BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 15.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
183
Dün
:
4633
Toplam
:
14848826
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
TURİST YOZGAT’A NİYE GELSİN?
nesrinmasarif@hotmail.com
Bugün size Türkiye’nin en kalabalık 27. ilinden; Dünya Kayısı Başkenti Malatya’dan söz etmek istiyorum. Doğu Anadolu’nun en kalabalık ve en zengin illerinden biridir Malatya. 2. Organize Sanayi Bölgesi ne sahip, markalaşmış birçok sanayi ürünü olan olan il; hayvan yetiştiriciliğinin yanı sıra, bilinçli tarım politikasının sonucu meyve ve hububat ihracatında da başarılı iller arasındadır. Sanayi var, tarım var, zenginlik var, dört bir etrafında zengin su kaynaklarının ihtişamla aktığı vahşi doğa güzellikleri var. Ama yetmemiş Malatya’nın gayretli insanına. Niye turist yok bu ilde, Malatya’ya turist niye gelsin? Bunun çaresine bakmalıyız demişler.

İşte bu düşünce Valilik, Belediye, Kültür Müdürlüğü hummalı bir çalışmanın içine girmişler. İlçe Belediyeleri de büyük bir gayret ve tüm imkânları ile katılmışlar olaya. Çevre de ne kadar tarihi doku ve doğa güzelliği varsa tek tek elden geçirilmiş. Tarihi konaklar istisnasız aslına uygun onarılmış. Malatya’nın gürül gürül akan her biri bir başka doğa güzelliğini sahip su kaynaklarının etrafına bir örneği olmayan peyzaj çalışılmış, doyumsuz Malatya mutfağının örneklerini sunan otantik güzellikte işletmeler açılmış. Bir zamanlar izbelik yerler, tarihi dokular öylesine bir restorasyon geçirmiş ki hem doku muhafaza edilmiş hem de o viranelerden eser kalmamış.

Peki, bu fedakârca çalışmaların sonucunda ortaya ne çıkmış dersiniz. Tamı tamına tescilli 410 tane kültür varlığı çıkmış. Müze de 16560 tane eser sergilenmiş. Muhteşem bir Sanat Sokağı çıkmış. Siz hiç şehrin ortasından geçen bir kanala basamak basamak akan bir şelale gördünüz mü? Malatya’da bunun bir örneği var Kernek Şelalesi. Akçadağ’da peri paçaları dokusu uyandıran Levent Vadi ’sini korkusuzca cam terası üzerinde yürüyerek seyrettiniz mi? Darende’de müthiş bir çevre dokusuna sahip Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesini, Battalgazi Ulu Cami ve Malatya Yeni Camiyi gezdiniz mi? Günpınar Şelalesi, Tohma Kanyonu, Sürgü Takas, Horata, İnek Pınarı, Turgut Özal Tabiat Parkı, Beydağı Tabiat Parkı, Abdullah Gül Parkı, Hürriyet Parkı, Orduzu Pınarbaşı, en değerli atların yetiştirildiği Sultansuyu Harası ve her birinin içerisinde doyumsuz güzelliklerle sizi bekliyor. Arslantepe Höyüğü, Beşkonaklar, Atatürk Evi Müzesi, Malatya ve Arapkir Müzesi, Battalgazi Kervan Sarayını, Malatya ve Arapkir Kaleleri daha adını sayamayacağım birçok tarihi camiyi de gezmeyi unutmayın. Nemrut Dağ’ı illa ha ki.

Şehit Teğmen İbrahim Tanrıverdi Sanat Merkezi ve Sanat Sokağı ise şehrin girişinde bu sokağı asla atlamayın. Bu sokak Malatya’nın geçmişini, kültürünü, zenginliklerini bugüne taşımış. Sonradan oluşturulmuş eski Türk evleri mimarisi ile yapılmış binalardan müteşekkil ama her biri bir başka kültür hizmeti görevini gören bu sokak hakikaten görülmeye değer. Malatya’yı tanımak kültürü ile haşır neşir olmak istiyorsanız mutlaka bu sokağı görmelisiniz. Sokakta yer alan Malatya Kültür Evi içerisinde Balmumu heykellerle Malatya’nın geçmişi o kadar güzel resmedilmiş ki etkilenmemek elde değil. Kültür Evinde Malatya’nın gerek basın-yayın gerek sanat dünyasında ismini duyurmuş değerleri hiç ayrım yapılmadan yer almış. Bal mumu heykelleri ile Kemal Sunal konuşması, Ahmet Kaya müziği ile karşılamış gelenleri. Geçmişten günümüze yer alan tüm fotoğraf ve kameralardan oluşan Türkiye’nin en büyük Fotoğraf Makinesi Müzesi ve Oyuncak Müzesi, Minia Malatya heykelleri, Kitap Kafe ile bu sokak mutlaka görülmeli. Sonradan oluşturulan bir sokak ama bizi gezi boyunca tarihin tozlu sayfalarına sürüklüyor. Sanat Sokağı şu an Milletvekili olan Belediye Başkanının Malatya’ya kazandırdığı onlarca eserden belki de en anlamlı eseri. Emeği geçenleri kutlamak gerek.

