BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.10.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
201
Dün
:
4633
Toplam
:
14608606
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yeni bir yıla daha en içten iyimser dileklerle “merhaba” derken “Yozgat’ın gündemi”ndeki bazı konular ile Cumhurbaşkanımızın 14 Ocakta gerçekleştireceği fırsat niteliğindeki tarihi Yozgat ziyaretine ara başlıklar altında değinmek istiyorum.

YENİLENEN KAMU BİNALARI
Ak Parti iktidarı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisi tarzında ilimizde gerçekleştirdiği kurum binaları ile Yozgat’a estetik bir şehir havası görüntüsünü kazandırmış oldu.
Şehir Hastanesi, yeni Hükümet binası, Üniversite hastanesi, TOKİ’nin kentsel dönüşüm projesi, Adli Tıp ve Diyanet Eğitim merkezi binası, Spor vadisi ve ilçelerde de inşa edilen çeşitli hizmet binaları…
Hepsi birbirinden zarif görünümlü…
Hele Şehir hastanesine ne demeli?
Yozgat’ta tüm zamanların en teknolojik ve en modern inşaat ve hizmet abidesi...
Yeni hükümet binası da inşaat kalitesi bakımından oldukça ‘mükemmel’...
Ama şehir hastanesi insan sağlığına hizmet vermesi nedeniyle özellikle ben bu hastaneyi Yozgat’a kazandıran başta Cumhurbaşkanı sayın R.Tayyip Erdoğan ile emeği geçen herkese Yozgatsever biri olarak bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şehir hastanesine her gidişimde içimden ne diyorum biliyor musunuz?
“Keşke Üniversite hastanesiyle birleştirilebilseydi. İçerisinde daha nitelikli sağlık elemanları, Profesör ve Doçent ünvanlı doktorların çalışmasına olanak sağlansaydı.”
Ne güzel olurdu değil mi?

HIZLI TREN NİHAYET HIZLANIYOR...
Bu şehirde uzun yıllar yaşamakta olan hemşehrilerimiz bilirler ki; Devletin Yozgat’ta gerçekleştirmeye çalıştığı, özellikle çok elzem yatırım ve hizmetler her ne hikmetse rötarlı yani gecikmeli olarak tamamlanıp hizmete sunulur. Nitekim, Yozgat’ın 13 yıldanberi özlemle beklediği Hızlı tren Yozgat’a yavaş yavaş gelmekteydi. Ancak, sayın Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan “Sivas konuşmasında” Hızlı tren projesinin 2018’de tamamlanacağı müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatına göre, hemşehrilerimiz önümüzdeki sene veya en geç 2019’un başında inşaallah hızlı trenle seyahat edebilecek...
Yozgat - Ankara 1 saat...
Yozgat - İstanbul 4 saat...
Hayali bile ne güzel değil mi?

HAVAALANI ve STADYUM
Ak Parti iktidarı, ülkemizde hava trafiğini bütün illere yayma çabasında...
Bugün itibariyle aralarında Hakkâri, Ağrı, Şırnak gibi illerin de bulunduğu Türkiye’nin 55 vilayetinde hava limanları var. 15 ilde ise havaalanı projeleri sürüyor. Yozgat Havalimanı projesi de 5 yıl devam eden hazırlıkların ardından inşaatına başlanma aşamasında...
Söylenenlere bakılırsa; Yozgat, 2021’de Hava limanına da kavuşacak...
Havalimanın yapımı geciktirilmezse; Yozgat, en geç 2021 yılında ulaşımda çağ atlamış olacak...
¨ ¨ ¨
Yine AK parti iktidarının Türkiye genelinde gerçekleştirmekte olduğu en güzel icraatlarından biri de her ile “modern stadyumlar” projesi... Ülkemizde bugüne değin 24 devasa stadyum kompleksleri inşa edildi. Batman ve Turgutlu bile bu projeden yararlandı. Komşumuz Çorum’a da 33 bin seyirci kapasiteli modern bir stadyum inşa ediliyor.
