BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
216
Dün
:
4601
Toplam
:
13175530
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Öncelikle Eğitelim, Sonra Öğrenmeyi Öğretelim
nesrinmasarif@hotmail.com
Güney Afrika’nın kaderini değiştiren Nobel Barış Ödülü Sahibi Siyahi Lider Nelson Mandela.“ Eğitim dünyayı değiştirmek için güçlü bir silahtır “ demiş

Dünyayı değiştirmek yaşanabilir bir dünya kurabilmek için beşikten mezara kadar devam eden eğitimailede başlar okulda devam eder. Eğitim sayesinde toplumun değer ifade eden kuralları nesilden nesillere aktarılır. Sevgi, saygı, hoşgörü, tüm yaratılanlara sahip çıkma onları koruma kollama, merhamet duyma, paylaşma, fedakârlık kısaca insanı insan yapan tüm değerler eğitim sayesinde topluma yerleşir.
Bizi biz yapan değerler, karakterimiz, kutsallarımıza olan saygımız, milli ve manevi değerlerimize gerektiği kadar sahip çıkmamız eğitim sayesinde gerçekleşir. Sosyal ve ekonomik anlamda kalkınmak için seçilen hedeflere yine kaliteli eğitim sayesinde ulaşılır. Dünyayı değiştirecek, eksikliğinde bir ülkeyi yok edecek kadar etkili bir güç olan eğitim ilim ve irfan yuvası olarak adlandırdığımız okullarımızda da verilmek zorundadır.

Tam da okulların açıldığı şu günlerde eğitimin aynı zamanda öğretimi de içine aldığını düşünerek okul, aile, öğretmen ve öğrenci arasındaki koordinasyon ne kadar yeterli ise topluma kazandırılan sağlıklı birey sayısının o oranda artacağı düşüncesiyle tüm kurumlara çok büyük görevler düşmektedir.
Bu konuda aileler hayatın koşuşturmasından arta kalan zamanlarında evlatlarına nitelikli zaman ayırmak durumundalar. Teknolojinin çocuk ve gençlerin hayatına bu denli girdiği bir ortamda çok ama çok dikkatli davranmak kontrolü elden bırakmamak gerekir. Bilginin kaynağına bu denli kolay ulaşıldığı bir ortamda çocuklarımızda merak duygusunu uyandırmanın onların öğrenmelerini kolaylaştıracağını ve öğrendiklerini unutmayacaklarını akıldan çıkarmamalıyız. Çocukların sorularını sabırla karşılamak onların soru sormasını engellememek gerekir.
Düşünen çocuk merak eder merak eden çocuk soru sorar işte bu soruların cevaplarını nasıl bulacağı konusunda rehber olmak öğrenmenin yolunu açacaktır.Anne baba olarak şunu unutmamamız gerekir her çocuk farklıdır. Karakterleri, yetenekleri, başarılı oldukları alanları farklı farklıdır. Kardeşler bile birbirinden çok ayrı yaradılışta olabildiğine göre asla çocuğumuzu başkaları ile kıyaslamamak ondan çok yüksek başarı beklememek gerekir.
Entelektüellik ve sosyallik, takım çalışmasına uygunluk, plan ve program dâhilinde çalışma disiplinine sahip olmanın akademik başarıdan daha önemli olduğunu unutmamak gerekir.Çocuklarımızın boş zamanlarında zevk alabilecekleri bir hobi geliştirmelerine yardımcı olmalıyız. Okumaya araştırmaya ödevlerini yapmaya spora eğlenmeye dengeli bir şekilde vakit ayırması konusunda onlara rehber olmalıyız. Kararları karşılıklı konuşarak tartışarak almalıyız. Çocuğumuzun itirazlarını, karşı koyuşlarını dikkatle dinlemeli sorunlara konuşarak birlikte çare bulmalıyız. Unutmayalım ki hangi yaşta olurlarsa olsunlar onların her biri sosyal bir birey.
