BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
218
Dün
:
4633
Toplam
:
14478311
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
Bu ile itibar sağlayan her projeye var mısınız ?
nesrinmasarif@hotmail.com
“Türkiye’de iki örnek biri Pamukkale diğeri Sarıkaya” konulu yazıyı eski Yozgat Valisi Sayın Abdulkadir Yazıcı bey’in göreve başladığı ilk günlerde yazmıştım. Şimdilerde Sarıkaya Tarihi Roma Hamamının Unesco Dünya Mirası geçici listesine alınması ile o yazımı hatırladım. Sayın Yazıcı’nın incelemelerde bulunmak için Sarıkaya’ya davet ettiği müsteşarın Sarıkaya Roma Hamamı kalıntıları karşısında heyecanlanıp “Bu az rastlanır bir güzellik tarih, sıcak su ve şifa bir arada. Bu potansiyelde ve yapıda Pamukkale ve Sarıkaya’nın iki yalnız örnek olduğunu belirterek bu alanın düzeltilmesi durumunda yüzlerce turist otobüsünün güzergâhına alınabileceğini” söylemesi ile Kaplıca turizmi için yeni bir dönemin kapılarını açılabilir umuduna kapılmıştık. Hatta ben bu umudu daha da yükselterek söz konusu yazımda “Sayın Valim Kaplıca turizmini atağa kaldırdığınızda gezi güzergâhına Çamlık Milli Parkını, Nefesli köyündeki tarihi dokuyu, düzenlemelerle Çeşka Kalesini, Akdağmadeni Ormanları ve Behramşah Kalesini, Yozgat Müzesi ile restore edilen konaklarımızı, medarı iftiharımız Çapanoğlu Büyük Camii ilave edebilirsiniz.” dedim. Tabii bu yazıdan bu yana aradan yıllar geçti. Bu arada illerini turizm merkezi yapmaya çalışan birçok ilde bu alanda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Çok ilginç projelerle turist çekme yarışına girildi. Onlar tur otobüsleri ile dolup taşarken biz ne yazık ki yerimizde saydık. Kaplıcalarımızda bile bir Kozaklı bir Kızılcahamam kadar olamadık.

Yozgat maalesef sanayi kenti olamadı. Halen işsizlik had safhada. Dışarıya göçün en büyük nedenlerinden biri de bu. Eğitim kalitesi açısından da sonuçlar tartışılır nitelikte. İklim, bilinçsizlik derken tarım ve hayvancılıkta da istenilen düzeyde değil. Köyler de nerdeyse tüm kapılar kapanmak üzere. Gençler rızkını dışarıda arama derdinde. O zaman ne yapalım bu ili turizme açalım. İşte bu yüzden bırak Dünya Mirası listesine girmeyi; geçici listede yer alan 72 tarihi alan içerisinde yer almak bile bizi çok heyecanlandırıyor. Hem tanıtım açısından hem kolay kaynak bulmak açısından bu haber Yozgat Turizmi adına çok sevindirici. Kaldı ki biz Türkiye de iki yer diye bilirken aslında Dünyada sadece ve sadece bu evsafta iki yer var.

Sarıkaya kaplıcalarına gidenler bilir. Hamamların yanında bu tarihi hamam kaderine terk edilmiş izbe bir alandı ta ki 2010 yılına kadar. Bu yıla kadar keşfedilmeyi bekleyen bu alan ciddi bir ekip çalışması ve feraset sahibi yöneticiler sayesinde gün yüzüne çıkarıldı. Bilhassa Sarıkaya Tarihi Hamamı ile ilgili hakikaten çok yoğun bir çalışma yapıldı. Ah birde o çevresindeki çarpık yapılaşmaya meydan verilmeseydi. Ulusal basında bile yer yer bu haberler ses getirdi. Emeği geçenlere minnettarız. Üstelik dünyada sadece İngiltere’de bir örneği var başka yok. Dünyada iki tarihi mirastan biri bizde kıymetini bilelim.

