BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 26.05.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
212
Dün
:
4633
Toplam
:
13883967
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Susuzluk Kapıya Gelmeden!..
nesrinmasarif@hotmail.com
Susuzluk kapıda mı dersiniz? Madem son yılların en kurak kışını yaşıyoruz ve küresel ısınma ile karşı karşıyayız, üstelik yağmur çekecek ormanlarımız da yok. Ağaç dikme bilinci henüz tam anlamıyla oluşmamış ve tüm kurumlarımızı ağaç dikme seferberliğinin içerisinde de göremiyoruz. Su havzalarımızı, tarım arazilerimizi de ta öteden beri ne yazık ki gereği kadar koruyamadık.

Kimini imara açarak beton yığınlarından ibaret yaşam alanlarına; kimini plansız, programsız kullanmaya açarak ekolojik tahribata sebebiyet verdik.

Susuzluk kapıda; yağışın mevsim normallerinin altında, hava sıcaklığının normalin üstünde olduğu bir dönem yaşıyoruz. Baraj seviyeleri tehlike sınırında. Kaldı ki sadece sorun susuzluk da değil, enerjide de dışarıya bağlı bir ülkeyiz. Su sadece gündelik ihtiyaçlarımızı gidermekle kalmıyor; tarımda, gücünden istifade edilerek elektrik üretiminde de önemli rol oynuyor. Su hayat demek, enerji demek. İşte bu yüzden olayın tehlike boyutu biraz daha artıyor. Ne yazık ki enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarından bu güne kadar yeteri kadar istifa edemedik. Bir şeyler yapmak gerek. Her birimiz böylesine hassas bir konuda duyarsız olamayız. Neticeleri hepimizi etkileyecek kadar önemli olan bu konuda, elimiz kolumuz bağlı olacakları beklemek yanlışına düşme lüksümüz de yok..

Çevreyi koruyabilir, tüm ülkeyi ağaçlandırarak yağmur ormanları oluşturabiliriz. İklim değişikliği ile mücadele ederek küresel ısınmaya karşı yerel ve ulusal anlamda tedbirleri devreye sokabiliriz. Ama bu çalışmaların tümünü yapmak bizi aşar. Aynı zamanda bu tedbirlerin sonuçlarını almak için çok uzun vade gerekir ki bizim o kadar bile vaktimiz yok.

Susuzluk kapıda ve enerji kaynaklarımızın sınırı ortada iken ne yapmalıyız? İşte burada “En ucuz enerji, tasarruf edilen enerjidir.” ve “ En az enerji ile çok iş yapmanın yolu” en kısa çözümlerden biridir düşüncesiyle hareket etmeliyiz.

Yağmur ve kar yağsın diye dua etmenin yanı sıra şunu bilmeliyiz ki artık ihtiyaçtan dolayı tüketmiyoruz, maalesef artık tüketim hastalık derecesinde bizi esiraldığı için kullandığımız enerjiyi de bazen hoyratça tüketiyoruz. Artık enerjide tasarruf etme, kemerleri sıkma dönemi. Tüm bunlar ne için? Daha çok enerji ithal etmemek, tükenmez sandığımız enerji kaynaklarımızı bitirmemek, ileride evlatlarımıza, torunlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakıyor olmak için.

Hazır bu hafta “Enerji Tasarrufu Haftası”nı kutlamaya hazırlanırken eğitimcilerimiz, anne-babalarımız, sıra dışı projelerle çocuklarımıza büyük bir bilinç seferberliği başlatmalılar. Sadece çocukların değil, her birimizin bu bilince sahip olması gerekir. Gereksiz yere akıttığımız su, yersiz açık unuttuğumuz her bir lamba, tasarruflu enerji ile çalışan elektrikli aletleri tercih etmeyişimiz, toplu taşıma yerine bireysel kullanılan arabanın yaktığı fazladan yakıt, yalıtımsız binalar, dolayısıyla gereksiz kullanılan her bir enerji kaynağı hem aile bütçemizi hem ülke gelirini azaltmakla kalmaz, enerji kaynaklarımızı da tüketir. Susuzluk kapıda iken harcadığımız her enerjiyi tasarruflu harcamalıyız.
Unutmayalım ki “Gereksiz harcanan enerji, kaybedilen emektir.”