Çocuklarımızın kendilerine olan güvenlerini asla yok etmemek gerekir. Başkalarının yanında rencide etmek başarılarını konuşmak yerine başaramadıklarını yüzüne vurmak son derece yanlıştır. Her çocuk özeldir. Ve her çocuk sevgi ile insani yönleri beslenerek büyütülürse topluma sağlıklı bireyler yetişir. Çocuğumuzda sağlıksız bir davranış gözlemlediğimizde hemen yargılamayın önce bunun ardındaki gerçek sebebi bulmaya çalışın. İşte o zaman çocuğunuzu anlayabilirsiniz.
Okuyan, araştıran, sorgulayan, bilgiyi elde etmenin yolunu bilen, insanlığın refahı için çabalayan, sevgi ve saygıya değer veren, dürüst ve kaliteli tertemiz bir nesil ülke geleceğimizin en büyük garantisidir. İşte bu nedenle öğrenenler, öğretenler, anne babalar yeni eğitim ve öğretim yılınız hayırlara ve başarılara vesile olsun diyorum.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Selam,öncelikle düşüncenizin bu denli netliğini ve uyumunu kutlarım. şunlarıda hatırlamak lazım bölgemiz tarımsal ürün ve hayvancılık,vede kaplıcaları bol olan bir il bununyanında istihtam açısından elimizde var olan fabrikalarımızı kapattırmayıpta geliştirerek dahada ileriye taşıyabilseydik,vede ilimide makarna, bisküvi ,hayvansal ürünlerimizi öne çıkarmış olsaydık, vede bilişim fuarlarında il tanıtımımızı iyi yapıp sen ben demeden bütün kent halklarını kucaklayabilseydik bu gün söyledigimiz seviyede bir ile sahip olma şansımız olurdu diye değerlendiriyorum. ilimizin hüvüyetini taşıyan çok yetişmiş insanlarımızın olduğunuda hepimiz biliyoruz. bu zatlarımızında sağ kulaklarının üzerine yatıpta horlamaları bir işe yaramıyor. malesef. sağlıcakla kalın.
mahmut erdem -- 21.12.2012 15:48
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Evet Nesrin hanım olmayacak diye birşey yok imkansız değil olabilir. Olmasa bile olması için yapılan çalışmalar Yozgat'ı "muasır medeniyetler" seviyesine ulaştıracağına eminim. Bence Yozgat ile ilgilenirse ciddi olarak gelişmeye müsait bir il olduğunu düşünüyorum...Selam ve dua ile...
kısmet uslukılıç -- 12.12.2012 08:49
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Nesrin hanım yazınız baştan sona kadar okudum çok haklısınız Yozgat bu tür projelerle ancak ayağa kalkabilir , ancak bunları hayata geçirecek unsur ülkemizde siyaset ve siyasi iktidardır kaldıki biz Yozgatlılar olarak üzerimize düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğimizi düşünüyorum hangi konuda derseniz şuanki iktidarda bulunan 1 meclis başkanı 2 bakan 2 milletvekili bulunduran nadir illerden biriyiz şimdi gelelim büyükşehir olma yolundaki hedeflere hiç unutmam bundan yıllar öncede böyle bir hayal vardı yine nüfusa dayalı bir sayımla iller büyük şehir statüsüne kazandırılıyordu Yozgatlı sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte dıraşardaki Yozgatlıların sayım günü Yozgat a gelmeleri sağlanacaktı ama başaramadılar zaten izlenen yol pekte mantıklı değildi ancak şuan hükümette bulunan meclis başkanımızı bakanlarımız şunu söylemeleri lazım biz yıllardır ilin sorunlarını biliyoruz (bilmeleri lazım)bundan dolayı Yozgata şunları şunları yapmamız gerekiyor şu adımları atmamız gerekiyor diyerekte özveri göstermeleri gerekiyor diye düşünüyorum saygılarımla...
