BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
167
Dün
:
4936
Toplam
:
13337061
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yeni bir yıla daha en içten iyimser dileklerle “merhaba” derken “Yozgat’ın gündemi”ndeki bazı konular ile Cumhurbaşkanımızın 14 Ocakta gerçekleştireceği fırsat niteliğindeki tarihi Yozgat ziyaretine ara başlıklar altında değinmek istiyorum.

YENİLENEN KAMU BİNALARI
Ak Parti iktidarı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisi tarzında ilimizde gerçekleştirdiği kurum binaları ile Yozgat’a estetik bir şehir havası görüntüsünü kazandırmış oldu.
Şehir Hastanesi, yeni Hükümet binası, Üniversite hastanesi, TOKİ’nin kentsel dönüşüm projesi, Adli Tıp ve Diyanet Eğitim merkezi binası, Spor vadisi ve ilçelerde de inşa edilen çeşitli hizmet binaları…
Hepsi birbirinden zarif görünümlü…
Hele Şehir hastanesine ne demeli?
Yozgat’ta tüm zamanların en teknolojik ve en modern inşaat ve hizmet abidesi...
Yeni hükümet binası da inşaat kalitesi bakımından oldukça ‘mükemmel’...
Ama şehir hastanesi insan sağlığına hizmet vermesi nedeniyle özellikle ben bu hastaneyi Yozgat’a kazandıran başta Cumhurbaşkanı sayın R.Tayyip Erdoğan ile emeği geçen herkese Yozgatsever biri olarak bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şehir hastanesine her gidişimde içimden ne diyorum biliyor musunuz?
“Keşke Üniversite hastanesiyle birleştirilebilseydi. İçerisinde daha nitelikli sağlık elemanları, Profesör ve Doçent ünvanlı doktorların çalışmasına olanak sağlansaydı.”
Ne güzel olurdu değil mi?

HIZLI TREN NİHAYET HIZLANIYOR...
Bu şehirde uzun yıllar yaşamakta olan hemşehrilerimiz bilirler ki; Devletin Yozgat’ta gerçekleştirmeye çalıştığı, özellikle çok elzem yatırım ve hizmetler her ne hikmetse rötarlı yani gecikmeli olarak tamamlanıp hizmete sunulur. Nitekim, Yozgat’ın 13 yıldanberi özlemle beklediği Hızlı tren Yozgat’a yavaş yavaş gelmekteydi. Ancak, sayın Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan “Sivas konuşmasında” Hızlı tren projesinin 2018’de tamamlanacağı müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatına göre, hemşehrilerimiz önümüzdeki sene veya en geç 2019’un başında inşaallah hızlı trenle seyahat edebilecek...
Yozgat - Ankara 1 saat...
Yozgat - İstanbul 4 saat...
Hayali bile ne güzel değil mi?

HAVAALANI ve STADYUM
Ak Parti iktidarı, ülkemizde hava trafiğini bütün illere yayma çabasında...
Bugün itibariyle aralarında Hakkâri, Ağrı, Şırnak gibi illerin de bulunduğu Türkiye’nin 55 vilayetinde hava limanları var. 15 ilde ise havaalanı projeleri sürüyor. Yozgat Havalimanı projesi de 5 yıl devam eden hazırlıkların ardından inşaatına başlanma aşamasında...
Söylenenlere bakılırsa; Yozgat, 2021’de Hava limanına da kavuşacak...
Havalimanın yapımı geciktirilmezse; Yozgat, en geç 2021 yılında ulaşımda çağ atlamış olacak...
¨ ¨ ¨
Yine AK parti iktidarının Türkiye genelinde gerçekleştirmekte olduğu en güzel icraatlarından biri de her ile “modern stadyumlar” projesi... Ülkemizde bugüne değin 24 devasa stadyum kompleksleri inşa edildi. Batman ve Turgutlu bile bu projeden yararlandı. Komşumuz Çorum’a da 33 bin seyirci kapasiteli modern bir stadyum inşa ediliyor.
Ama biz ‘Yozgat’ olarak yeni stadyumun yerini ancak bugünlerde belirleyebilmişiz..
Yozgat ve çevresinde yeni stada uygun bir alan bulunamadığı için eski yani mevcut stadyumun yerine kurulmasına karar verilmiş..
Bizde yatırımların ağır-aksak ve yavaş yürümesinin nedeni sadece merkez-i Hükümetin Yozgata özgü ihmalinden kaynaklanmıyor.Maalesef yerel yöneticilerimiz ve siyasetcilerimiz önemli projelerin işlevini aktif olarak takip edemiyorlar.
Çağdaş ve modern bir stadyum Yozgat’a, gençlerimize, Yozgat’ın futboluna ve Yozgatspor’un cefakâr taraftarlarına layık ve yakışacak bir projedir.
Daha da zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir.

