BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
190
Dün
:
4633
Toplam
:
13783202
Gündem Osman Hakan KİRACI
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yeni bir yıla daha en içten iyimser dileklerle “merhaba” derken “Yozgat’ın gündemi”ndeki bazı konular ile Cumhurbaşkanımızın 14 Ocakta gerçekleştireceği fırsat niteliğindeki tarihi Yozgat ziyaretine ara başlıklar altında değinmek istiyorum.

YENİLENEN KAMU BİNALARI
Ak Parti iktidarı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisi tarzında ilimizde gerçekleştirdiği kurum binaları ile Yozgat’a estetik bir şehir havası görüntüsünü kazandırmış oldu.
Şehir Hastanesi, yeni Hükümet binası, Üniversite hastanesi, TOKİ’nin kentsel dönüşüm projesi, Adli Tıp ve Diyanet Eğitim merkezi binası, Spor vadisi ve ilçelerde de inşa edilen çeşitli hizmet binaları…
Hepsi birbirinden zarif görünümlü…
Hele Şehir hastanesine ne demeli?
Yozgat’ta tüm zamanların en teknolojik ve en modern inşaat ve hizmet abidesi...
Yeni hükümet binası da inşaat kalitesi bakımından oldukça ‘mükemmel’...
Ama şehir hastanesi insan sağlığına hizmet vermesi nedeniyle özellikle ben bu hastaneyi Yozgat’a kazandıran başta Cumhurbaşkanı sayın R.Tayyip Erdoğan ile emeği geçen herkese Yozgatsever biri olarak bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şehir hastanesine her gidişimde içimden ne diyorum biliyor musunuz?
“Keşke Üniversite hastanesiyle birleştirilebilseydi. İçerisinde daha nitelikli sağlık elemanları, Profesör ve Doçent ünvanlı doktorların çalışmasına olanak sağlansaydı.”
Ne güzel olurdu değil mi?

HIZLI TREN NİHAYET HIZLANIYOR...
Bu şehirde uzun yıllar yaşamakta olan hemşehrilerimiz bilirler ki; Devletin Yozgat’ta gerçekleştirmeye çalıştığı, özellikle çok elzem yatırım ve hizmetler her ne hikmetse rötarlı yani gecikmeli olarak tamamlanıp hizmete sunulur. Nitekim, Yozgat’ın 13 yıldanberi özlemle beklediği Hızlı tren Yozgat’a yavaş yavaş gelmekteydi. Ancak, sayın Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan “Sivas konuşmasında” Hızlı tren projesinin 2018’de tamamlanacağı müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı’nın talimatına göre, hemşehrilerimiz önümüzdeki sene veya en geç 2019’un başında inşaallah hızlı trenle seyahat edebilecek...
Yozgat - Ankara 1 saat...
Yozgat - İstanbul 4 saat...
Hayali bile ne güzel değil mi?

HAVAALANI ve STADYUM
Ak Parti iktidarı, ülkemizde hava trafiğini bütün illere yayma çabasında...
Bugün itibariyle aralarında Hakkâri, Ağrı, Şırnak gibi illerin de bulunduğu Türkiye’nin 55 vilayetinde hava limanları var. 15 ilde ise havaalanı projeleri sürüyor. Yozgat Havalimanı projesi de 5 yıl devam eden hazırlıkların ardından inşaatına başlanma aşamasında...
Söylenenlere bakılırsa; Yozgat, 2021’de Hava limanına da kavuşacak...
Havalimanın yapımı geciktirilmezse; Yozgat, en geç 2021 yılında ulaşımda çağ atlamış olacak...
¨ ¨ ¨
Yine AK parti iktidarının Türkiye genelinde gerçekleştirmekte olduğu en güzel icraatlarından biri de her ile “modern stadyumlar” projesi... Ülkemizde bugüne değin 24 devasa stadyum kompleksleri inşa edildi. Batman ve Turgutlu bile bu projeden yararlandı. Komşumuz Çorum’a da 33 bin seyirci kapasiteli modern bir stadyum inşa ediliyor.
Ama biz ‘Yozgat’ olarak yeni stadyumun yerini ancak bugünlerde belirleyebilmişiz..
Yozgat ve çevresinde yeni stada uygun bir alan bulunamadığı için eski yani mevcut stadyumun yerine kurulmasına karar verilmiş..
Bizde yatırımların ağır-aksak ve yavaş yürümesinin nedeni sadece merkez-i Hükümetin Yozgata özgü ihmalinden kaynaklanmıyor.Maalesef yerel yöneticilerimiz ve siyasetcilerimiz önemli projelerin işlevini aktif olarak takip edemiyorlar.
Çağdaş ve modern bir stadyum Yozgat’a, gençlerimize, Yozgat’ın futboluna ve Yozgatspor’un cefakâr taraftarlarına layık ve yakışacak bir projedir.
Daha da zaman kaybedilmeden gerçekleştirilmelidir.

