BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.02.2020 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
224
Dün
:
4716
Toplam
:
17740821
Işık Nesrin MASARİFOĞLU
BİRİ ENERJİ TASARRUFU MU DEDİ?
nesrinmasarif@hotmail.com
Ne çok tüketir olduk. Bilinçli bilinçsiz tasarrufa hiç riayet etmeden doğal kaynaklarımızı ve sınırlı enerji potansiyelimizi hoyratça harcadık. Sandık ki dünyanın enerjisi sınırsız. Oysa en temel ihtiyaçlarımızdan biridir enerji. Enerji konusunda dışa bağımlı olmak bile bizi ne yazık ki durduramadı. Anlamadık anlayamadık bir türlü enerjiyi dikkatli kullanmazsak sınırlı olan doğal kaynaklarımızın hızla tükeneceğini, çevrenin hızlı bir şekilde kirleneceğini ve dışa bağımlılığımızın daha da çok artacağını.
Hızla artan dünya nüfusu, sanayinin bu denli gelişmesi, teknolojinin yaşamın her alanına hızlı bir şekilde girmesi, yaşam standardının yükselmesi enerji tüketimini de o oranda artırdıkça artırdı. Artık insanlarımız ne yazık ki enerji tasarrufu fikrine alışık oldukları konfordan vazgeçecekleri, işletmelerde üretim kalitesinin düşeceği, verimliliğin azalacağı, yapılacak yatırımların maliyet yükleyeceği kaygısıyla yanaşmak istememektedirler. Bu durumda hiç olmazsa mevcut enerjiyi daha etkin ve en iyi şekilde kullanarak enerji israfının önüne geçmekten başka şansımız kalmıyor.
Konutlarda enerji israfının önüne geçerek, sanayide ise enerji verimliliğini sağlayacak yatırımlar ile enerji açığının bir nebze kapatmak mümkün olacaktır. Bugün görsel yayın organlarında bilinçlendirme yayınları yapılsa da yeterli olamamaktadır. Bu konuda ilgili tüm kurumların topyekûn bilinçlendirme konusunda üstüne düşeni yapması, hatta her ülkenin enerji üretiminde kendi öz kaynaklarının verimli kullanmasının yan ısıra “yenilenebilir enerji kaynaklarına” yönelmesi gerekmektedir.
Günümüzde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kömür, petrol, doğalgaz gibi tükenmeleri söz konusu iken güneş, rüzgâr, katı atık, gübre, jeotermal gibi sınırsız enerji üreten yenilenebilir enerji kaynakların kullanılması ile hem çevrenin ekolojik dengesi korunmuş aynı zamanda enerji maliyetleri düşürülmüş, öz kaynaklar devreye sokulmuş olur.
Bizim ülkemizde olduğu gibi güneşi, rüzgârı ve çöpü eksik olmayan ülkeler bunlardan azami istifade edebilmek için alt yapı oluşturmaktadırlar. Elektrikli aletlerde gelişen teknoloji ile birlikte en az enerji tüketenler piyasaya sürülmekte ve tüketicinin de alırken bunlara dikkat etmesi gerekmektedir. Hem aile hem ülke bütçesi böylece korunmuş olur. Bugün konutlarda kullanılan elektrik, yakıt gibi enerjileri kullanırken alınacak basit önlemlerle yaşam standardı düşmeden de tasarruf yapmak mümkün. Binaların yalıtımına önem vererek boşa yanan lambaları, sürekli takılı fişleri boşa akan muslukları kapatarak bile çok önemli tasarruflar sağlanabilir. Bu konuda yayın organlarında birçok tedbirler yer alır. Sırf diş fırçalarken kapattığımız musluk bile önemli bir tasarruf sağladığı düşünülürse sınırlı kaynaklara sahip enerjiyi biraz daha dikkatli uyarılara da riayet ederek kullanırsak hem ülke ekonomisine hem kendi bütçemize ne kadar çok faydamız olur.
Günümüzde arabalardan salınan sera gazlarının ozon tabakasını incelttiğini dolayısıyla ısınan dünyamızda eriyen buzulların, yaşanan iklim değişikliklerinin dünyamızı yaşanabilir olmaktan uzaklaştırdığını hepimiz görüyoruz. Ne yazık ki dünyanın gittikçe tükendiğini gören bazı doğaseverler birçok ülkede teknolojiyi tamamen reddederek doğal kaynaklarla yaşamını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Bu yaşam tarzı büyük bir fedakârlık.
