BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.07.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
170
Dün
:
4633
Toplam
:
14108388
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yeni bir yıla daha en içten iyimser dileklerle “merhaba” derken “Yozgat’ın gündemi”ndeki bazı konular ile Cumhurbaşkanımızın 14 Ocakta gerçekleştireceği fırsat niteliğindeki tarihi Yozgat ziyaretine ara başlıklar altında değinmek istiyorum.

YENİLENEN KAMU BİNALARI
Ak Parti iktidarı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisi tarzında ilimizde gerçekleştirdiği kurum binaları ile Yozgat’a estetik bir şehir havası görüntüsünü kazandırmış oldu.
Şehir Hastanesi, yeni Hükümet binası, Üniversite hastanesi, TOKİ’nin kentsel dönüşüm projesi, Adli Tıp ve Diyanet Eğitim merkezi binası, Spor vadisi ve ilçelerde de inşa edilen çeşitli hizmet binaları…
Hepsi birbirinden zarif görünümlü…
Hele Şehir hastanesine ne demeli?
Yozgat’ta tüm zamanların en teknolojik ve en modern inşaat ve hizmet abidesi...
Yeni hükümet binası da inşaat kalitesi bakımından oldukça ‘mükemmel’...
Ama şehir hastanesi insan sağlığına hizmet vermesi nedeniyle özellikle ben bu hastaneyi Yozgat’a kazandıran başta Cumhurbaşkanı sayın R.Tayyip Erdoğan ile emeği geçen herkese Yozgatsever biri olarak bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şehir hastanesine her gidişimde içimden ne diyorum biliyor musunuz?
“Keşke Üniversite hastanesiyle birleştirilebilseydi. İçerisinde daha nitelikli sağlık elemanları, Profesör ve Doçent ünvanlı doktorların çalışmasına olanak sağlansaydı.”
Ne güzel olurdu değil mi?

HIZLI TREN NİHAYET HIZLANIYOR...
Bu şehirde uzun yıllar yaşamakta olan hemşehrilerimiz bilirler ki; Devletin Yozgat’ta gerçekleştirmeye çalıştığı, özellikle çok elzem yatırım ve hizmetler her ne hikmetse rötarlı yani gecikmeli olarak tamamlanıp hizmete sunulur. Nitekim, Yozgat’ın 13 yıldanberi özlemle beklediği Hızlı tren Yozgat’a yavaş yavaş gelmekteydi. Ancak, sayın Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan “Sivas konuşmasında” Hızlı tren projesinin 2018’de tamamlanacağı müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatına göre, hemşehrilerimiz önümüzdeki sene veya en geç 2019’un başında inşaallah hızlı trenle seyahat edebilecek...
Yozgat - Ankara 1 saat...
Yozgat - İstanbul 4 saat...
Hayali bile ne güzel değil mi?

HAVAALANI ve STADYUM
Ak Parti iktidarı, ülkemizde hava trafiğini bütün illere yayma çabasında...
Bugün itibariyle aralarında Hakkâri, Ağrı, Şırnak gibi illerin de bulunduğu Türkiye’nin 55 vilayetinde hava limanları var. 15 ilde ise havaalanı projeleri sürüyor. Yozgat Havalimanı projesi de 5 yıl devam eden hazırlıkların ardından inşaatına başlanma aşamasında...
Söylenenlere bakılırsa; Yozgat, 2021’de Hava limanına da kavuşacak...
Havalimanın yapımı geciktirilmezse; Yozgat, en geç 2021 yılında ulaşımda çağ atlamış olacak...
¨ ¨ ¨
Yine AK parti iktidarının Türkiye genelinde gerçekleştirmekte olduğu en güzel icraatlarından biri de her ile “modern stadyumlar” projesi... Ülkemizde bugüne değin 24 devasa stadyum kompleksleri inşa edildi. Batman ve Turgutlu bile bu projeden yararlandı. Komşumuz Çorum’a da 33 bin seyirci kapasiteli modern bir stadyum inşa ediliyor.
Ama biz ‘Yozgat’ olarak yeni stadyumun yerini ancak bugünlerde belirleyebilmişiz..
Yozgat ve çevresinde yeni stada uygun bir alan bulunamadığı için eski yani mevcut stadyumun yerine kurulmasına karar verilmiş..
Bizde yatırımların ağır-aksak ve yavaş yürümesinin nedeni sadece merkez-i Hükümetin Yozgata özgü ihmalinden kaynaklanmıyor.Maalesef yerel yöneticilerimiz ve siyasetcilerimiz önemli projelerin işlevini aktif olarak takip edemiyorlar.
Çağdaş ve modern bir stadyum Yozgat’a, gençlerimize, Yozgat’ın futboluna ve Yozgatspor’un cefakâr taraftarlarına layık ve yakışacak bir projedir.
Daha da zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir.

