilerinin yalnızlaştırılmaya götüreceği bu politikayı ve de sonuçta kendilerine zarar vereceğiyle alakalı. Dolayısıyla bir an önce İsrail ve Netanyahu hükümeti bu politikalarından bir an önce dönmek zorunda ve işgal ettiği komşu ülkelerle Suriye ve Lübnan başta olmak üzere komşu ülke topraklarından da bir an önce çıkmak zorunda" dedi.
"Barışın sağlanmasıyla ilgili Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz"
ABD-İran ve Rusya-Ukrayna çatışmalarında Türkiye’nin rolüne değinen Oktay, "Bir an önce barışın sağlanmasıyla ilgili biz Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Her iki ülke olarak da yine birlikte çalışacağımızı Avrupa güvenlik mimarisine katkımız noktasında birlikte çalışabileceğimizi çok açık bir şekilde samimi ortamda paylaşmış olduk. Son derece verimli bir toplantı oldu. Gerçekten iki ülke arasında yakın ilişkilerin olduğunu görüyoruz ve bunun geliştirilebileceğini düşünüyoruz. Bu anlamda biz Dışişleri Komisyonu olarak da meclis olarak da çalışmalarımıza bütün hızıyla devam edeceğiz. Hem Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakan arasında, Çek Cumhurbaşkanı ve Başbakanı arasında yakın bir diyalog var; bu da devam ediyor" ifadelerini kullandı.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, Çekya’nın başkenti Prag’taki temaslarını tamamladı. Oktay, 8 Eylül’de başlayan ziyaret kapsamında beraberindeki heyetle birlikte, ilk gün Çekya Birinci Başbakan Yardımcısı ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Karel Havlicek, Çekya Senatosu Dış İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Pavel Fischer ve Çekya Senatosu Başkanvekili Jiri Oberfalzer ile bir araya geldi.
Oktay, ilk günkü temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede, görüşmelerinin çok verimli ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştiğini belirterek, Türkiye ve Çekya arasındaki dostane ilişkilerin yanı sıra parlamentolar arası iş birliğinin de daha da güçlendirilmesi konusunda karşılıklı iradenin ortaya konulduğunu belirtti.
Oktay ve beraberindeki heyet ikinci gün ise Çekya Senatosu AB İşleri Komisyonu ile çalışma toplantısı gerçekleştirdi ve Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Tomaş Kohoutek tarafından verilen akşam yemeğine katıldı. Oktay ve beraberindekiler ayrıca Çekya Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nu ziyaret ederek çalışmaları yerinde takip etti.
TBMM Dışişleri Komisyonu heyeti ziyaretin son gününde, Çekya Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Radek Vondracek ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye-Çekya arasındaki parlamenter temasların artırılması ve iki ülke ilişkilerinin parlamentolar arası iş birliğiyle daha da güçlendirilmesi ele alındı. Ayrıca ticari ve ekonomik iş birliği, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in yayılmacı politikaları, bölgesel ve küresel gelişmeler ile AB boyutunda iş birliğinin geliştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
"Son derece verimli, son derece kıymetli görüşmelerimiz oldu"
Çekya temaslarının tamamlanmasının ardından değerlendirmede bulunan Oktay, "Heyetimiz adına yaptığımız faaliyetlerle ilgili belki hepsinin özeti olarak en sonda söyleyeceğimi başta söylemek isterim. Son derece verimli, son derece kıymetli görüşmelerimiz oldu. İki ülke arasındaki ilişkilerin özellikle parlamenter seviyede, parlamenter diplomasi boyutunda aslında geliştirmeyle ilgili ne kadar geciktiğimizin her iki taraf olarak da farkına vardık. Bunu bir önceki Ankara ziyaretinde fark etmiştik. Onun için hemen hızlı bir şekilde üç ay sonrasında ikincisini Prag’da düzenledik. Ama şimdi gördük ki aslında bu açığı daha hızlı kapatmamız adına üçüncüsünü yine Ankara’da düzenlememiz gerektiğine inanıyoruz" dedi.
