BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
239
Dün
:
4633
Toplam
:
13783202
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yeni bir yıla daha en içten iyimser dileklerle “merhaba” derken “Yozgat’ın gündemi”ndeki bazı konular ile Cumhurbaşkanımızın 14 Ocakta gerçekleştireceği fırsat niteliğindeki tarihi Yozgat ziyaretine ara başlıklar altında değinmek istiyorum.

YENİLENEN KAMU BİNALARI
Ak Parti iktidarı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisi tarzında ilimizde gerçekleştirdiği kurum binaları ile Yozgat’a estetik bir şehir havası görüntüsünü kazandırmış oldu.
Şehir Hastanesi, yeni Hükümet binası, Üniversite hastanesi, TOKİ’nin kentsel dönüşüm projesi, Adli Tıp ve Diyanet Eğitim merkezi binası, Spor vadisi ve ilçelerde de inşa edilen çeşitli hizmet binaları…
Hepsi birbirinden zarif görünümlü…
Hele Şehir hastanesine ne demeli?
Yozgat’ta tüm zamanların en teknolojik ve en modern inşaat ve hizmet abidesi...
Yeni hükümet binası da inşaat kalitesi bakımından oldukça ‘mükemmel’...
Ama şehir hastanesi insan sağlığına hizmet vermesi nedeniyle özellikle ben bu hastaneyi Yozgat’a kazandıran başta Cumhurbaşkanı sayın R.Tayyip Erdoğan ile emeği geçen herkese Yozgatsever biri olarak bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şehir hastanesine her gidişimde içimden ne diyorum biliyor musunuz?
“Keşke Üniversite hastanesiyle birleştirilebilseydi. İçerisinde daha nitelikli sağlık elemanları, Profesör ve Doçent ünvanlı doktorların çalışmasına olanak sağlansaydı.”
Ne güzel olurdu değil mi?

HIZLI TREN NİHAYET HIZLANIYOR...
Bu şehirde uzun yıllar yaşamakta olan hemşehrilerimiz bilirler ki; Devletin Yozgat’ta gerçekleştirmeye çalıştığı, özellikle çok elzem yatırım ve hizmetler her ne hikmetse rötarlı yani gecikmeli olarak tamamlanıp hizmete sunulur. Nitekim, Yozgat’ın 13 yıldanberi özlemle beklediği Hızlı tren Yozgat’a yavaş yavaş gelmekteydi. Ancak, sayın Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan “Sivas konuşmasında” Hızlı tren projesinin 2018’de tamamlanacağı müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatına göre, hemşehrilerimiz önümüzdeki sene veya en geç 2019’un başında inşaallah hızlı trenle seyahat edebilecek...
Yozgat - Ankara 1 saat...
Yozgat - İstanbul 4 saat...
Hayali bile ne güzel değil mi?

HAVAALANI ve STADYUM
Ak Parti iktidarı, ülkemizde hava trafiğini bütün illere yayma çabasında...
Bugün itibariyle aralarında Hakkâri, Ağrı, Şırnak gibi illerin de bulunduğu Türkiye’nin 55 vilayetinde hava limanları var. 15 ilde ise havaalanı projeleri sürüyor. Yozgat Havalimanı projesi de 5 yıl devam eden hazırlıkların ardından inşaatına başlanma aşamasında...
Söylenenlere bakılırsa; Yozgat, 2021’de Hava limanına da kavuşacak...
Havalimanın yapımı geciktirilmezse; Yozgat, en geç 2021 yılında ulaşımda çağ atlamış olacak...
¨ ¨ ¨
Yine AK parti iktidarının Türkiye genelinde gerçekleştirmekte olduğu en güzel icraatlarından biri de her ile “modern stadyumlar” projesi... Ülkemizde bugüne değin 24 devasa stadyum kompleksleri inşa edildi. Batman ve Turgutlu bile bu projeden yararlandı. Komşumuz Çorum’a da 33 bin seyirci kapasiteli modern bir stadyum inşa ediliyor.
Ama biz ‘Yozgat’ olarak yeni stadyumun yerini ancak bugünlerde belirleyebilmişiz..
Yozgat ve çevresinde yeni stada uygun bir alan bulunamadığı için eski yani mevcut stadyumun yerine kurulmasına karar verilmiş..
Bizde yatırımların ağır-aksak ve yavaş yürümesinin nedeni sadece merkez-i Hükümetin Yozgata özgü ihmalinden kaynaklanmıyor.Maalesef yerel yöneticilerimiz ve siyasetcilerimiz önemli projelerin işlevini aktif olarak takip edemiyorlar.
Çağdaş ve modern bir stadyum Yozgat’a, gençlerimize, Yozgat’ın futboluna ve Yozgatspor’un cefakâr taraftarlarına layık ve yakışacak bir projedir.
Daha da zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir.