BELEDİYEMİZİN İCRAATLARI...
Aslında Yozgat merkez Belediyesi icraatlarına ilişkin pozitif ve negatif anlamda yazılacak çok şey var. Ama bugünlük Belediyenin üç-beş icraatına değinmekle yetineceğim.
Yozgat, bundan 15-20 yıl öncesinde hızlı yapılaşma ve betonlaşma nedeniyle bahçeli evlerini, daha doğrusu yeşil dokusunu yitirmiş ve adeta sararıp solmuştu. Ayrıca da; karmakarışık, çarpık, düzensiz, eli yüzü kirli, derbeder bir şehir fotoğraflarını sergiliyordu.
Eski başkan sayın Yusuf Başer, kentimizin dört bir yanını ağaçlandırarak Yozgat’ı yeniden “yeşillendirmek” adına önemli bir işi başarıyla gerçekleştirmişti.
Dr. Kazım Arslan da, son 4 yıllık icraat döneminde bir takım radikal çalışmalarıyla kentimizin özellikle en merkezi alanlarındaki kirli görüntüleri gidermeyi başardı.
Sayın Arslan döneminde Cumhuriyet Meydanı çevresindeki binalar temizlenerek renk bütünlüğüne kavuşturulurken, şehirlerarası otobüs terminali de makyajlandı.
Büyük Sinema ve bazı konaklar restore edilerek hizmete sunuldu.
Bu arada otopark ve şehir meydanı, yeni hal binası ve iş merkezi, odun pazarı meydan projesi ve Yozgatpark gibi geniş çaplı projelere de başlandı.
Şehir merkezinin ana caddelerinde kirli görüntüleri kısmen giderilen ve makyajlanan Yozgat, bu dönemde eline yüzüne bakılan bir kent haline dönüştürüldü. Bu hizmetlerinden dolayı sayın Başkan Arslan’ı kutlamamız gerekiyor.
Yozgat Belediyesi daha doğrusu Kazım Arslan, kentte gerçekleştirdiği bu tür pozitif icraatlarının yanı sıra tüm uyarılara rağmen yanlış ve negatif işlerde yaptı.
Hepimiz biliyoruz ki; bu şehrin en büyük ve çözümü en öncelikli meselesi ‘otopark’ sorunudur. Başkan Arslan’ın göreve gelir gelmez yapacağı ilk icraat, eski başkan Yusuf Başer’in yoğun mücadeleler sonucu istimlak ettiği, arsasını ve projesini hazırlattığı ‘Otopark’ işini hemen ihaleye çıkarıp bugüne kadar hayata geçirmesi gerekirdi. Yozgat’ta otopark sorununun giderek büyümesi nedeniyle sadece bu projeyi değil, kent içinde başka açık ve kapalı otopark alanlarını belirleyip, daha başka ‘otopark’ projelerini de hizmete sunmalıydı.
Ama sayın başkan her nedense kentin otopark sorununu gereğince ciddiye almadı. Başer’in hazır ‘otopark’ projesini 3 yıl beklettiği gibi üstüne üstlük kentin hemen hemen bütün yollarını da daralttı.
Yozgat’ta çözümlenemeyen otopark sorunu, kent içi trafiğinde sayıları hızla artan araçlar ve daraltılan yollar, şehrimizde yaşayan bütün araç sahiplerine adeta “çin işkencesi” yaşatıyor.
Dr. Arslan’ın Yozgat’ın gerçekten en ağır ve en ciddi sorunu olan otopark konusunu çözmemek için bu ısrarlı inadının nedenini de 4 yıldanberi anlayabilmiş değilim...
¨ ¨ ¨
Ve biliyorsunuz…
Yozgat halkı, geçtiğimiz yılın Aralık ayında unutulmayacak türden ve eşi-menendi başka kentlerde görülmeyen bir “su trajedisi” ve tehlikesini yaşadı.
Yozgat Belediyesi ne hazindir ki; musluklarından halkına “çamurlu su” ikram(!) eyledi.
Kirli sular yüzünden enfeksiyona yakalanan bazı hemşehrilerimiz hastanelerde adeta yaşam mücadelesi verirken kentteki bütün su aboneleri de endişe dolu günler geçirdiler
Belediye, su dağıtımı konusunda bundan sonra halkımıza bir daha böylesine tehlikeli su krizlerini yaşatmamalıdır.
Başkan sayın Arslan da Yozgat’ta “otopark sorununu kaderiyle baş başa bırakma umursamazlığından ve kent içi yolları daraltma alışkanlığından” artık vazgeçmelidir.