BELEDİYEMİZİN İCRAATLARI...
Aslında Yozgat merkez Belediyesi icraatlarına ilişkin pozitif ve negatif anlamda yazılacak çok şey var. Ama bugünlük Belediyenin üç-beş icraatına değinmekle yetineceğim.
Yozgat, bundan 15-20 yıl öncesinde hızlı yapılaşma ve betonlaşma nedeniyle bahçeli evlerini, daha doğrusu yeşil dokusunu yitirmiş ve adeta sararıp solmuştu. Ayrıca da; karmakarışık, çarpık, düzensiz, eli yüzü kirli, derbeder bir şehir fotoğraflarını sergiliyordu.
Eski başkan sayın Yusuf Başer, kentimizin dört bir yanını ağaçlandırarak Yozgat’ı yeniden “yeşillendirmek” adına önemli bir işi başarıyla gerçekleştirmişti.
Dr. Kazım Arslan da, son 4 yıllık icraat döneminde bir takım radikal çalışmalarıyla kentimizin özellikle en merkezi alanlarındaki kirli görüntüleri gidermeyi başardı.
Sayın Arslan döneminde Cumhuriyet Meydanı çevresindeki binalar temizlenerek renk bütünlüğüne kavuşturulurken, şehirlerarası otobüs terminali de makyajlandı.
Büyük Sinema ve bazı konaklar restore edilerek hizmete sunuldu.
Bu arada otopark ve şehir meydanı, yeni hal binası ve iş merkezi, odun pazarı meydan projesi ve Yozgatpark gibi geniş çaplı projelere de başlandı.
Şehir merkezinin ana caddelerinde kirli görüntüleri kısmen giderilen ve makyajlanan Yozgat, bu dönemde eline yüzüne bakılan bir kent haline dönüştürüldü. Bu hizmetlerinden dolayı sayın Başkan Arslan’ı kutlamamız gerekiyor.
Yozgat Belediyesi daha doğrusu Kazım Arslan, kentte gerçekleştirdiği bu tür pozitif icraatlarının yanı sıra tüm uyarılara rağmen yanlış ve negatif işlerde yaptı.
Hepimiz biliyoruz ki; bu şehrin en büyük ve çözümü en öncelikli meselesi ‘otopark’ sorunudur. Başkan Arslan’ın göreve gelir gelmez yapacağı ilk icraat, eski başkan Yusuf Başer’in yoğun mücadeleler sonucu istimlak ettiği, arsasını ve projesini hazırlattığı ‘Otopark’ işini hemen ihaleye çıkarıp bugüne kadar hayata geçirmesi gerekirdi. Yozgat’ta otopark sorununun giderek büyümesi nedeniyle sadece bu projeyi değil, kent içinde başka açık ve kapalı otopark alanlarını belirleyip, daha başka ‘otopark’ projelerini de hizmete sunmalıydı.
Ama sayın başkan her nedense kentin otopark sorununu gereğince ciddiye almadı. Başer’in hazır ‘otopark’ projesini 3 yıl beklettiği gibi üstüne üstlük kentin hemen hemen bütün yollarını da daralttı.
Yozgat’ta çözümlenemeyen otopark sorunu, kent içi trafiğinde sayıları hızla artan araçlar ve daraltılan yollar, şehrimizde yaşayan bütün araç sahiplerine adeta “çin işkencesi” yaşatıyor.
Dr. Arslan’ın Yozgat’ın gerçekten en ağır ve en ciddi sorunu olan otopark konusunu çözmemek için bu ısrarlı inadının nedenini de 4 yıldanberi anlayabilmiş değilim...
¨ ¨ ¨
Ve biliyorsunuz…
Yozgat halkı, geçtiğimiz yılın Aralık ayında unutulmayacak türden ve eşi-menendi başka kentlerde görülmeyen bir “su trajedisi” ve tehlikesini yaşadı.
Yozgat Belediyesi ne hazindir ki; musluklarından halkına “çamurlu su” ikram(!) eyledi.
Kirli sular yüzünden enfeksiyona yakalanan bazı hemşehrilerimiz hastanelerde adeta yaşam mücadelesi verirken kentteki bütün su aboneleri de endişe dolu günler geçirdiler
Belediye, su dağıtımı konusunda bundan sonra halkımıza bir daha böylesine tehlikeli su krizlerini yaşatmamalıdır.
Başkan sayın Arslan da Yozgat’ta “otopark sorununu kaderiyle baş başa bırakma umursamazlığından ve kent içi yolları daraltma alışkanlığından” artık vazgeçmelidir.

