BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.01.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
213
Dün
:
4633
Toplam
:
15450034
Gündem Osman Hakan KİRACI
AK PARTİ İÇİN ZOR BİR SEÇİM
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yozgat, bugünlerde artık seçim atmosferine girdi sayılır.
Mahallelerde, beldelerde, ilçelerde ve en önemlisi de Yozgat kent merkezinde 31 mart 2019 seçimlerindeki, mevcut adayların konumları ve tahminlere dayalı olası seçim sonuçları tartışılıyor. Yozgat’ın kent merkezi, daha önceki yerel seçimlerle kıyaslandığında bu kez farklı bir yerel seçim döneminden geçtiği gözlemleniyor.

ADAY KITLIĞI “HAYRA ALAMET” BİR DURUM DEĞİL
Evet… Gerçekten farklı bir seçim dönemini geçiriyoruz.
Çünkü eskiden Yozgat’ta genel ve yerel seçimler öncesinde partilerde aday enflasyonu yaşanırdı.
Ama 31 Mart seçimi öncesinde başkanlık kulvarında kelimenin tam anlamıyla bir “aday kıtlığı” yaşanıyor.
88 800 kişinin yaşadığı bu şehirde Belediyeyi yönetmeye talip olan insan sayısının azlığı oldukça dikkat çekici…
Yozgat kent merkezinde, 2019’a geldiğimizde artık politikacılar ve kenti yönetmeyi akıllarından geçiren insanlar, Belediye başkanlığı adaylığına her nedense itibar etmiyorlar.
Belediye başkanlığı yarışı için Ak Partiye 6, MHP’ye de sadece 2 aday adayı başvururken; Yozgat’ta Millet ittifakını oluşturan CHP, İYİ ve SAADET partileri ise aday bulmakta zorlanıyorlar.
Muhalefet cephesindeki partilere; “Niye adayınızı açıklamıyorsunuz?” dendiğinde “Dr. Kazım Arslan’dan cevap bekliyoruz” gerekçesine sığınıyorlar.
Aslında Yozgat kent merkezinde başkanlık yarışındaki aday kıtlığının neden ve nedenlerini araştırmak ve analiz etmek gerekiyor.
Aday kıtlığı sorunu Yozgat siyasetinin geleceği açısından bence “hayra alamet” bir durum değildir.
**

DR. ARSLAN ADAY OLAMAZ!
Bilindiği üzere, Ak Partinin ve MHP’nin başkan adayları belli… Bağımsız adayımızın adı ise önceden bilinmekte...
Yozgat’ta seçmen tabanındaki potansiyelinin son günlerde sıklıkla düzenlenen telefon anketleriyle ölçümlendiği “Dr. Kazım Arslan’ın İyi veya Saadet Partisinden mi, millet ittifakından mı, yoksa bağımsız aday mı olacağı” sorusunun cevabı merak edilerek tartışılıyor.
Kamuoyunun beklentisi Arslan’ın “aday olacağı” yönünde.
Bana da okurlarım sıkça “Mevcut başkan Dr.Arslan tekrar aday olur mu?” diye soruyorlar.
Yozgat’ta 5 yıl İktidar Partisinin rozetini taşıyarak Belediye Başkanlığı yapan birinin aday gösterilmeyince karşı ittifaka veya başka bir partiye geçip tekrar aday olması bugünkü koşullarda öncelikle bir “cesaret” mes’elesidir
Eğer aday olur da; Ak Parti’ye seçim kaybettirirse bunun bedelini ödeyebilme cesaretini kendinde bulabileceğini zannetmiyorum.
Daha da net bir ifadeyle Dr. Arslan’ın aday olabileceğine ihtimal vermiyorum.
Ama kamuoyu anketleri beklentilerinin üzerinde çıkarsa AK Parti genel merkez sorumlularına karşı gücünü göstermek ve Ak Partiye de bir son dakika golü atmak için 19 Şubata doğru “belki”… Evet “belki” aday olabilir.
**

