BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
172
Dün
:
4936
Toplam
:
13337067
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yeni bir yıla daha en içten iyimser dileklerle “merhaba” derken “Yozgat’ın gündemi”ndeki bazı konular ile Cumhurbaşkanımızın 14 Ocakta gerçekleştireceği fırsat niteliğindeki tarihi Yozgat ziyaretine ara başlıklar altında değinmek istiyorum.

YENİLENEN KAMU BİNALARI
Ak Parti iktidarı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisi tarzında ilimizde gerçekleştirdiği kurum binaları ile Yozgat’a estetik bir şehir havası görüntüsünü kazandırmış oldu.
Şehir Hastanesi, yeni Hükümet binası, Üniversite hastanesi, TOKİ’nin kentsel dönüşüm projesi, Adli Tıp ve Diyanet Eğitim merkezi binası, Spor vadisi ve ilçelerde de inşa edilen çeşitli hizmet binaları…
Hepsi birbirinden zarif görünümlü…
Hele Şehir hastanesine ne demeli?
Yozgat’ta tüm zamanların en teknolojik ve en modern inşaat ve hizmet abidesi...
Yeni hükümet binası da inşaat kalitesi bakımından oldukça ‘mükemmel’...
Ama şehir hastanesi insan sağlığına hizmet vermesi nedeniyle özellikle ben bu hastaneyi Yozgat’a kazandıran başta Cumhurbaşkanı sayın R.Tayyip Erdoğan ile emeği geçen herkese Yozgatsever biri olarak bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şehir hastanesine her gidişimde içimden ne diyorum biliyor musunuz?
“Keşke Üniversite hastanesiyle birleştirilebilseydi. İçerisinde daha nitelikli sağlık elemanları, Profesör ve Doçent ünvanlı doktorların çalışmasına olanak sağlansaydı.”
Ne güzel olurdu değil mi?

HIZLI TREN NİHAYET HIZLANIYOR...
Bu şehirde uzun yıllar yaşamakta olan hemşehrilerimiz bilirler ki; Devletin Yozgat’ta gerçekleştirmeye çalıştığı, özellikle çok elzem yatırım ve hizmetler her ne hikmetse rötarlı yani gecikmeli olarak tamamlanıp hizmete sunulur. Nitekim, Yozgat’ın 13 yıldanberi özlemle beklediği Hızlı tren Yozgat’a yavaş yavaş gelmekteydi. Ancak, sayın Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan “Sivas konuşmasında” Hızlı tren projesinin 2018’de tamamlanacağı müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatına göre, hemşehrilerimiz önümüzdeki sene veya en geç 2019’un başında inşaallah hızlı trenle seyahat edebilecek...
Yozgat - Ankara 1 saat...
Yozgat - İstanbul 4 saat...
Hayali bile ne güzel değil mi?

HAVAALANI ve STADYUM
Ak Parti iktidarı, ülkemizde hava trafiğini bütün illere yayma çabasında...
Bugün itibariyle aralarında Hakkâri, Ağrı, Şırnak gibi illerin de bulunduğu Türkiye’nin 55 vilayetinde hava limanları var. 15 ilde ise havaalanı projeleri sürüyor. Yozgat Havalimanı projesi de 5 yıl devam eden hazırlıkların ardından inşaatına başlanma aşamasında...
Söylenenlere bakılırsa; Yozgat, 2021’de Hava limanına da kavuşacak...
Havalimanın yapımı geciktirilmezse; Yozgat, en geç 2021 yılında ulaşımda çağ atlamış olacak...
¨ ¨ ¨
Yine AK parti iktidarının Türkiye genelinde gerçekleştirmekte olduğu en güzel icraatlarından biri de her ile “modern stadyumlar” projesi... Ülkemizde bugüne değin 24 devasa stadyum kompleksleri inşa edildi. Batman ve Turgutlu bile bu projeden yararlandı. Komşumuz Çorum’a da 33 bin seyirci kapasiteli modern bir stadyum inşa ediliyor.
Ama biz ‘Yozgat’ olarak yeni stadyumun yerini ancak bugünlerde belirleyebilmişiz..
Yozgat ve çevresinde yeni stada uygun bir alan bulunamadığı için eski yani mevcut stadyumun yerine kurulmasına karar verilmiş..
Bizde yatırımların ağır-aksak ve yavaş yürümesinin nedeni sadece merkez-i Hükümetin Yozgata özgü ihmalinden kaynaklanmıyor.Maalesef yerel yöneticilerimiz ve siyasetcilerimiz önemli projelerin işlevini aktif olarak takip edemiyorlar.
Çağdaş ve modern bir stadyum Yozgat’a, gençlerimize, Yozgat’ın futboluna ve Yozgatspor’un cefakâr taraftarlarına layık ve yakışacak bir projedir.
Daha da zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir.

