BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
186
Dün
:
4633
Toplam
:
14019865
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Gazetelerinde fotoğraf olmayan şehir
surur-ozturk@hotmail.com
Folklor, Latince halk anlamına gelen “folk” kelimesi ile, bilim anlamına gelen “lore” kelimesinin birleştirilmesinden oluşmuş, “halkbilimi” anlamına gelen bir kelime.
Bir bilim dalı olarak folklor, bir milletin bütün kültürel unsurları ile ilgilenir. Atasözleri, deyimler, masallar, dualar, beddualar, efsaneler, destanlar, gelenekler, halk oyunları; düğün gibi özel günlerde sergilenen köy seyirlik oyunları, inançlar, kıyafetler, gündelik hayatta kullanılan yöreye has eşyalar, aletler, el sanatları, yemekler ve bu çerçevede aklınıza gelebilecek buna benzer diğer bütün unsurlar, folklorun ilgi ve araştırma alanındadır. Kısacası, bir milletin kültürünü oluşturan bütün maddî-manevî kültür unsurlarının toplamı, o ülkenin folklorunu teşkil eder. Bu çerçevede, kültürü oluşturan parçaların her biri, o ülkenin folklorunun bir parçasıdır, yani “folklorik”tir.
Mahallî gazeteler, bir şehrin bütün folklorik unsurlarını sayfalarına taşıdıkları oranda, gerek muhteva, gerekse görsel bakımdan zenginlik kazanma imkânına sahip oldukları halde, anlaşılmaz bir şekilde, bu imkânı neredeyse hiç kullanmıyorlar.
Mahallî gazetelerde ve web sitelerinde zaman zaman şehrin folklorik yapısına dair haberlere rastlamıyor değiliz. Meselâ, köylülerin köylerinde ürettikleri gıda ürünlerini şehre getirip sattıkları pazara dair haberler okuyoruz da, bu pazarın folklorik görüntüsünü yansıtan güzel bir fotoğraf göremiyoruz. Faytoncuların sıkıntı içinde olduklarını okuyoruz ama, bu faytonların ve faytoncuların fotoğraflarını gazetelerde bulamıyoruz. İnternette, eskilerin hatıralarını depreştirecek, türkülerini canlandıracak eski bir “yaylı” resmi arasanız, bulamazsınız… Ne kadar hazin, ne kadar vahim bir durum…
Yaşlı bir dedenin, bastonuna dayanmış bir halde, dalgın gözlerle ufuklara baktığını görsek ne olur? Bir köylünün alnındaki kırışıklıkları, gözlerindeki ifadeyi… Ya da, kuşlar gibi uçuşan, kaçışan, koşuşan, oynayan, zıplayan çocukların şen şakrak hâlini… Ya da yoksul bir çocuğun, çocuksu bir eziklik, çocuksu bir hüzün içinde duruşunu…
Yozgat’ın, şehirde jipini, otomobilini, kamyonunu, kamyonetini, motorsikletini, apartmanını, inşaatını, camisini, çeşmesini, okulunu, parkını, göletini, gazetesini, valiliğini, belediyesini; köyünde traktörünü, buğday başaklarını, ayçiçeklerini, şeker pancarlarını, aspirleri… Bağını-bostanını, çayırını-çimenini, dağını-bayırını, koyununu-kuzusunu, horozunu-tavuğunu, hindisini-kazını… Yıkıntısını, döküntüsünü, harabesini, enkazını, taşını, toprağını, tozunu, çamurunu…
İlçeleri, beldeleri, köyleri ile birlikte, şehrin insanı, şehrin kültürel dokusu nerede? Yaşlısı-genci, efendisi-serserisi, akıllısı-delisi, bakkalı, manavı, kasabı, şoförü, emlakçısı, kuyumcusu, fırıncısı, çöpçüsü nerede? Nerede hacısı, hocası? Manevî iklimi nerede? Düğünleri nerede?
Uzaktan, ters ışıkta, kötü bir açıdan ve kötü bir kadrajla çekilmiş flu fotoğraflarda, ne düğünlerin neşesi gözüküyor, ne de cenazelerin hüznü…
Gazetelerdeki ve web sitelerindeki fotoğraflara bir bakın. Mülkî âmirler, siyasi partilerin il temsilcileri, daire müdürleri… Büyük bir kısmı da portre olarak, masa başında çekilmiş üstelik… Hep aynı klasik duruşlar, hep aynı resmî yüz ifadeleri… Hayat akıp giderken, tabii seyri içerisinde dondurulmuş karelere hasretiz…
Ne yazık ki, gazetelerdeki fotoğraflarda yaşayan bir şehir yok. Şehrin caddeleri, sokakları, mimarisi, insanları, kültürel dokusu yok… Sanki koca şehirde 15-20 kişi yaşıyor ve bu 15-20 kişi de belirli mekânların dışına çıkmıyor gibi… Yozgat, bu kadar mı, bundan mı ibaret?
Elbette hayır. O halde, şehir nerede, Yozgat nerede? İmamı, müezzini, polisi, seyyar satıcısı, ayakkabı boyacısı nerede? Şairleri, ozanları nerede?.. Hâsılı, fotoğrafçıları, muhabirleri nerede?
Yozgat, saat kulesinden ve Cumhuriyet Meydanı’ndan ibaret bir şehir mi? Tol Çarşı bile kayıplara karışmış…
Resmî sitelerin “Fotoğraf Albümü” bölümleri de dahil olmak üzere, internetteki Yozgat fotoğraflarına bir bakın.