KORKMAZ EN ÇOK PROJESİ OLAN ADAY
Dr. Arslan’ın muhtemelen aday olamayacağını varsaydığımıza göre, Yozgat’ta başkanlık yarışında geriye 4 aday kalıyor.
Ak Parti’den Köse ile MHP’den Erdemir’in yanı sıra Akademisyen Abdullah Doğan ile Bağımsız adayımız Bekir Korkmaz da 31 Mart başkanlık seçiminde oldukça iddialılar…
Dr. Arslan aday olmazsa Abdullah Doğan’ın, ya MİLLET ittifakının veya İYİ, SAADET ve DP’nin ortak adayı olacağı söyleniyor.
Görüşmelerden olumlu sonuç çıkmaz ve millet ittifakı oluşmazsa; CHP seçime kendi adayı ile Bağımsız aday Bekir Korkmaz da “Plaka 66-çözüm 66” sloganı ile yani “66 projesi”yle başkanlık seçiminde yarışacak.
**

MERKEZİN GEÇERLİ OY SAYISI 48 BİN
24 Haziran seçim sonuçlarına göre, Yozgat kent merkezinde geçerli oy sayısı 48 bin dolayında…
31 Mart seçimlerinde hangi parti veya hangi aday bu oyun ne kadarını paylaşırlar onu bilemeyiz ama geçen seçimde kent merkezinde kullanılan oyların partilere dağılımını hatırlamakta yarar var.
Partilerin 24 Haziranda şehir merkezinde edindikleri geçerli oy dağılımı aynen şöyle:
Ak Parti 23 055, MHP 14 427, CHP 5 142, İYİ parti 3 643, SP 631, HDP 275, Hüdapar 52, Vatan Partisi 50 ( Millet ittifakının 24 Hazirandaki oy toplamı ise 9 416)
Şimdi diyeceksiniz ki; 31 Martta oy dağılımı nasıl olabilir?
Bunu şimdiden hem de rakamsal olarak tahmin etmek mümkün değil.
Tahmin edebilmek için kâhin olmak gerekir.
Ama sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için de; 31 Martta seçim sonuçlarını etkileyecek bazı realiteleri göz ardı etmememiz lazımdır.
24 Haziran seçimlerinin ardından ülkemizde meydana gelen ve seçmenleri derinden sarsan devalüasyon, enflasyon ve bunlara bağlı doğal sonuçları itibariyle piyasaları alt üst eden ekonomik krizin, Ak partinin oylarını düşürdüğü kamuoyu anketleriyle ortaya çıkmış bulunmakta..