Ama biz ‘Yozgat’ olarak yeni stadyumun yerini ancak bugünlerde belirleyebilmişiz..
Yozgat ve çevresinde yeni stada uygun bir alan bulunamadığı için eski yani mevcut stadyumun yerine kurulmasına karar verilmiş..
Bizde yatırımların ağır-aksak ve yavaş yürümesinin nedeni sadece merkez-i Hükümetin Yozgata özgü ihmalinden kaynaklanmıyor.Maalesef yerel yöneticilerimiz ve siyasetcilerimiz önemli projelerin işlevini aktif olarak takip edemiyorlar.
Çağdaş ve modern bir stadyum Yozgat’a, gençlerimize, Yozgat’ın futboluna ve Yozgatspor’un cefakâr taraftarlarına layık ve yakışacak bir projedir.
Daha da zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir.

BELEDİYEMİZİN İCRAATLARI...
Aslında Yozgat merkez Belediyesi icraatlarına ilişkin pozitif ve negatif anlamda yazılacak çok şey var. Ama bugünlük Belediyenin üç-beş icraatına değinmekle yetineceğim.
Yozgat, bundan 15-20 yıl öncesinde hızlı yapılaşma ve betonlaşma nedeniyle bahçeli evlerini, daha doğrusu yeşil dokusunu yitirmiş ve adeta sararıp solmuştu. Ayrıca da; karmakarışık, çarpık, düzensiz, eli yüzü kirli, derbeder bir şehir fotoğraflarını sergiliyordu.
Eski başkan sayın Yusuf Başer, kentimizin dört bir yanını ağaçlandırarak Yozgat’ı yeniden “yeşillendirmek” adına önemli bir işi başarıyla gerçekleştirmişti.
Dr. Kazım Arslan da, son 4 yıllık icraat döneminde bir takım radikal çalışmalarıyla kentimizin özellikle en merkezi alanlarındaki kirli görüntüleri gidermeyi başardı.
Sayın Arslan döneminde Cumhuriyet Meydanı çevresindeki binalar temizlenerek renk bütünlüğüne kavuşturulurken, şehirlerarası otobüs terminali de makyajlandı.
Büyük Sinema ve bazı konaklar restore edilerek hizmete sunuldu.
Bu arada otopark ve şehir meydanı, yeni hal binası ve iş merkezi, odun pazarı meydan projesi ve Yozgatpark gibi geniş çaplı projelere de başlandı.
Şehir merkezinin ana caddelerinde kirli görüntüleri kısmen giderilen ve makyajlanan Yozgat, bu dönemde eline yüzüne bakılan bir kent haline dönüştürüldü. Bu hizmetlerinden dolayı sayın Başkan Arslan’ı kutlamamız gerekiyor.
Yozgat Belediyesi daha doğrusu Kazım Arslan, kentte gerçekleştirdiği bu tür pozitif icraatlarının yanı sıra tüm uyarılara rağmen yanlış ve negatif işlerde yaptı.
Hepimiz biliyoruz ki; bu şehrin en büyük ve çözümü en öncelikli meselesi ‘otopark’ sorunudur. Başkan Arslan’ın göreve gelir gelmez yapacağı ilk icraat, eski başkan Yusuf Başer’in yoğun mücadeleler sonucu istimlak ettiği, arsasını ve projesini hazırlattığı ‘Otopark’ işini hemen ihaleye çıkarıp bugüne kadar hayata geçirmesi gerekirdi. Yozgat’ta otopark sorununun giderek büyümesi nedeniyle sadece bu projeyi değil, kent içinde başka açık ve kapalı otopark alanlarını belirleyip, daha başka ‘otopark’ projelerini de hizmete sunmalıydı.
