BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
214
Dün
:
4633
Toplam
:
14473369
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Öncelikle Eğitelim, Sonra Öğrenmeyi Öğretelim
nesrinmasarif@hotmail.com
Güney Afrika’nın kaderini değiştiren Nobel Barış Ödülü Sahibi Siyahi Lider Nelson Mandela.“ Eğitim dünyayı değiştirmek için güçlü bir silahtır “ demiş

Dünyayı değiştirmek yaşanabilir bir dünya kurabilmek için beşikten mezara kadar devam eden eğitimailede başlar okulda devam eder. Eğitim sayesinde toplumun değer ifade eden kuralları nesilden nesillere aktarılır. Sevgi, saygı, hoşgörü, tüm yaratılanlara sahip çıkma onları koruma kollama, merhamet duyma, paylaşma, fedakârlık kısaca insanı insan yapan tüm değerler eğitim sayesinde topluma yerleşir.
Bizi biz yapan değerler, karakterimiz, kutsallarımıza olan saygımız, milli ve manevi değerlerimize gerektiği kadar sahip çıkmamız eğitim sayesinde gerçekleşir. Sosyal ve ekonomik anlamda kalkınmak için seçilen hedeflere yine kaliteli eğitim sayesinde ulaşılır. Dünyayı değiştirecek, eksikliğinde bir ülkeyi yok edecek kadar etkili bir güç olan eğitim ilim ve irfan yuvası olarak adlandırdığımız okullarımızda da verilmek zorundadır.