Turları Yozgat’a çekmek için elimizin parmakları kadar az sayıda tarihi görüntü yetmez. Artık yılan hikâyesine dönen hızlı tren seferleri başlar, yeni havaalanı söz verildiği gibi 2020 yılında hizmete açılırsa o zaman yurt dışından turist çekmeyi bile başarırız. Ama şapkayı koyup düşünme zamanı yıllarca fıkralara, sosyal medyaya geri kalmışlığı malzeme olan bu şehrin imajını düzeltmekle işe başlamalıyız. Önce bu şehre itibar sağlayacak projelere sahip çıkmak ve onları uygulamak noktasında yarış içerisinde olmalıyız.

Bu güzel projelerden biri de ilimize ülkemizde sadece 6 tane olan 7. si de Yozgat’ta yapılması kararlaştırılan “Basın Müzesi “ projesi. Bugün Yerel ve Ulusal Basının günümüzdeki giderek artan önemi düşünülünce böyle bir projenin bu ile kültürel katkıyı, vitrini feraset sahibi herkesin çok net görmesi gerekir. Sayın Belediye Başkanımız Yusuf Başer Bey ile üyesi olduğum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Hakan Kiracı Bey’in gayretlerini yakinen biliyorum. Her türlü çalışmanın titizlikle yürütüldüğü, tüm projenin belirlendiği bu Müzenin açılmasının akamete uğramasını asla kabul edilir bulmuyorum. Madem bu ili görücüye çıkarmak istiyoruz markalaştırmak istiyoruz o zaman böylesine önemli bir proje; varsa kişisel hırslarımızın kurbanı olmamalı. Projenin fikir babası kim olursa olsun her türlü proje bu ili bir adım bile ileriye taşıyorsa “EYVALLAH” başımızın üstündesiniz. Bakın Eskişehir’de bir mumya müzesi çoğu hayatta olanların mumyalarından ibaret ama ziyaretçisi olabilmek için upuzun kuyruklarda saatlerce bekliyorsunuz. Şehirler işte böyle geniş ufka sahip, projelerine sahip çıkan yöneticiler sayesinde marka oluyor. Bugün Eskişehir’e girip çıkan turların haddi hesabı yok. Bu ilde tarih yok, doğa yok. Ama ne var çok sıra dışı projelere geçit veren idareciler var. Hatta denizi bile Anadolu’nun ortasına monteleyen yöneticiler var. Bir masal şatosu bile yetiyor çocuklu aileleri akın akın oraya çekmeye. Yöneticiler mutlaka giderken hoş seda bırakmalılar diye düşünüyorum. Basın geçmişine sahip çıkan, basını kronolojik bir seyire dönüştürerek sergileyen bir ilin sanıldığının aksine nasıl da günümüzün olmazsa olmazı Basına verdiği önemi tarihi bir konakta gözler önüne seren böyle bir Müzeye nasıl da sahip çıkılmaz, projenin katkıları görmezden gelerek sümen altı edilir inanın ilimiz adına çok üzülüyorum. Bu projenin askıya alınmasını engellenmesini mantığıma anlatamıyorum. Haksız mıyım?

Yozgat’ımızı markalaştıracak çok güzel projelerin bir bir uygulamaya konulduğu iş ve aş bulabilmek için kimsenin memleketini terk etmek zorunda kalmadığı nice bayramlar geçirmek dileği ile selam ve saygılar…

