BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.05.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
191
Dün
:
4633
Toplam
:
16386673
Gündem Osman Hakan KİRACI
DR.ARSLAN’IN KAÇIRDIĞI TARİHİ FIRSAT
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Yozgat kent merkezinin hem son beş yılında hem de 31 Mart seçim sürecinde en çok konuşulan ve tartışılan isim oldu sayın Dr.Kazım Arslan..

Kimi vatandaş onun yaptıklarını alkışladı,kimi kentimizin başta otopark olmak üzere bazı sorunlarını çözümlemediği için eleştirdi,kimi hakkında ortaya çıkarılan dedikoduları tartıştı,kimileri de 31 Mart seçimleri boyunca onun yanında,arkasında veya karşısında yer aldı.

Yozgat,31 Mart yerel seçimlerinde Dr.Kazım Arslan’la heyecanlı ve çekişmeli bir başkanlık yarışına tanık oldu.

Dr.Kazım Arslan, Belediye Başkanlığı döneminde kentin fiziksel görüntüsünü yeniden düzenleyerek ,makyajlayarak ve bir takım projelerini de tamamlayarak elbetteki pozitif hizmetler gerçekleştirdi.Ama diğer yanda da kentin 1 numaralı meselesi olan otopark sorununa 5 yıl boyunca çözüm sağlayamadı.Onun Belediye başkanlığındeki başarı derecesini,kayda değer olumlu- olumsuz icraatlarını,yaptıklarını,yapamadıklarını,doğrularını,yanlışlarını bir başka yazımda geniş bir şekilde değerlendireceğim. Ama bugünkü yazımda onun 31 Martta yeniden Belediye Başkanlığını kazanma şansını nasıl kaçırdığını anlatacağım.

**

31 Mart seçim sürecinin ilk aşaması,onun için Ak Partide yeniden aday olabilmekti.

Ancak ,Arslan kamuoyu desteği yanında olduğu halde Ak Partinin yetkilileri ve teşkilat mensuplarıyla geçinememesi nedeniyle partisinde Belediye Başkan adaylığı yarışını kaybetti.Yozgatta Ak partisi,onu yeniden Belediye Başkanı olarak görmek istemiyordu.Genel merkez,teşkilatlardan gelen şikayetler üzerine yaptırdığı araştırmalar sonunda Dr.Arslan’ı adaylık tesbitinde devre dışı bıraktı.

Halbuki,Dr.Arslan Yozgat’ta Ak Partinin sorumluları ve teşkilatları ile geçinebilseydi,aralarında varolan sıkıntıları hiç değilse aday tesbit takvimi öncesinde giderebilseydi partisinden yeniden aday olabilmeyi becerecekti.Ama 5 yıl rozetini taşıdığı Ak Partiden Belediye başkanı adayı olmayı beceremedi.

**

Ak Partide aday gösterilmeyince Yozgat kamuoyunda birdenbire Dr.Kazım Arslan lehinde bir mağdur algısı oluştu.Bu aşamada Yozgat’ta Ak Partiye özellikle ekonomik krizin yol açtığı geçim sıkıntısından dolayı iktidarla sandıkta hesaplaşmak isteyen seçmen o günlerde tepkisini yönlendireceği bir aday arayışında idi.Üstelik, Yozgatta iktidar karşıtı muhalefeti temsil eden İyi Parti,CHP ve SP kendi adaylarını belirleyemediği gibi,Dr.Arslan’a adaylık önerisinde bulunmuşlardı. Böylece Muhalefet partileri veya millet ittifakı farkında olmadan Dr.Kazım Arslan’ı kamuoyuna muhalefetin adayı olarak lanse etmişlerdi.Ardından muhalefet uzunca bir süre kendi adayını da çıkaramayınca iktidar muhalifi seçmenler, muhalefetin bile peşinden koştuğu Ak Parti mağduru Dr.Kazım Arslan’ın etrafında kümelenmeye başladılar.Tepki oylarının adresi belli olmuştu.Neticede seçim öncesinde büyük bir rüzgar yakalayan Dr.Arslan, seçime 1,5 ay kala aday olmaya karar verdi.

Karar verdi ama adresini yanlış seçmişti. Millet ittifakından ,SP veya BBP’den aday olması gerekirken Bağımsız adaylığı seçti.

Oysa,Yozgat kent merkezinde cumhuriyet döneminin siyasi tarihinde hiçbir poitikacının Bağımsız olarak Belediye Başkanlığını kazandığı vaki değildi.