VE “NARSİZM” VAK’ALARI
Bilmem, sizler de farkında mısınız?
Son yıllarda siyaset, bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası ve STK’ların üst düzey yönetimlerinde; “Narsist” özellikli yeni bir idareci tipolojisi türedi.
Önce kime “Narsist” denilir?
Anlamını bilmeyenlere kısaca hatırlatayım.
Kökeni “Yunanca” olan bu kelimenin lügat karşılığına göre, kendini herkesten üstün tutan, kendi benliğine olağanüstü hayranlık duyan, kendisini delicesine seven ama başkalarını sevmeyen ve önemsemeyen, kendi yanlışlarını dahi doğru algılayan ama başkalarının doğrularını kabullenemeyen bireylere “Narsist” denir.
Yozgat’ın il ve ilçelerinde sayıları fazla olmasa da “Narsizm” kompleksinin ruh halini yaşayan yöneticilere rastlamak, maalesef mümkün...
Kimi, kendisini Tanrı’nın Yozgat’a özel olarak hizmet elçisi ödeviyle görevlendirdiğini, eğer siyasetçi ise her daim aynı göreve yeniden seçilmesinin şart olduğunu zannediyor.
Kimi kendi kararlarını hakkın, hukukun, kanunların, tüzük ve yönetmeliklerin üzerinde görerek emrindeki kurumları veya birimleri babasının çiftliği gibi sorumsuzca kişisel ikbal ve çıkarları doğrultusunda yönetiyor. Hatta bu arada yüksek kibirlerinden dolayı da yere göğe sığmıyor.
Kimi, halkın yaşadığı sıkıntıları umursamıyor, hatta işini, taleplerini ve beklentilerini zora soktuğu vatandaşlara ızdırap ölçüsünde çile çektirmekten zevk alıyor, haz duyuyor.
Kimileri, haklarındaki yolsuzluk iddiaları manşetlerden gündeme getirilse bile kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yerel medyada yer alan eleştirileri ve kamuoyunda söylenenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar. Kimileri ise Ak partili olmayan insanları vatandaştan ve adamdan saymıyorlar.
İşe bu “Narsist” özellikli zevatlar, birlikte çalıştıkları hem personelin, hem de vatandaşların nefretine ve gizliden gizliye husumetine neden oluyorlar… Dolaysıyla farkına varmadan Yozgatlıyı iktidar partisinden soğutuyorlar
Demem o ki; Hükümet ve Ak Parti Genel merkezi, anlatmaya çalıştığım bu “Narsizm sorunu”nu Türkiye genelinde göz ucuyla izlemeli,.. Hem halkın canını sıkan, hem de iktidara ve partiye zarar verenler hakkında gereği yapılmalıdır.