BELEDİYEMİZİN İCRAATLARI...
Aslında Yozgat merkez Belediyesi icraatlarına ilişkin pozitif ve negatif anlamda yazılacak çok şey var. Ama bugünlük Belediyenin üç-beş icraatına değinmekle yetineceğim.
Yozgat, bundan 15-20 yıl öncesinde hızlı yapılaşma ve betonlaşma nedeniyle bahçeli evlerini, daha doğrusu yeşil dokusunu yitirmiş ve adeta sararıp solmuştu. Ayrıca da; karmakarışık, çarpık, düzensiz, eli yüzü kirli, derbeder bir şehir fotoğraflarını sergiliyordu.
Eski başkan sayın Yusuf Başer, kentimizin dört bir yanını ağaçlandırarak Yozgat’ı yeniden “yeşillendirmek” adına önemli bir işi başarıyla gerçekleştirmişti.
Dr. Kazım Arslan da, son 4 yıllık icraat döneminde bir takım radikal çalışmalarıyla kentimizin özellikle en merkezi alanlarındaki kirli görüntüleri gidermeyi başardı.
Sayın Arslan döneminde Cumhuriyet Meydanı çevresindeki binalar temizlenerek renk bütünlüğüne kavuşturulurken, şehirlerarası otobüs terminali de makyajlandı.
Büyük Sinema ve bazı konaklar restore edilerek hizmete sunuldu.
Bu arada otopark ve şehir meydanı, yeni hal binası ve iş merkezi, odun pazarı meydan projesi ve Yozgatpark gibi geniş çaplı projelere de başlandı.
Şehir merkezinin ana caddelerinde kirli görüntüleri kısmen giderilen ve makyajlanan Yozgat, bu dönemde eline yüzüne bakılan bir kent haline dönüştürüldü. Bu hizmetlerinden dolayı sayın Başkan Arslan’ı kutlamamız gerekiyor.
Yozgat Belediyesi daha doğrusu Kazım Arslan, kentte gerçekleştirdiği bu tür pozitif icraatlarının yanı sıra tüm uyarılara rağmen yanlış ve negatif işlerde yaptı.
Hepimiz biliyoruz ki; bu şehrin en büyük ve çözümü en öncelikli meselesi ‘otopark’ sorunudur. Başkan Arslan’ın göreve gelir gelmez yapacağı ilk icraat, eski başkan Yusuf Başer’in yoğun mücadeleler sonucu istimlak ettiği, arsasını ve projesini hazırlattığı ‘Otopark’ işini hemen ihaleye çıkarıp bugüne kadar hayata geçirmesi gerekirdi. Yozgat’ta otopark sorununun giderek büyümesi nedeniyle sadece bu projeyi değil, kent içinde başka açık ve kapalı otopark alanlarını belirleyip, daha başka ‘otopark’ projelerini de hizmete sunmalıydı.
Ama sayın başkan her nedense kentin otopark sorununu gereğince ciddiye almadı. Başer’in hazır ‘otopark’ projesini 3 yıl beklettiği gibi üstüne üstlük kentin hemen hemen bütün yollarını da daralttı.
Yozgat’ta çözümlenemeyen otopark sorunu, kent içi trafiğinde sayıları hızla artan araçlar ve daraltılan yollar, şehrimizde yaşayan bütün araç sahiplerine adeta “çin işkencesi” yaşatıyor.
Dr. Arslan’ın Yozgat’ın gerçekten en ağır ve en ciddi sorunu olan otopark konusunu çözmemek için bu ısrarlı inadının nedenini de 4 yıldanberi anlayabilmiş değilim...
¨ ¨ ¨
Ve biliyorsunuz…
Yozgat halkı, geçtiğimiz yılın Aralık ayında unutulmayacak türden ve eşi-menendi başka kentlerde görülmeyen bir “su trajedisi” ve tehlikesini yaşadı.
Yozgat Belediyesi ne hazindir ki; musluklarından halkına “çamurlu su” ikram(!) eyledi.
Kirli sular yüzünden enfeksiyona yakalanan bazı hemşehrilerimiz hastanelerde adeta yaşam mücadelesi verirken kentteki bütün su aboneleri de endişe dolu günler geçirdiler
Belediye, su dağıtımı konusunda bundan sonra halkımıza bir daha böylesine tehlikeli su krizlerini yaşatmamalıdır.
Başkan sayın Arslan da Yozgat’ta “otopark sorununu kaderiyle baş başa bırakma umursamazlığından ve kent içi yolları daraltma alışkanlığından” artık vazgeçmelidir.