Ama sayın başkan her nedense kentin otopark sorununu gereğince ciddiye almadı. Başer’in hazır ‘otopark’ projesini 3 yıl beklettiği gibi üstüne üstlük kentin hemen hemen bütün yollarını da daralttı.
Yozgat’ta çözümlenemeyen otopark sorunu, kent içi trafiğinde sayıları hızla artan araçlar ve daraltılan yollar, şehrimizde yaşayan bütün araç sahiplerine adeta “çin işkencesi” yaşatıyor.
Dr. Arslan’ın Yozgat’ın gerçekten en ağır ve en ciddi sorunu olan otopark konusunu çözmemek için bu ısrarlı inadının nedenini de 4 yıldanberi anlayabilmiş değilim...
¨ ¨ ¨
Ve biliyorsunuz…
Yozgat halkı, geçtiğimiz yılın Aralık ayında unutulmayacak türden ve eşi-menendi başka kentlerde görülmeyen bir “su trajedisi” ve tehlikesini yaşadı.
Yozgat Belediyesi ne hazindir ki; musluklarından halkına “çamurlu su” ikram(!) eyledi.
Kirli sular yüzünden enfeksiyona yakalanan bazı hemşehrilerimiz hastanelerde adeta yaşam mücadelesi verirken kentteki bütün su aboneleri de endişe dolu günler geçirdiler
Belediye, su dağıtımı konusunda bundan sonra halkımıza bir daha böylesine tehlikeli su krizlerini yaşatmamalıdır.
Başkan sayın Arslan da Yozgat’ta “otopark sorununu kaderiyle baş başa bırakma umursamazlığından ve kent içi yolları daraltma alışkanlığından” artık vazgeçmelidir.

VE “NARSİZM” VAK’ALARI
Bilmem, sizler de farkında mısınız?
Son yıllarda siyaset, bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası ve STK’ların üst düzey yönetimlerinde; “Narsist” özellikli yeni bir idareci tipolojisi türedi.
Önce kime “Narsist” denilir?
Anlamını bilmeyenlere kısaca hatırlatayım.
Kökeni “Yunanca” olan bu kelimenin lügat karşılığına göre, kendini herkesten üstün tutan, kendi benliğine olağanüstü hayranlık duyan, kendisini delicesine seven ama başkalarını sevmeyen ve önemsemeyen, kendi yanlışlarını dahi doğru algılayan ama başkalarının doğrularını kabullenemeyen bireylere “Narsist” denir.
Yozgat’ın il ve ilçelerinde sayıları fazla olmasa da “Narsizm” kompleksinin ruh halini yaşayan yöneticilere rastlamak, maalesef mümkün...
Kimi, kendisini Tanrı’nın Yozgat’a özel olarak hizmet elçisi ödeviyle görevlendirdiğini, eğer siyasetçi ise her daim aynı göreve yeniden seçilmesinin şart olduğunu zannediyor.
Kimi kendi kararlarını hakkın, hukukun, kanunların, tüzük ve yönetmeliklerin üzerinde görerek emrindeki kurumları veya birimleri babasının çiftliği gibi sorumsuzca kişisel ikbal ve çıkarları doğrultusunda yönetiyor. Hatta bu arada yüksek kibirlerinden dolayı da yere göğe sığmıyor.
Kimi, halkın yaşadığı sıkıntıları umursamıyor, hatta işini, taleplerini ve beklentilerini zora soktuğu vatandaşlara ızdırap ölçüsünde çile çektirmekten zevk alıyor, haz duyuyor.
Kimileri, haklarındaki yolsuzluk iddiaları manşetlerden gündeme getirilse bile kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yerel medyada yer alan eleştirileri ve kamuoyunda söylenenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar. Kimileri ise Ak partili olmayan insanları vatandaştan ve adamdan saymıyorlar.