14 OCAK BELKİ DE SON FIRSAT
Hepimiz biliyoruz ki; Yozgat’ın gündeminde 15 yıldır süregelen ciddi bir sorun var.
Malum, Yozgat’ı erim erim eriten, küçülten ve gerileten “GÖǔ sorunu.
Binlerce Suriyeli mülteci Yozgat’a transfer edilse bile gerçekte nüfusumuz artmıyor.
Yenilenen kamu binaları, Hızlı tren, Havalimanı vb. projeler Yozgat’ta göçü ne ölçüde önleyebilir?
Göç faciasının durdurulabilmesi için Yozgat’ta yeni istihdam alanları kurulması ve yatırımlarının ihdas edilmesi şarttır.
Yozgat’ın bildik ve gizli zenginleri ile tasarruf sahipleri istihdama yönelik yatırımlar yapıyor mu?
Kesinlikle hayır. Bu kentte panellere davet edilebilen birkaç müteşebbisten başka fabrika kurmayı düşünen Yozgatlı sermayedar yok.
Aslında Yozgat zenginlerimiz hakkında da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sermayedarlarımızın Yozgat’a katkısızlıklarını da ayrı bir yazımda değerlendireceğim
Peki, ne yapmak lazım?
Bunun bir tek çözüm yolu var...
Defalarca yazdım. Bir kere daha hatırlatayım...
Bunun tek yolu; hükümetin geçen yıl planlayıp Türkiye kamuoyu ile paylaştığı Doğu ve Güneydoğudaki “özel öneme haiz illeri” fabrika bacalarıyla donatacak ve bölgeyi hızla kalkındıracak özel teşvik yasasına Yozgat’ı dâhil ettirmekten geçiyor.

Maalesef bizim Milletvekillerin gücü yetmedi bu işe...
Peki, bu durum karşısında “Ne yapmak gerek ?”
Hemen söyleyeyim.
“İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.”
İşte, tarihi fırsat... O doktor, 14 Ocakta Yozgat’a geliyor...
Hatırlatmakta yarar var.
Doğu ve Güneydoğu illeri teşvik yasası, önce 21 il’i kapsıyordu.
Sonra Başbakan sayın Binali Yıldırım Erzincan’ı, Sağlık eski Bakanı sayın Recep Akdağ Erzurum’u ve Maliye Bakanı sayın Naci Ağbal da Bayburt’u bu yasa kapsamına dahil ettirmişti. Yozgat’ın söz konusu yasaya dâhil edilmesi keyfiyeti de Cumhurbaşkanımızın iki dudağının arasındadır.
“Biz Yozgat’ı zaten marka şehir yapacaktık” dedi mi mesele tamamdır.
Yozgat, yoğun göç veren il olması nedeniyle teşvik yasasının tarifine uygun “Özel öneme haiz” bir il konumundadır..
Dolaysıyla yasa kapsamına girebilmesi en doğal hakkıdır.

Eğer, 14 Ocak günü Yozgat’ta biri veya birileri, Yozgat ve Yozgatlıyı gerçekten gözü gibi sevdiğini bildiğimiz sayın Cumhurbaşkanı’na göç sıkıntımızı bütün boyutlarıyla anlatabilirse; ben sorunun mutlaka çözümleneceğine inanıyorum.

Yozgat, ancak söz konusu teşvik yasasına dâhil edilerek erimekten ve küçülmekten kurtulabilir.

