BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.10.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
245
Dün
:
4633
Toplam
:
14644039
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Susuzluk Kapıya Gelmeden!..
nesrinmasarif@hotmail.com
Susuzluk kapıda mı dersiniz? Madem son yılların en kurak kışını yaşıyoruz ve küresel ısınma ile karşı karşıyayız, üstelik yağmur çekecek ormanlarımız da yok. Ağaç dikme bilinci henüz tam anlamıyla oluşmamış ve tüm kurumlarımızı ağaç dikme seferberliğinin içerisinde de göremiyoruz. Su havzalarımızı, tarım arazilerimizi de ta öteden beri ne yazık ki gereği kadar koruyamadık.

Kimini imara açarak beton yığınlarından ibaret yaşam alanlarına; kimini plansız, programsız kullanmaya açarak ekolojik tahribata sebebiyet verdik.

Susuzluk kapıda; yağışın mevsim normallerinin altında, hava sıcaklığının normalin üstünde olduğu bir dönem yaşıyoruz. Baraj seviyeleri tehlike sınırında. Kaldı ki sadece sorun susuzluk da değil, enerjide de dışarıya bağlı bir ülkeyiz. Su sadece gündelik ihtiyaçlarımızı gidermekle kalmıyor; tarımda, gücünden istifade edilerek elektrik üretiminde de önemli rol oynuyor. Su hayat demek, enerji demek. İşte bu yüzden olayın tehlike boyutu biraz daha artıyor. Ne yazık ki enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarından bu güne kadar yeteri kadar istifa edemedik. Bir şeyler yapmak gerek. Her birimiz böylesine hassas bir konuda duyarsız olamayız. Neticeleri hepimizi etkileyecek kadar önemli olan bu konuda, elimiz kolumuz bağlı olacakları beklemek yanlışına düşme lüksümüz de yok..

Çevreyi koruyabilir, tüm ülkeyi ağaçlandırarak yağmur ormanları oluşturabiliriz. İklim değişikliği ile mücadele ederek küresel ısınmaya karşı yerel ve ulusal anlamda tedbirleri devreye sokabiliriz. Ama bu çalışmaların tümünü yapmak bizi aşar. Aynı zamanda bu tedbirlerin sonuçlarını almak için çok uzun vade gerekir ki bizim o kadar bile vaktimiz yok.

Susuzluk kapıda ve enerji kaynaklarımızın sınırı ortada iken ne yapmalıyız? İşte burada “En ucuz enerji, tasarruf edilen enerjidir.” ve “ En az enerji ile çok iş yapmanın yolu” en kısa çözümlerden biridir düşüncesiyle hareket etmeliyiz.

Yağmur ve kar yağsın diye dua etmenin yanı sıra şunu bilmeliyiz ki artık ihtiyaçtan dolayı tüketmiyoruz, maalesef artık tüketim hastalık derecesinde bizi esiraldığı için kullandığımız enerjiyi de bazen hoyratça tüketiyoruz. Artık enerjide tasarruf etme, kemerleri sıkma dönemi. Tüm bunlar ne için? Daha çok enerji ithal etmemek, tükenmez sandığımız enerji kaynaklarımızı bitirmemek, ileride evlatlarımıza, torunlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakıyor olmak için.

Hazır bu hafta “Enerji Tasarrufu Haftası”nı kutlamaya hazırlanırken eğitimcilerimiz, anne-babalarımız, sıra dışı projelerle çocuklarımıza büyük bir bilinç seferberliği başlatmalılar. Sadece çocukların değil, her birimizin bu bilince sahip olması gerekir. Gereksiz yere akıttığımız su, yersiz açık unuttuğumuz her bir lamba, tasarruflu enerji ile çalışan elektrikli aletleri tercih etmeyişimiz, toplu taşıma yerine bireysel kullanılan arabanın yaktığı fazladan yakıt, yalıtımsız binalar, dolayısıyla gereksiz kullanılan her bir enerji kaynağı hem aile bütçemizi hem ülke gelirini azaltmakla kalmaz, enerji kaynaklarımızı da tüketir. Susuzluk kapıda iken harcadığımız her enerjiyi tasarruflu harcamalıyız.
Unutmayalım ki “Gereksiz harcanan enerji, kaybedilen emektir.”