ömer -- 21.11.2012 12:07
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Yozgat dedikleri zaman aklıma Neşat Ertaşın garibanlığı geliyor.O topraklarda yetişen insan ne kadar çileli ise yaşadığı topraklarda bir o kadar çileli ve gariban demekki.
salime -- 15.11.2012 00:09
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Yozgat büyük şehir olurmu olur. Önce işsizlik sorunu ortadan kaldırıldımı verdiği göç eminim ki geri dönüş yapacaktır. Aslında bu şehirde altım kaynakları var ama kimse farkında değil ve değerlendirmek istemiyor.Şimdi bu cümleyi okuyanın gözleri faltaşı gibi açılacak. İsterseniz yerinide söyleye bilirim.En büyük altın kaynağı kaplıcaları.Büyük bir işletmeciye devredilerek tedavi ve güzellik amaçlı rehabilite bölümleri eklenerek sağlık kurumlarıncada değerlendirile bilir.İkinci kaynak et ve süt ürünleri.Anadolu bölgesinde üretilen süt ve et, çok daha lezzetli daha sağlıklı.Eskiden çanak çömleklerde,hatta tulumlara basılan peynirler artık bulunamıyor. Marketlerden alınan peynirler ne halde biliyorsunuz.Küçük çanaklara basılarak peynir üretimi yapılıp BOZOK PEYNİRİ adı altında piyasaya sürülebilir.Üçüncü kaynak, madımak.Toplanması zor fakat ekildiği zaman üretimi toplanması daha kolay olan bir besin türü.Ekimi yapılıp dondurucuda saklanarak veya vakkumlanarak piyasaya sürülebilir. Hatta özel lokantalarda yeni pişirilmiş sıcak yufka ekmekle pastırmalı madımak,koyun yoğurtlu cacık her mevsim gelir getiren ikramlar arasına alına bilir. Tabiki önce madımağı tanımayan insanlara yararlarını anlatıp hem lezzetli bir yemek ye, hem böbreklerindeki taştan, kumdan kurtul. Kanın temizlensin canın tazelensin, gençleştirir,güzelleştirir,güç kuvvet verir dediğniz zaman değil Yozgat, dünyadan dört yanından talep gelir.Bu ürünü tanıtmak için Maranki'yi yozgat'a davet edip, doğal toprakta yetişiyor gübre istemiyor, dünyada insanın el atıp,kimyasını bozmadığı, hormon katmadığı tek gıda diye tanıtılıp bir porsuyon testi kebabı, bir porsuyon tandır kebabı yedirdiğiniz zaman maranki dertlere deva bitkiyi listesine almış olur.Hele birde ciltleriniz yenileniyor derse Maranki, Hülya Avşar bile yozgattan ev alır.

Son zamanlarda İzmir de boyoz davetleri veriliyor.Boyoz, Yozgat fırınlarında yapılan yağlı katmer gibi fakat çok küçük biraz kabarık, tatsız tuzsuz, bizm katmerimizin lezzetini yanından geçmeyen çörek.Belediye yılda bir boyoz festivali yapıyor.O festivalde 500 krş luk boyoz bedava o gün için fakat, insanlar festivale akın akın gidiyor ve 500 bin liralık masrafla dönüyor. Bu aradada boyozu her gün kahvaltıda yeme alışkanlığı edindiriliyor. Aşağıdaki yorumda bir anne sözü var.O söz gözüme ilişince yazasım tuttu "Sana gelen yoksa sen un kavur.Kokusunu alan kısmeti varsa kapına dayanır" Nesrin hanım ben bu sözü gerçekten çok tuttum. Dilerim hayalleriniz gerçek olur. Bence bunların gerçekleşmesi için ne yapmalıyız? Nasıl kazanmalıyız? Kazanmak için neler yapmalıyız? Yozgat ta ne çok? Ne yok? konulu yazı yazıp fikir toplaya bilirsiniz.