Bu geziler süresince Malatya mutfağının en güzel örnekleri kağıt kebabı, analı kızlı içli köfte, kiraz-dut veya fasulye yaprağından yapılan yaprak köftesi, bumbar, tereyağlı kayısı tatlısı, yassı kadayıf yemeden sakın Malatya’yı terk etmeyin.
Peki diyeceksiniz ki niye Malatya? Kalplerin sevgiye, paylaşmaya açıldığı bu anlamlı Bayram gününde size doğduğum ile memleketime götürmek istedim. Doğu Anadolu’nun parlayan yıldızı Malatya ise İç Anadolu’nun parlayan yıldızı Yozgat neden olmasın. Ve bu soruyu kendimize mutlaka sormalıyız. Turist Yozgat’a niye gelsin?
---------------------------------------------
Sağlık, huzur, mutluluk içerisinde geçireceğimiz nice bayramlara ulaşmamız dileği ile saygılarımı sunuyorum.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yozgat açılımına var mısınız ?
Yorumunuz: merhaba Nesrin Hanım. ben Reyhan Zeliha Nalbant, 80 li yıllarda Yozgat'da ilkokulu okudum ve Zeynep hocam öğretmenimdi. yıllardır ulaşmaya bi haber almaya çalışıyorum, Ali İhsan hocamla ilgili üzücü haberi yazınızda okudum, çok üzüldüm. rahmetli hocamız abimin öğretmeniydı. ben Zeynep hocama ulaşmak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim. telefon numaram :0530 2631696
teşekkür ederim. saygılar sunarım.
reyhan zeliha nalbant -- 01.06.2012 13:35
Emıtt ‘te Yozgat geldi geçti……
Selam nesrin hocam yazınızı 2 kez peşpeşe okudum evet ÜLKE VE MEMLEKET Sevdası budur,Benim şehrim farklı olmalıydı, Eşimle sevinçle geldik buruk ayrıldık,Ama potansiyelimiz var Kullanmasını pardon, (görevlendirmesini) bilirsen. insanlar sadece doğasını 1,5saat'te anlatmışlar hayran kaldım, söylediğinizgibi yozgattada çok anlatılacakşeyler varsanırım.SİZE kolaygelsin. istanbuldan/ selam.
Mahmut ERDEM -- 02.03.2012 22:06
Gün kardeşlik günü...
Adamın birinin bir şaşı çırağı vardır. Biri iki gördüğünü kabul etmez. Usta ne kadar dil dökse nafile. Bir gün, usta çırağından evdeki su testisini getirmesini ister. Çırak eve gider ama eli boş döner: "Evde iki testi var usta; hangisini istedin?" "Evladım," der usta, ders verme zamanının geldiğini düşünerek, "sen birini kır, diğerini getir." Denileni yapar çırak ve tabii ki yine eli boş gelir: "Diğer testiyi bulamadım ustacığım!"
Testinin birini kırılabilir gören için, diğer testi de kıyılabilirdir. Sorun testinin iki olması değil; bir testiyi iki görmektir. Şaşının gözünde her testi kıyılabilirdir.

Bu duruma şaşı bakmak, gönül hastalığının körlüğüdür. Bizler bir can, bir yürek, bir vatanın evlatlarıyız. Aynı bayrağın sahipleriyiz. Kim kimi kırar, kim kime kıyarsa kendine kıymış olur. Gözlerimizi burnumuzun ucundan ayırıp taaaaa uzaklarda, Van'daki kardeşlerimize düzgün şekilde bakmalıyız. ONLARIN YARALARINI NE KADAR SARA BİLİRSEK, ANCAK O KADAR KENDİ YARAMIZI SARMIŞ OLURUZ.
SAYHA -- 14.11.2011 22:20
Gün kardeşlik günü
Sevgili Nesrin Hanım;Bir hikaye vardır bunu hemen herkes bilir.

Kıralın biri;Halkının, kendisinden ne kadar korkup korkmadığını anlamak için, çırılçıplak olup halkını başına toplar. "Şu üzerimdeki kürkü, kürkün içindeki yaldızlı elbiselerimi görüyormusunuz der. Halk hep birlikte seslenir "evet" diye. Sonra ekler. -Peki bu elbiseyi diken terzinin dikiş kusurlarını söylermisiniz?

Halk can korkusundaya gerçeği söyleyemez fakat, terziyi harcamak için başlarlar görünmedik elbiseye kusur bulmaya. Aralarından çıkarsız, riyasız, daha korku nedir bilmeyen; sabi bir çocuk atılır ortaya "Kıral çıplak, kıral çıplak" diye, ortalığı velveleye verir.