13.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
Yazınızda değindiğiniz gerçekten çok önemli özellikle bu kadar çok özelliği,görülmeye değer yerleri varken bir ilden bu kadar fazla ayrılmaların olması üzücü.Ama bu sadece Yozgatla sınırlı değil diye düşünüyorum nedense insanlarımız kendi yaşadıkları yeri,ordaki güzellikleri korumak,ortaya çıkarmak ve bu imkanlardan yararlanıp dahada kalkınmak yerine daha büyük şehirlere göç etmeyi tercih ediyorlar.Yozgatı hiç görmediğim halde yazınızda belirttiğiniz Kazankaya Kanyonu ve Sorgun Kaplıcalarınızı merak ettim bunların tanıtımı yapılsa turizme açılsa eminim oralardan birçok kişiyede iş imkanı doğacaktır.Sizin gibi oturduğu yere önem veren kişiler bu konunun üstüne gittiği yazılarında sıkça belirttiği sürece eminimki Yozgattada bu konuda bir ilerleme olacaktır.
Sibel Güney -- 02.09.2008 15:18
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
Değerli hanımefendi,yozgat için projeler üreten makaleleriniz umarız ilgililere ışık veriyordur.yogzatlı vatandaşlar adına teşekkür ederim
Yaşar -- 02.09.2008 12:11
Niye Yozgat'ı terk ediyoruz
Yozgatta göçün önünün kesileceği görüşünüze katılamıyorum.Çünki,bugüne kadar bu kadar göçün sebeplerini tahlil edemeyen bürokrasinin ve politikacının bol olduğu bu memlekette göç önlenemez.Yozgat,zaman içinde göç ede ede daha da küçülecektir. NOT:yazılarınızı beğeni ile oukuduğumu söylemeden geçemeyeceğim.kolay gelsin.
Münevver -- 31.08.2008 13:10
Kıble tarafından Çamlık havadar..
HOCAM 1985 7-B İ.H.L MEZUNU ÖĞRENCİNİZİM VE SİZİ EN SON 6 AĞS.2008 DEKİ TOPLANTIDA GÖRDÜM ALLAH SİZE UZUN ÖMÜRLER VERSİN MEZUNİYETTEN SONRA ASKERLİK EVLİLİK OKUL DERKEN TİCARETTE AKLIMIZI BAŞIMIZDAN ALDI GİTTİ 23 YIL SONRA SİZLERİ TEKRAR GORDUM VE YAZILARINIZI OKUYORUM ÇOK GUZEL VE BENİ ALIP GÜZELYERLERE GOTURUYOR OLUMLU POZITİF HİÇBİR SİYASI AMAÇ GUTMEYEN İNSANLIĞA FAYDALI YOZGATA FAYDALI DAHA NE DEYİM ALLAH SAĞLIK SIHHAT VERSIN HOCAM ELLERİNİZDEN ÖPÜYORUM. EROL ÖZTEMİR
erol öztemir -- 24.08.2008 09:17
Kıble tarafından Çamlık havadar..
Valla Nesrin Hanim ben hakkari yuksekova dan bir okuyucunuzum. Yazilarinizi buyuk bir zevkle takip etmekteyim. Her ne kadar yerel bir gazete yazariysaniz da; ulke capi konulara cogunlukla deginiyorsunuz. Her sehirde sizin gibi kalemler olsa, inanin sorunlarimiz tamamen bariscil yollarla cozulurdu
sahadettin erdogan -- 23.08.2008 20:04
Kıble tarafından Çamlık havadar..
YAZILARINIZI BUYUK BIR ZEVKLE OKUYORUZ COK GUZEL BIR NOKTAYA DEGINMISSINIZ KESKE HERKES BU KONULARA SIZIN KADAR DUYARLI OLSA SIZE COK TESEKKUR EDIYORUZ
AHMET OZINAN -- 19.08.2008 22:28
Kıble tarafından Çamlık havadar..
Nesrin hanım çok güzel konulara değiniyor.Yozgatın kültürel mirasının tahrip edilmesi konusunada değinmiş.Çok doğru. eski yozgat evleri korunabilseydi safranbolu ve beypazarı gibi turist alan bir kent olurdu yozgat.teşekkürler.
Mustafa DİNÇSOY -- 14.08.2008 14:36
Kıble tarafından Çamlık havadar..
Yorumlarınız harika.Keyfle,zevkle okuyorum.Teşekkür ederim.
Melehat -- 14.08.2008 14:36
Gelin Yozgat’la “Tel Kırmayı” özdeşleştirelim
Yozgata hep pozitif bakıyorsunuz.potizif projeler üretiyorsunuz.Umarım,sizin yozgatla ilgili düşüncelerinizi günün birinde birileri hayata geçirir.İyiki sizin gibi yozgatı düşünen kalemler var. Teşekkürler.
Dilek -- 10.08.2008 15:42
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
14
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00