VE “NARSİZM” VAK’ALARI
Bilmem, sizler de farkında mısınız?
Son yıllarda siyaset, bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası ve STK’ların üst düzey yönetimlerinde; “Narsist” özellikli yeni bir idareci tipolojisi türedi.
Önce kime “Narsist” denilir?
Anlamını bilmeyenlere kısaca hatırlatayım.
Kökeni “Yunanca” olan bu kelimenin lügat karşılığına göre, kendini herkesten üstün tutan, kendi benliğine olağanüstü hayranlık duyan, kendisini delicesine seven ama başkalarını sevmeyen ve önemsemeyen, kendi yanlışlarını dahi doğru algılayan ama başkalarının doğrularını kabullenemeyen bireylere “Narsist” denir.
Yozgat’ın il ve ilçelerinde sayıları fazla olmasa da “Narsizm” kompleksinin ruh halini yaşayan yöneticilere rastlamak, maalesef mümkün...
Kimi, kendisini Tanrı’nın Yozgat’a özel olarak hizmet elçisi ödeviyle görevlendirdiğini, eğer siyasetçi ise her daim aynı göreve yeniden seçilmesinin şart olduğunu zannediyor.
Kimi kendi kararlarını hakkın, hukukun, kanunların, tüzük ve yönetmeliklerin üzerinde görerek emrindeki kurumları veya birimleri babasının çiftliği gibi sorumsuzca kişisel ikbal ve çıkarları doğrultusunda yönetiyor. Hatta bu arada yüksek kibirlerinden dolayı da yere göğe sığmıyor.
Kimi, halkın yaşadığı sıkıntıları umursamıyor, hatta işini, taleplerini ve beklentilerini zora soktuğu vatandaşlara ızdırap ölçüsünde çile çektirmekten zevk alıyor, haz duyuyor.
Kimileri, haklarındaki yolsuzluk iddiaları manşetlerden gündeme getirilse bile kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yerel medyada yer alan eleştirileri ve kamuoyunda söylenenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyorlar. Kimileri ise Ak partili olmayan insanları vatandaştan ve adamdan saymıyorlar.
İşe bu “Narsist” özellikli zevatlar, birlikte çalıştıkları hem personelin, hem de vatandaşların nefretine ve gizliden gizliye husumetine neden oluyorlar… Dolaysıyla farkına varmadan Yozgatlıyı iktidar partisinden soğutuyorlar
Demem o ki; Hükümet ve Ak Parti Genel merkezi, anlatmaya çalıştığım bu “Narsizm sorunu”nu Türkiye genelinde göz ucuyla izlemeli,.. Hem halkın canını sıkan, hem de iktidara ve partiye zarar verenler hakkında gereği yapılmalıdır.