BELEDİYEMİZİN İCRAATLARI...
Aslında Yozgat merkez Belediyesi icraatlarına ilişkin pozitif ve negatif anlamda yazılacak çok şey var. Ama bugünlük Belediyenin üç-beş icraatına değinmekle yetineceğim.
Yozgat, bundan 15-20 yıl öncesinde hızlı yapılaşma ve betonlaşma nedeniyle bahçeli evlerini, daha doğrusu yeşil dokusunu yitirmiş ve adeta sararıp solmuştu. Ayrıca da; karmakarışık, çarpık, düzensiz, eli yüzü kirli, derbeder bir şehir fotoğraflarını sergiliyordu.
Eski başkan sayın Yusuf Başer, kentimizin dört bir yanını ağaçlandırarak Yozgat’ı yeniden “yeşillendirmek” adına önemli bir işi başarıyla gerçekleştirmişti.
Dr. Kazım Arslan da, son 4 yıllık icraat döneminde bir takım radikal çalışmalarıyla kentimizin özellikle en merkezi alanlarındaki kirli görüntüleri gidermeyi başardı.
Sayın Arslan döneminde Cumhuriyet Meydanı çevresindeki binalar temizlenerek renk bütünlüğüne kavuşturulurken, şehirlerarası otobüs terminali de makyajlandı.
Büyük Sinema ve bazı konaklar restore edilerek hizmete sunuldu.
Bu arada otopark ve şehir meydanı, yeni hal binası ve iş merkezi, odun pazarı meydan projesi ve Yozgatpark gibi geniş çaplı projelere de başlandı.
Şehir merkezinin ana caddelerinde kirli görüntüleri kısmen giderilen ve makyajlanan Yozgat, bu dönemde eline yüzüne bakılan bir kent haline dönüştürüldü. Bu hizmetlerinden dolayı sayın Başkan Arslan’ı kutlamamız gerekiyor.
Yozgat Belediyesi daha doğrusu Kazım Arslan, kentte gerçekleştirdiği bu tür pozitif icraatlarının yanı sıra tüm uyarılara rağmen yanlış ve negatif işlerde yaptı.
Hepimiz biliyoruz ki; bu şehrin en büyük ve çözümü en öncelikli meselesi ‘otopark’ sorunudur. Başkan Arslan’ın göreve gelir gelmez yapacağı ilk icraat, eski başkan Yusuf Başer’in yoğun mücadeleler sonucu istimlak ettiği, arsasını ve projesini hazırlattığı ‘Otopark’ işini hemen ihaleye çıkarıp bugüne kadar hayata geçirmesi gerekirdi. Yozgat’ta otopark sorununun giderek büyümesi nedeniyle sadece bu projeyi değil, kent içinde başka açık ve kapalı otopark alanlarını belirleyip, daha başka ‘otopark’ projelerini de hizmete sunmalıydı.
Ama sayın başkan her nedense kentin otopark sorununu gereğince ciddiye almadı. Başer’in hazır ‘otopark’ projesini 3 yıl beklettiği gibi üstüne üstlük kentin hemen hemen bütün yollarını da daralttı.
Yozgat’ta çözümlenemeyen otopark sorunu, kent içi trafiğinde sayıları hızla artan araçlar ve daraltılan yollar, şehrimizde yaşayan bütün araç sahiplerine adeta “çin işkencesi” yaşatıyor.
Dr. Arslan’ın Yozgat’ın gerçekten en ağır ve en ciddi sorunu olan otopark konusunu çözmemek için bu ısrarlı inadının nedenini de 4 yıldanberi anlayabilmiş değilim...
¨ ¨ ¨
Ve biliyorsunuz…
Yozgat halkı, geçtiğimiz yılın Aralık ayında unutulmayacak türden ve eşi-menendi başka kentlerde görülmeyen bir “su trajedisi” ve tehlikesini yaşadı.
Yozgat Belediyesi ne hazindir ki; musluklarından halkına “çamurlu su” ikram(!) eyledi.
Kirli sular yüzünden enfeksiyona yakalanan bazı hemşehrilerimiz hastanelerde adeta yaşam mücadelesi verirken kentteki bütün su aboneleri de endişe dolu günler geçirdiler
Belediye, su dağıtımı konusunda bundan sonra halkımıza bir daha böylesine tehlikeli su krizlerini yaşatmamalıdır.
Başkan sayın Arslan da Yozgat’ta “otopark sorununu kaderiyle baş başa bırakma umursamazlığından ve kent içi yolları daraltma alışkanlığından” artık vazgeçmelidir.

