BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.02.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
300
Dün
:
4633
Toplam
:
13443327
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Susuzluk Kapıya Gelmeden!..
nesrinmasarif@hotmail.com
Susuzluk kapıda mı dersiniz? Madem son yılların en kurak kışını yaşıyoruz ve küresel ısınma ile karşı karşıyayız, üstelik yağmur çekecek ormanlarımız da yok. Ağaç dikme bilinci henüz tam anlamıyla oluşmamış ve tüm kurumlarımızı ağaç dikme seferberliğinin içerisinde de göremiyoruz. Su havzalarımızı, tarım arazilerimizi de ta öteden beri ne yazık ki gereği kadar koruyamadık.

Kimini imara açarak beton yığınlarından ibaret yaşam alanlarına; kimini plansız, programsız kullanmaya açarak ekolojik tahribata sebebiyet verdik.

Susuzluk kapıda; yağışın mevsim normallerinin altında, hava sıcaklığının normalin üstünde olduğu bir dönem yaşıyoruz. Baraj seviyeleri tehlike sınırında. Kaldı ki sadece sorun susuzluk da değil, enerjide de dışarıya bağlı bir ülkeyiz. Su sadece gündelik ihtiyaçlarımızı gidermekle kalmıyor; tarımda, gücünden istifade edilerek elektrik üretiminde de önemli rol oynuyor. Su hayat demek, enerji demek. İşte bu yüzden olayın tehlike boyutu biraz daha artıyor. Ne yazık ki enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarından bu güne kadar yeteri kadar istifa edemedik. Bir şeyler yapmak gerek. Her birimiz böylesine hassas bir konuda duyarsız olamayız. Neticeleri hepimizi etkileyecek kadar önemli olan bu konuda, elimiz kolumuz bağlı olacakları beklemek yanlışına düşme lüksümüz de yok..

Çevreyi koruyabilir, tüm ülkeyi ağaçlandırarak yağmur ormanları oluşturabiliriz. İklim değişikliği ile mücadele ederek küresel ısınmaya karşı yerel ve ulusal anlamda tedbirleri devreye sokabiliriz. Ama bu çalışmaların tümünü yapmak bizi aşar. Aynı zamanda bu tedbirlerin sonuçlarını almak için çok uzun vade gerekir ki bizim o kadar bile vaktimiz yok.

Susuzluk kapıda ve enerji kaynaklarımızın sınırı ortada iken ne yapmalıyız? İşte burada “En ucuz enerji, tasarruf edilen enerjidir.” ve “ En az enerji ile çok iş yapmanın yolu” en kısa çözümlerden biridir düşüncesiyle hareket etmeliyiz.

Yağmur ve kar yağsın diye dua etmenin yanı sıra şunu bilmeliyiz ki artık ihtiyaçtan dolayı tüketmiyoruz, maalesef artık tüketim hastalık derecesinde bizi esiraldığı için kullandığımız enerjiyi de bazen hoyratça tüketiyoruz. Artık enerjide tasarruf etme, kemerleri sıkma dönemi. Tüm bunlar ne için? Daha çok enerji ithal etmemek, tükenmez sandığımız enerji kaynaklarımızı bitirmemek, ileride evlatlarımıza, torunlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakıyor olmak için.

Hazır bu hafta “Enerji Tasarrufu Haftası”nı kutlamaya hazırlanırken eğitimcilerimiz, anne-babalarımız, sıra dışı projelerle çocuklarımıza büyük bir bilinç seferberliği başlatmalılar. Sadece çocukların değil, her birimizin bu bilince sahip olması gerekir. Gereksiz yere akıttığımız su, yersiz açık unuttuğumuz her bir lamba, tasarruflu enerji ile çalışan elektrikli aletleri tercih etmeyişimiz, toplu taşıma yerine bireysel kullanılan arabanın yaktığı fazladan yakıt, yalıtımsız binalar, dolayısıyla gereksiz kullanılan her bir enerji kaynağı hem aile bütçemizi hem ülke gelirini azaltmakla kalmaz, enerji kaynaklarımızı da tüketir. Susuzluk kapıda iken harcadığımız her enerjiyi tasarruflu harcamalıyız.
Unutmayalım ki “Gereksiz harcanan enerji, kaybedilen emektir.”