İşe bu “Narsist” özellikli zevatlar, birlikte çalıştıkları hem personelin, hem de vatandaşların nefretine ve gizliden gizliye husumetine neden oluyorlar… Dolaysıyla farkına varmadan Yozgatlıyı iktidar partisinden soğutuyorlar
Demem o ki; Hükümet ve Ak Parti Genel merkezi, anlatmaya çalıştığım bu “Narsizm sorunu”nu Türkiye genelinde göz ucuyla izlemeli,.. Hem halkın canını sıkan, hem de iktidara ve partiye zarar verenler hakkında gereği yapılmalıdır.

14 OCAK BELKİ DE SON FIRSAT
Hepimiz biliyoruz ki; Yozgat’ın gündeminde 15 yıldır süregelen ciddi bir sorun var.
Malum, Yozgat’ı erim erim eriten, küçülten ve gerileten “GÖǔ sorunu.
Binlerce Suriyeli mülteci Yozgat’a transfer edilse bile gerçekte nüfusumuz artmıyor.
Yenilenen kamu binaları, Hızlı tren, Havalimanı vb. projeler Yozgat’ta göçü ne ölçüde önleyebilir?
Göç faciasının durdurulabilmesi için Yozgat’ta yeni istihdam alanları kurulması ve yatırımlarının ihdas edilmesi şarttır.
Yozgat’ın bildik ve gizli zenginleri ile tasarruf sahipleri istihdama yönelik yatırımlar yapıyor mu?
Kesinlikle hayır. Bu kentte panellere davet edilebilen birkaç müteşebbisten başka fabrika kurmayı düşünen Yozgatlı sermayedar yok.
Aslında Yozgat zenginlerimiz hakkında da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sermayedarlarımızın Yozgat’a katkısızlıklarını da ayrı bir yazımda değerlendireceğim
Peki, ne yapmak lazım?
Bunun bir tek çözüm yolu var...
Defalarca yazdım. Bir kere daha hatırlatayım...
Bunun tek yolu; hükümetin geçen yıl planlayıp Türkiye kamuoyu ile paylaştığı Doğu ve Güneydoğudaki “özel öneme haiz illeri” fabrika bacalarıyla donatacak ve bölgeyi hızla kalkındıracak özel teşvik yasasına Yozgat’ı dâhil ettirmekten geçiyor.

Maalesef bizim Milletvekillerin gücü yetmedi bu işe...
Peki, bu durum karşısında “Ne yapmak gerek ?”
Hemen söyleyeyim.
“İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.”
İşte, tarihi fırsat... O doktor, 14 Ocakta Yozgat’a geliyor...
Hatırlatmakta yarar var.
Doğu ve Güneydoğu illeri teşvik yasası, önce 21 il’i kapsıyordu.
Sonra Başbakan sayın Binali Yıldırım Erzincan’ı, Sağlık eski Bakanı sayın Recep Akdağ Erzurum’u ve Maliye Bakanı sayın Naci Ağbal da Bayburt’u bu yasa kapsamına dahil ettirmişti. Yozgat’ın söz konusu yasaya dâhil edilmesi keyfiyeti de Cumhurbaşkanımızın iki dudağının arasındadır.
“Biz Yozgat’ı zaten marka şehir yapacaktık” dedi mi mesele tamamdır.
Yozgat, yoğun göç veren il olması nedeniyle teşvik yasasının tarifine uygun “Özel öneme haiz” bir il konumundadır..
Dolaysıyla yasa kapsamına girebilmesi en doğal hakkıdır.

Eğer, 14 Ocak günü Yozgat’ta biri veya birileri, Yozgat ve Yozgatlıyı gerçekten gözü gibi sevdiğini bildiğimiz sayın Cumhurbaşkanı’na göç sıkıntımızı bütün boyutlarıyla anlatabilirse; ben sorunun mutlaka çözümleneceğine inanıyorum.

Yozgat, ancak söz konusu teşvik yasasına dâhil edilerek erimekten ve küçülmekten kurtulabilir.