13.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Nesrin hocam bir yerlerden başlamadı. Bu şehrin çok yönlü geri kalmışlığını sonlardırmak için.Meclisden tutun bürokrasiye kadar Yozgatlılar kilit yerlerde.Yozgat için artık şu söyleniyor.Nüfusu azalalsada nufuzu ardtan il deniliyor.Umarım bu önereleri devl et ricali duyarda dikkate alırlar.Duyarlı yazınız için teşekkürler
mustafa dinçsoy -- 06.01.2013 19:00
Türkiyede sadece iki örnek: biri Pamukkale, diğeri Sarıkaya
yazılarınızı beğenerek okuyoruz hocam kaleminize ve fikrinize kuvvet devam hocam
ismail yıldız -- 03.01.2013 23:48
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Sayın Hüsnü Yılmaz iyi dilekleriniz için teşekkürler eşim sizinle görüşmek istiyor bizde İstanbul'dayız. Telefon veya mail adresinizi verirseniz seviniriz..Selamlar.Bizde sizin yeni yılınızın huzur mutluluk ve esenlik getirmesini diliyoruz.
NESRİN MASARİFOĞLU -- 27.12.2012 11:29
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Faruk arkadaşıma,iyi seneler,ailece mutluluklar dilerim.
Hüsnü Yılmaz (Hacettepe/Sosyoloji) -- 21.12.2012 19:47
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Selam,öncelikle düşüncenizin bu denli netliğini ve uyumunu kutlarım. şunlarıda hatırlamak lazım bölgemiz tarımsal ürün ve hayvancılık,vede kaplıcaları bol olan bir il bununyanında istihtam açısından elimizde var olan fabrikalarımızı kapattırmayıpta geliştirerek dahada ileriye taşıyabilseydik,vede ilimide makarna, bisküvi ,hayvansal ürünlerimizi öne çıkarmış olsaydık, vede bilişim fuarlarında il tanıtımımızı iyi yapıp sen ben demeden bütün kent halklarını kucaklayabilseydik bu gün söyledigimiz seviyede bir ile sahip olma şansımız olurdu diye değerlendiriyorum. ilimizin hüvüyetini taşıyan çok yetişmiş insanlarımızın olduğunuda hepimiz biliyoruz. bu zatlarımızında sağ kulaklarının üzerine yatıpta horlamaları bir işe yaramıyor. malesef. sağlıcakla kalın.
mahmut erdem -- 21.12.2012 15:48
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Evet Nesrin hanım olmayacak diye birşey yok imkansız değil olabilir. Olmasa bile olması için yapılan çalışmalar Yozgat'ı "muasır medeniyetler" seviyesine ulaştıracağına eminim. Bence Yozgat ile ilgilenirse ciddi olarak gelişmeye müsait bir il olduğunu düşünüyorum...Selam ve dua ile...
kısmet uslukılıç -- 12.12.2012 08:49
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Nesrin hanım yazınız baştan sona kadar okudum çok haklısınız Yozgat bu tür projelerle ancak ayağa kalkabilir , ancak bunları hayata geçirecek unsur ülkemizde siyaset ve siyasi iktidardır kaldıki biz Yozgatlılar olarak üzerimize düşen görevi fazlasıyla yerine getirdiğimizi düşünüyorum hangi konuda derseniz şuanki iktidarda bulunan 1 meclis başkanı 2 bakan 2 milletvekili bulunduran nadir illerden biriyiz şimdi gelelim büyükşehir