BELEDİYEMİZİN İCRAATLARI...
Aslında Yozgat merkez Belediyesi icraatlarına ilişkin pozitif ve negatif anlamda yazılacak çok şey var. Ama bugünlük Belediyenin üç-beş icraatına değinmekle yetineceğim.
Yozgat, bundan 15-20 yıl öncesinde hızlı yapılaşma ve betonlaşma nedeniyle bahçeli evlerini, daha doğrusu yeşil dokusunu yitirmiş ve adeta sararıp solmuştu. Ayrıca da; karmakarışık, çarpık, düzensiz, eli yüzü kirli, derbeder bir şehir fotoğraflarını sergiliyordu.
Eski başkan sayın Yusuf Başer, kentimizin dört bir yanını ağaçlandırarak Yozgat’ı yeniden “yeşillendirmek” adına önemli bir işi başarıyla gerçekleştirmişti.
Dr. Kazım Arslan da, son 4 yıllık icraat döneminde bir takım radikal çalışmalarıyla kentimizin özellikle en merkezi alanlarındaki kirli görüntüleri gidermeyi başardı.
Sayın Arslan döneminde Cumhuriyet Meydanı çevresindeki binalar temizlenerek renk bütünlüğüne kavuşturulurken, şehirlerarası otobüs terminali de makyajlandı.
Büyük Sinema ve bazı konaklar restore edilerek hizmete sunuldu.
Bu arada otopark ve şehir meydanı, yeni hal binası ve iş merkezi, odun pazarı meydan projesi ve Yozgatpark gibi geniş çaplı projelere de başlandı.
Şehir merkezinin ana caddelerinde kirli görüntüleri kısmen giderilen ve makyajlanan Yozgat, bu dönemde eline yüzüne bakılan bir kent haline dönüştürüldü. Bu hizmetlerinden dolayı sayın Başkan Arslan’ı kutlamamız gerekiyor.
Yozgat Belediyesi daha doğrusu Kazım Arslan, kentte gerçekleştirdiği bu tür pozitif icraatlarının yanı sıra tüm uyarılara rağmen yanlış ve negatif işlerde yaptı.
Hepimiz biliyoruz ki; bu şehrin en büyük ve çözümü en öncelikli meselesi ‘otopark’ sorunudur. Başkan Arslan’ın göreve gelir gelmez yapacağı ilk icraat, eski başkan Yusuf Başer’in yoğun mücadeleler sonucu istimlak ettiği, arsasını ve projesini hazırlattığı ‘Otopark’ işini hemen ihaleye çıkarıp bugüne kadar hayata geçirmesi gerekirdi. Yozgat’ta otopark sorununun giderek büyümesi nedeniyle sadece bu projeyi değil, kent içinde başka açık ve kapalı otopark alanlarını belirleyip, daha başka ‘otopark’ projelerini de hizmete sunmalıydı.
Ama sayın başkan her nedense kentin otopark sorununu gereğince ciddiye almadı. Başer’in hazır ‘otopark’ projesini 3 yıl beklettiği gibi üstüne üstlük kentin hemen hemen bütün yollarını da daralttı.
Yozgat’ta çözümlenemeyen otopark sorunu, kent içi trafiğinde sayıları hızla artan araçlar ve daraltılan yollar, şehrimizde yaşayan bütün araç sahiplerine adeta “çin işkencesi” yaşatıyor.
Dr. Arslan’ın Yozgat’ın gerçekten en ağır ve en ciddi sorunu olan otopark konusunu çözmemek için bu ısrarlı inadının nedenini de 4 yıldanberi anlayabilmiş değilim...
¨ ¨ ¨
Ve biliyorsunuz…
Yozgat halkı, geçtiğimiz yılın Aralık ayında unutulmayacak türden ve eşi-menendi başka kentlerde görülmeyen bir “su trajedisi” ve tehlikesini yaşadı.
Yozgat Belediyesi ne hazindir ki; musluklarından halkına “çamurlu su” ikram(!) eyledi.
Kirli sular yüzünden enfeksiyona yakalanan bazı hemşehrilerimiz hastanelerde adeta yaşam mücadelesi verirken kentteki bütün su aboneleri de endişe dolu günler geçirdiler
Belediye, su dağıtımı konusunda bundan sonra halkımıza bir daha böylesine tehlikeli su krizlerini yaşatmamalıdır.
Başkan sayın Arslan da Yozgat’ta “otopark sorununu kaderiyle baş başa bırakma umursamazlığından ve kent içi yolları daraltma alışkanlığından” artık vazgeçmelidir.

