BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
240
Dün
:
4633
Toplam
:
15000588
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Gazetelerinde fotoğraf olmayan şehir
surur-ozturk@hotmail.com
Folklor, Latince halk anlamına gelen “folk” kelimesi ile, bilim anlamına gelen “lore” kelimesinin birleştirilmesinden oluşmuş, “halkbilimi” anlamına gelen bir kelime.
Bir bilim dalı olarak folklor, bir milletin bütün kültürel unsurları ile ilgilenir. Atasözleri, deyimler, masallar, dualar, beddualar, efsaneler, destanlar, gelenekler, halk oyunları; düğün gibi özel günlerde sergilenen köy seyirlik oyunları, inançlar, kıyafetler, gündelik hayatta kullanılan yöreye has eşyalar, aletler, el sanatları, yemekler ve bu çerçevede aklınıza gelebilecek buna benzer diğer bütün unsurlar, folklorun ilgi ve araştırma alanındadır. Kısacası, bir milletin kültürünü oluşturan bütün maddî-manevî kültür unsurlarının toplamı, o ülkenin folklorunu teşkil eder. Bu çerçevede, kültürü oluşturan parçaların her biri, o ülkenin folklorunun bir parçasıdır, yani “folklorik”tir.
Mahallî gazeteler, bir şehrin bütün folklorik unsurlarını sayfalarına taşıdıkları oranda, gerek muhteva, gerekse görsel bakımdan zenginlik kazanma imkânına sahip oldukları halde, anlaşılmaz bir şekilde, bu imkânı neredeyse hiç kullanmıyorlar.
Mahallî gazetelerde ve web sitelerinde zaman zaman şehrin folklorik yapısına dair haberlere rastlamıyor değiliz. Meselâ, köylülerin köylerinde ürettikleri gıda ürünlerini şehre getirip sattıkları pazara dair haberler okuyoruz da, bu pazarın folklorik görüntüsünü yansıtan güzel bir fotoğraf göremiyoruz. Faytoncuların sıkıntı içinde olduklarını okuyoruz ama, bu faytonların ve faytoncuların fotoğraflarını gazetelerde bulamıyoruz. İnternette, eskilerin hatıralarını depreştirecek, türkülerini canlandıracak eski bir “yaylı” resmi arasanız, bulamazsınız… Ne kadar hazin, ne kadar vahim bir durum…
Yaşlı bir dedenin, bastonuna dayanmış bir halde, dalgın gözlerle ufuklara baktığını görsek ne olur? Bir köylünün alnındaki kırışıklıkları, gözlerindeki ifadeyi… Ya da, kuşlar gibi uçuşan, kaçışan, koşuşan, oynayan, zıplayan çocukların şen şakrak hâlini… Ya da yoksul bir çocuğun, çocuksu bir eziklik, çocuksu bir hüzün içinde duruşunu…
Yozgat’ın, şehirde jipini, otomobilini, kamyonunu, kamyonetini, motorsikletini, apartmanını, inşaatını, camisini, çeşmesini, okulunu, parkını, göletini, gazetesini, valiliğini, belediyesini; köyünde traktörünü, buğday başaklarını, ayçiçeklerini, şeker pancarlarını, aspirleri… Bağını-bostanını, çayırını-çimenini, dağını-bayırını, koyununu-kuzusunu, horozunu-tavuğunu, hindisini-kazını… Yıkıntısını, döküntüsünü, harabesini, enkazını, taşını, toprağını, tozunu, çamurunu…
İlçeleri, beldeleri, köyleri ile birlikte, şehrin insanı, şehrin kültürel dokusu nerede? Yaşlısı-genci, efendisi-serserisi, akıllısı-delisi, bakkalı, manavı, kasabı, şoförü, emlakçısı, kuyumcusu, fırıncısı, çöpçüsü nerede? Nerede hacısı, hocası? Manevî iklimi nerede? Düğünleri nerede?
Uzaktan, ters ışıkta, kötü bir açıdan ve kötü bir kadrajla çekilmiş flu fotoğraflarda, ne düğünlerin neşesi gözüküyor, ne de cenazelerin hüznü…
Gazetelerdeki ve web sitelerindeki fotoğraflara bir bakın. Mülkî âmirler, siyasi partilerin il temsilcileri, daire müdürleri… Büyük bir kısmı da portre olarak, masa başında çekilmiş üstelik… Hep aynı klasik duruşlar, hep aynı resmî yüz ifadeleri… Hayat akıp giderken, tabii seyri içerisinde dondurulmuş karelere hasretiz…
Ne yazık ki, gazetelerdeki fotoğraflarda yaşayan bir şehir yok. Şehrin caddeleri, sokakları, mimarisi, insanları, kültürel dokusu yok… Sanki koca şehirde 15-20 kişi yaşıyor ve bu 15-20 kişi de belirli mekânların dışına çıkmıyor gibi… Yozgat, bu kadar mı, bundan mı ibaret?
Elbette hayır. O halde, şehir nerede, Yozgat nerede? İmamı, müezzini, polisi, seyyar satıcısı, ayakkabı boyacısı nerede? Şairleri, ozanları nerede?.. Hâsılı, fotoğrafçıları, muhabirleri nerede?