olma yolundaki hedeflere hiç unutmam bundan yıllar öncede böyle bir hayal vardı yine nüfusa dayalı bir sayımla iller büyük şehir statüsüne kazandırılıyordu Yozgatlı sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte dıraşardaki Yozgatlıların sayım günü Yozgat a gelmeleri sağlanacaktı ama başaramadılar zaten izlenen yol pekte mantıklı değildi ancak şuan hükümette bulunan meclis başkanımızı bakanlarımız şunu söylemeleri lazım biz yıllardır ilin sorunlarını biliyoruz (bilmeleri lazım)bundan dolayı Yozgata şunları şunları yapmamız gerekiyor şu adımları atmamız gerekiyor diyerekte özveri göstermeleri gerekiyor diye düşünüyorum saygılarımla...
ömer -- 21.11.2012 12:07
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Yozgat dedikleri zaman aklıma Neşat Ertaşın garibanlığı geliyor.O topraklarda yetişen insan ne kadar çileli ise yaşadığı topraklarda bir o kadar çileli ve gariban demekki.
salime -- 15.11.2012 00:09
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Yozgat büyük şehir olurmu olur. Önce işsizlik sorunu ortadan kaldırıldımı verdiği göç eminim ki geri dönüş yapacaktır. Aslında bu şehirde altım kaynakları var ama kimse farkında değil ve değerlendirmek istemiyor.Şimdi bu cümleyi okuyanın gözleri faltaşı gibi açılacak. İsterseniz yerinide söyleye bilirim.En büyük altın kaynağı kaplıcaları.Büyük bir işletmeciye devredilerek tedavi ve güzellik amaçlı rehabilite bölümleri eklenerek sağlık kurumlarıncada değerlendirile bilir.İkinci kaynak et ve süt ürünleri.Anadolu bölgesinde üretilen süt ve et, çok daha lezzetli daha sağlıklı.Eskiden çanak çömleklerde,hatta tulumlara basılan peynirler artık bulunamıyor. Marketlerden alınan peynirler ne halde biliyorsunuz.Küçük çanaklara basılarak peynir üretimi yapılıp BOZOK PEYNİRİ adı altında piyasaya sürülebilir.Üçüncü kaynak, madımak.Toplanması zor fakat ekildiği zaman üretimi toplanması daha kolay olan bir besin türü.Ekimi yapılıp dondurucuda saklanarak veya vakkumlanarak piyasaya sürülebilir. Hatta özel lokantalarda yeni pişirilmiş sıcak yufka ekmekle pastırmalı madımak,koyun yoğurtlu cacık her mevsim gelir getiren ikramlar arasına alına bilir. Tabiki önce madımağı tanımayan insanlara yararlarını anlatıp hem lezzetli bir yemek ye, hem böbreklerindeki taştan, kumdan kurtul. Kanın temizlensin canın tazelensin, gençleştirir,güzelleştirir,güç kuvvet verir dediğniz zaman değil Yozgat, dünyadan dört yanından talep gelir.Bu ürünü tanıtmak için Maranki'yi yozgat'a davet edip, doğal toprakta yetişiyor gübre istemiyor, dünyada insanın el atıp,kimyasını bozmadığı, hormon katmadığı tek gıda diye tanıtılıp bir porsuyon testi kebabı, bir porsuyon tandır kebabı yedirdiğiniz zaman maranki dertlere deva bitkiyi listesine almış olur.Hele birde ciltleriniz yenileniyor derse Maranki, Hülya Avşar bile yozgattan ev alır.