Bende hayallerime kendimi kaptırdım. Ahhhh!!! YOZGAT ahhh!!! bozkırın bağrında sahipsiz kaldı.. Selam ve sevgilerimle..
Adınız ve Soyadınız -- 14.11.2012 20:40
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Nesrin Hanım; yazılarınıza çok fazla yorum yazmamış olsam dahi okuyorum. İnsanlar fikir beyan ederken ismlerini saklamaları tabi kendi tercihleri.. Fakat her yanlış fikrin doğru bir tarafı vardır. Bizim Yozgatımızın insanı gözünü kaplayan sis perdesinden kurtulamıyor. Bu konuda çok yazılara yorum yapmışımdır.Ben Yozgatlıyım İzmir'de yaşıyorum şu anda. Yaşadığım ilçe on yıl önce köy konumundaydı ve yazlık sayılırdı. Menderes hava alanın yapılmasıyla bu köy ucu bucağı görünmedik bir şehir oldu. On yılda Yozgatın on katı büyüdü. Ben yogata dört yıl önce gittiğimde evlerin bakımsızlığı, yolların perişanlığı, insanların yarı uyur süm süm hali beni çok üzdü. Bizm insanımızda azim, cesaret, mücadele ruhu malesef yok.Soğukta puruşuyoruz, sıcakta mayışıyoruz.Yozgat sesini duyurmalı. Dikkati çekmeli. Turizm merkezi haline getirilmeli.Çamlığı,nohutlusu, gelin kayası, cehirliği, ve barajları değerlendirilerek konaklama yeri haline getirilmeli. Bunlar için faliyetlere katılmalı ve faliyetler, etkinlikler hazırlamalı. Kış aylarında arabaşı geceleri düzenleyip, dışarı açılmalı. Mesela iller arası sosyal yarışmalar, eğlenceler ve aktiveler yapılmalı.Annem rahmetli derdiki, sana gelen yoksa kalk bir un kavur. Kokusunu alan kapına dikilir.Batıyı doğuya bağlayan ana yolun Yozgatın tam ortasından geçmesi çok büyük bir nimet. Onca insanı içinden taşıyor fakat hiç bir yolcu yozgatın içinden geçtiğini farketmiyor. Garaj olan alana dinlenme tesisleri, çay bahçeleri yapılabilir.Eski sanayi alanı bu konuda değerlendirilip, yolcuları kendine çekebilir.Ben elliyıl önce gözümü nasıl açtıysam Yogat hala yerli yerinde duruyor.
Geçen yıl çok değerli bi kardeşimin yozgata taini çıktı. Kendisi ve ben öyle mutlu oldumki anlatamam. Çok aktif bir insan. Memleketimde eksik olan pek çok konuya el atar niyetindeydim. Kendisiyle sosyal çalışmalar yaptım. İzmir yerinden oynadı.Benim memleketime canı gönülden hizmet için gitmişti. Sılamdaki yakın arkadaşlarımla tanışması için aracılık yaptım. Onca çabama rağmen kimse hoşgeldin tenezzülünde bulunmamışlar ve çok utandırdılar beni. Bizim insanımız dışa açık insandan çekiniyor, siniyor, uzaklaşıyor. Allah her yerin kısmetini aynı oranda yaratmış. Sorun Yozgatta değil, sizinde ima ettiğiniz gibi duyarsız YOZGATLIMIZDA
Sızan -- 13.11.2012 20:24