VE “NARSİZM” VAK’ALARI
Bilmem, sizler de farkında mısınız?
Son yıllarda siyaset, bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası ve STK’ların üst düzey yönetimlerinde; “Narsist” özellikli yeni bir idareci tipolojisi türedi.
Önce kime “Narsist” denilir?
Anlamını bilmeyenlere kısaca hatırlatayım.
Kökeni “Yunanca” olan bu kelimenin lügat karşılığına göre, kendini herkesten üstün tutan, kendi benliğine olağanüstü hayranlık duyan, kendisini delicesine seven ama başkalarını sevmeyen ve önemsemeyen, kendi yanlışlarını dahi doğru algılayan ama başkalarının doğrularını kabullenemeyen bireylere “Narsist” denir.
Yozgat’ın il ve ilçelerinde sayıları fazla olmasa da “Narsizm” kompleksinin ruh halini yaşayan yöneticilere rastlamak, maalesef mümkün...
Kimi, kendisini Tanrı’nın Yozgat’a özel olarak hizmet elçisi ödeviyle görevlendirdiğini, eğer siyasetçi ise her daim aynı göreve yeniden seçilmesinin şart olduğunu zannediyor.
Kimi kendi kararlarını hakkın, hukukun, kanunların, tüzük ve yönetmeliklerin üzerinde görerek emrindeki kurumları veya birimleri babasının çiftliği gibi sorumsuzca kişisel ikbal ve çıkarları doğrultusunda yönetiyor. Hatta bu arada yüksek kibirlerinden dolayı da yere göğe sığmıyor.
Kimi, halkın yaşadığı sıkıntıları umursamıyor, hatta işini, taleplerini ve beklentilerini zora soktuğu vatandaşlara ızdırap ölçüsünde çile çektirmekten zevk alıyor, haz duyuyor.
Kimileri, haklarındaki yolsuzluk iddiaları manşetlerden gündeme getirilse bile kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yerel medyada yer alan eleştirileri ve kamuoyunda söylenenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar. Kimileri ise Ak partili olmayan insanları vatandaştan ve adamdan saymıyorlar.
İşe bu “Narsist” özellikli zevatlar, birlikte çalıştıkları hem personelin, hem de vatandaşların nefretine ve gizliden gizliye husumetine neden oluyorlar… Dolaysıyla farkına varmadan Yozgatlıyı iktidar partisinden soğutuyorlar
Demem o ki; Hükümet ve Ak Parti Genel merkezi, anlatmaya çalıştığım bu “Narsizm sorunu”nu Türkiye genelinde göz ucuyla izlemeli,.. Hem halkın canını sıkan, hem de iktidara ve partiye zarar verenler hakkında gereği yapılmalıdır.

