BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.06.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
183
Dün
:
4633
Toplam
:
16687004
Gündem Osman Hakan KİRACI
Belediyenin çözüm bekleyen sorunları
   Söylesem tesiri yok/ Sussam gönül razı değil/ Fuzuli       ohakankiraci@hotmail.com
Zaman, ne kadar da hızlıca akıp gidiyor.
31 Mart seçimlerinin üzerinden yaklaşık 2 ay geçti.
Belediye başkanları makamlarına oturdular ama kutlama ziyaretlerinden fırsat bulup çalışmalarına yeterince zaman ayıramadıklarını duyuyoruz.
Oysa başta merkez olmak üzere tüm Yozgat Belediyelerinin sorunlarını çözme ve vaadlerini gerçekleştirme konularında kaybedecekleri zamanları oldukca kısıtlı.
Özellikle bizim Yozgat merkez Belediyesinin kaybedecek hiç zamanı yok.
Seçim öncesinde “Gönül Belediyeciliği ve ortak akıl” sloganıyla yola çıkan yeni Yozgat Belediye başkanı sayın Celal Köse tarafından çözümü acilen gerekli bir takım sorunlar var.
Ağır bir borç sarmalının cenderesi altında kıvranan Belediyenin sorunlarının en önemli ve öncelikli olanı finansman sıkıntısıdır.
* *
Yozgat Belediyesinin sayın Yusuf Başer dönemi öncesinde yani bundan yaklaşık 15 yıl öncesinde toplam 120 milyon lira borcu bulunuyordu.
Belediyenin borçları Başer’in 9 yıllık çalışma döneminde 12 milyon liralık artışla 132 milyon liraya,Dr.Kazım Arslan’ın da 5 yıllık icraat döneminde 79 milyon liralık artışla toplamda 211 milyon liraya yükselmiş durumda.
Edindiğim bilgilere göre, Yozgat Belediyesi parasal bakımından oldukca ciddi bir sıkıntı çektiği içindir ki ; seçimden hemen önce 18,7 milyon lira muhammen bedelli gayrimenkullerini satmak zorunda kalırken CEDAŞ’a olan 6,2 milyon lira tutarındaki borcunu da yapılandırmasına rağmen taksitlerini ödemekte ciddi anlamda zorlanmaktadır.
* *
Belediyenin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, kentimizin gündemindeki acil sorunların çözümüne adeta engel olmaktadır.
Aklıma gelmişken size çok önemli bir sorunumuzu bir kez daha hatırlatmam gerekiyor.
Halkımızın en önemli sorunlarından biri de şehir içi içme suyu şebekesinde hala asbest minarelli boru kullanımının yol açtığı sağlık sorunudur.
Yozgatın içme suyu şebeke ağı borularındaki asbest minerali, içme suyu yoluyla vücuda karıştığından başta kanser olmak üzere bir takım hastalıkları tetiklemektedir. Nitekim Yozgat’ta son yıllarda kanser vak’alarında meydana gelen artışlar dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Halk sağlığına zararlı olması nedeniyle ülkemizde de asbest boru ve malzemelerinin kullanımı 2010 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı’nca yasaklanmıştır.
İşte, bu nedenle kentimizin şehir içme suyu şebeke borularının acilen değiştirilmesi şarttır. 30 yıllık süreçte sadece 2014 yılında 4 kilometrelik şebeke içme suyu boru hattı değiştirilmiş, ancak tümü 80-90 milyon lirayı gerektiren değişim çalışmaları, Belediyenin finansman sıkıntısı yüzünden sürdürülememiştir.
* *
Bildiğiniz gibi, Otopark meselesi kentimizin en önemli sorunlarının başında yer almaktadır.
Belediye, kent merkezinin otopark sorununun daha da içinden çıkılmaz hale gelmesini önlemek veya en asgariden hafifletmek için şehir içinde mümkün olabildiğince yeni kapalı ve açık otopark projelerini halkımıza sunmak zorundadır.