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
2009'da Yozgat'ta ne olmuş ne bitmiş..
sayın abdulkadır çapanoğluna aynen katılıyorum.yozgatta olaylara nedense bardağın boş tarafından bakılıyor,ama siz dolu tarafından da bakarak yozgat adına bizi umutlandırıyorsunuz.teşekkürler.
Hüdai -- 10.01.2010 10:35
2009'da Yozgat'ta ne olmuş ne bitmiş..
Yorumunuz Sayın Çapanoğlu asıl ben size teşekkür ederim. Bu tür yorumlar daha güzel yazılar yazmak için bize güç veriyor. Daha önceki yazılarım içinde sizden çok pozitif çok güzel yorumlar almıştım. Aslında çok istedim yapılan yorumlara tek tek cevap vermeyi ama kısmet olmadı. Gündemler birbirini kovaladı. Biz şu an kızımın çalıştığı fabrikaya yakın olması nedeniyle Beylikdüzündeyiz. Eşimde bende Istanbulda yaşamanın zor olduğunu düşünürdük ama öyle olmadı.Istanbul bizi büyüledi diyebiliriz. Eşinizle ve sizinle tanışmayı bizde çok isteriz. Sizi misafir etmek bizi çok mutlu eder.En yakın zamanda buluşmak dileği ile Saygılar sunuyorum..Eşinizede selamlar..
Nesrin Masarifoğlu -- 04.01.2010 01:51
2009'da Yozgat'ta ne olmuş ne bitmiş..
Sayın Masarifoğlu okadar güzel bir liste hazırlamışsınızki hemen kopyalayıp bilgisayarımda dosyama koydum.Gerektiğinde hem akrabalara hemde hemşerilerimize iftiharla sunarım.Emeği geçenlere maddi ve manevi yardımda bulunanlara da çok teşekkür ederiz. Epey bir araştırma yapıp bu listeyi hazırladığınız için ayrıca sizede çok teşekkür ederiz.İstanbul'un hangi semtindesiniz bilmiyorum,bizde eşimle Ataköyden selamlarımızı saygılarımızı sunarız.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 03.01.2010 21:43
2009'da Yozgat'ta ne olmuş ne bitmiş..
2oo9'un çok güzel bir muhasebesini yapmışsınız,tabii her zaman olduğu gibi yozgata gine müspet bakarak.iyi seneler.
resul -- 02.01.2010 20:09
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
nesrin hanım,makaleleriniz şiir gibi akıcı ve akılcı.istifade ediyor ve her yeni yazınızı dört gözle bekliyorum.saygılarımla.
fırat -- 22.12.2009 01:04
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
sevgili nesrin hanım fırsat buldukça yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorumçok güzel konularadeğiniyorsunuz ,kalbinizin güzelliğini yazılarınızda bulabiliyoruz gönlünüze,elinize sağlıko torununuza Allah tansağlıklı hayırlı ömürler diliyorum sağlıcakla kalınrumunuz
Aynur saygı -- 19.12.2009 00:56
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?

Ben bu güne kadar teveccüh gösterek yazılarımı okuyan akabinde yorum yazan tüm okuyucularıma teşekkürü bir borç biliyorum..Aslında en kısa zamanda yorum yazan okuyucularımı konu edeceğim bir yazı kaleme alacağım köşemde..Sağlıcakla kalın...
Nesrin Masarifoülu -- 13.12.2009 23:47
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
yazılarınızın müdavimi sadık bir okurunuz olarak yeni torununuz tarık mesuda analı babalı uzun ömürler dilerim...
zeynep -- 13.12.2009 08:46
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
Nesrin hanım bayılıyorum sizin akıcı üslubunuza..Olayları öyle güzel ele alıyorsunuz ki. Yozgat sorunları ile öylesine hemhal olmuşsunuz ki. Yazınızın ilk cümlelerini okumakla başlıyorum kendimi yazınızın sonunda buluyorum. Alıp götürüyorsunuz beni..Teşekkür ediyorum Nesrin Hanım..Yozgat sorunları sizinle de çözüm bulacak..
Semra -- 29.11.2009 03:58
Yozgat’ta ömrümüz niye kısa ?
DEĞERLİ BÜYÜĞÜM VE ABİM SAYIN MELİK MASARİFOĞLU BANA MAİL ATARSA SEVİNİRİM. UZUN SÜREDİR GÖRÜŞEMEDİK...msasmaz1981@mynet.com
MEHMET ŞAŞMAZ -- 27.11.2009 15:59
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
10
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00