14 OCAK BELKİ DE SON FIRSAT
Hepimiz biliyoruz ki; Yozgat’ın gündeminde 15 yıldır süregelen ciddi bir sorun var.
Malum, Yozgat’ı erim erim eriten, küçülten ve gerileten “GÖǔ sorunu.
Binlerce Suriyeli mülteci Yozgat’a transfer edilse bile gerçekte nüfusumuz artmıyor.
Yenilenen kamu binaları, Hızlı tren, Havalimanı vb. projeler Yozgat’ta göçü ne ölçüde önleyebilir?
Göç faciasının durdurulabilmesi için Yozgat’ta yeni istihdam alanları kurulması ve yatırımlarının ihdas edilmesi şarttır.
Yozgat’ın bildik ve gizli zenginleri ile tasarruf sahipleri istihdama yönelik yatırımlar yapıyor mu?
Kesinlikle hayır. Bu kentte panellere davet edilebilen birkaç müteşebbisten başka fabrika kurmayı düşünen Yozgatlı sermayedar yok.
Aslında Yozgat zenginlerimiz hakkında da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sermayedarlarımızın Yozgat’a katkısızlıklarını da ayrı bir yazımda değerlendireceğim
Peki, ne yapmak lazım?
Bunun bir tek çözüm yolu var...
Defalarca yazdım. Bir kere daha hatırlatayım...
Bunun tek yolu; hükümetin geçen yıl planlayıp Türkiye kamuoyu ile paylaştığı Doğu ve Güneydoğudaki “özel öneme haiz illeri” fabrika bacalarıyla donatacak ve bölgeyi hızla kalkındıracak özel teşvik yasasına Yozgat’ı dâhil ettirmekten geçiyor.

Maalesef bizim Milletvekillerin gücü yetmedi bu işe...
Peki, bu durum karşısında “Ne yapmak gerek ?”
Hemen söyleyeyim.
“İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.”
İşte, tarihi fırsat... O doktor, 14 Ocakta Yozgat’a geliyor...
Hatırlatmakta yarar var.
Doğu ve Güneydoğu illeri teşvik yasası, önce 21 il’i kapsıyordu.
Sonra Başbakan sayın Binali Yıldırım Erzincan’ı, Sağlık eski Bakanı sayın Recep Akdağ Erzurum’u ve Maliye Bakanı sayın Naci Ağbal da Bayburt’u bu yasa kapsamına dahil ettirmişti. Yozgat’ın söz konusu yasaya dâhil edilmesi keyfiyeti de Cumhurbaşkanımızın iki dudağının arasındadır.
“Biz Yozgat’ı zaten marka şehir yapacaktık” dedi mi mesele tamamdır.
Yozgat, yoğun göç veren il olması nedeniyle teşvik yasasının tarifine uygun “Özel öneme haiz” bir il konumundadır..
Dolaysıyla yasa kapsamına girebilmesi en doğal hakkıdır.

Eğer, 14 Ocak günü Yozgat’ta biri veya birileri, Yozgat ve Yozgatlıyı gerçekten gözü gibi sevdiğini bildiğimiz sayın Cumhurbaşkanı’na göç sıkıntımızı bütün boyutlarıyla anlatabilirse; ben sorunun mutlaka çözümleneceğine inanıyorum.

Yozgat, ancak söz konusu teşvik yasasına dâhil edilerek erimekten ve küçülmekten kurtulabilir.

Aksi halde ne görkemli binalar, ne Belediyelerin icraatları, ne hızlı tren, ne hava limanı ve ne de stadyum Yozgat’ı “göç” belasından ve geri kalmışlıktan kurtaramaz!