* *
Bugün itibariyle 211 milyon liraya ulaşan borç sarmalı.
Halkımızın sağlığını tehdit eden asbestli boruların değişimi..
Şehir içerisinde adeta kördüğüm haline gelen otopark çilesi..
Kentimizin gündeminde yer alan daha nice diğer sorunlar..
Acilen çözüm beklemektedir.
Bunun için öncelikle borç yükünü azaltmak, mevcut sorun ve ihtiyaçlara çare bulmak, yeni yatırım ve projeleri gerçekleştirmek amacıyla yeni kaynaklar elde edilmeli ve iktidarın gücünden, kudretinden ve imkanlarından faydalanılmalıdır. Yozgat Belediyesi İktidarın kaynak ve katkılarının yanı sıra Cumhurbaşkanı yardımcısı hemşehrimiz sayın Fuat Oktay’ın desteğinden de her fırsatta yararlanmalıdır.
* *
Bu bağlamda yeni Belediye Başkanımız sayın Celal Köse’ye yeni dönem çalışmalarında başarılı olabilmesi adına birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.
Siyaset önderleri ve yönetenler, herşeyi bilmez ve bilemezler. Ama her bir şeyi bilge düzeyindeki nitelikli uzmanlarından veya vizyoner danışmanlardan öğrenebilirler. İstişareye değer verilirse eğer ‘ortak aklın nimetlerinden de istifade edilir.
Bu bakımdan Yozgat Belediyesi’nin kaynak üretme ve bütçeyi verimli kullanma becerisine sahip yetenekli bir finansman uzmanına, şehir merkezini 2050, hatta 2100 yılına hazırlayacak kapasite ve donanımda bir şehir planlamacısına, kentimize vizyon kazandıracak nitelikte bir strateji geliştirme uzmanına, Belediyecilikte başarılarını proje ve icraatlarıyla kanıtlamış birkaç deneyimli bürakrata şiddetle ihtiyacı vardır.
Demek istiyorum ki; sayın Köse bu yeni dönemde akılcı projeleriyle Belediyenin her türlü icraatlarına verimlilik ve ivme kazandıracak, kentimizin geleceğini şekillendirecek nitelikteki uzmanlardan oluşacak yeni bir çalışma takımı kurmalıdır.
Bu arada Yozgat halkının Belediyenin icraatlarını nasıl değerlendirdiği ve beklentilerinin neler olduğu konularında sıkça anketler yaptırarak kamuoyunun sesine ve taleplerine kulak vermelidir.
İktidarın kaynaklarını Yozgat yararına kullanabilmek amacıyla da Başkan Köse’nin bir ayağı Başkentte olmalıdır.
* *
Eğer, Celal Köse bu yeni dönemde yeni bir ruh, yeni bir çalışma heyecanıyla ve biraz önce tanımladığım niteliklere haiz uzmanlardan oluşacak yeni bir ekiple, “Gönül Belediyeciliği ve ortak akıl” felsefesiyle yoluna devam eder ve yönetim tarzında sağlayabileceği takım anlayışı ve ortak akıl ile bir farkındalık yaratırsa elbette başarılı olur.
Yok eğer, şimdiden etrafını sarıp sarmalayan Belediyecilikten anlamaz ve iş bilmez dalkavuklara itibar eder ve de Başkanlık dönemi sürecinde fitne ve müfteri mizaçlı, dönek ve nankör karekterli, çapsız, haddini bilmez ve lüzumsuz kişilerin kendisine kılavuz olma çaba ve beklentilerine prim verirse o zaman başarılı olamayacağı gibi, kent halkına da büyük bir düş kırıklığı yaşatır.
Demem o ki; Celal Köse Yozgat’ı 2050’li 2100’lü yıllara taşıyacak bu yeni dönemde kurmaylarını belirlerken bal alacağı çiçekleri dikkatle ve özenle seçmelidir.
Bu düşüncelerimin ışığında sayın Köse’ye engin sabırlar ve başarılar diliyorum.
* *
Bayramınız kutlu, geleceğiniz mutlu olsun…