Aksi halde ne görkemli binalar, ne Belediyelerin icraatları, ne hızlı tren, ne hava limanı ve ne de stadyum Yozgat’ı “göç” belasından ve geri kalmışlıktan kurtaramaz!

**

Nice yıllara…

02.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
AKP'NİN YOZGAT LİSTESİ ve BOZDAĞ'IN ÖZÜR BORCU
Sayın Hakan tespitlerinizin yerinde olduğunu belirtir tüm Yozgatlıların konjonktürel politikalar yerine Yozgatlı olma bilinç ve şuuruyla politika üretmelerinin yerinde olacağı inancındayım. Hafızamızı bir yokladığımızda siyaset yapıyoruz ayağına Yozgatlı olma bilinç ve şuurunun yok edilmesi uğruna esen rüzgara kapılarak bu seferlik KAYSERİLİ OLALIM veya DİNDAR CUMHURBAŞKANI seçiyoruz gibi söylemlerle Yozgatlı olma bilincinin, hak ve hukukunu arama ve sorgulama duygusunun yok edildiğini unutmayalım.
Yozgat'ın milli ekonomiden hissesine düşeni alabilmesi için Yozgatlının özgüven sahibi olması gerekir. Seçilmişlerden ve yetkililerden hakkı olanı talep etmesinin Devlete karşı gelmek olmadığının bilinmesi gerekir. Soru sorma ve sorgulama kültürünün oluşturulması gerekir. Mesele eski veya yeni yüz meselesi değil samimi olmaktan ve HAKKIN emrettiği doğru olmaktan geçiyor. Çapanoğlu Süleyman Bey gibi strateji sahibi olmaktan geçiyor, Yozgatlı olmayana karşı Yozgatlı olana sahip çıkamamaktan hicap duymaktan geçiyor. Tosya'daki pirinçten eldeki bulgurun daha evla olduğunun kabulünden geçiyor. Allah sonumuzu hayır etsin.
Yozgatı Özdeseven -- 11.04.2015 13:01
AKP'NİN YOZGAT LİSTESİ ve BOZDAĞ'IN ÖZÜR BORCU
Sayın Kiracı'yı uzun zamandır okurum. Bugünlerde gerçeklik ile yandaşlık birbirine karıştırılıyor. Ama benim şu dediğim tamamen gerçektir. Kalbi düşüncelerimdir. Bu yazı bir manifestodur anlayanlar için. Demek ki Yozgat aydınları içerisinde ne pahasına olursa olsun bu şehre ve halkına sahip çıkmaktan öte bir düşüncesi olmayan, menfaat peşinde koşmayanlar var. Sayın Kiracı diğer yazılarında olduğu gibi, bu yazısı ile de örnek teşkil etmektedir. Artık, bu şehirin güzel insanlarının, yetişmiş insanlarının kendi kendilerine sahip çıkmasının zamanı tam gelmiştir. Bu şehir, Sayın Bozdağın at koşturma alanı olmaktan başka bir anlamı olmayan şehir olmaktan çıkarılmalıdır. Üç dönem kebap yaptınız. Daha ne istiyorsunuz. Temayül yoklamalarında, anketlerde birinci çıkan, halkın sevgisini ve kalbini kazanan Taner Hocanın emeklerine, gayretlerine, zamanına hiç saygınız yok mu? Yozgat halkının ne istediğinin önemi yok mu? Kul hakkına niye giriyorsunuz?
Yozgat halkının önüne koyduğunuz adayların yeni bir projesi, geçmişte bir katkısını ben hatırlamıyorum. BUNU NEDEN YOZGATA YAPIYORSUNUZ?