Demem odur ki, biz bu vatan üzerinde inançları dahi farklı olan insanları farklı bilmedik, ayrı tutmadık. Her kim olursa olsun yatılmışı Yaradan dan ötürü bağrımıza bastık.Yüz yıllarca kardeş kardeş yaşadık. Fakat, çıkar peşinde koşan,Türk Milletinin huzurundan huzursuzluk duyan, kuyuruk acısı çeken birileri olmalı ki PKK musibetini musallat ederek bu milletin canını yakmaya çalışıyor.

Madem bu ülkede vatana millete hayrı dokunan şahıslar ya helikopter kazasında ölüyor, veya zaman içinde zehirleniyor... Adınada ecel deniyor. Ama bi şekilde diğer aleme gönderiliyor. Her ne hikmetse "apo" denilen illet halâ besleniyor.

Bu PKK yılanın başı kopmadığından, dışarda kalan kuyruk çok canlar yakıyor...

Elbetteki vatanımızın insanı bir tarafa, dünyanın bir ucunda bir çocuk ağlasa yüreğimiz yanar. Biz bu kadar duyarlı bir milletiz.Biz Muhammed Mustafa(S.A.V.)nın ümmetiyiz. Komşumuz açken tok yatamayız.Van'lı kardeşlerimiz evsiz kalığı için bedeni üşüyorsa, bizlerinde evlerimizde yürği üşüyor. Bu duyarlılığımız ne korkumuzdan, nede üç beş baldırı çıplakdan çekindiğimizden değildir. Bu, sadece inandığımız Allah'ın bize bahşettiği merhamet ve inanç birliğindendir. Aynı imanı taşıyanın yarasına aynı imana sahip insan merhem olur.Madi olamasada manevi olarak dualarıyla yanında bulunur."Her musibet, bir hayrın müjdecisidir" umarım ki yaşanan bu olaylar, PKK iletinin APo zülmetinin peşinden gidenlere bişeyler anlatmıştır.

İmralıdaki her ne kadar beslenirse beslensin, baldırı çıplaktır. Üşüyen o ve onun gibiler olacaktır.

SUZAN

SUZAN -- 01.11.2011 20:01
Ramazan Beylikdüzü’nde yaşanır


İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler...
Trene binerler ve kompartımana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün
kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatını

yıkamaktadır. Yaveri; 'Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde, niye
böylesiniz?' der. 'Çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı
unutmuşsunuz. Kolumu yastık yaptım ağrıdı. Setremi yastık
yaptım üşüdüm. Uyumadım kalktım' der. Yaveri; 'Aman paşam! Birimize haber
verseydiniz. Hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik' der ve bir ülke
kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir; 'Geç fark ettim. Hepiniz
en az benim kadar yorgundunuz, hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim
uyumam degil, milletimin rahat uyumasi ..'


ATAMIZ SAYESİNDE ÖYLE RAHAT UYUYORUZ Kİ;

HALA UYANAMADIK !!! Uyanamadığımız içinde başkalarının yaptıklarını överizde, başkalarına özeniriz; lakin kendimiz kendi memleketimiz, ilimiz için bişeyler yapmak için ayıkamayız.
SAYHA -- 30.10.2011 22:16
Seçimin ardından yazılması gerekenler...
Evet değerli Nesrin Hanımcığım,buyurduğunuz gibi seçimler bir sükunet içinde geçti ve yine sükunetle sindirildi.Fert başına düşen milli gelir 9000 dolar olmuş diye sevinen NecipTürk milleti bunun ne kadarı benim cebime girdi diye sormayı akıl edemiyor. Ne kadar öğünse yeridir.Saygılarımla
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 04.07.2011 21:21
Yozgat’ı nasıl bilirsiniz ?
Nesrin hanım, Yozgat'tan 12 yıl önce çıktım. 12 yıl sonra memleket hasretiyle döndüğümde; halini, bırakıp gittiğmden daha perişan buldum. Mehmet Erdemir zamanında yapılan yollar doğal gaz nedeniyle bozulmuş, binaları harabe görünü bürümüş, ilk ve tek fabrika yerle bir edilmiş, tek büyük şirket iflas nedeniyle terkediliş.

Yozgatlı bir olarak içim acıdı, yüreğim dağlandı. hiç bir şey yapılmıyor bunu anladık ama, yapılanada sahip çıkılmamış. Yozgat halkı duyarlı olmuş olsaydı o fabrikayı, zarar etmiş olsa bile tarihi bir bina, ilk yapılmış tek ekmek teknesi olarak şehir ortasında kalmış o mekanı anıların adına anıtlaştırır, dinlenme mekanı haline getirir yine yerle bir ettirmezdi.