03.06.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
...
Sayın KİRACI öncelikle ellerinize sağlık iyi yazılar,bilgiler yazıyorsunuz asırların YOZGATI hala YOZGAT ama insanlar değişmiş DEĞERLERİMİZ,GELENEKLERİMİZ,GÖRENEKLERİMİZ,TÖRELERİMİZDEN hatta İNSANLIĞIMIZDAN eser kalmamaya başlamış diyorum lakin genede iyimser olmak istiyorum.Gerçek MÜSLÜMAN,TÜRK ve gerçek YOZGAT lı olmaya çalışmak lazımken sebepler her nelerse hep kötüye gidiyoruz her şeyimizle.Şu seçimlerde bile ben insanım diyenler hala kendi çıkarlarına,menfaatleri uğruna utanmadan oylarını satıyorlar hatta belde belediye başkan adaylarına benim 30 OYUM var kim isterse 10 000 tl ye oylarımı satarım diyor işte YOZGATı böyle insanlar ve adaylar batırıyor İNSANLĞI,TÜRKLÜĞÜ ve YOZGAT lılığı böyle yok ediyorlar UYANIN EY ASİL YOZGAT IN EVLATLARI
hakiki yozgatlı -- 17.03.2019 08:51
Bildik Yozgat'tan öteki Yozgat'a
Osman hakan Abi,Bu rakamların hangi yıllara ait bilmiyorum ancak,Şu gerçek varki Bahsettiğin varlıkların son 5-6 ayda bu alım gücü %50 küçüldü.Bu küçülmenin nedeni Ekonomi Yönetimi,Adalet anlayışındaki kargaşa,özgürlük anlayışının farklı bir boyuta devrilmesi;yatırımcıyı ÜRKÜTMÜŞTÜR.
16 yıllık istikrar varlığına rağmen,%50 değer kaybeden sermaye umduğu dağlara kar yağmış.Buna rağmen Her 100 Yozgatlıdan 80ni Yozgata sanayi yatırımı yapılması için,elindeki 825 tl ile 1500 tl yi sermaye yapmaya hazır. Yeter ki güveneceği bir öncü olsun.Bireyler degil,kurumsal yapılar ve reel yatırımlar olsun.Ayrıca ayağı toprağa basan,gerçekten tarıma dayalı sanayi yatımları gerekli.Hatta bunlar mikro düzeyde ve geleneksel üretimi modernize edilmiş Markalaşmaya yönelik projeler olmalı.Örnek;Erzincanın tulumu Dünya markası oldu.Bizde Çömlek peynirini önce Türkiye,sonra Dünya markası yapabiliriz.
Yakub Nurdogdu -- 04.01.2019 12:13
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
Seçimde Akp:2 Mhp 1, İyi parti veya Chp 1 vekil çıkar umuyorum. böyle olması Yozgat içinde iyi olur akp vekili mecliste veya Cumhurbaşkanlığında çıkış Yozgat sorunlarını anlatmazlar şimdiye kadar anlatmadılar anlatanı da engellediler. Yozgatlının Ankara' ya yürüyüşü hatırlayınız. Yozgat dikkat çekmek için akp en az 2 vekil kaybetmesi şart. Yozgat'ımızın geleceği ve evlatları için başka sansımız yok.
Osman Baran -- 18.06.2018 16:01
YOZGAT SİYASETİNDE ‘SKOR’ MERAKI
güzel bir yorumdu yozgatta kimse rengini belli etmiyor lakin 3 AKP olur gibi ama diğer 1 kimin olur tahmin edemiyorum
Mustafa -- 16.06.2018 13:05
24 HAZİRAN SEÇİMLERİNİN YOZGAT TARAFI
İYİ parti ve MHP’nin durumuna gelince..
Eğer,Ak Parti’nin Yozgat Teknik Direktörü sayın Bekir Bozdağ, 24 Haziran’da aynı takımla sahaya çıkarsa Yozgat’ta hem İYİ partinin ,hem de MHP’nin ekmeğine yağ sürer.
Bu durumdan MHP’den ziyade İYİ parti yararlanır.
İYİ partinin de böylesi bir fırsattan yararlanabilmesi ve Yozgat’tan 1 milletvekili kazanabilmesi için Yozgat ve ilçelerinde seçmen tabanında karşılığı bulunan,Yozgat kamuoyunda hüsnü kabul görebilecek,seçim maratonunda Ak Parti milletvekili adaylarıyla aşık atacak güçte ve partisine oy bakımdan katma değer kazandıracak,mazisi ve sicili temiz,şaibesiz,sempatik ve deneyimli bir siyasetçiyi listenin başına koymalıdır.