VE “NARSİZM” VAK’ALARI
Bilmem, sizler de farkında mısınız?
Son yıllarda siyaset, bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası ve STK’ların üst düzey yönetimlerinde; “Narsist” özellikli yeni bir idareci tipolojisi türedi.
Önce kime “Narsist” denilir?
Anlamını bilmeyenlere kısaca hatırlatayım.
Kökeni “Yunanca” olan bu kelimenin lügat karşılığına göre, kendini herkesten üstün tutan, kendi benliğine olağanüstü hayranlık duyan, kendisini delicesine seven ama başkalarını sevmeyen ve önemsemeyen, kendi yanlışlarını dahi doğru algılayan ama başkalarının doğrularını kabullenemeyen bireylere “Narsist” denir.
Yozgat’ın il ve ilçelerinde sayıları fazla olmasa da “Narsizm” kompleksinin ruh halini yaşayan yöneticilere rastlamak, maalesef mümkün...
Kimi, kendisini Tanrı’nın Yozgat’a özel olarak hizmet elçisi ödeviyle görevlendirdiğini, eğer siyasetçi ise her daim aynı göreve yeniden seçilmesinin şart olduğunu zannediyor.
Kimi kendi kararlarını hakkın, hukukun, kanunların, tüzük ve yönetmeliklerin üzerinde görerek emrindeki kurumları veya birimleri babasının çiftliği gibi sorumsuzca kişisel ikbal ve çıkarları doğrultusunda yönetiyor. Hatta bu arada yüksek kibirlerinden dolayı da yere göğe sığmıyor.
Kimi, halkın yaşadığı sıkıntıları umursamıyor, hatta işini, taleplerini ve beklentilerini zora soktuğu vatandaşlara ızdırap ölçüsünde çile çektirmekten zevk alıyor, haz duyuyor.
Kimileri, haklarındaki yolsuzluk iddiaları manşetlerden gündeme getirilse bile kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yerel medyada yer alan eleştirileri ve kamuoyunda söylenenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar. Kimileri ise Ak partili olmayan insanları vatandaştan ve adamdan saymıyorlar.
İşe bu “Narsist” özellikli zevatlar, birlikte çalıştıkları hem personelin, hem de vatandaşların nefretine ve gizliden gizliye husumetine neden oluyorlar… Dolaysıyla farkına varmadan Yozgatlıyı iktidar partisinden soğutuyorlar
Demem o ki; Hükümet ve Ak Parti Genel merkezi, anlatmaya çalıştığım bu “Narsizm sorunu”nu Türkiye genelinde göz ucuyla izlemeli,.. Hem halkın canını sıkan, hem de iktidara ve partiye zarar verenler hakkında gereği yapılmalıdır.

14 OCAK BELKİ DE SON FIRSAT
Hepimiz biliyoruz ki; Yozgat’ın gündeminde 15 yıldır süregelen ciddi bir sorun var.
Malum, Yozgat’ı erim erim eriten, küçülten ve gerileten “GÖǔ sorunu.
Binlerce Suriyeli mülteci Yozgat’a transfer edilse bile gerçekte nüfusumuz artmıyor.
Yenilenen kamu binaları, Hızlı tren, Havalimanı vb. projeler Yozgat’ta göçü ne ölçüde önleyebilir?
Göç faciasının durdurulabilmesi için Yozgat’ta yeni istihdam alanları kurulması ve yatırımlarının ihdas edilmesi şarttır.
Yozgat’ın bildik ve gizli zenginleri ile tasarruf sahipleri istihdama yönelik yatırımlar yapıyor mu?
Kesinlikle hayır. Bu kentte panellere davet edilebilen birkaç müteşebbisten başka fabrika kurmayı düşünen Yozgatlı sermayedar yok.
Aslında Yozgat zenginlerimiz hakkında da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sermayedarlarımızın Yozgat’a katkısızlıklarını da ayrı bir yazımda değerlendireceğim
Peki, ne yapmak lazım?
Bunun bir tek çözüm yolu var...
Defalarca yazdım. Bir kere daha hatırlatayım...
Bunun tek yolu; hükümetin geçen yıl planlayıp Türkiye kamuoyu ile paylaştığı Doğu ve Güneydoğudaki “özel öneme haiz illeri” fabrika bacalarıyla donatacak ve bölgeyi hızla kalkındıracak özel teşvik yasasına Yozgat’ı dâhil ettirmekten geçiyor.