Diğer yandan; geçenlerde bir televizyon kanalında Yozgat yemekleri tanıtılıyor. Aşcı o kadar emek verip testi kebabı pişirdi, halktan birine tanıtma amaçlı sibiker yemek hakkında soru yöneltiyor; bu garibim şahıs, sadece kameraya poz veriyor..

...poz vere vere bu halde kaldık Yozgatlı olarak( Evlerin içi sırmalı saray, dışı hanay babam hanay)

Testi kebabına Nevşehir, Arabaşına Tokat, haside'sine " bastık" adı takarak Mardin sahipleniyor.

Türk insanı lokumunu Yunana, baklavasını bulgara bağışladı. Yozgat'ında tek testi kebabını Nevşehir aldı.

Bırakın ekonomiyi, yatırımı; bizler kültürümüze dahi sahip çıkmıyoruz. Hiç bir şeye itiraz edemez yarı uyur bir yozgat halkı vardı şimdi tam uyur hale gelmiş.

Acaba doğalgazı yakmak yerine soluyorlarmı diye düşündüğümde olmuyor değil.
Suzan -- 03.04.2011 00:20
ORADA BİR ÇANAKKALE VAR GEÇİLMEZ
yazınız çok güzel ve etkileyici akıcı bir uslubunuz var elinize yüreğinize sağlık hocam
ayten dilmen -- 19.03.2011 20:58
Yozgat’ı nasıl bilirsiniz ?
Sayın hocam Ben 1990 Yozgat İ.H.L.mezunuyum.Sizinde öğrencinizim.Sağlık Bakanlığı Merkez teşkilatında memur olarak çalışıyorum.Aradan yirmi yıl geçmesine rağmen hala sizin bilgi ve görüşlerinizin bizlere ışık tutuyor olması inanın beni çok sevindirdi.Pisagor ve Öklit bağıntısı yüzünden beni eylüle bırakmıştınız.İnanın hocam çok iyi yapmışsınız.Şimdi ise İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Mezunu olabildiysem kesinlikle bu sizin başarmak için daha çok çalışmamız gerektiğini öğretmenizdendir.Sayın hocam yayınlarınızı bundan sora takip edeceğim.Allah sizi başımızdan eksik etmesin.3/A Sınıfı 1367 Mehmet ŞAHİN
MEHMET ŞAHİN -- 10.03.2011 17:19
Yozgat’ı nasıl bilirsiniz ?
Yorumunuz SAYGIDEĞER HOCAM BENYOZGAT İMAM HATİP LİSESİ 1984 YILIL 7/B SINIFINDAN MEZUN OLAN ÖĞRENCİLERİNİZDEN MUSTAFA DİNÇER;ŞU AN BURSA YOZGATLILAR DERNEĞİ YÖNETİM KURULU OLARAK BİR ŞEYLER YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ AMA İNANIN YOZGATTAKİ HEMŞEHRİLERİMİZ DEĞİL GURBETTEKİLERDE Bİ SORUMSUZLUKALMIŞ BAŞINI GİDİYOR.4 YILDIR DERNEK YÖNETİCİLİĞİ YAPTIĞIMIZDAN ARTIK İNSANLARI DAHA KOLAY TEŞHİS EDEBİLİYORUZ.ŞUNU İÇTEN GELEN VE SAMİMİ DUYGULARIMLA İFADE EDİYORUM.YOZGATLI OLMAYI ALLAH HERKESE NASİP ETMEZ AMA BUNUN KIYMETİNİN BİLENE.ÜLKENİN KİLİT NOKTALARINDA YOZGATLILAR (GÜVENİLİR OLDUĞUNDAN MIDIR NEDİR)GÖREV YAPIYOR.AMA MALESEF DEDİĞİNİZ GİBİ BİZİ VATAN MİLLET SAKARYA İLE AVUTUP BU GUNLERE GETİRDİLER.GEÇENLERDE ŞU ANKİ VALİBEY EGERÇEKTEN TEŞEKKÜR EDERİM.YOZGATTAN GİDEN ALAYIN GERİ GETİRİLMESİ İÇİN MÜRACATIMIZ OLDU DİYOR ÇOK GÜZEL Bİ GELİŞME ŞU ANA KADARBUNU SİYASİLER OLSUN GELİP GEÇEN DEVLET TEMSİLCİLERİ VE YEREL YÖNETİMLER OLSUN NİYE GÜNDEMİNE ALMADI BİLMİYORUM.ÜNİVERSİTE ,ALAY DERKEN NERDEN BAKARSAN Bİ HAREKETLİLİK OLUR.SAYGILAR SUNAR YİNEDE YOZGATLILARA VE YOZGATA SEL OLSUN.
MUSTAFA DİNÇER -- 21.02.2011 16:16
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
6
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00