Yozgat, saat kulesinden ve Cumhuriyet Meydanı’ndan ibaret bir şehir mi? Tol Çarşı bile kayıplara karışmış…
Resmî sitelerin “Fotoğraf Albümü” bölümleri de dahil olmak üzere, internetteki Yozgat fotoğraflarına bir bakın.
Yüzde doksanının çok eski ve çok kötü çekilmiş fotoğraflar olduğunu görürsünüz. Yabancı biri bu şehri bu fotoğraflarla tanımaya kalksa, zihninde ne kadar da çirkin ve daracık bir şehir görüntüsü canlanır kim bilir… Oysa çok değil, 250-300 Liralık bir fotoğraf makinasıyla bile, çok güzel fotoğraflar çekmek mümkün. Kaldı ki, yüksek çözünürlükte fotoğraf çekebilen cep telefonları, artık fotoğraf makinelerine bile ihtiyaç bırakmıyor…
Bu şehir, gazetelerinde, internet sitelerinde “fotoğrafı olmayan şehir…”
Yozgat İl Kültür Müdürlüğü, pekâlâ özel bir çalışma yaparak, sanat kaygısı da taşıyan profesyonel bir fotoğrafçıya güncel Yozgat fotoğrafları çektirebilir… Yozgat Valiliği, kültürel bir hassasiyet gösterip, şehrin folklorik dokusunu internete taşıyabilir…
Biliyoruz ki, acıları, sevinçleri, hayalleri ve umutlarıyla yaşayan bir şehir var orada… Var olmasına var da, nerede?..
Neredesin Yozgat, nerede?...

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Sepet sepet yumurta / Sakın beni unutma…
İyi bir uyarı..muhatapları inşaallah bu eleştirinizden istifade eder.saygılear....
Süleyman -- 21.03.2010 10:45
Sepet sepet yumurta / Sakın beni unutma…
mesele plaket dağıtmak,eş dos ağırlamak mı yoksa seviyeli edebi ürünler çıkarmak,yetenekli yazarları ortaya çıkarmak mı? Yozgatta bütün mesele herkesin kendi kafasına göre iş yapmasından ibarettir,bunu bilmenizde fayda var.selam.
Birol -- 20.03.2010 08:56
Kadın girişimciler, “çalma” üretim tesisi kuramazlar mı?
evet,kadın girişimciler için ideal bir proje..Hem fazla da maliyeti gerektirmez.'çalma'projesi hemen faaliyete geçirilmeli...
musa -- 20.03.2010 08:34
Kadın girişimciler, “çalma” üretim tesisi kuramazlar mı?
iyi günler sürur bey tesbitlerinizi büyük bir ilgiyle izliyorum..
gerçekten yerinde ve çözüm önerileri de içinde yazılarınızı istikrarlı bir şekilde yayınlamanız çok güzel..
Mevlüt Demir -- 15.03.2010 16:05
Yozgat’ta güzel şeyler oluyor…
valiliğin veya belediyenin projenizi ciddiye almasını merakla bekliyoruz.
haldun -- 14.03.2010 13:57
Yozgat’ta güzel şeyler oluyor…
NE KADAR GÜZEL,GÜZEL OLDUĞU KADAR DA NE KADAR MAKUL BİR TEKLİF VE PROJE...İLGİLİLER,BAKALIM BU PROJEYLE NE KADAR İLGİLENECEKLER?
GÜLDEN -- 13.03.2010 08:35
Gelin etrafı biraz güzelleştirelim
yozgat nostaljisinin yaşatılacağı en güzel proje bu olmalı.Belediye,festival komitesi,halk konseyi ne güne duruyor.sizinbu öneriniz hemen hayata geçirilsin..teşekkür,
ferda -- 11.03.2010 08:22
Gelin etrafı biraz güzelleştirelim
Temmuz 2010 da 11.Sürmeli festivali düzenlenecek sanırım bu konularla ilgili folklorik resim sergilerine,yöreyi tanıtıcı sergilere yer verilmeli.Festival komisyonunun bu konularda gerekli hassasiyeti göstereceğini umuyorum.
ömer -- 09.03.2010 13:59
Gelin etrafı biraz güzelleştirelim
bir zamanlar yozgatın en meşhur taşıtları faytonlardı.çamlığa gidiş gelişler de faytonlarla olurdu.faytonlar yozgat nostaljisinin en simge araçlarıdır.harika düşünmüşsünüz.tebrikler..ilgililer bu projenizi derhal hayata geçirmeli..
zehra -- 08.03.2010 13:27
Nasıl “değer” üretebiliriz?
yozgatlı mevcut değerlerini biliyorlarmı,farkındamıdırlar?kendi değerlerini farkedemeyen ber kanten insanları,değer üretebir mi? zor..yozgatta herkes kendi hikayesini okumaktan başka şeylere kafa yormuyor.ama yazdıklarınız dikkate alınmlı artık..
baki -- 07.03.2010 21:59
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
14
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00