Yüzde doksanının çok eski ve çok kötü çekilmiş fotoğraflar olduğunu görürsünüz. Yabancı biri bu şehri bu fotoğraflarla tanımaya kalksa, zihninde ne kadar da çirkin ve daracık bir şehir görüntüsü canlanır kim bilir… Oysa çok değil, 250-300 Liralık bir fotoğraf makinasıyla bile, çok güzel fotoğraflar çekmek mümkün. Kaldı ki, yüksek çözünürlükte fotoğraf çekebilen cep telefonları, artık fotoğraf makinelerine bile ihtiyaç bırakmıyor…
Bu şehir, gazetelerinde, internet sitelerinde “fotoğrafı olmayan şehir…”
Yozgat İl Kültür Müdürlüğü, pekâlâ özel bir çalışma yaparak, sanat kaygısı da taşıyan profesyonel bir fotoğrafçıya güncel Yozgat fotoğrafları çektirebilir… Yozgat Valiliği, kültürel bir hassasiyet gösterip, şehrin folklorik dokusunu internete taşıyabilir…
Biliyoruz ki, acıları, sevinçleri, hayalleri ve umutlarıyla yaşayan bir şehir var orada… Var olmasına var da, nerede?..
Neredesin Yozgat, nerede?...

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Üniversite bir şehri nasıl kalkındırır?
ben ilk defa üniversitenin bulunduğu kente katkılarını bu kadar mantıklı anlatabilen birine rastladım.kutlarım sizi.yazdıklarınız anlaşabildiğinde üniversitenin önemi daha rahat anlaşılacaktır.
ezgi -- 09.11.2009 21:06
Ara formül
dediğiniz gibi,yozgat tarımla kalkınır.eğer bu model hayata geçirilmezse yozgat köyleri 10-15 seneye kadar boşalır ve hızlı göçü önlemek imkansızlaşır.yozgat bu kurtuluş modeline hemen sahip çıkmalı,aksi halde durum vahim olur bence...
çınar -- 08.11.2009 14:36
Ara formül
sürur bey,yazılarınızı dikkatle okuyorum ve çok yararlanıyorum.tesbitleriniz,teşhisleriniz ve teklifleriniz çok isabetli.yozgatın sorumluları da bizim gibi yazılarınızrdan istifade etmelidir diye düşünüyoum.hürmetler
gülten -- 08.11.2009 08:59
Ara formül
size aynen katılıyorum.vali çiçek,yozgat için büyük bir şanstır.kıymeti biline...
mehmet ali -- 02.11.2009 21:11
Tarım mı sanayi mi?
bence bu yazıyı önce tarım müdürlüğü ve yozgatdaki ziraat odaları okumalı.yozgadın kalkınması için tek çare tarım modelidir.kaleminize sağlık.
Ramiz -- 01.11.2009 09:01
Tarım mı sanayi mi?
yozgat 86 yılda tarımı kalkınma modeli yapıp kalkınmadı,sanayileşemedi de bu saatten sonra tarımla mı kalkınacak?yozgatın köylerinde göçler yüzünden adam kalmadı.tarım kesiminde doğudan gelen elemanlar çalışıyor,hemşerilerimiz kahvede okey oynuyor,tarımla kalkınacağımız doğru ama velakin bukafayla mı.fikrinize katılıyorum,lakin bu işler yozgatta kolay değil.selam
ömer -- 27.10.2009 21:21
Tarım mı sanayi mi?
yozgat üzerine ahkam kesenler,bu yazıyı dikkatle okusunlar.yozgat kalkınma reçetesini en doğru tesbitle anlatmışsınız.yozgat sanayileşme trenini kaçırmıştır.tarım ve hayancılık kurtuluş reçetesidir.başka da çaresi yoktur.Bunun üzerine kafa yoran kaç kişi var yozgatta,kaç dernek başkanı var? yok..yazdığınız gibi sadece biri var o da tokatlı amir çiçek..yozgatlıyı tokatlı bürokrat kurtarmaya çalışıyor..sagolsun..ama yozgatlı ne yapıyor ? kendi için çalışıyo..inşaallah gün olur memleketi için de çalışır belki..
kemal -- 26.10.2009 23:51
Üniversite ile cami
yozgatta müftü ile rektörün yanyana gelmesi söylediğiniz gibi tarihi bir olaydır.Bunu görmek,bunun anlamanını anlatmak da bilinçli bir gazetecilik gözlemidir.tebrik ve teşekkürlerimle,selamlar...
selami -- 25.10.2009 23:08
Üniversite ile cami
evet,üniversite için camide para toplanmayışı aşağılanmamalı,müftülük üniversiteyle hastane konusunda işbirlği yapmışsa bu çok önemsenmeliydi.üniversite müftülük işbirliği hakketen üzerinde durulacak bir mesele..olayı çok iyi yakalamışssınız.ayrıca yozgatlı zenginlerin neden üniversiteye yardım etmediği hususu da araştırılıp irdelenmeli.
sayın yazara bize ışık veren yorumlarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyorum.başarı dileklerimle..
Nigar -- 25.10.2009 10:50
Üniversite ile cami
Ne kadar haklısınız..Yozgatın en öncelikli ihtiyacı para değil zihniyet değişikliğidir.Bu çerçevelettirip asılacak söz.Bu sözden sonra fazlayoruma gerek görmüyorum.hep böyle sağduyulu kalın.hürmetler.
adalet -- 24.10.2009 09:52
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
18
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00