BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
259
Dün
:
4936
Toplam
:
13334657
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Yozgat’ı karalama kampanyalarının amacı nedir?
nesrinmasarif@hotmail.com
Bu kadar da olmaz dedirtecek bir olay. Bir şehri karalamak için hayali çirkin iftiralarla yola çıkmak, sanal kaynaklardan şehrin bağrına emanet edilmiş öğrencilerimize ve onların anne ve babalarına korku ve güvensizlik salmak insanlara ne kazandırır bilen var mı? Yozgat ili her zaman huzurun, barışın, sevginin kenti olmuştur. Adliye olaylarının en az olduğu illerden biridir Yozgat. Karalama kampanyalarının amacı nedir? Ne yapmaya çalışılıyor bilinmez ama bilinen bir şey varsa o da vatanına, milletine, bayrağına, inancına sahip, haysiyetli insanlardan müteşekkil bir ildir Yozgat. Bu böyle biline.
Her zaman bunu söylerim yıllarca dışarıdan gelen öğretmenlerimize ev sahibi muamelesi yaptığımız için bilirim hiçbir zaman tek bir öğretmenden duymadım korku ve endişe. Gece yarısı bile tek başına evlerine cesaretle gidebildiklerini bilirim. Kapınız açık uyusanız bile hırsızlık olaylarının olmadığı bir ildir Yozgat. Bizim ilimizde bacası tüten işletmeler ekonomiye katkı yapacak boyutta değil, bacasız fabrika dediğimiz Üniversitemiz bize bir nebze nefes aldırıyor. Onu sabote etmeye hiç kimsenin ama hiç kimsenin hakkı olmamalı. Bırakın artık bu kentle uğraşmayı her kim Yozgat için asılsız dedikodu üretip provokatörlük yapıp yüreklere korku salıyorsa mutlaka cezasını en ağır şekilde çekmelidir.
Gönül istiyor ki yeni yıla girdiğimiz şu günlerde daha iç açıcı konulardan söz edelim. Ama ülkede gündem artık günlük değil anlık değişiyor dolayısıyla siz yazınıza başlarken sayfanızın kenarına düşen haberlerle bile klavyenizin sizin planladığınız alanlardan başka alanlara kaydığını hissediyorsunuz.
2017’de beklediğini il olarak bulamadı Yozgat ne yazık ki. Halen tamamlanamayan yollar, stabilize oldukları için zor ulaşılan köyler, yatırım gelmediği için iş bulamayan gençler, gençlere iş bulabilmek için göçen evler, tarımda düşük rekolte ve hayvancılıkta kaybedilen yıllar, eğitimde ulaşılamayan seviye ve çarpık yapılaşma hep ama hep Yozgat’ın derin yarası. Hele dört bir etrafı kaplıca suyu olduğu halde yeterince değerlendirilememesi, turizme açılacak alanların halen tam anlamıyla görücüye çıkamaması, Yozgat tanıtımında zayıf kalınması bunlar hep Yozgat ekonomisine bir türlü kazandırılamayan değerler. Fazla karamsar tablo ortaya çıkmasın diye topyekûn kalkınma seferberliğinin bir türlü fikir birliği içerisinde hayata geçirilememesini de es geçmek istiyorum.
Ama 2018 Yılı için umutlu olmak istiyoruz. Malum seçim var hem mahalli, hem Cumhurbaşkanlığı, hem milletvekili seçimleri. Seçimlere Yozgat zamana yayılsa da birçok sorununu hallederek girer inşallah umudundayız.
Acaba fazla mı umutlanıyoruz?
2018 Yılının Ülkemize ve İslam Dünyasına barış, huzur, bereket getirmesi dileği ile her birinize sağlık afiyet mutluluk ve helal bol kazanç diliyorum.

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Bursa’da Yozgat da var, Yozgatlı da..
Aynı muhteşemlik yozgattaki festivallerdede yaşanıyomu acaba sayın çiçek ve çiçekler dışarıda savurdukları yozgatlılık nutuklarını neden bu güne kadar yozgat için bir şey yapmadığı konusundada atsaya.