Bu kadarına gerek olmadan evimizde, ofisimizde, yolda, dışarıda alacağımız çok basit tedbirlerle bile ülke kaynaklarımızı korurken hem kendi bütçemize hem de ülke ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz. Bugün sadece çalışır vaziyette olmayan elektrik aletlerini fişini çekerek bile büyük bir katkı sağladığımızı unutmayalım. Kızılderili atasözünde denildiği gibi “Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık”. Boşa harcadığınız enerjiye bütçeniz elverse bile bir kere daha düşünün. Unutmayın çocuklarımıza, torunlarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak için çok duyarlı olmalıyız. Onları da bu konuda eğitimin her kademesinde bilinç oluşturacak şekilde yetiştirmeliyiz. Boşa akan her musluk, boşa yanan her lamba, sebepsiz yere kesilen her ağaç, yerli yersiz kullandığınız otomobilinizden salınan karbon gazı dünyamızı kirletirken aynı zamanda tüketmektedir.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Diyarbakır, Peygamberler ve Sahabeler Şehri (1)
Sayın hocam tarih hocamız gulay hanıma nasıl ulaşabilirim
Ismail arslan -- 23.11.2019 14:33
TURİST YOZGAT’A NİYE GELSİN?
Değerli Nesrin Hocam
Turizm denilen bacasız sanayi gelişimiyle yöremin ekonomik ve kültürel açıdan değişimini göstererek kalkınmada ve yörenin refah düzeyini yükseltmede öncü rolü oynamaktadır. Turizmin yöreye maddi katkısı olması kültürel yozlaşmayı kapitalist düzenin en acımasız yüzünüzde göstermesi denektir
Ben 1984 te Antalya Kemer’e gittiğimde bir köy havadı vardı girişteki portakal bahçelerinin 2015 te gittiğimde yok olduğunu gördüm modern bir şehir olmuş o doğal şehir gitmiş şalvarlı yerli hakı yok olmuş tamamen zıt kültürel değişimli bir hayat tarzı gelmişti. Üniversitelerin tüm şehirlere yayılmasındaki aynı acıyı hissediyoruz başka şehirden okumaya gelen gençler kendileri farklı bir hayat tarzı seçmeleri sebebiyle oradaki gençlerede kötü örnek oluyorlar ben bumu Eskişehir de gördüm Afyon da bir doktor konuda şikayetini anlattı
Eskişehir de dışardan gelen öğrencilerin alışık olmadığımız hayat tarzına ayak uydurmak için köyü yollara düştüğü uyuşturucun çok satıldığı yer olduğunu oradaki görevli jandarmadan dinlefim
Şehir için önemli olan turistik gelirin önemi ne kadar büyük olsada buna benzer yozlaşmalara hazır olmak gerek . Ayrıca herşeyi devletten beklemeden şehrin ileti gelenleri yatmak yerine tanıtımla şehrimize nasıl yerli yabancı turist çekerim diye kafa yormalı mesela sürmeli etkinliğine turizm firması sahipleri tv yapımcıları davet edilerek misafir edilmeli
Tv ler ve basın bu işin silahıdır bunu iyi kullanmalı turizm il müd yıllık çalıma hedeflerinin ne olduğunu açıklamalı Yozgat bir Antalya değil çünkü Antalya mom tanıtıma ihtiyacı yok
Umutsuz olsamda sizin yazınızla heveslenmedim değil yani Bana bile fırsat versinler hem iş hem turizm açısından 100 fikirle yardım ederim hemde bedava
Ama valilik ve turizm müd işleri yoğundur böyle şeylere zor bakarlar
Erol Öztemir -- 24.08.2018 23:27
TURİST YOZGAT’A NİYE GELSİN?
Maşallah hocam ne güzel bir tanıtım yapmışsınız belgesellere konu olur fikrinize kaleminize kuvvet
Adınız ve Soyadınız -- 21.08.2018 15:13
Susuzluk Kapıya Gelmeden!..
Sevgili Nesrin Hanımcığım;

