BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.08.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
230
Dün
:
4633
Toplam
:
14330848
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Susuzluk Kapıya Gelmeden!..
nesrinmasarif@hotmail.com
Susuzluk kapıda mı dersiniz? Madem son yılların en kurak kışını yaşıyoruz ve küresel ısınma ile karşı karşıyayız, üstelik yağmur çekecek ormanlarımız da yok. Ağaç dikme bilinci henüz tam anlamıyla oluşmamış ve tüm kurumlarımızı ağaç dikme seferberliğinin içerisinde de göremiyoruz. Su havzalarımızı, tarım arazilerimizi de ta öteden beri ne yazık ki gereği kadar koruyamadık.

Kimini imara açarak beton yığınlarından ibaret yaşam alanlarına; kimini plansız, programsız kullanmaya açarak ekolojik tahribata sebebiyet verdik.

Susuzluk kapıda; yağışın mevsim normallerinin altında, hava sıcaklığının normalin üstünde olduğu bir dönem yaşıyoruz. Baraj seviyeleri tehlike sınırında. Kaldı ki sadece sorun susuzluk da değil, enerjide de dışarıya bağlı bir ülkeyiz. Su sadece gündelik ihtiyaçlarımızı gidermekle kalmıyor; tarımda, gücünden istifade edilerek elektrik üretiminde de önemli rol oynuyor. Su hayat demek, enerji demek. İşte bu yüzden olayın tehlike boyutu biraz daha artıyor. Ne yazık ki enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarından bu güne kadar yeteri kadar istifa edemedik. Bir şeyler yapmak gerek. Her birimiz böylesine hassas bir konuda duyarsız olamayız. Neticeleri hepimizi etkileyecek kadar önemli olan bu konuda, elimiz kolumuz bağlı olacakları beklemek yanlışına düşme lüksümüz de yok..

Çevreyi koruyabilir, tüm ülkeyi ağaçlandırarak yağmur ormanları oluşturabiliriz. İklim değişikliği ile mücadele ederek küresel ısınmaya karşı yerel ve ulusal anlamda tedbirleri devreye sokabiliriz. Ama bu çalışmaların tümünü yapmak bizi aşar. Aynı zamanda bu tedbirlerin sonuçlarını almak için çok uzun vade gerekir ki bizim o kadar bile vaktimiz yok.

Susuzluk kapıda ve enerji kaynaklarımızın sınırı ortada iken ne yapmalıyız? İşte burada “En ucuz enerji, tasarruf edilen enerjidir.” ve “ En az enerji ile çok iş yapmanın yolu” en kısa çözümlerden biridir düşüncesiyle hareket etmeliyiz.

Yağmur ve kar yağsın diye dua etmenin yanı sıra şunu bilmeliyiz ki artık ihtiyaçtan dolayı tüketmiyoruz, maalesef artık tüketim hastalık derecesinde bizi esiraldığı için kullandığımız enerjiyi de bazen hoyratça tüketiyoruz. Artık enerjide tasarruf etme, kemerleri sıkma dönemi. Tüm bunlar ne için? Daha çok enerji ithal etmemek, tükenmez sandığımız enerji kaynaklarımızı bitirmemek, ileride evlatlarımıza, torunlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakıyor olmak için.

Hazır bu hafta “Enerji Tasarrufu Haftası”nı kutlamaya hazırlanırken eğitimcilerimiz, anne-babalarımız, sıra dışı projelerle çocuklarımıza büyük bir bilinç seferberliği başlatmalılar. Sadece çocukların değil, her birimizin bu bilince sahip olması gerekir. Gereksiz yere akıttığımız su, yersiz açık unuttuğumuz her bir lamba, tasarruflu enerji ile çalışan elektrikli aletleri tercih etmeyişimiz, toplu taşıma yerine bireysel kullanılan arabanın yaktığı fazladan yakıt, yalıtımsız binalar, dolayısıyla gereksiz kullanılan her bir enerji kaynağı hem aile bütçemizi hem ülke gelirini azaltmakla kalmaz, enerji kaynaklarımızı da tüketir. Susuzluk kapıda iken harcadığımız her enerjiyi tasarruflu harcamalıyız.
Unutmayalım ki “Gereksiz harcanan enerji, kaybedilen emektir.”