VE “NARSİZM” VAK’ALARI
Bilmem, sizler de farkında mısınız?
Son yıllarda siyaset, bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası ve STK’ların üst düzey yönetimlerinde; “Narsist” özellikli yeni bir idareci tipolojisi türedi.
Önce kime “Narsist” denilir?
Anlamını bilmeyenlere kısaca hatırlatayım.
Kökeni “Yunanca” olan bu kelimenin lügat karşılığına göre, kendini herkesten üstün tutan, kendi benliğine olağanüstü hayranlık duyan, kendisini delicesine seven ama başkalarını sevmeyen ve önemsemeyen, kendi yanlışlarını dahi doğru algılayan ama başkalarının doğrularını kabullenemeyen bireylere “Narsist” denir.
Yozgat’ın il ve ilçelerinde sayıları fazla olmasa da “Narsizm” kompleksinin ruh halini yaşayan yöneticilere rastlamak, maalesef mümkün...
Kimi, kendisini Tanrı’nın Yozgat’a özel olarak hizmet elçisi ödeviyle görevlendirdiğini, eğer siyasetçi ise her daim aynı göreve yeniden seçilmesinin şart olduğunu zannediyor.
Kimi kendi kararlarını hakkın, hukukun, kanunların, tüzük ve yönetmeliklerin üzerinde görerek emrindeki kurumları veya birimleri babasının çiftliği gibi sorumsuzca kişisel ikbal ve çıkarları doğrultusunda yönetiyor. Hatta bu arada yüksek kibirlerinden dolayı da yere göğe sığmıyor.
Kimi, halkın yaşadığı sıkıntıları umursamıyor, hatta işini, taleplerini ve beklentilerini zora soktuğu vatandaşlara ızdırap ölçüsünde çile çektirmekten zevk alıyor, haz duyuyor.
Kimileri, haklarındaki yolsuzluk iddiaları manşetlerden gündeme getirilse bile kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yerel medyada yer alan eleştirileri ve kamuoyunda söylenenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar. Kimileri ise Ak partili olmayan insanları vatandaştan ve adamdan saymıyorlar.
İşe bu “Narsist” özellikli zevatlar, birlikte çalıştıkları hem personelin, hem de vatandaşların nefretine ve gizliden gizliye husumetine neden oluyorlar… Dolaysıyla farkına varmadan Yozgatlıyı iktidar partisinden soğutuyorlar
Demem o ki; Hükümet ve Ak Parti Genel merkezi, anlatmaya çalıştığım bu “Narsizm sorunu”nu Türkiye genelinde göz ucuyla izlemeli,.. Hem halkın canını sıkan, hem de iktidara ve partiye zarar verenler hakkında gereği yapılmalıdır.