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Suzan Hanım size katılıyorum.Evet bir de ben inansam. Bu yazının sonunda zaten belirttim bu büyük bir hayal.Ama niye olmasın Göçü durdurmak, Yozgat'ı cazibe merkezi yapmanın yollarını araştırmak bunun için çaba sarf etmek çok mu zor bilemiyorum.Bu gün Büyükşehir olan illerin bir kısmı yıllar öncesi Yozgat kadar bile değillerdi.Ama kısa zamanda çok yol katettiler. Yozgat maalesef mi demem lazım bilmiyorum nedendir Devletten pay alma noktasında bile çok gerilerde. Yıllardır hep kaderine razı olmuş isyandan dolayı cezalı şehir ne yaparsak yapalım sonucu değiştiremeyiz mi denilmiş. Bilemiyorum. Yıllardır yazıyorum. Yozgat'tan göç etmeme rağmen halen yazıyorum.Gönlüm razı değil Devletine sadakatle bağlı bir ilin bu denli geri kalmasına. Yorumunuz için de ayrıca teşekkür ederim. Bakıyorum bu konuda sizden başka fikir öne süren yok. Aslında alt alta yorumlar sıralanmalıydı. Üstelik kimlik belirtmek zorunda da değilsiniz. YOZGAT ve geleceği söz konusu oldu mu tüm yürekler ortaya konulmalıydı. Ama bir umursamazlık dır gidiyor. Neyse bunlar aslında bir yazı konusu..NESRİN MASARİFOĞLU
NESRİN MASARİFOĞLU -- 09.11.2012 19:08
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Allahaşkına Nesrin hanım, Yozgat ilçe konumuna düşmüş, büyük şehirden bahsediyorsunuz. İl olarak kalabilirse buda meclisteki yetkililerin desteğindendir. Dışardaki gurbetçiler ne yapabilir? Nüfus sayımında Yozgatta bulunup nüfus sayımını yüksek mi göstersinler? Artık bu gibi sayımlar geride kaldı. Adres üzerinden sayım yapılacak.Yazdıklarınıza bide siz inansanız bende inanırdım.

suzan -- 08.11.2012 00:51
İmam Hatipli olmak...
Muhterem Hanımefendi Nesrin Hocam Bende 1984 yılı Yozgat İmam Hatip Lisesi 7/B sınıfı mezunlarından sizin kara tahtaya promlem çözerken tebeşirinizin tozunu yutan öğrencileriniziden biriyim.İmam Hatipli Olmak başlıklı yazınızı okudum.İnanın o yıllar tekrar gelse sizde tahtada matamatik çözseniz.İnsan o günlerin kıymetinin şimdilerde çok arıyor ama geçti.bütün o kuşağın mezunlarının size ayrı bir teveccühü söz konusu ise bu sizin bizlerde bıraktığınız kişilik ve öğrenciyi hayata hazırlamaktaki tabi bizim o zaman göremeyipte sizin bu günleri o günden düşündüğünüz ve gördüğüz içindir.Ayrıca Yozgatlı+İmam Hatipli olunca saygıda kusur etmeyiz.Burada şunuda demeden geçemeyeceğim geçen Ramazanda boğazda yapmış olduğunuz iftarda Başta Burhan ARSLAN Hocam ve tüm beni tanıyan arkadaşlara selam ve saygılarımı sunar bir gelecek ramazanda aranızda olmak dileğiyle cep telefonumu ve iş adresimi açık yazıyorum.Mustafa DİNÇER Ankara Defterdarlığı 5 Nolu D.s.s.Müd.Bahçelievler Ankara.Cep:05333066106 İş:0312 2226683/3132 selam ve saygılar sizlere olsun.
Mustafa Dinçer -- 06.09.2012 11:07
İmam Hatipli olmak...
Değerli Hoca hanım,sizin devrenizde öğrenciniz olamadığım için kendimi şanssız addediyorum.Ben 1965-1966 mezunuyum.Hakkını yemeyeyim zamanımda da değerli hocalar vardı ama öğrencilerinizin sizin hakkınızdaki yargılarına sadece işte öğretmen böyle olmalı demek kalıyor.Rabbimin size merhametiyle muamele buyurmasını ve tüm dualarınızın kabul olmasını diliyor,saygılar sunuyorum.
Gürcan Ümitkan -- 29.08.2012 22:19
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00