"Türkiye-AB Schengen çerçevesinde verebilecekleri katkıları çok detaylı konuştuk"
Birçok görüşme yaptıklarını hatırlatan Oktay, "Görüşmelerimiz aslında hükümetin en etkin isimlerinden birisi olan Birinci Başbakan Yardımcısı ve Ticaret Bakanı ile görüşmemiz, aslında Türkiye yürütme boyutundaki ilişkilerin geldiği noktayı değerlendirmek için de fırsatımız oldu. Hemen sonrasında Dışişleri, Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı ve heyeti ile yaptığımız görüşme de yine değerliydi. Hem bölgesel hem de küresel konularda, ekonomik ve AB ilişkileri, Türkiye ile ilişkiler dâhil birçok konuyu değerlendirmenin fırsatımız oldu. Sonrasında yine AB ile İlişkiler Komisyonu, Çekya’nın AB üyesi olması hasebiyle de Türkiye-AB ilişkileri noktasında, vize sorunlarının çözülmesi noktasında hem Türkiye-Çekya hem de aynı zamanda Türkiye-AB Schengen çerçevesinde verebilecekleri katkıları çok detaylı konuştuk. Ama onun ötesinde AB ve Türkiye ilişkileri açısından çok daha farklı detay konular da vardı. Her biri birbirinden değerli ama son derece detaylı bir görüşmemiz oldu" ifadelerini kullandı.
Senato Dışişleri Komisyonu heyeti ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu heyeti ile görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Oktay, "Çok çok kaliteli bir toplantı. Hem Türkiye’nin tezlerini iletmemiz açısından ikili ilişkiler, bölgesel ilişkiler ve küresel konularla alakalı hem de ekonomik ilişkiler ve AB ile ilişkiler açısından, ama onun ötesinde iki ülke arasındaki dostluğun nasıl geliştirileceğiyle alakalı yine dostluk grubuyla da bir görüşmemiz olmuştu. Orada yine dostluk grubu başkanı ve üyelerinden Prof. Elena’nın olması biraz daha farklı bir boyut kattı" dedi.
"Özellikle AB ülkelerinde, Avrupa Birliği’nin stratejik körlük içerisinde olduğunu hepsi kabul etmiş durumda"
Gittikleri her ülkede, özellikle de Avrupa Birliği ülkelerinde, Avrupa Birliği’nin stratejik körlük içerisinde olduğunu hepsinin kabul ettiğine dikkat çeken Oktay, "Yani Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkileri noktasında nasıl geriden takip ettiğini, nasıl endişeleri ve korkularıyla hareket ettiğinden dolayı kendi çıkmazını kendisinin oluşturduğunu ve bunu da kendisinin sonunda fark etmeye başladığını, yani aşırı bir regülasyon boyutuna girdiğini, esnekliğini tamamen kaybettiğini ve üye ülkelere neredeyse ayak bağı olmaya başlayan hantal bir Avrupa Birliği’ni görüyor" diye konuştu.
"Stratejik konularda ileri adım atamadıklarından şikâyet ettikleri bir ortam var"
AB’nin kültürel boyutta tamamen bir Hristiyan kulübüne dönüştüğünü ve belirli ülkelerin aşırı sağ, aşırı sol veya Türkiye ilişkileri boyutunda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin dış politika konularına esir olduğunu aktaran Oktay, AB ülkelerinin stratejik kararlarda 28 Avrupa ülkesinin hep birlikte oy birliği ile karar vermesi gerektiği için stratejik konularda ileri adım atamadıklarından şikâyet ettiklerini ifade etti.
"Türkiye bu stratejik körlüğü kıracak ana etkendir"
AB’nin içine girdiği bu durum konusunda Türkiye’nin tezine değinen Oktay, "Birincisi, Türkiye bu stratejik körlüğü kıracak ana etkendir, Avrupa Birliği ilişkileri boyutunda. Türkiye’nin AB’ye olan üyeliğinin aslında o körlükten vizyoner bir boyuta çıkaracak asıl etken Türkiye’dir burada. Dolayısıyla ciddi bir katma değer sağlayacaktır. Türkiye şu ana kadarki görüşmelerimizde ve özellikle Çekya’da yürekten bunu kabul ettiklerini ve onayladıklarını, beden dilleriyle de, sadece sözleriyle de değil beden dilleriyle de bunu gördük. Bunu görmüş olmaktan da mutlu olduk" dedi.
"Türkiye’nin AB nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar"
Oktay, "İkincisi Türkiye’nin Avrupa Birliği nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar. Bunu NATO çerçevesinde görüyorlar ama AB ile bu birlikteliğin daha da güçlendirilmesi konusunda AB’nin aslında bir engelleyici faktör olduğunu farkındalar. Dolayısıyla ikili ilişkileri geliştirmenin yolunu açıyor herkes. Biz de şunu diyoruz, bu mesajı ilettik özellikle, yetmiş yıldır devam eden bir süreçte artık bir dertleşme boyutunda, bir şikâyet boyutunda veya yıllık yazılan raporlar çerçevesinde teknik değil de sadece siyasi saiklerle Avrupa Birliği’nin hareket etmesinin bir anlamı yok. Biz de bunları konuşmak istemiyoruz" dedi.
"Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım"
AB’ye çağrıda bulunan Oktay, "Bizim konuşmak istediğimiz: Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım. Fasıllar boyutunda tüm teknik konuları konuşalım, her şeyi açacağız biz. Konuşalım ve yapısal anlamda bu dönüşümü sağlayıp, tekrar konuşmayacak şekilde ileriye dönük şekilde ilişkileri yapısal şekilde geliştirelim diyoruz" ifadelerine yer verdi.
Çekya’da bu konuda çok net bir destek gördüklerini ifade eden Oktay, "Sadece fark etmedik, aslında burada bir görüş birliği oluştu. Hatta bu çerçevede de biraz önce ifade ettiğim dostluk grubundaki hukuk profesörü olan Elena’nın yaklaşımları, Tomas’ın yaklaşımları etkiliydi yine Oberfalzer’da Başkanvekilinin görüşleri de benzer şekilde aslında belki hem Avrupa Birliği’nin hem değişmekte olan dünyadaki düzenin arayışı içerisinde bulunduğumuz dünya düzeni de dahil. BM de çalışmıyor çünkü sorunlara çözüm üretmiyor. Burada içerisinde bulunan bu stratejik körlükten çıkılacak yeni bir sistem arayışı noktasında daha informal bir yapı, herkesin rahat konuşabileceği, hem kendi fikirlerinin ama asıl ülkelerin fikirlerinin de beraber getirileceği, bir savunma modunda değil de bir açılım modunda neler olabileceğine dair bir yuvarlak masa oluşturalım ve bunu hukuk boyutunda geleneksel hale dönüştürelim şeklinde bir fikir gelişti. Burada fikir kaldı: İlkinin Prag’da, Prag Yuvarlak Masası yapılır; ikincisini Ankara’da, Ankara Yuvarlak Masası diye devam ettirebiliriz diye bunun oluşturulmasıyla ilgili hemfikir ortak bir karar oluştu. Şimdi buna Çekya ile birlikte çalışacağız" dedi.
"İş dünyasının önünü açacak kararları destekleyelim, katkı verelim ortak kanaati oluştu"
Türkiye ve Çekya arasındaki ticaret hacminin 7,5 milyar dolara ulaştığını aktaran Oktay, "Ekonomik anlamda zaten ilişkilerimiz bugün itibarıyla 7,5 milyar dolara yaklaşan bir seviyeye gelmiş durumda. Biz dolayısıyla hem Türkiye’nin buraya yatırımları hem savunma sanayii boyutunda ciddi bir iş birliğinin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla buralarda yatırımcılarımızın önünün açılmasıyla ilgili ciddi fırsatlar var ve biz parlamenterler olarak her iki taraftan da yatırımcılarımızın, iş dünyasının önünü açan, açacak kararları hem yasama boyutunda hem yürütme ilişkileri boyutunda destekleyelim, katkı verelim şeklinde ortak kanaat oluştu" diye konuştu.
"Türkiye’de üretilen ürünlerin de Avrupa Birliği’ndeki her alana rahat girebilmesiyle ilgili katkı istedik"
Made in EU’ya değinen Oktay, "Endüstriyel hızlandırma diye ifade edeceğimiz bir hızlandırma yasası diye Türkiye’de üretilen ürünlerin de Avrupa Birliği’nde üretilen ürünler gibi Avrupa Birliği’ndeki her alana rahat girebilmesiyle ilgili alanda da katkı istedik ve orada da bunun hem Çekya-Türkiye ilişkilerine katkı vereceğini, aynı zamanda Türkiye-AB ilişkilerine katkı vereceğini ifade ettik ve onun da bu resmin burada alındığını net görüyoruz" dedi.