Aksi halde ne görkemli binalar, ne Belediyelerin icraatları, ne hızlı tren, ne hava limanı ve ne de stadyum Yozgat’ı “göç” belasından ve geri kalmışlıktan kurtaramaz!

**

Nice yıllara…

02.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
SORGUNDA KAYDA DEĞER BAŞARI ÖYKÜSÜ
Aziz Dostum Osman Bey, "Marifet iltifata tabidir".Sizler gibi hakperest insanlar her zaman hak ve haklının yanında olarak, her hak sahibinin hakkını verme hususunda adil davranışınızı sürdürüyorsunuz.Bu memleketin değerini ve değerlerini takdir etmeniz ilgililere şevk verecek ve ehli hamiyyetin de himmetlerinin artarak devam etmesine vesile olacaktır.Selam ve saygılarla...
Ali DEMİRDAĞ -- 27.04.2016 14:51
SORGUNDA KAYDA DEĞER BAŞARI ÖYKÜSÜ
Bu ak parti böyle çalışkan birini niye tekrar milletvekili yapmaz da pasif insanları tercih eder,anlayabilmiş değilim.Yozgat ne zaman hizmete muktedir siyasetcileri meclise gönderirse bi yere varabilir.yoksa kaderiye başbaa kalır,Sorgunlu bi ak partili olarak osman coşkuna minnettarız.Allah kendisinden razı olsun...
Vahit -- 27.04.2016 10:14
SORGUNDA KAYDA DEĞER BAŞARI ÖYKÜSÜ
kendi topraklarına ve memleketinin insanlarına hizmet ihtirasıyla dopdolu Yozat sevdalısı Osman Coşkun beyin Yozgata katkıları işte böyle anlatılır.kaleminize sağlık..
Sümeyye -- 27.04.2016 07:12
SORGUNDA KAYDA DEĞER BAŞARI ÖYKÜSÜ
Sayın Kiracı, Yozgat’ın siyasi, sosyal ve ekonomik sorunları ile ilgili gözlemlerinizi, yaptığınız güzel tahlilleriniz ile bizimle paylaşıyorsunuz. Bizde çoğu zaman içimiz burkularak okuyup bilgilenirken, Yeni Çeltik Kömür işletmeleri genel müdürü idealist insan Sayın Osman Coşun Bey’in toplum için yaptığı yararlı çalışmaları da bazen sizin kaleminizden bazen de gazete haberlerinden öğreniyor mutlu oluyoruz. Kendisine buradan teşekkürlerimizi arz ediyorum. Ama Sorgun Yeni Çeltek Agâh Efendi ilk ve ortaokulu için ayrıca şahsi teşekkürlerimi gazetenizin tavassutu ile iletmek istiyorum. Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 26.04.2016 14:50
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
Osman Bey, Yozgat için çok şey söylendi, çok konuşuldu, her mevkiden sözler verildi. Heyecanımıza heyecan katıldı. Ama o kadar. Biz Yozgatlılar maalesef bize verilen sözlerin neden yapılmadığını konuşarak geçiriyoruz ömrümüzü. Bize proje odaklı vekiller ve daha önemlisi bürokratlar lazım. Yozgat üst düzey bürokratı olmadığından kaybeden bir şehir. Bakanı, meclis başkanı ve vekilleri hep oldu ama sonuç ortada. O yüzden, kendilerinden başkasının düşünmeyen Bozdağ ve 3 vekile, bürokrat yetiştirmenin ve yerleştirmenin önemli olduğunu bir hatırlatsanız, belki sizi duyarlar.