14 OCAK BELKİ DE SON FIRSAT
Hepimiz biliyoruz ki; Yozgat’ın gündeminde 15 yıldır süregelen ciddi bir sorun var.
Malum, Yozgat’ı erim erim eriten, küçülten ve gerileten “GÖǔ sorunu.
Binlerce Suriyeli mülteci Yozgat’a transfer edilse bile gerçekte nüfusumuz artmıyor.
Yenilenen kamu binaları, Hızlı tren, Havalimanı vb. projeler Yozgat’ta göçü ne ölçüde önleyebilir?
Göç faciasının durdurulabilmesi için Yozgat’ta yeni istihdam alanları kurulması ve yatırımlarının ihdas edilmesi şarttır.
Yozgat’ın bildik ve gizli zenginleri ile tasarruf sahipleri istihdama yönelik yatırımlar yapıyor mu?
Kesinlikle hayır. Bu kentte panellere davet edilebilen birkaç müteşebbisten başka fabrika kurmayı düşünen Yozgatlı sermayedar yok.
Aslında Yozgat zenginlerimiz hakkında da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sermayedarlarımızın Yozgat’a katkısızlıklarını da ayrı bir yazımda değerlendireceğim
Peki, ne yapmak lazım?
Bunun bir tek çözüm yolu var...
Defalarca yazdım. Bir kere daha hatırlatayım...
Bunun tek yolu; hükümetin geçen yıl planlayıp Türkiye kamuoyu ile paylaştığı Doğu ve Güneydoğudaki “özel öneme haiz illeri” fabrika bacalarıyla donatacak ve bölgeyi hızla kalkındıracak özel teşvik yasasına Yozgat’ı dâhil ettirmekten geçiyor.

Maalesef bizim Milletvekillerin gücü yetmedi bu işe...
Peki, bu durum karşısında “Ne yapmak gerek ?”
Hemen söyleyeyim.
“İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.”
İşte, tarihi fırsat... O doktor, 14 Ocakta Yozgat’a geliyor...
Hatırlatmakta yarar var.
Doğu ve Güneydoğu illeri teşvik yasası, önce 21 il’i kapsıyordu.
Sonra Başbakan sayın Binali Yıldırım Erzincan’ı, Sağlık eski Bakanı sayın Recep Akdağ Erzurum’u ve Maliye Bakanı sayın Naci Ağbal da Bayburt’u bu yasa kapsamına dahil ettirmişti. Yozgat’ın söz konusu yasaya dâhil edilmesi keyfiyeti de Cumhurbaşkanımızın iki dudağının arasındadır.
“Biz Yozgat’ı zaten marka şehir yapacaktık” dedi mi mesele tamamdır.
Yozgat, yoğun göç veren il olması nedeniyle teşvik yasasının tarifine uygun “Özel öneme haiz” bir il konumundadır..
Dolaysıyla yasa kapsamına girebilmesi en doğal hakkıdır.

Eğer, 14 Ocak günü Yozgat’ta biri veya birileri, Yozgat ve Yozgatlıyı gerçekten gözü gibi sevdiğini bildiğimiz sayın Cumhurbaşkanı’na göç sıkıntımızı bütün boyutlarıyla anlatabilirse; ben sorunun mutlaka çözümleneceğine inanıyorum.

Yozgat, ancak söz konusu teşvik yasasına dâhil edilerek erimekten ve küçülmekten kurtulabilir.

Aksi halde ne görkemli binalar, ne Belediyelerin icraatları, ne hızlı tren, ne hava limanı ve ne de stadyum Yozgat’ı “göç” belasından ve geri kalmışlıktan kurtaramaz!