Son zamanlarda İzmir de boyoz davetleri veriliyor.Boyoz, Yozgat fırınlarında yapılan yağlı katmer gibi fakat çok küçük biraz kabarık, tatsız tuzsuz, bizm katmerimizin lezzetini yanından geçmeyen çörek.Belediye yılda bir boyoz festivali yapıyor.O festivalde 500 krş luk boyoz bedava o gün için fakat, insanlar festivale akın akın gidiyor ve 500 bin liralık masrafla dönüyor. Bu aradada boyozu her gün kahvaltıda yeme alışkanlığı edindiriliyor. Aşağıdaki yorumda bir anne sözü var.O söz gözüme ilişince yazasım tuttu "Sana gelen yoksa sen un kavur.Kokusunu alan kısmeti varsa kapına dayanır" Nesrin hanım ben bu sözü gerçekten çok tuttum. Dilerim hayalleriniz gerçek olur. Bence bunların gerçekleşmesi için ne yapmalıyız? Nasıl kazanmalıyız? Kazanmak için neler yapmalıyız? Yozgat ta ne çok? Ne yok? konulu yazı yazıp fikir toplaya bilirsiniz.

Bende hayallerime kendimi kaptırdım. Ahhhh!!! YOZGAT ahhh!!! bozkırın bağrında sahipsiz kaldı.. Selam ve sevgilerimle..
Adınız ve Soyadınız -- 14.11.2012 20:40
Yozgat Büyükşehir statüsüne alınabilir mi?
Nesrin Hanım; yazılarınıza çok fazla yorum yazmamış olsam dahi okuyorum. İnsanlar fikir beyan ederken ismlerini saklamaları tabi kendi tercihleri.. Fakat her yanlış fikrin doğru bir tarafı vardır. Bizim Yozgatımızın insanı gözünü kaplayan sis perdesinden kurtulamıyor. Bu konuda çok yazılara yorum yapmışımdır.Ben Yozgatlıyım İzmir'de yaşıyorum şu anda. Yaşadığım ilçe on yıl önce köy konumundaydı ve yazlık sayılırdı. Menderes hava alanın yapılmasıyla bu köy ucu bucağı görünmedik bir şehir oldu. On yılda Yozgatın on katı büyüdü. Ben yogata dört yıl önce gittiğimde evlerin bakımsızlığı, yolların perişanlığı, insanların yarı uyur süm süm hali beni çok üzdü. Bizm insanımızda azim, cesaret, mücadele ruhu malesef yok.Soğukta puruşuyoruz, sıcakta mayışıyoruz.Yozgat sesini duyurmalı. Dikkati çekmeli. Turizm merkezi haline getirilmeli.Çamlığı,nohutlusu, gelin kayası, cehirliği, ve barajları değerlendirilerek konaklama yeri haline getirilmeli. Bunlar için faliyetlere katılmalı ve faliyetler, etkinlikler hazırlamalı. Kış aylarında arabaşı geceleri düzenleyip, dışarı açılmalı. Mesela iller arası sosyal yarışmalar, eğlenceler ve aktiveler yapılmalı.Annem rahmetli derdiki, sana gelen yoksa kalk bir un kavur. Kokusunu alan kapına dikilir.Batıyı doğuya bağlayan ana yolun Yozgatın tam ortasından geçmesi çok büyük bir nimet. Onca insanı içinden taşıyor fakat hiç bir yolcu yozgatın içinden geçtiğini farketmiyor. Garaj olan alana dinlenme tesisleri, çay bahçeleri yapılabilir.Eski sanayi alanı bu konuda değerlendirilip, yolcuları kendine çekebilir.Ben elliyıl önce gözümü nasıl açtıysam Yogat hala yerli yerinde duruyor.
Geçen yıl çok değerli bi kardeşimin yozgata taini çıktı. Kendisi ve ben öyle mutlu oldumki anlatamam. Çok aktif bir insan. Memleketimde eksik olan pek çok konuya el atar niyetindeydim. Kendisiyle sosyal çalışmalar yaptım. İzmir yerinden oynadı.Benim memleketime canı gönülden hizmet için gitmişti. Sılamdaki yakın arkadaşlarımla tanışması için aracılık yaptım. Onca çabama rağmen kimse hoşgeldin tenezzülünde bulunmamışlar ve çok utandırdılar beni. Bizim insanımız dışa açık insandan çekiniyor, siniyor, uzaklaşıyor. Allah her yerin kısmetini aynı oranda yaratmış. Sorun Yozgatta değil, sizinde ima ettiğiniz gibi duyarsız YOZGATLIMIZDA
Sızan -- 13.11.2012 20:24
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00