Selam ve dua ile
Kamil Torkan -- 17.04.2016 01:06
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
Sayın Osman Hakan KİRACI,Yozgat'ın önemli sorunlarını hep dile getiriyorsunuz.Sizi kutluyorum.Belediye kentsel dönüşüm vb.uygulamaları ile ve yeni konut alanlarını imara açma konusunda bir hayli çalışma yapıyor!Yozgat yaşanacak bir il olma yolunda bir arpa boyu bile yol alamamaktadır.Çok katlı binalar yapılıyor üstelik yozgat'ın yeşil alan bakımından yoksun bir il olmasına rağmen yeni konut alanları yapımı için yeşil alanlar,orman ve ağaçlık alanlar yok edilerek bu uygulama devam etmektedir.Atatürk yolu güzargah,Üniversite alanı,hastane alanı buna somut örneklerdir.
Konutlar yapılıyor ama bu büyük siteler için hiç ama hiç bir otopark ve yeşil alan düşünülmemektedir.Özellikle site sakinlerinin spor yapmaları için Atatürk Yolu ayırımından başlamak üzere üniversiteye doğru yürüyüş parkurları yapmak,Terminalden başlayıp yeni hastane yapılan yere doğru,Yimpaş AVM.den başlayıp Alparslan Tünkeş Yurduna doğru yürüyüş parkuru yapmak çok mu zor dersiniz.Halkımızın yemek-içmek kadar güneşli havada yürüyüş yaparak hem sosyal faaliyetlerde bulunmalarını,hemde sağlıklı kalabilmelerini temin edemezmiyiz?.
Biliyorum her boyoyo boyadıkta fıstığı yeşil mi kaldı denecek ama Yozgat'ımızın güzelliği için istihdama duyulan ihtiyaç kadar çevre düzenlemesine de bi o kadar ihtiyaç olsa gerek.
Ayrıca yıkılan eski sanayii bölgesi neden konuta açılır anlayabilmiş değilim.Orası altı otopark,üstü yeşil alan (park) olarak yapılıp insanlarımızın rahatça dinlenmesi için düzenlenmesi daha iyi olmaz mı ?dersiniz.Yine şu anki Milli Eğitim müdürlüğünün önündeki araç parkının hem valilik,hem milli Eğitim hemde güzel Yozgatlı insanlarımızın dinlenip hoşça vakit geçirmeleri için yine güzel bir yeşil park olarak yapılması düşünülemez mi?Yozgatlımız yeşil alanlara hasret ikin nedir bu yeşil alan fakirliği.Yüreği zengin doğa ve insan sevdalısı yüreklere selam olsun.
YOZGAT'IN SÖZÜ -- 05.04.2016 14:09
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
Sayın Kiracı,yazılarınızı helede Yozgat'taki göçün sebepleri ile ilgili yazılarınızı büyük bir dikkat ve zevkle okumaktayım.Bu konuda ki gayretlerinizden dolayı sizi ve gazetenizi kutluyorum.
Ancak bu gayretlerinizin bugüne kadar siyasiler ve diğer yetkililer tarafından hiç ama hiç bir dikkade alınmayışını üzüntü ve Yozgat'ın geleceği açısından kaygı ile izlemekteyim.Yozgatın çevre illerinden hangi ilden olursa olsun gözü bağlı birisini arabaya bindirin Yozgat il sınırına geldiğini arabanın takur-tukurtusundan anlar.Ama yetkililerimiz anlamıyor!Bugüne kadar nice sözler verildi,nice gönüllere su serpildi ama yozgat ve yozgatlının umutlarına çare olunduğuna birtürlü şahit olamamanın ızdırabını yaşıyorum.
Geri kalmışlık ve Yozgat'ı terkedişlik Yozgat"lının kaderi olmamalı,değildir de!Taş yerinde ağırdır.Yozgatlı vatanına milletine,Milli ve manevi değerlerine saygılı ve bağlıdır.Yozgat"lı gittiği diyarlarda mutlu olamamakta olması da mümkün değildir.Yozgatlı gerçekten yüreği vatan,millet,bayrak,özgürlük,saygı,sevgi,yardımlaşma duyguları ile bunları paylaşarak komşuları ile yaşayabilmeyi bilen bir topluluktur.Gittiği yerlerde bu duyguların bir kısmını yaşaması mümkün değildir.bir lokma ekmek.bir yudum su,bir metre urba,birçift ayakkabı için aşık olduğu yurdunu terketmesi sizce değermi?.