Bende yozgatta yaşayamıyorum gurbetteyim ve bunun acısını yüreğinde yaşayanlardanım keşke bizim yozgatımızda bir bursa gibi izmit gibi adapazarı gibi olsaydıda bizde memleketimizde yaşayabilseydik. Gurbette yetişiyo çucuklarımız ve aidiyet duygusu nedir öğrenemiyorlar.Herşeyini yalnız yaşamak zorunda kalıyorsunuz. Ve eminimki dışarıda yaşayan tüm insanlar aynı duyguları yaşıyorlardır. Peki yozgatta yaşayanlar çokmu iyi kesinlikle deil bizi dışarıya iten nedenler onlarıda içeride yakıp kavuruyor.

Bence sayın çiçek ve çiçeklerin omuzlarında bu memleketin çok ağır bir ahı var. İnşaallah bu yük onların omuzlarını acıtırda memleketleri için bi şeyler yapmaları gerektiğini hatırlarlar...
yozgatlı -- 09.07.2009 16:43
Bursa’da Yozgat da var, Yozgatlı da..
bursada yaşayan ve o geceye katılan bir yozgatlı olarak bu yazınızdan büyük bir keyif aldım.Bize moral verdiniz.sağolun.
nadir -- 28.06.2009 10:11
Muhsin Reis mekanın cennet olsun...
Emrolunduğun gibi dosdoğru ol ayeti kerimesini kendisine şiar edinmiş ve bu çizgiden hiç ayrılmamış olan Muhsin Yazıcıoğlu...Mekanın Cennet olsun ve Rabbim Salihler zümresiyle haşretsin.
Yazınız çok güzel olmuş Nesrin Abla..herzamanki gibi..Selamlar
Av.Zehra
Zehra -- 10.04.2009 11:41
Muhsin Reis mekanın cennet olsun...
Yorumunuz gönlüne yuregine saglik bacim bizim hislerimize tercuman olmusun Allah sayin yaziciogluna rahmet etsin tum turkiyenin basta ailesin ve alperenlerin basi sag olsun saygilarimla Allaha emanet olun
haci yildirim -- 06.04.2009 00:26
8 Mart 1908’den bu güne…
yazı sadece güncel değerlendirmelere göre ele alınmış amerikadaki kadınların durumu anlatılmış,halbuki türk toplumundaki uygulamalar bin yıllık tarihimiz gözden geçirilmemiştir. yazıda ilmi veriler daha iyi olabilirdi yine de başarılar
ali servetoğlu -- 28.03.2009 17:01
8 Mart 1908’den bu güne…
Degerli Annem, Kadinlar gunu munasebetiyle harika bir yazi nesretmissin. Bu yaziyi okuyunca erkek oldugum icin Allaha sukrettim. Ama insallah bir gun kadin toplumdaki hakketigi yeri bulur. Saygilarimla..
Melik Masarifoglu -- 24.03.2009 08:23
8 Mart 1908’den bu güne…
Sayın Masarifoğlu; ORADA BİR ÇANAKKALE VAR GEÇİLMEZ başlıklı yazınızı Abdulkadir Çapanoğlu Beyin yorumundan etkilenerek merak ettim ve okudum. Helal olsun size helal olsun...O nasıl bir anlatımdır...O nasıl bir yorumdur...gerçekten helal olsun...Yetim hakkı yiyenlere, kul hakkı yiyip köşeyi dönenlere de kapak olsun...Milletten duygu sömürüsü ile çeşitli vaatle ile para toplayıp kendi çıkarına kullanıp köşe olanlar umarım yazınızı okuyup kendilerine bir nebzede olsa ders çıkarırlar...!Sizi yetiştiren ailenize de helal olsun babanız nur içinde yatsın elinize yüreğinize kaleminize sağlık...saygılarımla... Onur ASLAN İSTANBUL / BAKIRKÖY
ONUR ASLAN -- 15.03.2009 00:31
8 Mart 1908’den bu güne…
Sayın Hocam, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürkün,Ey Kahraman Türk Kadını!...Sen ayaklar altında ezilmeye değil, omuzlar üstünde göklere yükselmeye layıksın sözü yetiştirdikleri nesillerle, geleceğimizin şekillenmesinde kadının ne denli önemli rol üstlendiğini, kadına daha fazla değer verilmesi gerektiğini en iyi şekilde ifade etmektedir. Bugün birçok platformda kadın azmi, çalışmaları, başarıları ile kendini kanıtlamıştır. Malesef her dönemde bazı önyargılı kafalar, hasta düşünceli insanlar kadını ikinci sınıf insan olarak görmüşlerdir ve görmektedirler...Buna karşın her ailede okumuş kızların sayısındaki artışta sevindiricidir. Kadını kendi değerinin farkında olup bilinçlenmeside kaçınılmaz bir gerçektir. Hiç birşey için umutsuz olmamak lazım. Bilinçli, eğitimli,kadınların toplumu karanlıktan aydınlığa çıkaracağına olan inaçla sizi tebrik eder saygılar sunarım. Beyza ÖZAYAZ aşarıları ile kendini kanıtlamıştır.