14 OCAK BELKİ DE SON FIRSAT
Hepimiz biliyoruz ki; Yozgat’ın gündeminde 15 yıldır süregelen ciddi bir sorun var.
Malum, Yozgat’ı erim erim eriten, küçülten ve gerileten “GÖǔ sorunu.
Binlerce Suriyeli mülteci Yozgat’a transfer edilse bile gerçekte nüfusumuz artmıyor.
Yenilenen kamu binaları, Hızlı tren, Havalimanı vb. projeler Yozgat’ta göçü ne ölçüde önleyebilir?
Göç faciasının durdurulabilmesi için Yozgat’ta yeni istihdam alanları kurulması ve yatırımlarının ihdas edilmesi şarttır.
Yozgat’ın bildik ve gizli zenginleri ile tasarruf sahipleri istihdama yönelik yatırımlar yapıyor mu?
Kesinlikle hayır. Bu kentte panellere davet edilebilen birkaç müteşebbisten başka fabrika kurmayı düşünen Yozgatlı sermayedar yok.
Aslında Yozgat zenginlerimiz hakkında da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sermayedarlarımızın Yozgat’a katkısızlıklarını da ayrı bir yazımda değerlendireceğim
Peki, ne yapmak lazım?
Bunun bir tek çözüm yolu var...
Defalarca yazdım. Bir kere daha hatırlatayım...
Bunun tek yolu; hükümetin geçen yıl planlayıp Türkiye kamuoyu ile paylaştığı Doğu ve Güneydoğudaki “özel öneme haiz illeri” fabrika bacalarıyla donatacak ve bölgeyi hızla kalkındıracak özel teşvik yasasına Yozgat’ı dâhil ettirmekten geçiyor.

Maalesef bizim Milletvekillerin gücü yetmedi bu işe...
Peki, bu durum karşısında “Ne yapmak gerek ?”
Hemen söyleyeyim.
“İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.”
İşte, tarihi fırsat... O doktor, 14 Ocakta Yozgat’a geliyor...
Hatırlatmakta yarar var.
Doğu ve Güneydoğu illeri teşvik yasası, önce 21 il’i kapsıyordu.
Sonra Başbakan sayın Binali Yıldırım Erzincan’ı, Sağlık eski Bakanı sayın Recep Akdağ Erzurum’u ve Maliye Bakanı sayın Naci Ağbal da Bayburt’u bu yasa kapsamına dahil ettirmişti. Yozgat’ın söz konusu yasaya dâhil edilmesi keyfiyeti de Cumhurbaşkanımızın iki dudağının arasındadır.
“Biz Yozgat’ı zaten marka şehir yapacaktık” dedi mi mesele tamamdır.
Yozgat, yoğun göç veren il olması nedeniyle teşvik yasasının tarifine uygun “Özel öneme haiz” bir il konumundadır..
Dolaysıyla yasa kapsamına girebilmesi en doğal hakkıdır.

Eğer, 14 Ocak günü Yozgat’ta biri veya birileri, Yozgat ve Yozgatlıyı gerçekten gözü gibi sevdiğini bildiğimiz sayın Cumhurbaşkanı’na göç sıkıntımızı bütün boyutlarıyla anlatabilirse; ben sorunun mutlaka çözümleneceğine inanıyorum.

Yozgat, ancak söz konusu teşvik yasasına dâhil edilerek erimekten ve küçülmekten kurtulabilir.

Aksi halde ne görkemli binalar, ne Belediyelerin icraatları, ne hızlı tren, ne hava limanı ve ne de stadyum Yozgat’ı “göç” belasından ve geri kalmışlıktan kurtaramaz!