Yozgatlının sadece sevgi-saygı ve birazda istihdama yönelik gözle görülen elle tutulan yatırımlara ihtiyacı var.Sözden usandı bu gönül,gerçek yatırımları istiyor artık!Bu yatırımları için fazla paraya da gerek yok aslında..Aklın yolu birdir.Sokakta gezen bile bu yatırımların ne olduğunu biliyorda ilgililer bilmiyor mu? yüreğim anlatamadığımıza değil anlamayanlara yanıyor.Sevgi yolunuz açık olsun sayın kiracı kardeşim.
YOZGATIN SÖZÜ -- 28.03.2016 14:42
CUMHURBAŞKANININ ‘YOZGAT’ ZİYARETİ
Sayın Kiracı, öncelikle tüm Yozgatlı hemşehrilerime selam ederim.Ben sizin yazdıklarınız gibi bu saatten sonra Yozgat için, Yozgata yapılacak yatırımlar için bir umut taşımıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımız malumunuz üzere, 2002 yılından beri tüm Türkiye'de ve diğer kıtalarda tanınan bir liderimiz.Fakat Sayın Cumburbaşkanımızın uzman olduğu asıl alanı insanları ikna etme kabiliyetidir. Zaten bu kabiliyetinden dolayıda 2002 yılından beri tartışmasız Türkiye'nin alternatifsiz en popüler insanıdır.
Sayın Cumburbaşkanımızın sözlerine bu defa gerçekten inanmak istiyorum.Fakat hislerim beni inanmak konusunda ikna etmiyor edemiyor. Kaldı'ki Yozgat'a Yatırım yapmak, yatırım götürmek,Cumhurbaşkanının asli görevi değil. Cumhurbaşkanı burada onay makamıdır. Yatırımı tesbit etmek,projelendirmek,bütçelemek ve sunmak Yozgat'dan seçilmişlerin asli görevidir.Ben Yozgat'da 2002 yılından beri seçilmişlerin böyle bir görevi olduklarının bilincine vardıklarını düşünmüyorum. Sorunda burada başlıyor zaten,bu sorunu çözemediğiniz müddetçe YOZGAT GÖÇ VERMEYE DEVAM EDER.
süleyman erdem -- 28.03.2016 12:59
YOZGATTA GÖÇ FACİASININ VEBALİ
Değerli Osman Hakan KİRACI ağabeyimiz,son günlerde Yozgat'tan GÖÇ sorununu dile getiren yazılarına ağırlık verdiğini görüyorum.
Elbette ki bu GÖÇ diğer iller den soyutlanarak farklı düşünülemez.Anadolu'nun merkezinde ki en önemli il olan Yozgat yıllardar uygulanan yanlış politikalar,sen-ben kavgası,küçük olsun benim olsun,ben varsam Yozgat ve Yozgat'lı var...gibi kısır basit,aciz düşünce sahipleri tarafından bilinçli olarak bu durumu getirilmiştir.Hani bir hikaye var Yozgatlı! bir Kul"Allahım kış gelmeden beni uyar tedbirimi alayım der.Erciyese,kerkenese,sivri dağına,çomak dağına kar yağar en sonunda Yozgat Merkeze yağar.Kul Allahım senden yalan sadir olmaz hani beni uyaracaktın deyince-Ya kulum çevrene değişik zamanlarda kar yağdırdım ama sen hiç oralı olmadın,anlayacağın ben seni uyardım' der.Aynı bu durumdayız şimdi.Nüfus göçü senelerdir sürmekte ama yetkililerimiz hiç bir tedbir almamışlardır.Sizin gibi yazı ve sözleri ile uyarma gereğini düşünenlerin büyük bir çoğunluğu ise dışlanarak susturulmuş ve adeta aforoz edilmişlerdir.
