BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 14.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
242
Dün
:
4633
Toplam
:
14841089
Yozgatca Süleyman SÖKMEN
Turnalar
yozgatgazetesi@yahoo.com
Çapanoğlu camisinden (Büyük camii) sabah namazından çıkan üç hafız ikide bir imam Ahmet’in “yazıklar olsun bize camisinden çıkıyoruz ona ihanet ediyoruz” diye söylenip tepindiğini gören hafız Süleyman “hayrola Ahmet yine kime kafan takıldı sen boş yere sineklenmezsin” der. Hafız Ahmet: bak kardeşim biz ihanetçi millet olduk hakkında doğru dürüst bir şey bilmediğimiz bir sivil olmuş paşa Çerkez Ethem namıyla askeri birlikler gönderiyor Yozgat’ı ve şimdi camiisinden çıktığımız Çapanoğlu gibi hepimiz sebeplendiği beyliği ve Yozgat’ı yerle bir ediyor onda yiğidi kaybediyoruz, ağıtlar yakıyoruz her şeyimizi yitiriyoruz sonrada unutup alkışlıyor ve arkadasından gidiyoruz! Bu bana çok ağır geliyor. Kadere bak.
Hafız Süleyman ileriyi iyi tahmin eden mantıklı fikir yürüten zaman, zaman camiiler de vaaz veren çevresinde güler yüzlü tatlı diliyle güzel sesi ile sevilen biri. Hemen mevzuya girer “bak aslan gardaşım” o anda camii dışı şadırvanında avucunu lüleye dayayıp su içmekte olan çakır hafıza hadi ula çakır çatlarsın az iç bak Ahmet ne der .....imam Ahmet su içme işini yarı keser buyur ağalar aha geldim . hafız Süleyman imam Ahmet’in söylediklerini özetler kendi fikri ile imam Ahmet’in söyledikleri çatışıp işin uzamaması için hafız sende haklısın “Ahmet sende haklısın kelimesi bitmeden hafız Süleyman biraz ses tonunu yükseltir. “Yav çakır sende tavşana kaç tazıya tut “ diyorsun neyse kabahatim diyerek samimi görünümlü kol kola girerek hocaların kahvenin önüne gelmiş olurlar Hafız Süleyman çaylar benden bir soluklanalım. Kahvehaneye girerler topluca selam verip dip köşedeki tahta üzeri kalın mermerli masaya otururlar çaylar içilir imam Ahmet’in gönlünü almak için birer daha çay ısmarlanır. Çakır Hafız, Süleyman Hafızın azda olsa suçlamasına biraz bozulmuş durumda görünür. Hafız Süleyman: ne oldu çakır sende mi bana cephe aldın (bir ara soğuk sessizlik) yan masalardan ne olduğunu öğrenmek için kulak kabartanlardan biri “ha babam ha; sizlerde anlaşamazsanız battık demek” der ve sonrasında gülüşmeler.
İmam Ahmet ne dese ne yapsa Çerkez Ethem’in Yozgat’a yaptıklarını eş dost arkadaşlarının hak vermediklerini içine sığdıramaz en samimi arkadaşları Hafız Süleyman, Çakır Hafızla bile bu mevzuda ters düştükleri de imam Ahmet’e ağır gelir. Fikrine ve arkadaşlarına hatta kaderine kahır eden imam Ahmet ani bir kararla hiç kimseye haber vermeden Samsun’a oradan da Bafra’ya çalışmak için bir nevide arayı soğutmak ister ve aynen de yapar. Sabah erkenden gelen bir kamyonla Samsun’a gider, çalışacak iş bulamaz. Bir gün sonrada Bafra’ya geçer cebinde parası yok sayılacak kadar azdır... Çarşıda bakkaldan tahin helvası ve yan fırından da ekmek alırken tezgahta olan şahıs, hemşerim; her halde yabancısın diyerek ziyaretin sebebini sorar. İmam Ahmet de çalışma için geldiğini söyler, tezgahtaki adam fırında çalışıp çalışmamasını sorar. Anlaşırlar ve kısa sürede dost olurlar. İmam Ahmet fırına yakın bir göz oda tutar daha evvelki işçiden kalan bir yatak, yorgan, ufak tefek kap kaşık gibi eşyalar ayarlanır. Ertesi günde fırında işçi olarak işe başlar. İşinde ve evinde dalgın olan imam Ahmet kısa zamanda habersiz ayrıldığına pişman olur ama bir defa çıkmış bulunur. Bir seferinde bakkaldan zarf kağıt alır , hafız Süleyman’a kısa bir pusula yazar. Adresinde yazar fakat bir türlü postaya veremez en sonunda yırtar atar.
Gayri ihtiyari ağzından.....