Beyza ÖZAYAZ -- 15.03.2009 00:08
Kadının toplumda rolü
Sayın Masarifoğlu,geçmiş yazılarınızı tararken ORADA BİR ÇANAKKALE VAR GEÇİLMEZ başlıklı yazınızı gözyaşları içinde okudum.Okadar güzel ve canalıcı bir özet yapmışsınızki isterdimki ilköğretimdeki öğretmenler önce kendileri bu yazıyı okusunlar sonrada sosyal bilgiler dersinde veya başka münasip bir zamanda öğrencilerine ağır ağır ve bazı cümleleri dahada vurguluyarak öğrencilerine okusunlar.Çoğu zaman böyle bir özet bir kitabın tamamını okumaktan daha etkili olabiliyor. Özel sektörden emekli olduktan sonra bir dönem Bakırköy ticaret lisesinde tarih öğretmenliği yaptım.Oradaki öğrencilerime de şunu söylemiştim.Eğer müfredatı hazırlamak yetkisi bende olsaydı sizlere bir dersyılı gerçek Osmanlı tarihini bir dersyılı da sadece kurtuluş savaşımızı işleyecek bir müfredat hazırlardım demiştim.Çanakkale savaşlarının bırakın tamamını sadece birkaç gündüz ve gecesi bile onlarca filme konu olacak bir kahramanlık destanıdır.Hernekadar Yozgatlı olsamda rahmetli babamın memuriyeti dolayisiyle 1962-1964 yıllarımız Çanakkale lisesinde öğrenci olarak geçti.Biz Çanakkaleye gittiğimizde hiçbir sosyal aktivite yoktu.Bağlama çaldığım için okulda önce iki kişiye bağlama çalmayı öğreterek üç bağlama bir darbuka ile 40 kişilik bir Türk Halk Müziği korosu kurdum.Sonra hocalarımın teşviki ile bir folklor ekibi kurdum.Kurduğum kasa-minder ekibi ile iki yıl 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramında lisemizi temsil ettik.18 mart ve diğer özel günlerde sonradan TRT de ve şimdi özel Tv.lerde spikerlik yapan Erkan Oyal de aramızda olarak temsiller ve konserler verdik.Daha sonraki yıllarda 18 mart üniversitesi açılınca Çanakkale birden gençlerle doldu.Biz bir bağlama teli bir tezene bulamazken şimdi hertürlü ensrumanı çalan onlarca genç Çanakkalede.Çanakkalenin bu buram buram tarih kokan havası bizi öylesine bu şehre bağladiki heryıl bir kaç kere gitmeden yapamayız.Hem hayatta kalan birkaç arkadaşımızı hemde binlerce şehidimizin düşmanları ile koyun koyuna yattığı bu mübarek toprakları kabe gibi ziyaret ederek onlara minnet ve şükranlarımızı sunarız. İstanbuldan En derin hürmetlerimle.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 09.03.2009 01:31
Kadının toplumda rolü
Size katılıyorum hocam. Çok doğru teşhisleriniz var. Kutluyorum sizi.
İPEK GÜLER -- 08.03.2009 10:12
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
11
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00