Maalesef bizim Milletvekillerin gücü yetmedi bu işe...
Peki, bu durum karşısında “Ne yapmak gerek ?”
Hemen söyleyeyim.
“İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.”
İşte, tarihi fırsat... O doktor, 14 Ocakta Yozgat’a geliyor...
Hatırlatmakta yarar var.
Doğu ve Güneydoğu illeri teşvik yasası, önce 21 il’i kapsıyordu.
Sonra Başbakan sayın Binali Yıldırım Erzincan’ı, Sağlık eski Bakanı sayın Recep Akdağ Erzurum’u ve Maliye Bakanı sayın Naci Ağbal da Bayburt’u bu yasa kapsamına dahil ettirmişti. Yozgat’ın söz konusu yasaya dâhil edilmesi keyfiyeti de Cumhurbaşkanımızın iki dudağının arasındadır.
“Biz Yozgat’ı zaten marka şehir yapacaktık” dedi mi mesele tamamdır.
Yozgat, yoğun göç veren il olması nedeniyle teşvik yasasının tarifine uygun “Özel öneme haiz” bir il konumundadır..
Dolaysıyla yasa kapsamına girebilmesi en doğal hakkıdır.

Eğer, 14 Ocak günü Yozgat’ta biri veya birileri, Yozgat ve Yozgatlıyı gerçekten gözü gibi sevdiğini bildiğimiz sayın Cumhurbaşkanı’na göç sıkıntımızı bütün boyutlarıyla anlatabilirse; ben sorunun mutlaka çözümleneceğine inanıyorum.

Yozgat, ancak söz konusu teşvik yasasına dâhil edilerek erimekten ve küçülmekten kurtulabilir.

Aksi halde ne görkemli binalar, ne Belediyelerin icraatları, ne hızlı tren, ne hava limanı ve ne de stadyum Yozgat’ı “göç” belasından ve geri kalmışlıktan kurtaramaz!

