BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
210
Dün
:
4601
Toplam
:
13175529
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Öncelikle Eğitelim, Sonra Öğrenmeyi Öğretelim
nesrinmasarif@hotmail.com
Güney Afrika’nın kaderini değiştiren Nobel Barış Ödülü Sahibi Siyahi Lider Nelson Mandela.“ Eğitim dünyayı değiştirmek için güçlü bir silahtır “ demiş

Dünyayı değiştirmek yaşanabilir bir dünya kurabilmek için beşikten mezara kadar devam eden eğitimailede başlar okulda devam eder. Eğitim sayesinde toplumun değer ifade eden kuralları nesilden nesillere aktarılır. Sevgi, saygı, hoşgörü, tüm yaratılanlara sahip çıkma onları koruma kollama, merhamet duyma, paylaşma, fedakârlık kısaca insanı insan yapan tüm değerler eğitim sayesinde topluma yerleşir.
Bizi biz yapan değerler, karakterimiz, kutsallarımıza olan saygımız, milli ve manevi değerlerimize gerektiği kadar sahip çıkmamız eğitim sayesinde gerçekleşir. Sosyal ve ekonomik anlamda kalkınmak için seçilen hedeflere yine kaliteli eğitim sayesinde ulaşılır. Dünyayı değiştirecek, eksikliğinde bir ülkeyi yok edecek kadar etkili bir güç olan eğitim ilim ve irfan yuvası olarak adlandırdığımız okullarımızda da verilmek zorundadır.

Tam da okulların açıldığı şu günlerde eğitimin aynı zamanda öğretimi de içine aldığını düşünerek okul, aile, öğretmen ve öğrenci arasındaki koordinasyon ne kadar yeterli ise topluma kazandırılan sağlıklı birey sayısının o oranda artacağı düşüncesiyle tüm kurumlara çok büyük görevler düşmektedir.
Bu konuda aileler hayatın koşuşturmasından arta kalan zamanlarında evlatlarına nitelikli zaman ayırmak durumundalar. Teknolojinin çocuk ve gençlerin hayatına bu denli girdiği bir ortamda çok ama çok dikkatli davranmak kontrolü elden bırakmamak gerekir. Bilginin kaynağına bu denli kolay ulaşıldığı bir ortamda çocuklarımızda merak duygusunu uyandırmanın onların öğrenmelerini kolaylaştıracağını ve öğrendiklerini unutmayacaklarını akıldan çıkarmamalıyız. Çocukların sorularını sabırla karşılamak onların soru sormasını engellememek gerekir.
Düşünen çocuk merak eder merak eden çocuk soru sorar işte bu soruların cevaplarını nasıl bulacağı konusunda rehber olmak öğrenmenin yolunu açacaktır.Anne baba olarak şunu unutmamamız gerekir her çocuk farklıdır. Karakterleri, yetenekleri, başarılı oldukları alanları farklı farklıdır. Kardeşler bile birbirinden çok ayrı yaradılışta olabildiğine göre asla çocuğumuzu başkaları ile kıyaslamamak ondan çok yüksek başarı beklememek gerekir.
Entelektüellik ve sosyallik, takım çalışmasına uygunluk, plan ve program dâhilinde çalışma disiplinine sahip olmanın akademik başarıdan daha önemli olduğunu unutmamak gerekir.Çocuklarımızın boş zamanlarında zevk alabilecekleri bir hobi geliştirmelerine yardımcı olmalıyız. Okumaya araştırmaya ödevlerini yapmaya spora eğlenmeye dengeli bir şekilde vakit ayırması konusunda onlara rehber olmalıyız. Kararları karşılıklı konuşarak tartışarak almalıyız. Çocuğumuzun itirazlarını, karşı koyuşlarını dikkatle dinlemeli sorunlara konuşarak birlikte çare bulmalıyız. Unutmayalım ki hangi yaşta olurlarsa olsunlar onların her biri sosyal bir birey.
Çocuklarımızın kendilerine olan güvenlerini asla yok etmemek gerekir. Başkalarının yanında rencide etmek başarılarını konuşmak yerine başaramadıklarını yüzüne vurmak son derece yanlıştır. Her çocuk özeldir. Ve her çocuk sevgi ile insani yönleri beslenerek büyütülürse topluma sağlıklı bireyler yetişir. Çocuğumuzda sağlıksız bir davranış gözlemlediğimizde hemen yargılamayın önce bunun ardındaki gerçek sebebi bulmaya çalışın. İşte o zaman çocuğunuzu anlayabilirsiniz.
Okuyan, araştıran, sorgulayan, bilgiyi elde etmenin yolunu bilen, insanlığın refahı için çabalayan, sevgi ve saygıya değer veren, dürüst ve kaliteli tertemiz bir nesil ülke geleceğimizin en büyük garantisidir. İşte bu nedenle öğrenenler, öğretenler, anne babalar yeni eğitim ve öğretim yılınız hayırlara ve başarılara vesile olsun diyorum.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
nesrin hanım,makaleleriniz şiir gibi akıcı ve akılcı.istifade ediyor ve her yeni yazınızı dört gözle bekliyorum.saygılarımla.
fırat -- 22.12.2009 01:04
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
sevgili nesrin hanım fırsat buldukça yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorumçok güzel konularadeğiniyorsunuz ,kalbinizin güzelliğini yazılarınızda bulabiliyoruz gönlünüze,elinize sağlıko torununuza Allah tansağlıklı hayırlı ömürler diliyorum sağlıcakla kalınrumunuz
Aynur saygı -- 19.12.2009 00:56
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?