Öncelikle; tarafsız şekilde memleketin hayrına olan düşüncelerinizi açıkça belirtmekten çekinmediğiniz için kutluyorum.

İş yapmayan, masraf çıkarmayan vekilleri tercih eden partiler; hatırı gönlü ortadan kaldırıp, bir kez daha düşünmeliler.
Kadriye ŞAHİN -- 20.05.2018 04:26
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Ak Partinin müspet ve menfi çalışmalarını objektif bir dille yazdıktan sonra vilayetimizin en büyük problimenin nasıl çözüleceğini de anlatmışsınız yazınızda.
İktidar temsilcilerine yol haritası çizerek 14 ocak tarihini bir çıkış günü olarak hatırlatmışsınız.Güzel bi rehberlik bu..Benim merak ettiğim şey şu Akpartililerin içinden bi vicdan ve cesaret sahibi insan çıkıp da yozgatın göç belasını acaba Tayyip beye anlatacak mı,yoksa gine sadece gözlerinin içine mi bakacaklar.bence hiç kimse yozgatın derdini sayın cumhurbaşkanına anlatamaz.Sebep..
Yozgatın sahibi yokda ondan.hayırlısı olsun bakalım..
Hüsnü -- 07.01.2018 13:36
Yozgat’ın mes’eleleri ve tarihi 14 Ocak fırsatı
Sayın Kiracı; Yine memleketimizin yıllık raporunu çıkarıp, gurbette yaşayanlara tablosunu çizmişsiniz. Kaleminiz her daim var olsun. Bu sefer, yazınızı okurken içim sevinçle doldu. İçime bir umut doğdu. Bekle memleketim! Dişini iki yıl daha sık demek geldi içimden... Nasıl olsa, bekleye bekleye beklemelere alıştık. İki yıl sonunda;
Hele bir şu hızlı tren tamamlansın. Semalarımızda; güvercinler gibi, ak kanatlı uçaklar havalansın. İşte o zaman tüm özlemlerime, özlediklerime kavuşurum. Sen, seni terk eden evlatların ile buluşursun. Ben; hem sana hemde senin bağrında yetişen madımağa, peynire, ete, bulgura, fasulye, yeşil nohut-una...Uğrasak iyi olurdu ama kalmamış eş dost akrabaya. Dahası araba yolculuğuna dayanamayıp hasret kaldığım Sarıtopraklık da ki anama, babama. Ahhhh, bir bilsen sılam! Yüreğim, mezar taşlarının hasretiyle, toprağının kokusuyla yanıyor buram buram! Alır mıyım buralardan; Et, peynir, nohut.. Yumurta almak için bile sana gelirim. Kim bilir, belki de sana dönerim. Hele bir aç şu yolları. Hele bir kaldır aradan uzun mesafeleri. İşte o zaman Yurdumun en uç noktasından gurbetçiler, yılda iki kez senin pazarında. Buralarda peynir kireç, et çaput, fasulye kırk çeşit. "Kangal" ın adını "şevketibostan" koymuşlar. Kökünü soyup, kilosunu otuz liradan satıyorlar. Oysa bizim köylerde bu otu atların bile önüne atmıyorlar. Ay çiçeğine çiğdem diyorlar. Çiğdem görmemişler bilmiyorlar. Çedene'nin adı "kuş yemi", çöreğin adı kumru. Aslında en çok özlediğimde çamlığın suyu. Ah o kaplıcalar. Buralarda turistik tesis yaptılar doğal kaynakları. Deniz suyu kattılar, şifa bulmuyor hastaları. Aynı havuza giriyor erkekleri kadınları. Sana turlar düzenlerim. Görsünler bizim kükürtlü kaynar kaynayan kaynakları, eşmeleri çeşmeleri. Buralarda pınarlar da yok. Tuzlu çıkıyor yer altından suları.

14 Ocak'ta Yozgat'ım senin için, dualar okuyup, hayır dağıtacağım. Hele bir "tamam" desin Cumhur başkanımız. O zaman Vallahi bu seçimde mührü AKP ye basacağım.

Tüm güzelliklere, özlemlere kavuşmanız dileğiyle. Hayırlı, mutlu yıllar.
SAYHA -- 04.01.2018 02:03
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı, Yozgat halkının hallerini yazarken en önemli halini yazmamışsınız. Siz bu memleket insanları için çırpınıyorsunuz fakat bireyler değişmedikçe, kendini yenilemedikçe asla toplumlar yenilenip değişmez, ilerlemez.Bende Yozgat dışında yaşayan bir Yozgat'lıyım. Nerede eski insanların insanlığı, terbiyesi, ağırbaşlı, saygınlığı. Yozgat'ta efsanesi kalmamış. Ağızlarında bir küfür. her laflarının baş hecesi, son cümlesi. Yorum yazıyorlar. Bir bayana nasıl hitap edilir bunu bilmiyorlar. Ters düşüncesindeki insana söverek cevap veriyorlar. Bu insanlar lağım çukurundan çıkamamış ki ilerleme kaydetsin.

Diğer taraftan, kendilerini ülkücü olunca nimetten sayan düşünce saplantısı var. oysa şimdiki ülkücüler, bir zamanlar kanlı bıçaklı düşmanları solculara yamanarak AKP yi alt etme peşindeler. Bu da gösteriyor ki, Yozgat ın ülkücüsü davasının arkasında durmayan, idealist olmayan hava balonları.