Peki,neden Bağımsız aday olmuştu?

Bana gelen bilgilere göre , Dr.Arslan’ın niyeti 1 Nisan’da tekrar Ak Parti trenine binmekti.Çünkü,Belediyenin borcu 212 milyon liraya ulaşmıştı,projlerini sürdürebilmek için iktidarın desteğine ihtiyacı vardı.Bağımsız kazandığı takdirde Ak Partinin Belediye meclisi de emrine amade olacaktı.

Yanlış hesap Bağdattan döndü.

Eğer,Dr.Kazım Arslan bağımsız değil de Millet ittifakından veya eski partisi SP’den veya BBP’den aday olsaydı seçimi mutlaka kazanırdı.

Nasıl mı ?

Rakamlarla anlatmaya çalışayım.

Bilindiği gibi,Ak Parti ile arasında 2160 oy farkı vardı.Diğer partilerden aday olsaydı bu fark nasıl kapatılacaktı biliyormusunuz.

Edindiğim resmi bilgilere göre,2018 seçiminde kent merkezindeki geçersiz oy sayısı yanlış mühür basımı yüzünden 830 iken 31 Martta geçersiz oy sayısı 1751’e yükselmiş.

Aradaki fark 921..Yani,Bağımsız adaya seçmenin oy kullanım yanlışlıklarından dolayı 921 oy güme gitmiş.

Oy pusulasında Dr.Arslanın adının yanında yer alan BTP’ye yanlışlıkla basılan oy miktarı 788..

Arslan,eğer Millet ittifakından aday olsaydı İyi partinin 1641 oyu+ BTP’ye kayan 788 oy+ Bu seçimde artan geçersiz oy 921 = Tamamı 3350 oy daha elde etmiş olacaktı.

Aradaki fark rahatlıkla kapanırmıydı,kapanırdı.Millet ittifakı adayı olsaydı,seçimi kazanırmıydı ,kazanırdı.

Diğer yanda bazı siyasi gözlemciler de diyorki;

”Eğer Arslan,Millet ittifakından aday olsaydı,Bağımsız adaylığından aldığı oyu alamaz Millet İttifakından da seçimi kaybeder.Ama BBP’den aday olsaydı bağımsız oyların tümü BBP’ne de gelirdi “

Varsayılım ki; BBP’den aday olsaydı seçimi kazanırmıydı ?

Bilindiği gibi,BBP merkezde Belediye Başkanlığı seçimine değil,Belediye meclisi seçimine katılmış ve 2796 oy toplamıştı.

Arslan’ın 16 663 oyunun üzerine listede bağımsız aday olarak yer alması nedeniyle BTP’ye kayan 788 oyu ile bu seçimde belirlenen geçersiz 921 oy fazlalığını ve de BBP’nin Belediye meclisinde kazandığı oyların bir bölümünü eklerseniz bu seçim nasıl sonuçlanırdı ?

BBP ile de seçimi kazanmış olurdu.Hatta SP ile bile seçimi kazanabilirdi.

**

Ancak,Dr Arslan 31 mart seçim maratonunda sonuca giden yolda bağımsız adaylığı, parti adaylığına tercih ederek yaptığı stratejik hata ile seçimi kaybetmiş oldu.

Açıkcası,Ak Partiden Belediye Başkanı adayı olmasını beceremediği gibi,seçim sürecinin 2.aşamasında da seçim rüzgarını arkasına almasına ve iktidara yönelik bütün tepki oylarını şahsında toplamasına rağmen yanlış tercih sonucu yeniden Belediye Başkanlığını da kazanmayı beceremedi.Böylelikle taraftarlarına 31 Mart akşamı büyük bir düş kırıklığı da yaşattı.

Dr.Kazım Arslan eğer,bu seçim sürecinde ,kendine özgü ’herşeyin en doğrusunu ben bilirim, en doğru kararı ben veririm.Geleceği sadece ben okuyabilirim “mantığına yenik düşmeseydi yine Belediye Başkanlığı görevine devam edecekti.Demek ki; “Hep ben bilirim”diyerek istişareye önem vermeyip doğru kararı ,doğru yerde değerlendiremeyenler ele geçirdikleri fırsatları da kullanamıyorlar.

…………………….

Sabık Başkana bundan sonra Yozgatspordaki çalışmalarında başarılar diliyorum.

09.04.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şehir olabilmek için
Yozgatın diğer sorunları konusunda sizinle hemfikirim elbette. Ben biraz da mesleğim gereği şehrin orta yerine yapılan alt geçitten sözetmek istiyorum. Alt geçit inşaatının yeni başladığı dönemlerde İstanbuldan Yozgata gelmiştim. Çocukluğumuzun ve gençliğimizin geçtiği o koca cadde boydan boya kazılıyordu. Projenin bitmiş halini gözümde canlandırarak derin bir EYVAH çektim içimden. Bir kaç Yozgatlıya bu konuda ne düşündüğünü sorduğumda hemen tamamının bu projeden olumlu beklentiler içinde olduğunu gördüm. Birkaçına dilim döndüğünce projenin hatalarını ve Yozgattan neler götüreceğini anlatmaya çalıştım ama kimsenin anlayacağı yoktu. Daha sonra rahmetli Yalçın Bacanlının çayını içmeye gittim. İçeri girer girmez bana sitem dolu ifadelerle şunları söyledi:Aklı başında insanlar Yozgatı birer birer terkediyorsunuz. Şimdi sizler burada olsaydınız şu alt geçit işine hep beraber karşı çıkardık. Buradakiler hep alkışçı. Kimse geleceği göremiyor. YOZGATIN BAĞRINI YARIYORLAR kimseden çıt çıkmıyor demişti. Bu kadar çok vurdumduymaz tahsilli insandan sonra ilkokul mezunu Yalçın Bacanlının tepkisini hayret ve takdirle karşılamış ve üzüntüyle Yozgattan ayrılmıştım. Bu vesileyle Yalçın Bacanlıya Allahtan rahmet diliyorum.
Mehmet Akyol -- 12.03.2011 12:04
Şehir olabilmek için
osman bey siz hangi yozgattan bahsediyonuz hani nerde büyüme hani gelişme bugün ankarada yapılan bir araştırmaya göre ankarda yaşayan yozgatlı sayısı 345.547 kişi olarak açıklandı bu rakama göre demekki yozgatta bir büyüme veya gelişme yok bence 2007 seçimlerinde nüfusumuz daha fazlaymışki 6 millet vekili çıkarıyoruz 2011 seçimlerinde açıklanan vekil sayısı 4 tür buda şu demek pluyo bence yozgat bırakın gelişmeyi bence halen göç veren bir şehir milleti kandırmaya çalışmayın bari
şahin -- 04.03.2011 12:47
Şehir olabilmek için
kardeşim...
yazılarını devamlı okuyorum.Aynı jenerrasyonlu, sözkonusu sorunları birlikte yaşamış bir yozgatlı olarak çok üzgünüm..
ömer faruk akyollu -- 01.03.2011 19:10
Yozgat’ın Bediüzzamanı

Sevgili Kiracı.Nerden buldun nerden aklına geldi Ünal gardaşı bulup onunla sinemaya gitmek.Makaleni okurken 1965 li yıllara götürdün beni.yeni delikanlı oluyoruz bıyıklarımız yeni terliyor litrelik şarap 125 kuruş.10 kişi bir araya geliyoruz ancak toparliyoruz 125 kuruşu bir şişe alıp şekerpınar mahalleside parkta içmenin tadını almaya başladığımız günlerde tesadüfen Ünal gardaşla tanışıyoruz.bizleri alıp bugünkü telekomun arka sokağında Nizamların binasının yakınında iki katlı ahşap bir eve götürüyor ilk risalelerle tanışıyoruz. Namaz kılımaya başlıyoruz içkiden ve sokaktan uzaklaşıp okumaya başlıyoruz. Kendisinden Allah razı olsun.Kendisini görürsen selam ve saygılarımı ilet bu makalen için sana teşekkür ederim yıllar öncesine götürdün beni.
Mustafa Çağlayan -- 23.02.2011 08:59
Yozgat’ın Bediüzzamanı
Değerli Osman Beyciğim, köşenizde yayımladığınız makalelerinizin biri olmazsa öbürünün bizi şaşırtmasına artık alıştık. Bu makalenizde de Yozgat’ın gizli kalmış inançlı, işte adam gibi adam diyeceğimiz değerli insanlarından birisini hem yeniden bizlere hatırlatıyor hem de vefasızlığımızı yüzümüze vuruyorsunuz. Yazınızda “Aslında, ben günümüz dünyasında idealist, samimi ve inandığı manevi değerler uğruna dünya nimetlerini umursamayan, erdemli insanlara hep saygı duymuşumdur. Bu insan İslamcı da olabilir.. Ülkücü , milli görüşcü, tarikatcı, nurcu veya şucu – bucu da olabilir. Ya da Marksist, makyavelist, liberal, Sosyal Demokrat, laik, Atatürkcü..
Hangi dünya görüşüne, hangi ideolojiye, hangi doktrine, hangi felsefeye veya neye inanırsa inansın o insanın önce davasında samimi olması gerekir. Söyledikleri doğruları nefsinde yaşayan..
Özü-sözü bir, yüreği insan sevgisi,şefkat ve merhamet duygularıyla dolu olan ..
Davası uğruna her türlü ıstırabı yaşamaktan yorulmayan.. Temiz geçmişi ile geleceğini de aydınlatan” . diye tarif ettiğiniz bu insanları bir süre sonra unutmak aslında bir insanlık ayıbımızdır.Bu yazınız bizzat şahit olduğum sizin basın camiasında ki dürüst ve vefalı gazeteci imajınız ile ne kadar örtüştüğünüzün ispatıdır.Aldığınız ödüller ananızın ak sütü gibi helal olsun değerli Osman beyciğim.İstanbul’dan en derin sevgi ve selamlar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 10.02.2011 19:53
2010 yılından aklımda kalanlar
tarihinden ders almayanlar 12 eylül refandumundan ne anladılar sokag çıkın sorunbakalım kerkes cebini ve midesini düşünmekten vatanı milleti düşünemez arkadaş ben 2000 kırizinde araba aldım evim vardı zaten şimdi karnımı doyuramıyom emekliyim ben akp liler konuşurken kırıze giriyorum ünüverstede oglum okuyo bu yıl uzattı sayın cumhurbaşkanınada meyil attım yardım alamadım allah rızas için bu iktidara bi kart gösterilmeli..
murat arisoy -- 19.01.2011 17:55
2010 yılından aklımda kalanlar
Yorumunuz
Adınız ve Soyadınız -- 15.01.2011 17:53
2010 yılından aklımda kalanlar
Yozgat’mızın Değerli Basın Mensubu Sn.Osman Hakan Kiracı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile ilk Türk gazetecisi dedemiz Çapanzade Agah Efendiyi rahmetle anarken şahsınızda tüm Yozgat gazetesi emekçileri ile Yozgat basın mensuplarının bu önemli gününü kutlar sağlık ve başarı dileklerimi sunarım.Saygılarımla.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 09.01.2011 10:19
2010 yılından aklımda kalanlar
Değerli Yazarımız Sn.Osman Hakan Kiracı.BESET olayı ile ilgili tespitlerinizi ve yorumlarınızı uzun bir süredir köşenizde dile getiriyorsunuz.Türkiye’nin en bol ödüllü medarı iftiharımız bir yazarımız olarak sizin çok isabetli tespitlerinize yorum değil ancak acizane katkıda bulunmak isterim.BESET olayı ile ilgili olarak kaleme aldığınız ikinci makalenizde zaten hem soruyu soruyor hem de anlayanlara cevabını vermiş oluyorsunuz.Yani gözüme bak ne dediğimi anlarsın diyorsunuz.Elbette anladık teşekkür ederiz ama bu arada olan yine Yozgat halkına olacak.Zaten ekonomik sıkıntı içinde olan ve pek fazlada kaynağı olmayan belediye başkanımız yine çaresizlik içinde kıvranacak.Hükümette hem de en yüksek düzeyde milletvekillerine sahip Yozgat halkına yazık hem de çok yazık.İstanbul dan sevgi ve saygılarımı sunar yeni yılın Yozgat’a mutluluklar getirmesi dilerim.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 02.01.2011 15:03
2010 yılından aklımda kalanlar
hakan bey,yeni nesil gazetecileri sizin yazılarınızı çok diggatli okumalı neden mi,mesela bu yazınız ilk kısmı asfalt işi ile son kısmı beset işinde belediyeyi ve reisi iki taraflı objektif tenkid ediyorsunuz.hülasa,iyi işi takdir,kötü işi de tenkid ediyorsunuz.ne güzel objektif gastecilik budur.bu yüzden biz de okurlarınız olarak sizi takdir ediyoruz.herkes sizin gibi doğruları yazsa vatandaş gerçekleri daha iyi anlar.sağol...
ömer -- 02.01.2011 12:32
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00