Biz insanlar aslında var etmek için var edilmişiz fakat, her ne hikmet ise yok ederek, yok olma adına elimizden geleni ardımıza bırakmıyoruz...
Onca cefamızı katlanan, günün her saati, her saniyesi Yüce Allah'ın en büyük meleği, Azrail ile yüz yıldır ağırlanan, duvarları kantlarıyla sıvazlanan kutsal bir yapı, yerle yeksan edilmişse... Bu insanların gözü nursuz, özü susuz kalmaya, karanlıkta yaşamaya mahkum demektir.

Alem düşmüş rant peşine, çocuklar hasret insanlık güneşine. Sözün bittiği yerde yaşıyoruz.

Selamlar.. sevgiler..
Kadriye ŞAHİN -- 16.02.2018 21:03
Öncelikle Eğitelim, Sonra Öğrenmeyi Öğretelim
Sayın Nesrin Masarifoğlu,

İstanbul'un Beylikdüzü bölgesinde yayımlanan www.yerel.haberim.net internet sitesinde en çok okunan yazar olma başarısını elde etmenizden dolayı sizi kutlar, saygılarımı sunarım.
Muhsin Köktürk -- 30.12.2017 13:46
DOĞDUĞUM İL MEMLEKETİM MALATYA
SLM OLSUNN BATTALGAZI DIYARINDAN YOZGATIN BOZOK YAYLALARINAA RABBIMM BIRLIGIMIZI BERABERLIGIMIZI BOZMASINN GARDASLARIMM
Adınız ve Soyadınız -- 15.11.2015 01:30
Biz çocukken çok mutluyduk
O ZAMAN HORMONSUZ GUNLERDI COK ARARIZ BULUNMAZ EVET AYNE OYLE GECTI BIZIM COCUKLUGUMUZ
halit yagiz -- 18.06.2015 04:13
Biz çocukken çok mutluyduk
Selam hocam Hani 8 mart diye bir gün yaşadık ya iyisi kötüsü bu günü yaşadık,ilimizi temsilen bir gurup anamız ,bacımız, kardeşimiz bu günü kutlamak isterler, evet haklı haksız bu gurubu protesto edebilenlerde oluyor tabiki ilimizde,demem oki bu gibi durumları bir iki satır yazı ile irdelemek değmezmi idi neden bu gün boşta bırakıldı.
mahmut erdem -- 11.03.2015 15:32
Biz çocukken çok mutluyduk
Evet Nesrin Hanım; Biz çocukken çok mutluyduk. Çünkü doğar doğmaz kreşlere verilmedik. Üç yaşında okula başlamadık. Çocukluğumuzu unutup yarış atı gibi sınavlara puan için yarışmadık. Okullar bir birinden farklı olmadığından komplekse kapılmadık.Son model araba hevesine kapılan babamız, lüks hayat tarzına saplanan anamız yoktu. Kapılarımız kilitlenmez,komşularımız üzülmezdi.babalar yorgun dönerdi işinden akşamları, anneler halsiz kalırdı ev işlerinden. Kimse kimseyle kavga edecek lüksüne sahip değildi. Geceleri mahalleyi çocuk sesleri çınlatırdı. Hiç bir çocuk kaybolmaz, arabalarda kimse kimseyi öldürmez, yaşlılar bir yüksük için kesilmezdi. Kocalar aldatılmaz. Kadınlar boşanmazdı....

Siz çok güzel sırlamışsınız bunları. Yani bize sunulan, bizim yaşadığımız çocukluğu biz çocuklarımızla tanıştırmadan ne yazıkki öldürdük. Mezarına çağdaş modernleşme taşı dikdik..Allah Rahmet eylesin. Kaybettiğimiz değerleri geri göndersin.

Sevgiler Selamlar.

SUZAN -- 20.02.2015 01:51
2017’yi de bekle Yozgat
Anadolunun bir çok kenti yozgat gibi kan kaybetmektedir. Bunun en önemli nedeni milli in marmarada toplanması, işsizlik çaresizlikten insanları göçe zorluyor
gelirden alınan payın çok düşük olması, sanayin
iskefiyeli -- 23.09.2014 13:03
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00