"Çekya aslında iyi bilinen İsrail dostu bir devlet"
İsrail’in Gazze’deki soykırımını da ele aldıklarını aktaran Oktay, "İsrail’in bölgede oluşturduğu istikrarsızlığı ve Gazze’deki katliamın boyutunu biz burada bütün açıklığıyla ve samimiyetle anlatmaya çalıştık. Niye burada özellikle anlatmaya çalıştık? Çünkü Çekya aslında iyi bilinen İsrail dostu bir devlet. Dolayısıyla biz kendilerine şunu ifade ettik, dedik ki: Bizde bir atasözü vardır, ‘Dost acı söyler’ diye. Bizim İsrail ilişkilerimiz aslında İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımdan dolayı ve bölgede Lübnan ve Suriye başta olmak üzere İran’da, Irak’ta uyguladığı yayılmacı politikalarından kaynaklanan değişim. Yayılmacı politikasını bıraktığı ve soykırıma, katliamlara dönük, Filistinlilere dönük bu yaklaşımını durdurduğu ve iki devletli çözüme sıcak baktığı noktada bizim İsrail’le ve Yahudilerle bir problemimiz yok. Bunu açıkça ifade ettik. Dedik ki: Madem siz dostsunuz, biz bunu söylüyoruz ama sizin söylemeniz daha etkilidir. Dolayısıyla sizin dost olarak bunu İsrail’e daha samimi şekilde anlatıyor olmanız önemli. Bu mesajı iletiyor olmanız önemli. Eğer İsrail bu mesajı almazsa, Netanyahu hükümeti sadece yakın gelecekteki kendi seçimlerinde başarılı olma adına bu katliamlara ve yayılmacı politikasına devam ederse, tüm dünyadaki Yahudileri ve İsrail’i yalnızlaştıracak" şeklinde konuştu.
İngiltere, Fransa ve Kanada’nın da dahil olduğu 12 ülkenin Batı Şeria’daki yerleşimcilerin zulümlerine karşı aldığı yaptırım kararına değinen Oktay, "Bu aslında Almanya’nın itirazı olmasaydı AB’de alınması istenen bir karardı. Şimdi Türkiye’nin de dahil olduğu yedi ülke de buna dahil oldu. Biz de bunu söyledik. Bakın, bu bizim konuştuğumuzun somut delili budur. İsrail’in ve Yahudilerin bütün dünyada kendilerinin yalnızlaştırılmaya götüreceği bu politikayı ve de sonuçta kendilerine zarar vereceğiyle alakalı. Dolayısıyla bir an önce İsrail ve Netanyahu hükümeti bu politikalarından bir an önce dönmek zorunda ve işgal ettiği komşu ülkelerle Suriye ve Lübnan başta olmak üzere komşu ülke topraklarından da bir an önce çıkmak zorunda" dedi.
"Barışın sağlanmasıyla ilgili Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz"
ABD-İran ve Rusya-Ukrayna çatışmalarında Türkiye’nin rolüne değinen Oktay, "Bir an önce barışın sağlanmasıyla ilgili biz Türkiye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Her iki ülke olarak da yine birlikte çalışacağımızı Avrupa güvenlik mimarisine katkımız noktasında birlikte çalışabileceğimizi çok açık bir şekilde samimi ortamda paylaşmış olduk. Son derece verimli bir toplantı oldu. Gerçekten iki ülke arasında yakın ilişkilerin olduğunu görüyoruz ve bunun geliştirilebileceğini düşünüyoruz. Bu anlamda biz Dışişleri Komisyonu olarak da meclis olarak da çalışmalarımıza bütün hızıyla devam edeceğiz. Hem Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakan arasında, Çek Cumhurbaşkanı ve Başbakanı arasında yakın bir diyalog var; bu da devam ediyor" ifadelerini kullandı.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY, ÇEKYA'NIN BAŞKENTİ PRAG'TAKİ TEMASLARINI TAMAMLADI.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY, ÇEKYA'NIN BAŞKENTİ PRAG'TAKİ TEMASLARINI TAMAMLADI.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY, ÇEKYA'NIN BAŞKENTİ PRAG'TAKİ TEMASLARINI TAMAMLADI.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY, ÇEKYA'NIN BAŞKENTİ PRAG'TAKİ TEMASLARINI TAMAMLADI.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY, ÇEKYA'NIN BAŞKENTİ PRAG'TAKİ TEMASLARINI TAMAMLADI.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY, ÇEKYA'NIN BAŞKENTİ PRAG'TAKİ TEMASLARINI TAMAMLADI.

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY’DAN ÇEKYA’YA GAZZE ÇAĞRISI

TBMM DIŞİŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI OKTAY, ÇEKYA'NIN BAŞKENTİ PRAG'TAKİ TEMASLARINI TAMAMLADI.
10/09/2026 15:01
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ








