BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.07.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
256
Dün
:
4633
Toplam
:
16993042
Gündem Osman Hakan KİRACI
DR.ARSLAN’IN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yozgat kent merkezinin hem son beş yılında hem de 31 Mart seçim sürecinde en çok konuşulan ve tartışılan isim oldu sayın Dr.Kazım Arslan..

Kimi vatandaş onun yaptıklarını alkışladı,kimi kentimizin başta otopark olmak üzere bazı sorunlarını çözümlemediği için eleştirdi,kimi hakkında ortaya çıkarılan dedikoduları tartıştı,kimileri de 31 Mart seçimleri boyunca onun yanında,arkasında veya karşısında yer aldı.

Yozgat,31 Mart yerel seçimlerinde Dr.Kazım Arslan’la heyecanlı ve çekişmeli bir başkanlık yarışına tanık oldu.

Dr.Kazım Arslan, Belediye Başkanlığı döneminde kentin fiziksel görüntüsünü yeniden düzenleyerek ,makyajlayarak ve bir takım projelerini de tamamlayarak elbetteki pozitif hizmetler gerçekleştirdi.Ama diğer yanda da kentin 1 numaralı meselesi olan otopark sorununa 5 yıl boyunca çözüm sağlayamadı.Onun Belediye başkanlığındeki başarı derecesini,kayda değer olumlu- olumsuz icraatlarını,yaptıklarını,yapamadıklarını,doğrularını,yanlışlarını bir başka yazımda geniş bir şekilde değerlendireceğim. Ama bugünkü yazımda onun 31 Martta yeniden Belediye Başkanlığını kazanma şansını nasıl kaçırdığını anlatacağım.

**

31 Mart seçim sürecinin ilk aşaması,onun için Ak Partide yeniden aday olabilmekti.

Ancak ,Arslan kamuoyu desteği yanında olduğu halde Ak Partinin yetkilileri ve teşkilat mensuplarıyla geçinememesi nedeniyle partisinde Belediye Başkan adaylığı yarışını kaybetti.Yozgatta Ak partisi,onu yeniden Belediye Başkanı olarak görmek istemiyordu.Genel merkez,teşkilatlardan gelen şikayetler üzerine yaptırdığı araştırmalar sonunda Dr.Arslan’ı adaylık tesbitinde devre dışı bıraktı.

Halbuki,Dr.Arslan Yozgat’ta Ak Partinin sorumluları ve teşkilatları ile geçinebilseydi,aralarında varolan sıkıntıları hiç değilse aday tesbit takvimi öncesinde giderebilseydi partisinden yeniden aday olabilmeyi becerecekti.Ama 5 yıl rozetini taşıdığı Ak Partiden Belediye başkanı adayı olmayı beceremedi.

**

Ak Partide aday gösterilmeyince Yozgat kamuoyunda birdenbire Dr.Kazım Arslan lehinde bir mağdur algısı oluştu.Bu aşamada Yozgat’ta Ak Partiye özellikle ekonomik krizin yol açtığı geçim sıkıntısından dolayı iktidarla sandıkta hesaplaşmak isteyen seçmen o günlerde tepkisini yönlendireceği bir aday arayışında idi.Üstelik, Yozgatta iktidar karşıtı muhalefeti temsil eden İyi Parti,CHP ve SP kendi adaylarını belirleyemediği gibi,Dr.Arslan’a adaylık önerisinde bulunmuşlardı. Böylece Muhalefet partileri veya millet ittifakı farkında olmadan Dr.Kazım Arslan’ı kamuoyuna muhalefetin adayı olarak lanse etmişlerdi.Ardından muhalefet uzunca bir süre kendi adayını da çıkaramayınca iktidar muhalifi seçmenler, muhalefetin bile peşinden koştuğu Ak Parti mağduru Dr.Kazım Arslan’ın etrafında kümelenmeye başladılar.Tepki oylarının adresi belli olmuştu.Neticede seçim öncesinde büyük bir rüzgar yakalayan Dr.Arslan, seçime 1,5 ay kala aday olmaya karar verdi.

Karar verdi ama adresini yanlış seçmişti. Millet ittifakından ,SP veya BBP’den aday olması gerekirken Bağımsız adaylığı seçti.

Oysa,Yozgat kent merkezinde cumhuriyet döneminin siyasi tarihinde hiçbir poitikacının Bağımsız olarak Belediye Başkanlığını kazandığı vaki değildi.

Peki,neden Bağımsız aday olmuştu?

Bana gelen bilgilere göre , Dr.Arslan’ın niyeti 1 Nisan’da tekrar Ak Parti trenine binmekti.Çünkü,Belediyenin borcu 212 milyon liraya ulaşmıştı,projlerini sürdürebilmek için iktidarın desteğine ihtiyacı vardı.Bağımsız kazandığı takdirde Ak Partinin Belediye meclisi de emrine amade olacaktı.

Yanlış hesap Bağdattan döndü.

Eğer,Dr.Kazım Arslan bağımsız değil de Millet ittifakından veya eski partisi SP’den veya BBP’den aday olsaydı seçimi mutlaka kazanırdı.

Nasıl mı ?

Rakamlarla anlatmaya çalışayım.

Bilindiği gibi,Ak Parti ile arasında 2160 oy farkı vardı.Diğer partilerden aday olsaydı bu fark nasıl kapatılacaktı biliyormusunuz.

Edindiğim resmi bilgilere göre,2018 seçiminde kent merkezindeki geçersiz oy sayısı yanlış mühür basımı yüzünden 830 iken 31 Martta geçersiz oy sayısı 1751’e yükselmiş.

Aradaki fark 921..Yani,Bağımsız adaya seçmenin oy kullanım yanlışlıklarından dolayı 921 oy güme gitmiş.

Oy pusulasında Dr.Arslanın adının yanında yer alan BTP’ye yanlışlıkla basılan oy miktarı 788..

Arslan,eğer Millet ittifakından aday olsaydı İyi partinin 1641 oyu+ BTP’ye kayan 788 oy+ Bu seçimde artan geçersiz oy 921 = Tamamı 3350 oy daha elde etmiş olacaktı.

Aradaki fark rahatlıkla kapanırmıydı,kapanırdı.Millet ittifakı adayı olsaydı,seçimi kazanırmıydı ,kazanırdı.

Diğer yanda bazı siyasi gözlemciler de diyorki;

”Eğer Arslan,Millet ittifakından aday olsaydı,Bağımsız adaylığından aldığı oyu alamaz Millet İttifakından da seçimi kaybeder.Ama BBP’den aday olsaydı bağımsız oyların tümü BBP’ne de gelirdi “

Varsayılım ki; BBP’den aday olsaydı seçimi kazanırmıydı ?

Bilindiği gibi,BBP merkezde Belediye Başkanlığı seçimine değil,Belediye meclisi seçimine katılmış ve 2796 oy toplamıştı.

Arslan’ın 16 663 oyunun üzerine listede bağımsız aday olarak yer alması nedeniyle BTP’ye kayan 788 oyu ile bu seçimde belirlenen geçersiz 921 oy fazlalığını ve de BBP’nin Belediye meclisinde kazandığı oyların bir bölümünü eklerseniz bu seçim nasıl sonuçlanırdı ?

BBP ile de seçimi kazanmış olurdu.Hatta SP ile bile seçimi kazanabilirdi.

**

Ancak,Dr Arslan 31 mart seçim maratonunda sonuca giden yolda bağımsız adaylığı, parti adaylığına tercih ederek yaptığı stratejik hata ile seçimi kaybetmiş oldu.