Sayın Kiracıdan Allah razı olsun, cesurca herşeyi dile getirmiştir. Bozok diyarının harman olan yiğitleri, siyası dalavere yapanlar, korkakça bir kenarda pısanlar değil, bu memleket için ne doğruysa onu söyleyenlerdir. Kaleminize sağlık.
Halkımızda artık uyansın ne diyelim.
muhabbetle,
Ahmet Torbacı -- 09.04.2015 14:17
AKP'NİN YOZGAT LİSTESİ ve BOZDAĞ'IN ÖZÜR BORCU
günaydın yozgaaaat yüreğine sağlık vede cesaretinize.
görmeyen gözlere duymayan kulaklara hitap etmişsiniz umarım ve beklerimki bu yazıyı okuyan herkese iş düşüyor gereği yapılmalıdır yoksulluk kader değildir bu kaderi bizlere yaşatanlar laaayiik olduğu yere gönderilmelidir.
ankaradan herkese selamlar
hasan baycan -- 09.04.2015 10:59
AKP'NİN YOZGAT LİSTESİ ve BOZDAĞ'IN ÖZÜR BORCU
Sayın Kiracı, iktidardaki Yozgat siyasilerinin ve bunların içinde de Bekir Bozdağ’ın makam ve mevkiine işaret ederek Yozgat’a fayda yerine ne zararlar verdiğine özet olarak değinmişsiniz. Sadece Bekir Bozdağ değil. Yozgat belediye reisliği zamanında Yozgat’ın içine ettikten sonra tası tarağı toplayıp Ankara’ya yerleşen, İstanbul’da bir sürü gayrimenkule sahip olan Cemil Çiçek de var. Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer, Sadır Durmaz da var. Hülasa Atatürk’ün ilk meclisine kapağı atmak için Çapanoğulları aleyhine binbir entrikayı çeviren Süleyman Sırrı, Yozgat Müftüsü Mehmet Hulusi, Başçavuşzade Behçet ve kardeşi Ahmet Efendi, hapishane müdürü Mehmet Efendi ve jandarma kumandanı Tevfik Beyler var. Çapanoğlu Süleyman Bey’den sonra Yozgat’a bir taş konmamış. Yozgat, eksisiyle artısıyla ne gördüyse kurucusu Çapanoğullarından görmüş. O güzel insanlar beyaz atlara binip öteki dünyaya göç ettikten sonra böyle öksüz, boynu bükük kalmış. Bu günleri yaşamakta Yozgat ahalisinin de suçu yok mudur? Elbette vardır. İnatla oyunu Milli Selamete, Refah’a, MHP’ye şimdide inatla AKP’ye vermektedir. Milyonda bir şans olarak bağrından çıkmış bilgili, kültürlü, görgülü, bütün dünyanın tanıdığı, saydığı bir insandan bile oyunu esirgemiş Cumhurbaşkanlığı makamını bir Yozgatlıya layık görmemiştir. Yozgatlı, Yozgatlıyı sevmiyor. Şehirde ne kadar iyi durumda olan iyi para kazanan esnaf varsa hepsi dışardan gelme . Yozgat’ın neyi meşhur diye sorana gülerek Bingöl Kadayıfı diyebiliyor. Ne deyim Yozgat’ın işi Allah kalmış, Allah hayırlara vesile etsin.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 09.04.2015 09:26
7 NİSAN VE 7 HAZİRAN
Güzel analiz. Yozgattaki her Parti teşkilatının mutlaka okuması ve derslerini alması lazım. Adeta Yozgatın sesi olmuş bir yazı. Tebrik ederim. Yusuf Başerin Yozgata bir hizmeti olmamıştır. Merkezde hizmetlerinden dolayı ödüllendirilecekse, bu ödül Yozgattan olmamalıdır. Dediğiniz gibi, Yozgata hizmet edecek yeni isimler, yeni yüzler listeye alınmalıdır. Bir Partinin değil Yozgatın kazanması esas hedef olmalıdır.