**

Nice yıllara…

02.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Başbakan'a anlatılması gereken sorun
Değerli Osman Beyciğim. Hakikaten sadece Yozgat basını değil tüm basın camiası içinde seçkin bir yeriniz olduğunu biliyoruz. Aldığınız sayısız ödüllerden de belli zaten.Şunu tüm açık yürekliliğim ile belirteyim ki, rahmetli Abbas Sayar ağabeyimizden kalan bayrağı siz şerefle taşıyorsunuz. Bu köşe yazınız da sanki devlet planlama teşkilatınca hazırlanmış bir Yozgat raporu olmuş. Yozgat Nüfus ve Vatandaşlık il müdürlüğünden aldığınız rakamlar, Yozgat’ta bir göçü değil, Yozgat’ın resmen tahliye edildiğini gösteriyor. Çok acı bir durum. Geçmiş yıllardan başlayarak iş başındaki hükümetlerce uygulanan politikalar sayesinde Yozgat’ın neler kazandığını neler kaybettiğini ve ne hâle geldiğini çok güzel anlatmışsınız. İğne ve Çuvaldız tespitleriniz tam isabet. Okuyucularınızdan Hasan beyin dileğine bende katılıyorum. Keşke bu yazınızı bir zarfa koyup Sn. Başbakan’a, Sn. Cemil Çiçek’e, Sn. Bekir Bozdağ’a iletseydiniz.İnşallah bu bakanların danışmanları Yozgat mitingi sonrası acaba basın arkamızdan ne yazdı diye merak edip sizin bu müstesna yazınızı not almışlardır.İstanbul’dan en derin saygı ve selamlar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 25.05.2011 11:24
Başbakan'a anlatılması gereken sorun
sayın osman kiracı teşhisleriniz gayet dogru bu düşüncelerinizi ve yazılarınızı bir zarfa koyarak yozgatın sayın eski milletvekili ve yeni adaylara .gönerseniz nasıl olur. eger bu güne kadarki yazılarınızı okumuş olsalardı bu kadar göç ve yoksulluk olurmuydu sayın kiracı birde yozgatın türkiye ortalama yaşam ve kalkınmışlık istatistiklerini ilave ederseniz iyi olacagı kanısındayım HERHANGİ BİR ZAHMETE KATLANMADAN MEVCUT DURUMU GÖRE BİLİRLER benim gibi yozgata senede en az iki kez gelenlerin gözlemi bu dışarıdan bakınca üçüncü dünya ülkesinin her hangi bir şehri gibi gözüküyor selam ve sevgiler
hasan -- 20.05.2011 15:57
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
Şu bankaların bizleri masraf adı altında soymaları ile ilgili yazmış olduğunuz haber için teşekkür ediyorum.
Hülusi -- 12.05.2011 10:10
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
SAAT KULESİ POLİTİKASI BİTMİŞTİR.
evet haklısınız.
Bakın ne MHP ne CHP lideri merkeze gelmiyiyor.
çok yazık.
Merkezdekilerin kimsesizliği ne olacak.
HAKKI -- 03.05.2011 11:05
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
Değerli Osman Beyciğim.Bozok Üniversitesinde rektörlük seçimi yapılacağını gazetenizden öğrenmiştik.Başka gazetelerin yaptıkları anketlerde de kimlerin aday olduklarını öğrendik.Bende acizane uzaktan da olsa oyumu kullanmıştım.Geçen süre içinde Yozgat’ta yaşayan akrabalarım ve eş dost ile yaptığım sohbetlerde konu ile ilgili şöyle duyumlar aldım.Üniversiteye Sn. İnci Varinli döneminde 120 civarında öğretim üyesi ve yine 100 den fazla idari personel alınmış.Gerek öğretim üyesi ve gerekse idari personelin yaklaşık %70 inin de Kayserili olduğunu söylediler.Bunu duyunca üzülmemek mümkün mü.Türkiye’nin her yanındaki üniversitelerde hatta en yakındaki Ankara’da bile Yozgatlı öğretim üyeleri var.Hadi bunların bazılarının branşları uymadı diyelim.İdari personel olarak Yozgat’ta ehil insan mı yoktu.Yoksa Kayserililer bu konudada mı daha uyanık.Yozgat halkı neden bu konularda duyarsız kalıyor?Bir taraftan işsizlikten şikayet edip de sonra dünyadan habersiz gibi olmak nasıl oluyor anlamak mümkün değil. Anlaşılıyor ki Sn. İnci Varinli nin hemşerilik yanı ağır basmış. Bu kadar Kayseriliyi Yozgatlının haberi olmadan Yozgat’a sokmuşsa tebrik etmek gerekir. İstanbul’dan en derin saygılarımla.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 25.04.2011 23:41
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
KOLAY GELSIN ABIM
HER GUNUN BIR KONUSU VARDIR SIZDE DOGRU OLAYLARADA VE KONULARA PARMAK BASIYORSUNUZ TEBRIKLER
BIZ ILCE DELEGESI OLARAK YOZGATA GELINCE BASKENT DELEGELERINIDE HEP SAATHANELILER
KARAR VERIYORDU ILCEDEKILERIDE KUCUK GORUYORLARDI SIZ BASKANTE NE YAPACAKSINIZ DIYE ILCELER GUCLENIP VEDE MERKEZ ILCEDEKILERDE VURDUM DUYMAZLASINCA DURUM KACINILMAZ TABIKI NORMAL DEGILMI OYLE OLMASIDA HERKES EKTIGINI BICER DAHA COOOOK BEKLERLER NIYE HERKES MECBUREN KENDI ADAYINA SAHIP CIKACAK VEDE DESTEKLIYECEK KULAKLARI CINLASIN YASAR ERBAZ AGABEYIM BU ISLE BIRE BIR ILGILENIRDI ODA BIRAKTI MERKEZDE BITTI. HERKESE SEVGI VE SELAMLARIMI SUNARIM. GELECEK BAHARA NE KALDIKI 2016 YAKIN O ZAMAN DIKKAT EDERLER BELKI YAZILARINIZIN DEVAMINI DILERIM.
HALIT YAGIZ -- 25.04.2011 17:02
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
Partilerin adaylarını açıklamalarını müteakip tüm ulusal medyada değişik yorumlar yapıldı.Fakat sizin yazdığınız bu yazıyı Yozgat siyasetinin analizi olarak görmek size yapılabilecek en büyük haksızlık olacaktır.Siz bu yazınızla tüm Türkiye siyasetine VE SİYASET KÜLTÜRÜNE ÇARPICI BİR YAKLAŞIMDA BULUNDUNUZ.Bu yazınız siyaset bilimcilere,siyasilere,seçmenlere ve siyaseten etkilenlere ciddi göndermeler yapmaktadır.Sizi tebrik ediyorum.Tüm Yozgat'lı hemşehrilerime selam ediyorum.