**

Nice yıllara…

02.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat,yeni açılımlarla gelişir
Üzülerek,
Aynı duyguları paylaşarak,
Altına imza atarak

Saygılarımla...
Ertuğrul Kapusuzoğlu -- 05.10.2008 00:30
Yozgat,yeni açılımlarla gelişir
Eski Yozgatta direnen yöneticiler varken,yeni yozgat düşünülebilirmi ? Vizyon değişmezse Yozgat böyle gelmiş böyle gider..
Serkan Doğan -- 04.10.2008 23:24
Yozgat,yeni açılımlarla gelişir
20-30 yıldır Yozgattta, içinde 3-4 kişinin yaşadığı evler yıkılarak 30-40 ailenin yaşadığı bloklar yapılmaktadır.müstakil bir ev yerini bir köye terketmektedir.sonuçta yollar parkeden arabalarla dolmakta, kaldırımlarda yürüyecek yer kalmamakta, iki dağ arasına sıkışmış vadide sıkış tıkış bir yozgat ortaya çıkmış durumdadır. sıkışma süreci devam etmektedir. insanların yaşadığı mekanlar kültürlerini de belirlemektedir.dar kaldırımlar, yetersiz otoparklar, birbiri içine girmiş binalar, ortak kullanım alanlarının yokluğu, yozgatlıya dar gelen bir kent... en iyisi bu şehri patlatmadan yeni bir kent kurmak. yerini de yazar belirtmiş. divanlı tarafı ya da çalatlı tarafı. evvela belediye öncülüğünde 500-1000 konutluk kooperatif kurulmalı. okul cami alışveriş merkezi vb her şeyi olmalı. eski yozgata yalnız işyerine çalışmak için gelinmeli. bu kooperatif çekirdek olacak etrafı yeni binalarla çok geçmeden dolacaktır. yeni yozgatın mimarisi, altyapısı yerleşimi sağlam olacağından tercih edilir olacaktır. tabii ki saat kulesine uzak olduğundan yozgatlı önce çekingen davranacak gitmek istemeyecek ama sonra akın edecektir. özetle çözüm yeni yozgatın kurulmasında...
Mehmet Erol -- 01.10.2008 15:18
Yozgat,yeni açılımlarla gelişir
Evet,bu kentte Belediyenin yaptığı işler,dediğiniz gibi yaşlı bir kadına yapılan makyaja benziyor.Ne kadar makyaj yapsanız şehrimiz güzelleşmiyor.Eski yozgattan vazgeçip yeni bir yozgat oluşturulabilirse ortaya güzel bir şehir çıkabilir.yoksa eski yozgat beton yığınından başka bir şeye benzemez.selamlar
Deniz Günbay -- 29.09.2008 21:31
Yardımsever işadamlarını hep üzecekmiyiz ?
Bozok üniversitesine hayırseverlerın vaad ettikleri konusunda yazı bekliyoruz su ana kadar nasıl bir gelisme var ve kimler ziyaret edildi gülaylar yurtiçi kargo fem dershaneleri kalme kilit gibi devleri tanıyan bir il olarak neden onların kaphısını calmakta gecikiriz kecioren belediyesi mamak belediyesi ankara ticaret ve sanayi odası yanı basımızdayken neden yardım istemeyiz meb in 12 üniversiteye vereceği fakülte yapım yardımına neden yozgatı ekletemedik vekillerimize soruyoruz bu sehir için ne yapıyorsunuz?
doğan can -- 26.09.2008 08:41
Bir başkadır benim memleketim
Yazılarınızı ve elestirel dilinizi takdir ediyorum eminim yozgata verilmeyen meb yardımını bozok üniverstesinin 12 tane üniversitenin arasında yer almamasını dayazı konusu yaparsınız ayrıca istifa eden milletvekilimizi de bize tanıtırsanız seviniriz hani biz bilmiyoruzda acebi yozgatlımıydı kendileri?
alp eren -- 26.09.2008 08:38
Bir başkadır benim memleketim