**

Nice yıllara…

02.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
2012’den aklımda kalan sorular
Hakan bey öncelikle yazılarınız için teşekkür ederim .her gelen vali jeotermal kaynaklar hakkında araştırma yapıyor hatta elindeki kaynaklar yetmemiş gibi yeni kaynaklar arıyorlar.Saraykentde bölgenin en sıcak ve ve debisi yüksek kaynak su var .Ama siyasi nedenlerden dolayı yatırım yapılmamaktadır.KAPLICAMIZ DAHİ YOK .
türkeş kocaay -- 13.01.2013 12:07
2012’den aklımda kalan sorular
gazetenizin başlığı pahalı kent te yaşıyoruz .çok doğru öğretmen dersine girmiyor. milli eğitim müdürü iyi okusun. az mesaiye tam maaş.memurlar sokakta geziyor. günde 2 - 3 saat çalışmıyor tam mesai parası alıyor.sırtını sözde siyasetçiye dayamış. göstermelik müslüman cemaatten de destekleniyor.SONUÇ BU PAHALILIK YOZGATA MÜSTAHAK.
dOĞAN -- 06.01.2013 07:01
Yozgat’tan göçün nedenleri
sevgili hemşehrilerim vede degerli yorumcular yozgat tan göçün nedenleri bence işşizlik degildir. attık yozgatın onlara yetmedigi dir çünkü kısa süre önce işlerim dolayısıyla yozgatta iki gün kaldım her taraf dopdolu kahveler, meydanlar, alışverş merkezi otobus garajı caddeler arabadan geçilmiyor otomuzu park edecek yer bulamadık yol kenarına bırakmak zorunda kaldık trafik ceza yazmak zorunda kalı bizde mutlu huzurlu bir kent nasıl oluru tüm doslarımıza yozgatı anlatıyor ve gösteriyoruz sizlerde eleştriyorsunuz bu biraz haksızlık olmuyormu yozgatın halk önderlerine vede yozgatı yatırıma boganlara işsizligi yok eden ve huzuru ve mutlulugu yozgata getirenlere gıpte ile bakıyoruz. herkesın yeni yılını kutlar mutluluklar ve saglıklar dilerim.ankaradan herkese selamlar.
mühendis -- 30.12.2012 14:46
Yozgat’ın tükenmeyen su çilesi
ALİ AKÇA:Sayın yazarlar ve yorumcu Arkadaşlar görüyoruzki
yozgatın su sorunbu çözülüyormuş inşllah bolu tüneli hikayesine dönmez çünki bizim sarıkaya Emirbey köyünün içme suyu yıllardır kaynatılmadan içilmez olmasına rağmen 40 yıldır içiyoruz biz kireç var dedikçe görevliler kireç çözüçü atıyorlar zizlere sorayım biz çamaşır makinesimiyizde kireç çözüçü atıyorlar emirbey köyü köylü olarak gidip başka köyden su tarlası aldık tapulu buseferde o küylülerle sıkıntı yaşandığını duduk oysa bu konu resmi kanallar yoluyla çözüle bilirdi biz sıkıntıları bildiriyoruz onlar kanunlar yaparak kurtulmaya çalışıyorlar vah köylü vah birzamanlar milletin efendisiydin şimdi neoldu kireçli su içip duruyorsun
aliakca1963@hotmail.com
ALİ AKÇA -- 27.12.2012 19:37
Yozgat’tan göçün nedenleri
Osman bey Yozgat ta göçün nedenleri olarak daha önce bir çok sanal platformda bahsettim buğün gördüğüm yazınızdada sizde özetlemeye çalışmışsınız ama şunu yazımın başında itiraz etmek mecburiyetinde hissettim dördüncü maddede iş beğenmemezlik diye bir tanım kullanmışsınız ona katılmadığımı söylemek isterim nedenine gelince sizinde takip ettiğiniz üzere Yozgat ta elle tutulur gözle görülür sadece O.S.B. var oradada bir kaç değişik firma dışında genelde tekstil atölyeleri var ancak devletin vermiş olduğu teşvikleri alıp bir kaç yıl çalışıp hatta birçoğu yılı bile doldurmadan işcinin parasını ödemeden kaçan kaç firma olduğunu hiç araştırdınızmı benim birebir şahit olduğum yaklaşık 8-9 tane firma var ve siz olsanız daha önce defalarca başınaza gelmiş böyle bir olayda birdaha o tür işyelerinde çalışmayı düşünürmüsünüz burada en büyük görev bizim seçip