Açıkcası,Ak Partiden Belediye Başkanı adayı olmasını beceremediği gibi,seçim sürecinin 2.aşamasında da seçim rüzgarını arkasına almasına ve iktidara yönelik bütün tepki oylarını şahsında toplamasına rağmen yanlış tercih sonucu yeniden Belediye Başkanlığını da kazanmayı beceremedi.Böylelikle taraftarlarına 31 Mart akşamı büyük bir düş kırıklığı da yaşattı.

Dr.Kazım Arslan eğer,bu seçim sürecinde ,kendine özgü ’herşeyin en doğrusunu ben bilirim, en doğru kararı ben veririm.Geleceği sadece ben okuyabilirim “mantığına yenik düşmeseydi yine Belediye Başkanlığı görevine devam edecekti.Demek ki; “Hep ben bilirim”diyerek istişareye önem vermeyip doğru kararı ,doğru yerde değerlendiremeyenler ele geçirdikleri fırsatları da kullanamıyorlar.

…………………….

Sabık Başkana bundan sonra Yozgatspordaki çalışmalarında başarılar diliyorum.

09.04.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat’tan göçün nedenleri
Yozgat'tan göçü yıllardır konuşuyoruz da,şu siyasetçilerden konuştuklarımızın cevabını net bir şekilde alabiliyor muyuz?Onlar Yozgat'ı "model şehir" diye anlatıyorlar!Bizlerin gözünde Yozgat "kan" kaybediyor,siyasetçilere bakarsanız "model şehir"Allah aşkına hangisi doğru?On yıllık iktidara yüzde 67 oy veren Yozgatlıya ne verildi?İyi ki Sivas var,hızlı tren Sivas olmasa rüyasını bile göremezdi Yozgatlı!"Hızlı istimlâk"dediler,halka arsa istimlâk para verdiler,şimdi geri almak için dava açtılar!Hızlı treni görmeden burnundan fitil fitil geri getirdiler!Tün bunları açıkça konuşan var mı?Anlı şanlı,üst düzey, Devlet kademesinde yer alan Yozgatlıları övne övüne anlatıyoruz da,ne iş yaptıklarını ortaya döken var mı?Yozgat mum gibi erşmeye devam edecek,siyasetçiler de,"model şehir" diye diye oy almayı sürdürecek,bizim de dizimizi dövdüğümüz yanımıza kâr kalacak!Herkese selâm ve saygılar...
ELÇİ
Elçi -- 26.11.2012 22:07
Yozgat’tan göçün nedenleri
DEVLET HASTANESİNDE KALP DOKTORU YOK.HASTALAR ÇEVRE İLLERE SEVKEDİLİYOR.GÖRÜNÜŞTE VAR. İCRAATTA YOKMUŞ.DAĞ FAREMİ DOĞURDU.YETENEKLİ İDARECİLER NERDE
VELİ CAN -- 26.11.2012 07:31
Yozgat’tan göçün nedenleri
hımm yozgat,mı ğöç mü evet şimdi hatırladım kimlğimde yozgat yazıyor haa tamam ben şimdi buldum. ele kucak açan (yabancıya)kendi hemşerisini bir kaşık suda bogamak isteyen komşunun bir adım öne gitmemesi için çelme takan bir memlekette ne olur? göç,istememizlik.çekemezlik ... siyasetçilerini sadece secim zamanı görüp birdaha hiç hesap sorma cesaretinde bulunamayan. yav arkadaş sen bana secimden önce ne vaatettin hani nerde birtanesini göster okulmu yaptın iş sahasımı yaptın yol mu yaptın yoksa (tekelimi;köyhizmetlerinimi;şekerfabrikasını)mı kapattın aman ha sayın büyüklerim ben sizden birşey istemiyorum sizden istedikçe siz yozgattan aldınız neyi kaldı yozgattın iş varda millet gurbete başka diyarlara farklılık olsun diyemi çıktı gitti.sayın yazarım osman bey sorarım size şu anda yozgatın nüfüsu kaç 60.000 varmı.ben şuanda bursanın İLÇESİNDE yaşıyorum NUFUS 120.000 BEN KEYFİMDEN GELMEDİM buraya ekmek kavgası benim söylemek istediklerim çöplükte olsa benim memleketim umarım ilk başta yazdıgım yozgatmı hımm sözü yanlış anlaşılmasın ben memleketime yaztatilinde geldiğim zaman ister inanın ister inanmayın topragına adım attıgım zaman aglıyorum çünkü ora benim canım memleketim ne olur siyasetçilerim büyüklerim yozgatıma sahip çıkın yozgatım yok olmasın (valisi olan köy) diye anılmasın. gurbetten sılaya yozgata selamlar
rifat erdoğan -- 24.11.2012 23:24
Yozgat’tan göçün nedenleri
mehmet erdemin dediği gibi sussam olmuyor susmasam olmaz yozgat nida tüfekçi güzel sanatlar lisesinde haremlik selamlık uygulaması başlamıştır ilgililere duyurulur.
Salim -- 21.11.2012 18:36
Yozgat’tan göçün nedenleri
Sayın Ağabeyim,
Tespitlerinize yürekten katılıyorum,yüzde yüz haklısınız,eksiği yok fazlası var değindiğiniz hususların.Bende kendimce bir yorum ve analizle katkıda bulunmak istedim,özellikle ortaklık ve buna dayalı istihdam yaratma konusunda.
Yozgat'ta bugün bırakın ortaklık kültürünü,iki kardeş bile bir araya gelip bir yatırım yapamıyorsa bunun bence asıl sebebi geçmişte ve yakın zamanda başımıza gelen kötü örneklerdir..Bir Yibitaş,bir benim ilçemde kurulmuş olan 3000 ortaklı Ayça yağ tesisleri ve bildiğim kadarıyla Yozgat'ın birkaç belde ve ilçesinde bunlara benzer 70 li yıllarda işçi birlikleri adı altında yapılan yatırımlardır..Bunlara son olarak Yimpaş acı tecrübeside eklenince artık insanlar bırakın sermaye birleştirmeyi birbirine selam vermez oldu,ki zarar gelebilir diye.
Halim İlbay -- 09.11.2012 21:03
Yozgat’tan göçün nedenleri
insan kendi memleketinde rahat etmiyor örnek
yozgat dışında adama mehmet bey nasılsınız derler
yozgatta la lan memmed bilmem neresini ne ettğim memmed nörüyon derler
bundanda olabilir
Baki -- 08.11.2012 10:32
Yozgat’tan göçün nedenleri
Değerli Osman Beyciğim. Bir ekonomist gözüyle, bir teknokrat gözüyle,daha doğrusu bir akil adam gözüyle Yozgat’tan göçün nedenlerini pek güzel tespit etmiş ve anlatmışsınız.Yıllardır Yozgat ile ilgili çok önemli tespitler yapıyorsunuz.Sussam gönlüm razı değil,söylesem tesiri yok diyor ama yinede yazmaya devam ediyorsunuz.Köşenize yorum gönderen sayın Fikri Cömert beyefendinin yazdıklarını okuyunca işte benimle aynı tespitleri yapan bir gerçek Yozgatlı dedim.Evet benim yaşıma denk gelen 1950 lerin 60 ların yıllarındaki Yozgat halkı bu değil.Şehir de bu şehir değil.Bunun vebali bu heyulaları şehrin merkezine dikerek şehri katledenlerin ve bu katliama göz yumanların üzerinedir.Bu bir.İkincisi,şehri her geçen gün daha da mutaassıplığın karanlığına sürükleyenlerdir.Yozgat’a her geldiğimde ev hanımlarının daha da eve kapatıldığını görüyorum ve çok üzülüyorum.Bana söyledikleri aynen şöyle “ aynı gün iki kere çarşıya çıksak laf söz oluyor.”Yazıklar olsun.Ayakkabılarınızı kapınızın önüne bırakmayın,kimi boyalı kimi boyasız,bazıları yamuk yumuk ayakkabılar çok çirkin bir görüntü arz ediyor dedim.Kurban olsunlar bizim yamuk yumuk ayakkabımıza diye bana cevap verdiler.İnanın bende umudumu kestim.Ata yadigarı diye içimizde bir özlemle koşup geliyoruz.Camimizi, mezarlarımızı, kalan üç beş akrabamızı ziyaret edip büyük bir hüsranla ayrılıyoruz. Sayın Fikri Cömer Beyefendiye yorumundan dolayı teşekkür edecektim laf döndü dolaştı nereye geldi.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 03.11.2012 00:53