GARİP BÜLBÜL GÜL DALINDA DURUYO
HANGİ DALA ELİM ATSAM KURUYO
NERE GİTSEM KADER BENİ BULUYO
KADER SENİNLE MUHAKEMEM VAR
Dörtlüğü hüzünlü bir eda ile duyulur.
Hafız Süleyman ve Çakır Hafız, İmam Ahmet’in kayboluşuna bir türlü akıl erdiremezler. Aramadıkları , sormadıkları kimse kalmaz. Akıllarına kötü şeyler gelmeye başlar. Gizli bir yerde öldürülüp gömdükleri ihtimali ağırlık kazanmaya başlar. Tanımayan birinin Boğazlıyan’da gördüğü kulaktan kulağa yayılır. Çakır Hafız görevlendirilir. Süleyman hafızda hastaneler ve ceza evlerinde arama işini üstlenir. Bir hafta aramadan sonra bir araya geldiklerinde en ufak bir gelişme olmadığı gözlenir. Artık ümitlerdeki ışık sönmeye başlamış dır ki mübaşir Kemal’in koşarak geldiğini gören Çakır Hafız ne bu telaş sözü üzerine ben sizi arıyordum size müjdeli bir haberim var imam Ahmet’in izini buldum (sarılıp sevinirler) hafız Süleyman’ı da sevindirmek için odun pazarında buldukları çakır hafızada aynı haberi verirler. Aynı sevinç orada da sahnelenir.
Hani derler ya; ne varsa bu alemde o şey vardır Ademde.
İmam Ahmet Yozgat’ta ki mahkemeye bir işi için dilekçe yazar adres bildirir. Meseleyi daha evvel bilen mübaşir Kemal evrak kayıt defterine dilekçe işlemini yazarken gözlerine inanamaz yanlış mı yazıyorum acaba diye tekrar ,tekrar okur.

sürecek

25.10.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Babuna
bir yozgalı bukar güzel yazar yazılarınızın devamını bekliyoruz bu arada bayramınız kutlarım saygıllarımla
nizamettin -- 30.11.2009 14:22
Babuna (6)
süleyman bey sizin yazılarınızı okuyunca kendimi hep yozgatta hissediyom,eline kalemine hafızana sağlık.hürmetlerimle.
remzi -- 25.10.2009 11:06
Babuna (5)
Sevgili hemşerim abdülkadir çapanoğlu :
ben süleyman sökmen ilginiz için çok teşekkğr ederim. Babuna "yiğitleme" manasına gelmektedir. Başka sorularınız veya görüşleriniz olursa beklerim. Sevgiler
Süleyman Sökmen
Süleyman Sökmen -- 24.10.2009 12:34
Babuna (6)
abicigim ataturk le yozgat arasında gecen baglantıyı tam olarak anlatırmısın rica etsem e- mail adresime bekliyorum ? basarılarınızın devamını dilerim
abdullah gül -- 21.07.2009 03:22
Babuna (4)
Yorumunuzabi iygunler seni uzun zamandı takip etmeye çalışiyorum senden bir ricam var diyorsunya yozgatca gurban oluyum oyzgata da buyonetic abilerimiz belediyelerimiz okadar etkinlik olurda niye kend sanatcılarımız çarılmazlar desdek olmazlar bunu bir sor yozgatlı gibi ama.. diyceksinki sanatcı varda bimi bilmiyoruz diyceksin haklısın canan çetin bir yozgatın agları mertolu analar diyorn hocam bir dinle hocamyozgatlı gibi
bir.yozgatlı -- 18.04.2009 15:36
Babuna (1)
Abi senin sohbetlerini özledim bu özlemi köşe yazlarında gideriyorum saygılar
yaşar yıılmaz sorgun göközköyü -- 12.03.2009 14:22
Babuna (1)
yeni yiliniz kutlu olsun
saldiray ergör -- 04.01.2009 22:59
Cenderme (2)
Selamın alöyküm bizim gurbet olmamız memleket hasetini sizlerin yazdığın bu deyerli satırlarla gideriyoruz hemde yozgatımızın gecmişini tanımış oluyoruz cünki ben çocukluğumdan beri hep yozgat dışında yaşıyorum arada bi gelip geziyoruz ama yetmiyo onuda burdan sizlerin sayesinde gideriyoruz ne kadar teeşekür etsek azdır yüreyinize ve kaleminizesağlıksalıcakla kalın.
davut vural -- 21.12.2008 22:06
Cenderme (2)
bizi anılarımıza götürdüğünüz için size ne kadar teşekkür etsek azdır.uzun ömürler delirim.
remzi -- 09.12.2008 22:49
Hacı Bey (4)
Süleyman bey,yozgtın geçimişinde kalan önemli portreleri teferruatıyla sayenizde öğrenmiş bulunuyorum.teşekkür ederim.selam.
Akif yılmaz -- 01.10.2008 09:51
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
4
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00