YARIŞ “KÖSE İLE ERDEMİR” ARASINDA GEÇECEK GİBİ
Eğer Ak Parti iktidarı 31 Mart’a kadar ekonomik krizin yol açtığı sorunları kısmen de olsa çözümleyemezse ülke genelinde olduğu gibi, Yozgat’ta da oy kaybı yaşayacak demektir. Seçime bu açıdan baktığımızda Ak Parti, Yozgat’ta en iyimser tahminle % 10-15 dolayında oy kaybedecek gibi gözüküyor.
Hatırlayacağınız gibi, 2014 seçimlerinde; Ak Parti rakibi MHP’ye büyük fark atmıştı. Çünkü bugünkü gibi ekonomik yönden sıkınıtılı bir ortam o dönemde yoktu ve MHP’nin o günkü adayı da seçmenin ifadesine göre, “çıtası düşük” bir adaydı.
Ya şimdi?
MHP 2019 yerel seçimine merkezde yine vatandaşın deyimine göre, hem “çıtası yüksek”, hem de Yozgat politikasını bilen Belediyecilik deneyimine sahip profesyonel bir siyasetçi ile giriyor. Eğer, Erdemir Ak partinin kaybedeceği oyların bir bölümü ile birlikte CHP ve İYİ Parti’nin oylarının yarısını partisine çekebilirse; 31 Mart Pazar günü Ak Parti ile kafa kafaya mücadele eder. Şayet Millet ittifakının oylarının yarısından fazlasını alacak olursa da seçimi kazanabilir.
İşte, bu nedenle Ak Partinin 31 Martta seçimlerinde işi hayli zor. Ak parti, önceki yerel seçimlerde Yozgat’ın merkez, ilçe ve beldelerinde kolayca elde ettiği başarıları aynı rahatlıkla kazanabileceği rehavetine kapılırsa; seçimi kazanma şansını zorlaştırır.Ve bu arada iktidar 31 Mart’a kadar ülke ekonomisini de kısmen rahatlatırsa oy kayıplarını telafi edebilir.
Ak Partinin özellikle merkezde Belediye seçimlerini kazanabilmesi için iktidarın mütevazi ve çalışkan Başkan adayı Celal Köse ile parti kurmaylarının kentteki Yozgat seçmenini umutlandıracak, Ak Parti milletvekillerinin de topyekûn Yozgat halkını heyecanlandıracak türden Yozgat’ın kaderini değiştirecek birbirinden önemli ve yeni projeleri kamuoyunun önüne koymaları gerekir.
Yozgat’ın bundan sonrasında iktidar nimetlerinden yeterince yararlandırılacağı vaadi, iktidarın 31 Mart seçiminin gündemini oluşturmalıdır.
**
Bu arada Akademisyen aday Abdullah Doğan ile Bağımsız aday Bekir Korkmaz’ı unuttuğumu sanmayın…
Nereden ve hangi partiden aday olacağı henüz netlik kazanamayan Abdullah hoca ile bağımsız aday Bekir Korkmaz’ın 31 Martta elde edecekleri oylar elbette ki seçimin sonucunu etkileyecektir.
Abdullah Doğan, adaylığını henüz ilan edemediği için projelerini bilmiyoruz. Ama Abdullah Doğan ve de Bekir Korkmaz’ın seçim kampanyası sürecinde açıklayacağı “66 projesi” Yozgat siyaset kamuoyunda muhtemelen ilgi uyandıracak ve etkileri ise mutlaka sandığa yansıyacaktır.
**

ARSLAN ADAY
OLAMAZ AMA…

Ya Dr. Kazım Arslan?
Dediğim gibi; muhtemelen aday olamaz ama…
Önümüzdeki günlerde aday olabilecek gücü ve cesareti kendinde bulabilir ve aday olursa...
Onu da o günün konjonktürüne bakarak yorumlarız.

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Bildik Yozgat'tan öteki Yozgat'a
Osman hakan Abi,Bu rakamların hangi yıllara ait bilmiyorum ancak,Şu gerçek varki Bahsettiğin varlıkların son 5-6 ayda bu alım gücü %50 küçüldü.Bu küçülmenin nedeni Ekonomi Yönetimi,Adalet anlayışındaki kargaşa,özgürlük anlayışının farklı bir boyuta devrilmesi;yatırımcıyı ÜRKÜTMÜŞTÜR.
16 yıllık istikrar varlığına rağmen,%50 değer kaybeden sermaye umduğu dağlara kar yağmış.Buna rağmen Her 100 Yozgatlıdan 80ni Yozgata sanayi yatırımı yapılması için,elindeki 825 tl ile 1500 tl yi sermaye yapmaya hazır. Yeter ki güveneceği bir öncü olsun.Bireyler degil,kurumsal yapılar ve reel yatırımlar olsun.Ayrıca ayağı toprağa basan,gerçekten tarıma dayalı sanayi yatımları gerekli.Hatta bunlar mikro düzeyde ve geleneksel üretimi modernize edilmiş Markalaşmaya yönelik projeler olmalı.Örnek;Erzincanın tulumu Dünya markası oldu.Bizde Çömlek peynirini önce Türkiye,sonra Dünya markası yapabiliriz.
Yakub Nurdogdu -- 04.01.2019 12:13
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Hakan bey Yozgatın bugünkü durumu bundan daha güzel anlatılamaz.Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Okurlarınız olarak bz sizden arasıra değil,devamlı yazmanızı bekliyoruz.Saygılar.
Funda -- 31.08.2017 22:03
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00