Ben bu güne kadar teveccüh gösterek yazılarımı okuyan akabinde yorum yazan tüm okuyucularıma teşekkürü bir borç biliyorum..Aslında en kısa zamanda yorum yazan okuyucularımı konu edeceğim bir yazı kaleme alacağım köşemde..Sağlıcakla kalın...
Nesrin Masarifoülu -- 13.12.2009 23:47
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
yazılarınızın müdavimi sadık bir okurunuz olarak yeni torununuz tarık mesuda analı babalı uzun ömürler dilerim...
zeynep -- 13.12.2009 08:46
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
Nesrin hanım bayılıyorum sizin akıcı üslubunuza..Olayları öyle güzel ele alıyorsunuz ki. Yozgat sorunları ile öylesine hemhal olmuşsunuz ki. Yazınızın ilk cümlelerini okumakla başlıyorum kendimi yazınızın sonunda buluyorum. Alıp götürüyorsunuz beni..Teşekkür ediyorum Nesrin Hanım..Yozgat sorunları sizinle de çözüm bulacak..
Semra -- 29.11.2009 03:58
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
DEĞERLİ BÜYÜĞÜM VE ABİM SAYIN MELİK MASARİFOĞLU BANA MAİL ATARSA SEVİNİRİM. UZUN SÜREDİR GÖRÜŞEMEDİK...msasmaz1981@mynet.com
MEHMET ŞAŞMAZ -- 27.11.2009 15:59
Yozgat açılımına var mısınız ?
ah bir yozgat açılıabilse açılım diyecek.aliihsan hocanın ailesinin biz de üzüntüsünü paylaşıyoruz.allah rahmet eylesin.
sibel -- 09.11.2009 21:08
Çevre kirliliği
nesrin hanım siz bursaya da istanbula da gitseniz,yozgatın meselelerinden ve sizlerden kopamazsınız.aynı heyacanla yazılarınızı dikkatle takip edeceğiz.size bundan sonraki hayatınızda da huzur ve mutluluk dilerim.selamlar
Hikmet -- 25.10.2009 11:01
Bursa’da Yozgat da var, Yozgatlı da..
Yorumunuz Selam Hocam Sizin O güzel okurken insanoın tüylerini diken diken eden anlatımınıza yorum yapmak ne haddime inanın ben çok duygulandım ve orada Öğrenciniz Mustafa DİNÇER le karşılaşmanız yıllar sonra tanımanız bu olayıda yazınıza almanız çok hoştu tüm yozgat ve yozgatlı olarak sizinle gurur duyuyoruz kaleminize sağlık hocam.
Mustafa KESKİN -- 23.07.2009 08:49
Bursa’da Yozgat da var, Yozgatlı da..
Aynı muhteşemlik yozgattaki festivallerdede yaşanıyomu acaba sayın çiçek ve çiçekler dışarıda savurdukları yozgatlılık nutuklarını neden bu güne kadar yozgat için bir şey yapmadığı konusundada atsaya.

Bende yozgatta yaşayamıyorum gurbetteyim ve bunun acısını yüreğinde yaşayanlardanım keşke bizim yozgatımızda bir bursa gibi izmit gibi adapazarı gibi olsaydıda bizde memleketimizde yaşayabilseydik. Gurbette yetişiyo çucuklarımız ve aidiyet duygusu nedir öğrenemiyorlar.Herşeyini yalnız yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Ve eminimki dışarıda yaşayan tüm insanlar aynı duyguları yaşıyorlardır. Peki yozgatta yaşayanlar çokmu iyi kesinlikle deil bizi dışarıya iten nedenler onlarıda içeride yakıp kavuruyor.

Bence sayın çiçek ve çiçeklerin omuzlarında bu memleketin çok ağır bir ahı var. İnşaallah bu yük onların omuzlarını acıtırda memleketleri için bi şeyler yapmaları gerektiğini hatırlarlar...
yozgatlı -- 09.07.2009 16:43
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
10
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00