meclise gönderdiğimiz siyasetcilerde seçimden önce her şekilde vatandaşın yanında olan seçildikten sonra yanına ulaşmak bin bir zorluklar alan kendi tayfasından kendi çevresinden başkasının işini görmeyen insanlarda bir yere eleman alınırken başbakan yardımcısından tutun vekiline kadar kendi adamını aldırmak için devreye giren mecliste neden oldğunu unutan siyasetcilerde kaç defa gelip O.S.B. halini kontrol ettiler acaba teşvik yasasısı sona eriyor orada kalan çoğu firma şimdi ne yapacağını düşünüyor ya işcisine izin veriyor ya işten çıkartıyor çünkü yasa uzatılmazsa bir cazibesi kalmayan Yozgat tan oda gidecek öncelikle bunun önlemini alsınlar Yozgat ta dert çok ancak bu dertleri dinleyecek kimse yok geçenlerde Çıraklık Eğitim Merkezine gittim orada görüştüğüm hocalardan biri bana şöyle bir öneride bulundu buralrdan gidersen iş imkanlarının daha çok olduğu iller olduğunu söyleyerek bana akıl verdi yani göç etmemi istedi devletin iş öğretmekle yükümlü olduğu kurumlar bile Yozgat tan umudu kesmiş burlardan birşey olmaz havasına çoktan girmişler vekillere buradan çağrı yapmak istiyorum dağa taşa yok spor tesisi yok bilmem ne tepesi yaparak ekonomi canlanmaz öncelikle oralara gelecek insanlara iş imkanları istihdam imkanları açarak şehir ekonomisini bir canlandırında sonra oralara gelecek insanları bulursunuz yoksa oraları bir iki yıl sonra kuş uçmaz kervan geçmez yerler olarak bulursunuz.. saygılar..
Ömer Halıcı -- 16.12.2012 15:06
Yozgat’tan göçün nedenleri
Üzerinize alınmayın ama! malesef ben şahsım adına Yozgatta gazeteci göremiyorum siyasetçilerin karşısında hep sus bus olunuyor yerel de aynı genel basında aynı..
gubetçi66 -- 14.12.2012 23:28
Yozgat’tan göçün nedenleri
seçimden önce bir gazeteci şunu sordu vekile Yozgat'ta neden bu kadar göç var diye cevap şuydu:)) sayımlar yanlış yapılıyordu biz doğru sayımı yaptık ve gerçek nufüs ortaya çıktı diye üzerine birde şunu dedi 20 bin kişi göç etse buda 4 kişilik bir aile olsa 5000 kamyon eder biz öyle bir şey görmedik dedi ve siz gördünmüz dedi bir gülümseme ile geçti gitti :)) göç deilmiş..
Gurbetçi66 -- 14.12.2012 23:20
Yozgat’tan göçün nedenleri
Bir memleketin karakteri, o memleketin her kurumuna, herkişisine ve her köşesine sinmiştir. Her toplumsal/siyasal olayda bu karakteri görmek mümkündür. Parçalardan giderek bütünü bulabilirsiniz, bir örnek: önceki valimiz sayın Şentürk ün gönderilmesi. Yozgat kırsalında iş yapan ve halk tarafından sevilen bir vali, sırf siyasetçiden daha popüler yada emir dinlemiyor diye gönderiliyor. Yerine isteğe uygun bir vali ! getiriliyor. İŞTE SANA YOZGAT
tuncay koçak -- 14.12.2012 08:25
Yozgat’tan göçün nedenleri
Yozgat Gazetesi Sahibi ve Başyazarı Sn. Osman Hakan KİRACI beyfendinin muhterem validelerinin vefatından dolayı Osman beye ve yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Hakan YILDIZ -- 13.12.2012 10:46
Yozgat’tan göçün nedenleri
Sayın Osman Hakan KİRACI bey,yorum yapmayacağım.Büyük bir üzüntü ile annenizin vefatını öğrenmiş bulunmaktayım.Acınızı yürekten paylaşıyorum.Ana yar'dir,Ana yaradandır,Ana başını güvenle huzurla göğsüne,omzuna kayabileceğin tek insandır.Sevgili annenize Allahtan rahmet,size,sevdiklerinize ve tüm sevenlerinize başsağlığı diliyorum.Işıklar içinde yatsın,toprağı bol, mekanı cennet olsun.
Remzi ATAMAN -- 13.12.2012 09:55
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00