13.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Bursa’da Yozgat da var, Yozgatlı da..
Esselamun aleykum verahmetullahi tüm yozgatli hemşerilerime ve tüm Anadoluma ablam yazilarini zevk le beğenerek okuyorum verdiğiniz emeğe çok minnettarım ve teşekkürü borç bilirim güzel şehrimiz bursa da bu kadar yozgatli olduğunu bilmek sevinç ve mutluluk veriyor bizlere araniza yeni katılan bir yozgatli olarak bu birlik ve beraberliğin ahiret te dek sürmesini Allahtan niyaz ederim yazilarin icin cookk TSK ederim emeği gecen herkese
tarhanam akdağmadenim yozgatim anadolum -- 05.02.2014 00:22
Türkiyem benim, benim güzel ülkem
Biz bu ülkede yaşadık ve hala yaşıyoruz;Fazla gerilere gitmeye gerek yok.bu ülkede resmi ve gayrı resmi rüşvet almayan kurum yoktu,aklınıza negeliyorsa;Tapumu,kadastromu,nufusmu milli eğitimmi,polismi,adliyemi,........Hatta bunların çoğu kanunsuz bir makbuz karşılığı zorunan alınıyordu.Kara vicdanlı olmuyanlara soruyorum,şimdi böyle birşey varmı.İstisnalar kaideyi bozmaz her zaman rüşvet alanlar olaçaktır.Ahlaksız azınlık yüzünden,bu ülkenin namuslu insanlarını karalamak,Ahlaki bir davranış deyildir.İslama inananların,bunun nedemek olduğunu bilmeleri gerekir.10.1.2014
Arif KAYA -- 10.01.2014 21:38
Türkiyem benim, benim güzel ülkem
Anlamlı ve düşündürücü güzel bir temeni yazısı yüreğinize beyin emeğinize sağlık ,umarım anlaması gerekenler anlarlar. salıklı yıllara
mahmut erdem -- 10.01.2014 10:31
Hamiyet anneleri projesinden spor vadisine
Teşekkürler Nesrin Hanım.Bu güzel haber,bilgilendirme ve iyi dilekler için.Dilerim akibeti abide işhanı, bira fabrikası ve eski tarihi binalar gibi olmaz.
seda -- 22.10.2013 22:24
Yozgat’ın evrensel gazetesi
nesrin hanım,yozgat gazetesi,bu gazetenin habercilik anlayışı ve sizin gibi birbirinden değerli yazarların kalemleri övgüye değerdir.gazetenizle,yöneticisi osman beyle ve sizlerle gurur duyuyoruz.ah bi de sıkca yazsanız sizlere minnettar kalacağız.selamlar
nalan -- 17.03.2013 13:57
Yozgat’ın evrensel gazetesi
Kendi kendi övenden, kendini övdürenden, bulunduğu ortamı övenden hiç hoşlanmam fakat yiğidin hakkını vermek gerekir.Elbetteki bu tür övgüler destek ve gayret verici oluyor.Yozgat dışında yaşayan biri olarak sıla hasreti giderdiğim tek gazete "Yozgat gazetesi" Kadrosu ve yazarları okunmaya değer.Allah her daim var eylesin.Emeği geçen herkesin işini kolay kılsın.Nice kırklı yıllara ulaşmayı kısmet eylesin.

Tüm Yazar kardeşlerime Saygıdeğer Nesrin Hanıma ve Sayın Hakan Kiracıya hürmetler selamlar.
SUZAN -- 08.03.2013 22:45
Türkiyede sadece iki örnek: biri Pamukkale, diğeri Sarıkaya
Suzan Hanım oncelikle teşekkür ederim ilginize..Size hak veriyorum gazetenin baskıya girdiği dönemlerde yazı gönderiyoruz. Dolayısıyla yazı uzun zaman değişmiyor. Ama bu yerinde tenkitinizi göz önüne alarak yazılarımı daha sık göndermeye çalışacağım..Değerlerin değeri zamanında biline sözü çok doğru..Sadık bir okuyucum olarak sizi kutluyorum. yazı bizden yorum sizden olsun..Sevgi ve saygılarımla...
Nesrin Masarifoğlu -- 17.02.2013 17:53
Türkiyede sadece iki örnek: biri Pamukkale, diğeri Sarıkaya
Nesrin Hanım; Her gün sayfanıza uğrayıp boş dönmekten usandık.Okurlarınızı bu kadar uzun süre bekletme hakkına bilmem sahipmisiniz.

Dileğimiz odur ki, değerlerin değeri zamanında biline. Bizim değerlerimizin değeri bilinemedi.Yozgat'ın kaybı büyük.

Selamlar...
SUZAN -- 16.02.2013 21:34
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Nesrin hocam bir yerlerden başlamadı. Bu şehrin çok yönlü geri kalmışlığını sonlardırmak için.Meclisden tutun bürokrasiye kadar Yozgatlılar kilit yerlerde.Yozgat için artık şu söyleniyor.Nüfusu azalalsada nufuzu ardtan il deniliyor.Umarım bu önereleri devl et ricali duyarda dikkate alırlar.Duyarlı yazınız için teşekkürler
mustafa dinçsoy -- 06.01.2013 19:00
Türkiyede sadece iki örnek: biri Pamukkale, diğeri Sarıkaya
yazılarınızı beğenerek okuyoruz hocam kaleminize ve fikrinize kuvvet devam hocam
ismail yıldız -- 03.01.2013 23:48
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
2
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00