Tam da okulların açıldığı şu günlerde eğitimin aynı zamanda öğretimi de içine aldığını düşünerek okul, aile, öğretmen ve öğrenci arasındaki koordinasyon ne kadar yeterli ise topluma kazandırılan sağlıklı birey sayısının o oranda artacağı düşüncesiyle tüm kurumlara çok büyük görevler düşmektedir.
Bu konuda aileler hayatın koşuşturmasından arta kalan zamanlarında evlatlarına nitelikli zaman ayırmak durumundalar. Teknolojinin çocuk ve gençlerin hayatına bu denli girdiği bir ortamda çok ama çok dikkatli davranmak kontrolü elden bırakmamak gerekir. Bilginin kaynağına bu denli kolay ulaşıldığı bir ortamda çocuklarımızda merak duygusunu uyandırmanın onların öğrenmelerini kolaylaştıracağını ve öğrendiklerini unutmayacaklarını akıldan çıkarmamalıyız. Çocukların sorularını sabırla karşılamak onların soru sormasını engellememek gerekir.
Düşünen çocuk merak eder merak eden çocuk soru sorar işte bu soruların cevaplarını nasıl bulacağı konusunda rehber olmak öğrenmenin yolunu açacaktır.Anne baba olarak şunu unutmamamız gerekir her çocuk farklıdır. Karakterleri, yetenekleri, başarılı oldukları alanları farklı farklıdır. Kardeşler bile birbirinden çok ayrı yaradılışta olabildiğine göre asla çocuğumuzu başkaları ile kıyaslamamak ondan çok yüksek başarı beklememek gerekir.
Entelektüellik ve sosyallik, takım çalışmasına uygunluk, plan ve program dâhilinde çalışma disiplinine sahip olmanın akademik başarıdan daha önemli olduğunu unutmamak gerekir.Çocuklarımızın boş zamanlarında zevk alabilecekleri bir hobi geliştirmelerine yardımcı olmalıyız. Okumaya araştırmaya ödevlerini yapmaya spora eğlenmeye dengeli bir şekilde vakit ayırması konusunda onlara rehber olmalıyız. Kararları karşılıklı konuşarak tartışarak almalıyız. Çocuğumuzun itirazlarını, karşı koyuşlarını dikkatle dinlemeli sorunlara konuşarak birlikte çare bulmalıyız. Unutmayalım ki hangi yaşta olurlarsa olsunlar onların her biri sosyal bir birey.
Çocuklarımızın kendilerine olan güvenlerini asla yok etmemek gerekir. Başkalarının yanında rencide etmek başarılarını konuşmak yerine başaramadıklarını yüzüne vurmak son derece yanlıştır. Her çocuk özeldir. Ve her çocuk sevgi ile insani yönleri beslenerek büyütülürse topluma sağlıklı bireyler yetişir. Çocuğumuzda sağlıksız bir davranış gözlemlediğimizde hemen yargılamayın önce bunun ardındaki gerçek sebebi bulmaya çalışın. İşte o zaman çocuğunuzu anlayabilirsiniz.
Okuyan, araştıran, sorgulayan, bilgiyi elde etmenin yolunu bilen, insanlığın refahı için çabalayan, sevgi ve saygıya değer veren, dürüst ve kaliteli tertemiz bir nesil ülke geleceğimizin en büyük garantisidir. İşte bu nedenle öğrenenler, öğretenler, anne babalar yeni eğitim ve öğretim yılınız hayırlara ve başarılara vesile olsun diyorum.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
TURİST YOZGAT’A NİYE GELSİN?
Değerli Nesrin Hocam
Turizm denilen bacasız sanayi gelişimiyle yöremin ekonomik ve kültürel açıdan değişimini göstererek kalkınmada ve yörenin refah düzeyini yükseltmede öncü rolü oynamaktadır. Turizmin yöreye maddi katkısı olması kültürel yozlaşmayı kapitalist düzenin en acımasız yüzünüzde göstermesi denektir
Ben 1984 te Antalya Kemer’e gittiğimde bir köy havadı vardı girişteki portakal bahçelerinin 2015 te gittiğimde yok olduğunu gördüm modern bir şehir olmuş o doğal şehir gitmiş şalvarlı yerli hakı yok olmuş tamamen zıt kültürel değişimli bir hayat tarzı gelmişti. Üniversitelerin tüm şehirlere yayılmasındaki aynı acıyı hissediyoruz başka şehirden okumaya gelen gençler kendileri farklı bir hayat tarzı seçmeleri sebebiyle oradaki gençlerede kötü örnek oluyorlar ben bumu Eskişehir de gördüm Afyon da bir doktor konuda şikayetini anlattı
Eskişehir de dışardan gelen öğrencilerin alışık olmadığımız hayat tarzına ayak uydurmak için köyü yollara düştüğü uyuşturucun çok satıldığı yer olduğunu oradaki görevli jandarmadan dinlefim
Şehir için önemli olan turistik gelirin önemi ne kadar büyük olsada buna benzer yozlaşmalara hazır olmak gerek . Ayrıca herşeyi devletten beklemeden şehrin ileti gelenleri yatmak yerine tanıtımla şehrimize nasıl yerli yabancı turist çekerim diye kafa yormalı mesela sürmeli etkinliğine turizm firması sahipleri tv yapımcıları davet edilerek misafir edilmeli
Tv ler ve basın bu işin silahıdır bunu iyi kullanmalı turizm il müd yıllık çalıma hedeflerinin ne olduğunu açıklamalı Yozgat bir Antalya değil çünkü Antalya mom tanıtıma ihtiyacı yok
Umutsuz olsamda sizin yazınızla heveslenmedim değil yani Bana bile fırsat versinler hem iş hem turizm açısından 100 fikirle yardım ederim hemde bedava
Ama valilik ve turizm müd işleri yoğundur böyle şeylere zor bakarlar
Erol Öztemir -- 24.08.2018 23:27
TURİST YOZGAT’A NİYE GELSİN?
Maşallah hocam ne güzel bir tanıtım yapmışsınız belgesellere konu olur fikrinize kaleminize kuvvet
Adınız ve Soyadınız -- 21.08.2018 15:13
Susuzluk Kapıya Gelmeden!..
Sevgili Nesrin Hanımcığım;

Biz insanlar aslında var etmek için var edilmişiz fakat, her ne hikmet ise yok ederek, yok olma adına elimizden geleni ardımıza bırakmıyoruz...
Onca cefamızı katlanan, günün her saati, her saniyesi Yüce Allah'ın en büyük meleği, Azrail ile yüz yıldır ağırlanan, duvarları kantlarıyla sıvazlanan kutsal bir yapı, yerle yeksan edilmişse... Bu insanların gözü nursuz, özü susuz kalmaya, karanlıkta yaşamaya mahkum demektir.

Alem düşmüş rant peşine, çocuklar hasret insanlık güneşine. Sözün bittiği yerde yaşıyoruz.