Saygılarımla

Murat GÜL
Kapanan Pınar Anadolu Gıda Genel Müdürü
Adınız ve Soyadınız -- 12.04.2011 20:10
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
hakan kardeşim..yorumuna virgülüne kadar katılıyorum.Yazıklar olsun verilen emeklere saygı duymayan delegelere..Ali keven kardeşime metanet diliyorum.her konuda aynı duyarsızlığı yapıp sonrada tüh..tüh..yapmıyormuyuz.? hayırlısı olur inşallah..sevgi ve selamlar.
ömer faruk AKYOLLU -- 12.04.2011 07:56
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
Her Yozgatlı,nerde olursa olsun,ilimizin her geçen gün kan kaybettiğinden bahseder durur.Nedeni ise bir türlü ortaya konmaz.Artık başımızı iki elimizin arasına koyup düşünme zamanı geldi.Neden insanlar göç eder,neden insanlar bir birine haset eder,neden il merkezi ilçelerine iyi gözle bakmaz?Soruları çoğaltmak mümkün,ama gerek yok.Hiç kimse kusura bakmasın:Allah,'Kendinizi değiştirmezseniz,ben sizin halinizi değiştirmem'buyuruyor!'Uzayan kol bizden olsun' diyen var mı?Kendi evlatlarımıza yan gözle bakıp,yabancı deyince,yelkenleri suya indirme huyumuzdan vazgeçebildik mi?Bir büyük iş adamına 'siyasete girecek,bize rakip olacak'diye söylemediğimizi bıraktık mı?Eller,İzzet Baysal,Kadir Has'larına sahip çıktılar,biz ne yaptık?Bir fert ya da toplum ne ekiyorsa onu biçer,neye layıksa onu bulur!Sayın KİRACI,ömrünüzü ve kaleminizi bu konularla tükettiniz,ne oldu,bir arpa boyu yol alabildik mi,düşman kazanmaktan başka!Havanda suyu döv,su yine sudur..yine de 'su'ya benzettik,nezaketimizden,aldığımız terbiyeden..
Bahtsız Yozgat'ım benim... -- 09.04.2011 14:47
Yozgat’ın saat kulesi politikası tamamen bitmiştir artık
Sayın KİRACI,'Saathane'nin dibi' yazınızı okudum.Bir de başka açıdan olaya bakalım; yıllar yılı 'saathane'nin dibi' muhteremleri,ilçelerine hep yan gözle baktılar,Muslubelen'den öteyi 'düşman' olarak gördüler,şimdilerde de ektiklerini biçiyorlar.Bir ağaç köküyle,dalıyla,yaprağıyla,çiçeğiyle,meyvesiyle bir bütün değil mi?Bir il de,il merkeziyle,ilçeleriyle,beldeleri ve köyleriyle bir bütün olarak kabul edilmeliydi!Saatkulesi dibi' muhteremleri,Kuzeye baktılar Nonutlu Tepe'yi,Güneye baktılar Çamlığı gördüler,başka bir yeri içlerine sindiremediler.Hani zaman zaman serzenişte bulunursunuz ya,'hasetlik genlerde var' diye..Aynen doğru.Bu kafa yapısı değişmediği sürece ki -asla değişmez-Kimbilir bu konularda daha çok yazılar kaleme alacağa benziyorsunuz.Bu anlayış 'saathane dibinde'çok insanları zaman değirmeninde un haline getirip üğüttü!Ders alınır mı bilmem?Saygılar...
FATİHAN -- 07.04.2011 19:08
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00