**

Nice yıllara…

02.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Babalar sessiz kahramandırlar
Ciddi istihdam sıkıntısı çeken, zamanında Osmanlı'ya sancak olan, düşman çizmesi girmemiş bu memlekete içinde bulunduğu durum hiç yakışmıyor. Mekan aynı mekan fakat demekki insan aynı insan değilmiş. Diğer vilayetler daha'da büyürken, ilçeler il olurken YOZGAT kan kaybetti,kan kaybı artarak devam ediyor. Yozgatta namusuyla evine ekmek götüren her BABA bence bu ülkede yılın BABASI'dır.
erdem erdemir -- 30.06.2011 08:48
Babalar sessiz kahramandırlar
saygıdeğer Osman ağabey , Dr.İrfan AVGAN ın vefatını yazınızdan öğrendim ve çok üzüldüm . ALLAH gani gani rahmet etsin. tüm sevenlerine yani tüm Yozgatlıya başsağlığı diliyorum .üzüntüm den fazla birşey yazamıyorum . Hoşcakalın
irfan BÖLÜKBAŞI -- 27.06.2011 15:08
Babalar sessiz kahramandırlar
eniştem merhum irfan avgan için yazdığınız kelimeleri defalarca okudum okudum ve ağladım duyarlılığınız için size teşekkür etmek istedim ablam yasemin hanım içinde bahsettiğiniz sözler çok güzeldi onlar en yakınlarından bile uzak kalarak yozgatlılara hizmet vermeyi yıllar boyu o şehirde kalmayı tecih ettiler ben size vefalı bir yozgatlı ve acımızı paylaşan büyük gazeteciliğiniz için teşekkür ederim elinize ve kaleminize sağlık saygılarımla
jale özmen -- 27.06.2011 01:13
Babalar sessiz kahramandırlar
Osman bey Ispartadan yazan Hüseyin Ölmez'in kartpostala yazdıkları doğru ve güzel sözler. Bende tüm Babaların gününü kutlarım. Ayrıca Dost bir insanı kaybetmenin üzüntüsünü yaşamaktayım benimde çocuklarım onunla büyüdü onlarında irfan amcası idi Allah gani gani rahmet eylesin çok genç yaşta ayrıldı aramızdan tüm sevenlerine ve ailesine başsağlığı diliyorum.ANKARADAN Selamlar.
Mehmet KARA -- 25.06.2011 18:26
Babalar sessiz kahramandırlar
Değerli Osman Beyciğim.Bu sefer köşenizde iki duygusal olaya yer vermişsiniz.İkisi de içimizi burktu.Sayın Hüseyin Ölmez beyefendinin size gönderdiği karta yazdığı “BABALAR ,ANNELER KADAR ÇOK HATIRLANMAZ. BABALAR, EVLATLARINI HEP İÇTEN ve SESSİZ SEVEN, YİNE EVLATLARINA İÇİN İÇİN AĞLAYABİLEN DUYGULARI ASİL, SESSİZ KAHRAMANLARDIR.Cümleleri ne kadar isabetli bir yorum.Çerçeveletip duvara asılacak kadar güzel bir vecize.Evet benim rahmetli babam Muammer Çapanoğlu da eski terbiye gereği bize sevgisini belli etmezdi.Ben önce baba olunca sonra da dede olunca bunun ne kadar yanlış olduğunu fark ettim.Çok şükür tek kızıma da ikiz torunlarıma da becerebildiğim kadarı ile sevgimi belli etmeye ve onları her şeyden çok sevmeye gayret ettim.Sayın Hüseyin Ölmez beyefendi’nin kısacık kartından pek bir şey anlaşılamıyor.Acaba evlatlarından ayrı kaldığı için evlat hasretimi çekiyor ? Eğer öyle ise dilerim tez zamanda sevdiklerine kavuşur. Soyadı Ölmez olduğu için umarım içindeki yaşam arzusunu ve insan sevgisini de kaybetmez.Sevdiklerine kavuşmak için kendini mutlu görmek ve yaşama sıkı sıkı sarılmak için çaba göstereceğine inanıyorum.Zira soyadı Gülmez olan bekar bir bayan iş arkadaşımın öyle çileli bir hayatı vardı ki içimden zavallı arkadaşımın soyadı hayatına yansımış derdim.Hüseyin beyefendiye selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Yozgatlı çocukların değerli “Doktor amcaları”Merhum İrfan Avgan beyefendiye de Allahtan rahmet ve değerli ailesine de başsağlığı ve sabır diliyorum.Kendisi ile teşerrüf etmemiştik ama şurası muhakkak ki sizin bu kadar övgünüze mazhar olmuş bir kişi hele de bir hekim ise mutlaka yeri doldurulamayacak kıymetli bir insandır.Işıklar içinde yatsın.