Bu hava balonlarıyla asla yol alınmaz. En ufak tepkide sönerler ve sönüyorlar.
Diğer taraftan, Yozgat'a zamanında en büyük zarar verip, bu zararın halen vebalini halka çektirmeye çalışan zadeler olduğu müddetçe de Bu şehir ilerlemez. Yozgat da Çerkez Ethem filmi çekilecekti. Neden çekilmedi? Çünkü birileri gerçek ortaya çıkacak diye Film yapımcısına yüklendiler.Çekilseydi kötümü alacaktı? Konusu ne olursa olsun. En az beşyüz kişi ekonomiye katkı sağlayacak, şehrin adı duyulacak, zihinlerde yer tutacaktı. Belki kaderi değişecekti. Diyelim ki bu işten birilerinin adı zarar gördü. Mahkeme kapıları herkese açık değil mi? Açık. fakat kimse, kendine Yar olmayan Yozgat ı, başkasına Yar etmeme derdinde.

Vesselam, bu ülkücülerle, sürekli küfür eden cemaatçiler le, her işe karışan zadeler bu şehri kal-kın-dı-ra-maz.
Yusuf Adın -- 17.12.2017 22:35
11- EYLÜLÜN YILDÖNÜMÜNDE İRMA KASIRGASI
Bilmiyor k; yeryüzü her canlıya yetecek şekilde yaratıldı. Bilmiyorlar ki; her canlının rızkını, onu Yaradan verir. Bilmiyorlar ki; kimse kimsenin rızkını yiyemez. Bilmiyorlar ki; kimse bu dünyada ebedi yaşamayacak ve ölümü tadacak...
Aslında bunların bir kısmını biliyorlar fakat inanamıyorlar. Müslüman olma şerefine erişemedikleri için Müslümanların kanını akıtıp, canını alıp şerefsizliklerini yüceltmeye çalışıyorlar. Bu firavun takımı dünya aleminin tanrısı olma,kırarak kırdırarak kendi cennetini kendine kurma derdinde. Farkındalar da bunun, başka cennet onlar için yok!

Hani (Onların inancına göre)inanıyorlar ya; "İsa'nın babası Allah, Anaları Meryem". Bunlar isa'yla Meryem'in çocukları. Meryem den önceki insanların babası kim se? ( Tövbe, Tövbe)
Hey şaşkınlar neden babanızın evlatlarını katlediyorsunuz. İsa'yı yaradan yaratmadı mı bunca insanı!.Babanız size bunun hesabını sormayacak mı?
Sizin Babanızı tanımam ama biz Müslümanların, Yoktan Var eden, ol deyip İsa yı Musa'yı var eden tek Yaratıcı Yüce Rabbim size soracak. Bakın ne diyor Yüce Allah ın Ayetleri.

"İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı."

Tıpkı Firavun'un izinden gidenlerle onlardan öncekilerin gidişi gibi, Rabblerinin âyetlerini yalanladılar. Biz de onları günahları yüzünden helâk ettik. Firavun ile arkasından gidenleri suda boğduk. Hepsi de zalim idiler.

O günün firavunu bu günün Amerika'sı, Rusya'sı, Çin'i,İsraili... Bunlar saymakla bitmeyecek Firavunlar. Biz Müslümanların bunlara karşı yapacağı tek şey, iman ve ihlas içinde Allah için birlik beraberlik ile dayanışma kurmak. Fakat firavunlara yandaşlık yapan firavun yanlısı kendi halkını ülkesinden sürgün etti. O makamda oturarak çocukların denizde boğulup, bombalar altında ölmesini seyretmek liderlik sayılıyor. Allah Yar ve yardımcımız olsun. Bu zulmü yaşatanlara zulmünü yaşatsın, sularda boğsun.

Saygılar Hürmetler
SUZAN -- 24.09.2017 00:45
Yozgat’ta ne var ve de ne yok
Sayın Kiracı; Uzun zamandır gazetenizi takip edemiyordum. Bu hafta zamanımı gazetenizdeki kaçırdığım yazılarınıza ayırmak istedim. Gördüm ki yazmayanlar yazmamakta direniyor, yazanlardan Allah razı olsun kalemlerinin döndüğünce, gönül gözleri gördüğünce yazmaya devam ediyorlar.