Kamil Torkan -- 03.04.2015 10:20
7 NİSAN VE 7 HAZİRAN
Sayın Osman Hakan Kiracı,
Yazınızı ilgiyle okudum. Evet, Yozgat gerçekten iktidardan istediği, beklediği yatırımları alamadı. Üstelik Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, her ne kadar Yozgat milletvekili olmasa da Yozgatlı olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız gibi yönetimde yer alan kişilere sahip olmasına karşın umduğunu bulamadı. Dilerim bundan sonra beklentilerine yanıt alır. Yoksul insan manzaraları görmek için doğu illerine bakmaya gerek yok. Yozgat çoğu doğu illerinden bile geride kaldı yatırım açısından. Bu nedenle de ülkenin en çok göç veren illeri arasına girdi. Dilerim gün gelir göç veren değil, göç alan bir il konumuna gelir Yozgat'ımız. Zor ama?... Allah'tan umut kesilmez.
Muhsin Köktürk -- 01.04.2015 11:36
7 NİSAN VE 7 HAZİRAN
Sayın Osman Hakan Kiracı şöyle yazmış; Yozgat’ın bugünlerde konuşulan başlıca gündem maddesi, 25.dönem genel milletvekilliği seçimi..
Politikaya meraklı herkes birbirine soruyor :
‘7 Haziran seçimleri nasıl sonuçlanır ?’
Ak Partililer : 4-0,
MHP’liler : 2-2 ..
CHP’nin iddialı adayı Nurdoğdu ise ..
‘Yarışta biz de varız’ diyor.
Ama vatandaşa sorarsanız, yanıt hemen hemen aynı :
AKP : 3 - MHP : 1
Sayın Kiracının tespiti doğru ise Yozgat’ın hatalardan ders almadığı ve almayacağı anlaşılıyor.Akp hükümetinde en üst düzeyde temsil edilen Yozgat son 12 yılda ne gibi bir yatırım gördü. Hala göç vermeye devam ediyor. Gurbette yaşayan Yozgatlı sayısı Yozgat'ın nüfusundan çok çok fazla Hani demem o ki yüce Kuran da buyurulduğu gibi “gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar.”
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.04.2015 09:52
Kandil dibine yeterince ışık vermiyor
yazınızı beğendim kalemine saglik
Gülhanim ceylan -- 19.03.2015 01:55
Kandil dibine yeterince ışık vermiyor
AH.. OSMAN BEY AH.. BUNLARIN NE MAL OLDUĞU BAŞTAN BELLİYDİ DE ULUSLARARASI GÜÇLER,BİZE BAKIRI ALTIN DİYE YUTTURDULAR.BUNLAR 17/25 ARALIK İÇİN PROGRAMLANMIŞLAR..
ALİRIZA KARACABEY -- 04.03.2015 10:38
Yozgatın son tarihi şansı
SEVGİLİ HEMŞEHRİLERİM DAĞISTANLI KARDEŞ YOZGATA ADALET SARAYI YAPILDI GİBİ LAFLAR ETMİŞ BİR ADALET SARAYINI YOZGATA ÇOKMU GÖRÜYORSUNUZ. EĞER BİLMEYENLER VARSA ÖĞRENSİN ÇEVRE İLLERİN HEPSİNE ADALET SARAYI YAPILDI BIRAKINDA YOZGAT A DA YAPILSIN BUNLA KİMSE ÖVÜNMESİN YOZGATA YAPILDI DİYE ELBETTE YAPILACAK YOZGAT HERŞEYİN EN İYİSİNE LAYIK. AĞIZLARIMIZ AÇILINCA ÜLKE YÖNETİMİNİN EN UÇ NOKTALARINDA YOZGATLILAR GÖREV YAPIYOR AMA AYNEN YORUMCU ARKADAŞLARINDA DEDİKLERİ GİBİ KANDİL DİBİNE YETERİNCE IŞIK VERMİYOR ONUN İÇİN TERCİHLERDE İŞ YAPACAK İNSANLARI TERCİH ETMEK LAZIM.
K.C -- 03.03.2015 14:29
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00