13.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Okul öncesi eğitim haftası
YorumunuzDoğru olmasına doğru çocuklar o yaşlarda çabuk öğreniyorlar da ben genede bu kadar erkenden okul a gitmelerine karşıyım.zaten ömürlerinin çoğu sıralarda geçiyor oyuna doyamıyorlar eğitim gözlerinde büyüyor ve bıkıyorlar.Başlı başına Milli Eğitim sistemine bir çözüm bulmak lazım aslındada bunun için çözüm arayacak babayiğit nerdeee.Bence herşeyden önce okul öncesi için Aileler eğitilmeli ama hayat mücadelesi sebebiyle insanda hal ve vakit kalmıyor.Ah ah Türkiye ye sil baştan planlı ve programlı bir değişim şart.Allah cümlemizin yardımcısı olsun.Başarılar dilerim. HATİCE AYAYDIN
Adınız ve Soyadınız -- 07.10.2008 23:49
Okul öncesi eğitim haftası
Sizin gibi,bilge bir eğitimciden Yozgat milli eğitimi bi şekilde faydalanmasını hiç akıl edemez mi acaba.
Sibel -- 04.10.2008 23:40
Okul öncesi eğitim haftası
Güzel yazalarınızın tiryakisi bir okurunuz olarak bayramınızı kutlar,saygılarımı iletirim
Sedef -- 01.10.2008 11:41
Yozgat'ın turizm potansiyeli
YAZILARINIZI TAKİP EDİYORUM. ÇOK ÖNEMLİ MEVZULARA DEĞİNİYORSUNUZ. TEŞEKÜRLER. MELİH MASARİFOĞLU İLE İRTİBAT KURAMADIM! BU YAZIYI OKUDUYSA ACABA BANA MAİL TABİLİR Mİ? SAYGILARIMLA...
MEHMET ŞAŞMAZ -- 27.09.2008 10:31
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
Çok doğru tespitler yapmışsınız Nesrin Hanım.
Fatih ŞİŞMAN -- 22.09.2008 09:53
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
YOZGATI SEVİYORUMDeğerli hocam be 1989 mezunu sizin öğrenclerinizden biriyim.Sizleri kalemizle YoozgtImızın sesi olup sorunlarımızı dile getirdiğinizden dolayı teşekür ediyorum.Sizlere butün çalışmalarınız da başarılar diler ve ALLAHtan sağlıklı sihatlı ve uzun ömürler dilerim.inşallah güzel yazılarınızı okumaya devam edeceğiz.selam ve duaile.mustafaince
Muastafa ince -- 18.09.2008 17:24
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
Sayın Nesrin Hanım, Yazılarınızı okuyor ve çok beğeniyorum. Yorumlarınız ufkunuzun, bakış açınızın ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Ülkemizde fikirlerine, görüşlerine değer verilmesi gereken bir yazarsınız. İliniz için öngördüğünüz bu düşüncelerin yetkililer tarafından değerlendirilerek, gerekli duyarlılığın gösterilmesi ilinizin gelişmesine katkı olacaktır diye düşünüyor, sizi tebrik ederek başarılarınızın devamını dilerim. Saygılarımla...
Ayşe Ayazoğlu -- 06.09.2008 02:15
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
MERHABA SEVGİLİ HOCAM.YAZILARINIZI OKUDUKTAN SONRA YOZGAT İÇİN ELİNDEN GELEN ÇABAYI SARFEDEN BİR KALEM İLE, BİR YOZGATLI İLE KARŞILAŞMAK ÇOK MUTLU ETTİ BENİ.İNŞALLAH BU GÜZEL DÜŞÜNCELERİN GERÇEĞE DÖNDÜĞÜ GÜNLERDEKİ YAZILARINIZI OKUMAK TA NASİP OLUR.EMEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.
OSMAN DİNÇ -- 05.09.2008 09:54
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
Amerikadan merhabalar anne, Her yazini buyuk bi merakla buralardan takip etmeye calisirken Yozgati bu yaz gezmis biri olarak sehrin az gelismis olmasina ragmen gezilecek yerlerinin nezih ve modern bir sekilde yeniden yapilandirilmis olmasi cok hosuma gitti. Umarim Yozgatli hemserilerimizde memleketlerine yeniden donup, buralarda sehrin gelismesi icin yeni is sahalariyla sehrin cehresine daha bir guzellik katarlar ve umarim ulkede soz sahibi olanlar sizin gibi yazarlarin memleketleri icin onerdikleri projeler bir bir hayata gecirilir. Sumeyra MASARIFOGLU
sumeyra masarifoglu -- 04.09.2008 05:01
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
Yazınızda değindiğiniz gerçekten çok önemli özellikle bu kadar çok özelliği,görülmeye değer yerleri varken bir ilden bu kadar fazla ayrılmaların olması üzücü.Ama bu sadece Yozgatla sınırlı değil diye düşünüyorum nedense insanlarımız kendi yaşadıkları yeri,ordaki güzellikleri korumak,ortaya çıkarmak ve bu imkanlardan yararlanıp dahada kalkınmak yerine daha büyük şehirlere göç etmeyi tercih ediyorlar.Yozgatı hiç görmediğim halde yazınızda belirttiğiniz Kazankaya Kanyonu ve Sorgun Kaplıcalarınızı merak ettim bunların tanıtımı yapılsa turizme açılsa eminim oralardan birçok kişiyede iş imkanı doğacaktır.Sizin gibi oturduğu yere önem veren kişiler bu konunun üstüne gittiği yazılarında sıkça belirttiği sürece eminimki Yozgattada bu konuda bir ilerleme olacaktır.
Sibel Güney -- 02.09.2008 15:18
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
13
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00