Ne yazık ki dünyamızda kimse mutlu değil. Ölenler Hakka kavuşuyor. Yaşayanlar özünü, sözünü, ruhunu,kültürünü kaybediyor. Bu döngünün ne tarafından bakarsanız bakın yok etme, yok ettirme söz konusu.

Yozgat ın dışında yaşayan gurbetçiler her ne kadar uzun zamandır uzaklarda yaşamış olsalar da kan bağı, can ağı,toprak dağı, özlüyor sılayı, çekemiyorlar kulağı. Bu bakımdan sıla özlemi çekenler için zahmet buyurup olanı biteni yazmışsınız. Bir kaç gün önce Sayın Çapanoğlunun bir paylaşımına aynı özlemleri dile getiren bir yorum bırakmıştım. Yazdıklarımın sadece sizin yazınızla örtüşen kısmını tekrar eklemek istiyorum.

"İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirildiğini, ruhsuzlaştırdıklarını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Nerede benim Yozgat'ı mın konakları? Nerede salkım söğütlü dereleri? Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler? Ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler... Onlarla beraber o memleketin geleceği de öldü. Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor." Demiştim.

Galiba daha fazla şeyler kaybetmişiz. Yozgat'ın yerli halkını kaybetmesi, gençliğini kaybetmesi, en önemlisi yüzde bir orandaki yerli halkın bir birini kaybetmesi, bir birini kaybeden bu halkın öz değerlerini, gelenek göreneklerini, misafirperverliğini, sıcak kanlılığını, vefa duygusunu, kadirşinaslığını, koruyucu- gözetleyici oluşunu kaybetmesi. Hangi birine üzülelim ki. Biz gurbettekiler zannediyoruz ki sılamız bıraktığımız gibi duruyor. Oysa sıla gurbetten beter olmuş. Keşke Yozgat ın yerlisi köylüsüne sahip çıksaydı, değer verseydi, köylüsü huzura erseydi topraklarını ekip biçseydi. Yozgat ın yerlileri kendilerini hep farklı görüp, köyden gelenleri sürekli irdelediler. Köyden gelenlerin çocukları okuyunca soylu aile kompleksleri kendilerini dışarı sürükledi. Bu sefer büyük şehirli aile olma çabasına düştüler. Yükünü tutan, Yozgat ı sömüren evlatlarının geleceğini bahane edip göç yoluna düştü. Gitmek istemeyen, memleketim diye kahrına katlanın kuyusu kazıldı. Devlet dairelerinde dışarıdan gelen mevki makam sahibi oldu, Yozgat ın kendi halkı başka yerlerde yükselme çabasına yollara düştü.

Sayın kiracı, yazılacak, anlatılacak öyle çok şey var ki.Kimisi öldü, kimisi göçtü. Açtık mı kutuyu, anlatacağız kötüyü. En iyisi kalsın. Kimseye kalmadı bu devran. Ben ben diyerek ettiler viran.

Selam ve saygılarımla. SUZAN
.......................................
Suzan hanım;
Evet,Yozgata dair geçmişden bugüne yazılacak ve anlatılacak çok şey var.
Ben öyle tahmin ediyorum ki;sizin de Yozgata dair birbirinden güzel hatıralarınız,değerlendirmeleriniz ve yazacak çok şeyleriniz var.
Okurlarımızda bunun farkında..İnanın az değil çok sayıda okurumuz sizi de okumak istiyor.
Aslında Yozgata dair yazmanın ve konuşmanın artık bir faydası yok.
Yok ama Yozgata karşı sorumluluk duyan Yozgatlılık şuurundaki Yozgat sevdalısı insanların Yozgata dair gözlemlerini,bildiklerini,kayda değer anılarını Yozgat tarihine not düşmek adına önemli bir ödevinin bulunduğunu düşünüyorum.
Gelecekte Yozgatın yazgısını,geçmişini ve geleceğini irdeleyecek insanlara projeksiyon olabilmek için Yozgata dair tüm izlenimlerimizi yazmamız gerekmekte..
Yozgat insanına yıllarca yazılı basınla, 10 yıldanberi de internet gazetesiyle ticari amaç gütmeden ve karşılık beklemeden 43 yıldır hizmet veren bu gazetede Yozgatı gerçekten seven, Yozgat düşünürü, özverili ve değerli yazarlarımızın arasında sizi de görmek dileğimizi sevgili okurlarım adına tekrarlıyorum.
Bu konuyu görüşmek üzere..
Selam ve en iyi dileklerimle..
Osman Hakan KİRACI
0 555 969 79 80

SUZAN -- 10.09.2017 22:52
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00