Yozgat’tan göçün nedenleri
sonradan köyde tarlasını,traktörünü satıp gelip evet ben yozgatın yerlisiyim diyenlerden degilim,gerçekten yozgatın yerlisiyim,size kırk yıl öncesinden bahsedeyim ve göçün en önemli sebeplerini öyle tartışalım diyeyim.
kırk yıl evvel yozgatta herkes birbirini tanırdı ,dostluk,komşuluk,akrabalık,ilişkileri kıskandıracak boyuttaydı.şimdi bakıyorum herkes düşman veya rakip olmuş,lise caddesinde hamile bayana laf atılıyor görünce utandım.yozgat evlatlarına sahip çıkmıyor o meşhur deyiş hala devam ediyor yozgatlı yabancıyı sever sözü.siyasettede yozgat hep yanlış hamleler yapıyor ne yazıkki nüfusunun büyük bölümü yeşilkartla ve yardımlarla geçiniyor olmasına ragmen hala oy zamanı gelince gazetenizde yaptıkları tüm eleştirileri bir kenara bırakıp iktidarın degirmenine su taşıyor.yozgatla ve yozgatlıyla hiç alakası olmayan siyasetin ne oldugunun farkında dahi olamayanlara tam yetki vererek sadece vekil ünvanı kazandırıyor.
acıdırki memleketin en eski sancak beyliklerinden biri olan bozok şimdiki adıyla yozgatımızda artık içkili restoran yok,yozgatla ,çamlıkla bütünleşmiş çamlık gazinosunun yerinde yeller esiyor,yozgatta bir garip şehirleşme almış başını gidiyor,sivas caddesine yapılan alt geçitlerde buna en güzel örnek.yani kısacası ,yozgat sahipsiz kalmış,bazıları için bir kazanç merkezi ,bazılarına görede unutulmuşlugun vazgeçmişliğin abidesi.
bu şartlar altında yozgat göç vermezde ne yapar diyorsanız,yozgatlı yozgata sahip çıkar,çarşıda gezmek alışveriş etmek istanbulda emin önünde alışveriş etmekten zor olmuş,tek yön uygulamaları,yerinden kımıldamayan arabaların dar sokak aralarına terkedilip bırakılarak yolların kapanması,vb tüm bunlar yozgattan kaçışı hızlandırdı.evet bende artık yozgat dışında gurbette yaşıyorum.bazen yozgata geliyorum ve her geldiğimde yozgatı biraz daha gerilemiş buluyorum.40 yıl önceki yozgatta ablamlar,annem,yengem halam gece yarısına kadar sokakta gezebilirlerdi,(kimse laf atmaz,peşine takılmazdı)gönül sohbet isteyince ya çamlıkta ateş yakılır yada içkili restoranlarda muhabbet ortamı yapılırdı(şimdi bandelli yolunda arabada içiliyor sohbet içkileri)herkes birbiriyle yardımlaşır dayanışma çerisinde her ev bir ev gibiydi,şimdi kapı komşuyu tanımıyorlar yozgatta,ünüversite ögrencilerine soruyorum adeta gün sayıyorlar bitsede gitsek diye,sebebide artık her sokaga,her caddeye sinmiş olan bagnazlık kokusundan bıktıklarından,memleketimizi buhale getirenler utansın göç edenler degil,gerçek yozgatlılar memleketine sahip çıksaydı yozgat şimdi 600.000 nüfuslu heşeyiyle gelişmiş bir yozgat olurdu oysaki bakınız bu gün yozgatı merkez ilçe yapalım çoruma,kayseriye sözleri kulaktan kulaga yayılıyor.yozgata yozgatlılar sahip çıkar ve yozgatın makuz kaderini yener hakettiği yüksek degerlere ulaştırırlar,ve bu bahsettiğim yozgatlılar kırk yıl önce saat kulesinin dibindekileri hatırlayan bilen yozgatlılar olurlar.