İstanbul’dan selam ve saygılar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 25.06.2011 15:49
Babalar sessiz kahramandırlar
sevgili hemşehrilerim öncelikle bu sutunlatı bizlere açan YOZGAT GAZETESİ sahibi ve başyazarı olan sayın 0sman hakan kiracı beyefendiye bir yozgatlı olarak şahsım ve aynı duyguları paylaştıklarına inandıgım tüm yozgat sevdalıları adına birkez daha teşekkür ederim. YOZGAT ve yozgatlılar için düşünce ve önarilerimizi dillendire biliyoruz umarım ve beklerimki bilgisi ve fikri olan her yozgatlının bu iletişim ortamına katılmalarında ve katkı koymalarında yarar vardır diye düşünüyorum. ÇÜNKİ BU YÜZYIL İLETİŞİM yılıdır. Tüm yozgat gazetesini internetten okuyan okurlardan öneri ve düşüncelerini bu sütunlarda yazmalarını bekler MUTLU . SAGLIKLI. VE BAŞARILI BİR HAYAT DİLEGİYLE.ANKARADAN selam ve sevgiler HASAN BAYCAN.
HASAN BAYCAN -- 23.06.2011 18:26
12 Haziran seçiminin “Yozgat” sonuçları
COK GUZEL BIR ANALIZ YAPMISSSINIZ BEN EN COK ABDULKADIR AKGULUN KAYBETMESINE UZULUYORUM.. GELECEK SEFER BELKIDE AKP DAHA IYI ORGANIZE OLURDA AKP DORT SIFIR ALIR INSALLAH ANP DONEMINDE ALTI SIFIR VEREN YOZGAT BILE YATIRIM ALAMAMISTI UNUTMIYALIM SIMDIDE MECBUREN YOZGATIDA DEVLETIN UNUTMADIGINI GORMEMIZ LAZIM ABDULKADIR AKGULE GECMIS OLSUN DER AKP YE BASARILAR DILERIM SAYGILARIMLA
HALIT YAGIZ -- 18.06.2011 19:06
12 Haziran seçiminin “Yozgat” sonuçları
Sayın Osman Bey,
Yozgat için seçim sonucunuz biraz argo olacak fakat tamamen "Cuk" diye oturmuş.Ayrıca sitenizde devamlı yorumlarını takip ettiğim. Sayın Abdülkadir ÇAPANOĞLU'nun değerli görüşlerine aynen katılıyorum.
YOZGAT ayrı bir güllük,gülistanlık olmuş'da bizim haberimiz yokmuş.Ya'da haberimiz varmış'da işimize gelmiyormuş.Zaten 9 yıl'da %33 azalan nüfusta, Dünya turuna çıkmışlar,Yakında Yozgat'a geri döneceklermiş.Ne'de olsa Yozgat Dünya çapında marka bir şehir olmuş.
Olmuşta bizim haberimiz yokmuş.
Ya'da haberimiz varmışda işimize gelmiyormuş.

SAYGILARIMLA,
erdem erdemir -- 14.06.2011 17:20
12 Haziran seçiminin “Yozgat” sonuçları
Bundan böyle yerköy,şefaatlı,yenifakılı boğazlıyanı yani yozgat ın güneyini hesaba almayan iktidar partiside olsa hesapları şaşacaktır.30 yılı geçkin sahipsizlik sonucu yerköylü hedefi göğüsledi.YERKÖY LÜ İsmail yılmaz ı hiçe sayan AKP sonucu görsün.
yaşar yılmaz -- 14.06.2011 16:08
12 Haziran seçiminin “Yozgat” sonuçları
Sayın Kiracı,ben yozgat politikasını yakından takip eden ve ilgi duyan bir seçmenim.12 haziran yorumunuz son derece gerçekci.olaylara objektif baktığınız için yorumlarınızda biz okurlara gerçekci geliyor.saygılarla...
Sevil -- 14.06.2011 10:20
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00