GÖÇ'ün önlenmesi için zaman tükenmiş değildir.Eldeki olanakları akıl süzgecinden geçirerek,siyasiler,Sivil Toplum kuruluşları,Üniversite,Dernekler,Basın Kuruluşları ve bu konuda görüş ve sözü olabilecek tüm birimlerin öncelikle samimiyetle biraraya gelip oturup şapkalarını önlerine koyum iyice düşünüp ortak çözümde karara varmaları YOZGAT ve YOZGAT'lı için onurlu bir görev olarak algılamaları gerekmektedir.
Eğitim başta olmak üzere,baraj ve göletleri,Organize sanayiini,ilçelerdeki sanayilerin konumunu,beldelerin kapatılmaması,kapatılanların tekrar açılması,küçük esnafı ayakta tutabilecek yardımların fonlardan yapılması,un,salça,cips vb.tarım ürünlerine dayalı fabrikaların kurulması,bunların kurulması aşamasında verilecek keredilerin denetlenerek bir an önce faaliyete geçirilmesi,barajların sadece sulama için değil iç turizme yönelik kayakçılık,teknecilik,mesire alanları,yeşil alanları ile gezilip görülecek yeşil alanlar olarak cazibeli hale getirilmesi gibi saymakla bitmez hizmetler çok basit bir şekilde yapılabilir.Ama hepsinden önemlisi YOZGAT ve YOZGAT'lıyı gerçekten sevmek gerek SEVMEK.SEVGİ herşeyin başlangıcı ve birarada olmamızın tek ve gerçek nedeni olmalıdır.Sevgi Yolunuz Açık,yürekleri Yozgat, Yozgatlı ve İNSAN sevgisi ile dolu canlara selam olsun.
YOZGAT'IN SÖZÜ -- 16.02.2016 08:46
YOZGAT’IN GÖÇ FACİASINI ‘ BEŞTEPE ’ ÖNLER
Değerli Osman ağabeyimiz,yazılarınızı büyük bir zevkle ve özenle okuyup takip ediyorum.Yozgat için göçün önlenmesindeki tespitlerinizin bazı kısımlarına katılmamakla beraber geneline aynen katılıyorum.
Yozgat'ta ki göç sayısında bir yanlış hesaplama olduğu kanısındayım.Zira;2002 yılında nüfusun 682.000,2015 te ise 419.440 olduğu gerçeği ile yapılan hesaplama yanlış olduğu düşüncesindeyim.Çünkü 2002 den 2015 sonuna kadar olan canlı doğumlar hesap edilerek hareket edilmesi halinde GÖÇ'ün daha fazla olacağı görülmektedir.
Bir yerin kalkınmışlığının göstergesi o yörenin nüfus yoğunluğu ile doğru orantılıdır.Nüfus artıyorsa gelişmekte,eksiliyor veya yerinde sayıyorsa geri kalmaktadır.
Çözüm yollarına gelince;aklın yolu birdir.Kalkınmak,göçü önlemek için istihdama yönelik yatırımların artırılması,bu yatırımlar için verilen kredilerin yerinde kullanılıp kullanılmadığının takip edilmesi,eldeki malzemeyeyi iyi okuyup ona göre hareket edilmesi,yörenin kültürel,eğitim,gelenek,görenek,sosya-ekonomik durumunun,iklim,coğrafi yapısı,tarım arazisi,baraj ve göletler vb.mevcut durumların gözönünde bulundurulması,hepsinden önemlisi eğitimin kalitesinin artırılması ayrı bir özellik arzetmektedir.
Çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını,sevgi yolunuzun açık olmasını diler saygılarımı sunarım.
YOZGAT'IN SÖZÜ -- 11.02.2016 15:12
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00