Yorumunuzhakan bey dün sizin telefonunuzu alınca çok mutlu oldum ve o heyecanla internetten gazetenizi buldum ve heyecanla okudum.keşke okumasaydım.ben YOZGAT dan ayrılalı 16 yıl olmuş ama anladım ki HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEMİŞ. Saygılarımla
mehmet topuz -- 12.09.2008 00:14
Bir başkadır benim memleketim
Bir başkadır benim Yozgatım. Dün Yozgata bir günlüğüne ece dedim. En mutlu olduğum taraf; bir öğrencim telefonla konuşuyordum sesimden tanımış. İki kız öğrencim, elimi öptüler, çoluğa çocuğa karışmışlar. Ne mutlu bana. Bir başkadın benim memleketim. Genelde dostlara pek uğrayamadan, Saat kulesi çevresinde geçirdim. En gözüme çarpan şey, oraya bir kulübecik kurulmuş. Deniz Feneri kulübeciği. Sordum; kitap dağıtıyormuş. Doğrusu anlayamadım, Deniz Fenerinde almak vardır, vermek de binde bir. Onun da öyle bir reklamını yaparlar ki, sanırsınız dünyayı fethettiler. Deniz Feneri hakkında Alman savcısının iddianemesini okudum; felaket bir yolsuzluk. Bu savcıların işi, ben benim memleketimi ilgilendiren kısımda iki çift laf edeyim Yahu Allahtan korkun. Bu Deniz Feneri denen şaibeli dernek, kitap dağıtma ayağıyla gelir ve mutlaka para toplar. Kim için; elbette fakir fukara için. Yapmayan efendiler, Yozgatlı zengin, hayrını önce Yozgatın kendi fakiri için yapmalı. Deniz Fenerine yapılan yardımın şaibesi ayyuka çıktı bir. Şayet yardım yapacaksa Yozgatın fakirine de yapmayacak. Bu adamları Yozgata getirip, Yozgatlıyı soydurmaya kalkmak, hangi aklı evvelin işiyse, onun aklının içine kediler çiş yapsın. ... Bakın hayır nasıl yapılır. Önce kardeşlerden başlanır. Anne babaya yardım olmaz, çünkü onlara bakmak insanın vazifesidir. Sonra emmi dayıya sıra gelir. Hatta daha önce komşu gelir. ... Bu sevgili Osman Hakan Kiracı, bir yazı yazar, kırk türlü yorum yaptırır. Zaten gazetecilik de o değil midir? Bakın, Bir başkadır benim memleketim demiş. Ben de bir başkadır benim memleketim diyorum. Kendi fakiri dururken, kimbilir hangi diyarlardaki şaibelere göz kırpan deniz fenerlerine para teslim ederlerse, vallahi şaşırmam. ... Benim gözel memleketimin gözel zenginleri. Lütfen hayırlarınızı, lüküs lambalara fenerlere değil, Yozgattaki fakirlere yapınız. Deprem olayında bile nice hayır hasenatın çalındığını biliyoruz. Haydi, hayrınızı, en yakın akrabanıza, komşunuza, kendi elinizle yapınız. Allah, hayırlarınızı ve ramazanınızı mübarek kılsın.
Ertuğrul Kapusuzoğlu -- 06.09.2008 02:19
Bir başkadır benim memleketim
yozgatın vekilleri ve idare edenleri eger yozgatı iyi idare edip fabrikalar kursalardı bizim avrupada ne işimiz olacaktı. ne diyelim bizi gavur ellerine gönderenler utansın.yazdıklarızın hepsine katlıyorum.Viyanadan herkese selam.
Sinan Çayer -- 04.09.2008 22:18
Bir başkadır benim memleketim
evet osman abi aslında gideceksin yozgattan. inannın yozgattayken yozgatı sevmek biraz zor be ya... dediğim gibi gidecen buralardan o zaman sadece güzel yönlerini görürsün memleketin. bide özlersin... ki sorma gitsin... dışardan sevmek kolay... yani DIŞI SENİ YAKAR , İÇİ BENİ YAKAR
M.Ali.Sencan -- 03.09.2008 16:26
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00