feri cömert -- 30.10.2012 00:31
Yozgat’tan göçün nedenleri
sayın osman hakan kıracı bey yine güzel bir konuya deginmişsiniz ellerinize ve yüreginize saglık.
anlamakta vede anlatmakta güçlük çektigimiz göçün nedenlerini kendimize hiç sordukmu niçin,niye neden diye
temel çelişki burada hep başkalarından çözüm bekledik ortak aklı ve bilimi bir araya getiremedik.
bize yol göstersin diye kanaat önderi olarak seçtigimiz insanlar hep günlük çözümlerle ugraştılar için kalıcı, çözümleyici herhengi bir olgu gösteremediler onun içi insanlar geçim derdiyle palyatif çözüm peşinde anadolunun yolarına düştüler bakınız büyük kentler her birinde bir yozgat kadar yozgatlı var bu insanlar evinden memleketinden keyfi olarak ayrılmadılar.
üretmeden tüketen toplumlarda siyasette kendilerini yüceltmek için başkalarını karalayan,vicdanı az hırsı fazla olan insanların yozgata vercegi bir şey yoktur oldugu sürece daha çok yozgatlı yozgatı terk ederek ekmek kapısı için yollara düşer.bizede hayıflanmak düşer. onurlu bir ulusun bireyi olarak kurban bayramımızı kutlaya biliyorsak sebebi olan cumhuriyetimizin 89.yılında her iki bayramınızı
kutluyorum. herkese selam.
hasan baycan -- 24.10.2012 17:14
Hastanenin yer seçimindeki hata düzeltilmeli
Olmadı Sayın Kiracı...
Siz bunca yılın gazetecisi ve Yozgat'ta yaşananların en iyi gözlemcilerinden biri olarak kendinizi ve kaleminizi beyhude yoruyorsunuz.
Bakınız üsatdım bu iş şöyle yürür:
Hastane için tahsis edilen yere önce hastane yapılır.
Sonra elbette temenni etmiyorum ama sözünü ettiğiniz riskli bölgede bir çok insanın canı yanar.
Önceleri bir kaç cılız sesten başka kimse aldırış etmez!
Daha sonra günlerden bir gün "zat-ı muhtereman"dan herhangi birine veya bir yakınına, herhangi bir zeval olursa; hah işte o zaman "bıyyyy! yahu ve hatta yavvv biz hata ettik miymişmiyizdir mi acaba mı?" diye düşünmeye başlanır.
Bu arada bilirsiniz ki; culuklar ve kukumav kuşları bile düşünme ameliyesini bunlardan daha hızlı bitirir...
Aradan yıllar geçer ve kendi döneminde de kuruluş yeri dönemin şartları itibariyle yokuş sayılan doğum ve çocuk hastanesinde olduğu gibi, herkes duruma alışır.
En daha daha sonraki asırlardan birinde, en son yeni bir hastane daha icap ettiğinde; yine gazetelerde "ulancıklarım yıldız tepeye hastane mi yapılır?" diye soracaklardır.
Emin olunuz efendim. Emin olunuz.
O çoook çok ileriki dönemlerde yine benim dediğim olur.
Yıldıztepeye hastaneyi dikerler.
Giden gitmiyen belli olsun anasını satıyyymm.
Kalın sağlıcakla...
Yasin Ali ER -- 16.08.2012 12:49
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00