Selamlar.. sevgiler..
Kadriye ŞAHİN -- 16.02.2018 21:03
Öncelikle Eğitelim, Sonra Öğrenmeyi Öğretelim
Sayın Nesrin Masarifoğlu,

İstanbul'un Beylikdüzü bölgesinde yayımlanan www.yerel.haberim.net internet sitesinde en çok okunan yazar olma başarısını elde etmenizden dolayı sizi kutlar, saygılarımı sunarım.
Muhsin Köktürk -- 30.12.2017 13:46
DOĞDUĞUM İL MEMLEKETİM MALATYA
SLM OLSUNN BATTALGAZI DIYARINDAN YOZGATIN BOZOK YAYLALARINAA RABBIMM BIRLIGIMIZI BERABERLIGIMIZI BOZMASINN GARDASLARIMM
Adınız ve Soyadınız -- 15.11.2015 01:30
Biz çocukken çok mutluyduk
O ZAMAN HORMONSUZ GUNLERDI COK ARARIZ BULUNMAZ EVET AYNE OYLE GECTI BIZIM COCUKLUGUMUZ
halit yagiz -- 18.06.2015 04:13
Biz çocukken çok mutluyduk
Selam hocam Hani 8 mart diye bir gün yaşadık ya iyisi kötüsü bu günü yaşadık,ilimizi temsilen bir gurup anamız ,bacımız, kardeşimiz bu günü kutlamak isterler, evet haklı haksız bu gurubu protesto edebilenlerde oluyor tabiki ilimizde,demem oki bu gibi durumları bir iki satır yazı ile irdelemek değmezmi idi neden bu gün boşta bırakıldı.
mahmut erdem -- 11.03.2015 15:32
Biz çocukken çok mutluyduk
Evet Nesrin Hanım; Biz çocukken çok mutluyduk. Çünkü doğar doğmaz kreşlere verilmedik. Üç yaşında okula başlamadık. Çocukluğumuzu unutup yarış atı gibi sınavlara puan için yarışmadık. Okullar bir birinden farklı olmadığından komplekse kapılmadık.Son model araba hevesine kapılan babamız, lüks hayat tarzına saplanan anamız yoktu. Kapılarımız kilitlenmez,komşularımız üzülmezdi.babalar yorgun dönerdi işinden akşamları, anneler halsiz kalırdı ev işlerinden. Kimse kimseyle kavga edecek lüksüne sahip değildi. Geceleri mahalleyi çocuk sesleri çınlatırdı. Hiç bir çocuk kaybolmaz, arabalarda kimse kimseyi öldürmez, yaşlılar bir yüksük için kesilmezdi. Kocalar aldatılmaz. Kadınlar boşanmazdı....

Siz çok güzel sırlamışsınız bunları. Yani bize sunulan, bizim yaşadığımız çocukluğu biz çocuklarımızla tanıştırmadan ne yazıkki öldürdük. Mezarına çağdaş modernleşme taşı dikdik..Allah Rahmet eylesin. Kaybettiğimiz değerleri geri göndersin.

Sevgiler Selamlar.

SUZAN -- 20.02.2015 01:51
2017’yi de bekle Yozgat
Anadolunun bir çok kenti yozgat gibi kan kaybetmektedir. Bunun en önemli nedeni milli in marmarada toplanması, işsizlik çaresizlikten insanları göçe zorluyor
gelirden alınan payın çok düşük olması, sanayin
iskefiyeli -- 23.09.2014 13:03
2017’yi de bekle Yozgat
Nesrin Hanım,Yozgat bu akıl ile hareket ederse 2017 yi bırakın, 2027 de bile havasını alacak. Zaten havasından başkada bir şeyi kalmadı. Yine akp ye oy vercekler.AYNI MİLLET VEKİLLERİNE SOFRA SERECEKLER. Cumhur başkanı seçimlerinden sonra eyalet yasası çıkarılırsa YOZgat ne durumda kalır bilemiyorum.Eyaletmi olur, vilayet mi? Bu hükümet ülkemiz için çok şey yaptı. İnkar edilemez.Ama bizim vekllerimizde bir sorun olmalı.Çok emek vererek sesinizi duyurmaya çalışmışsınız. Allah Razı olsun. Sevgiler selamlar.
SUZAN -- 30.07.2014 19:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00