BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
211
Dün
:
4633
Toplam
:
15000774
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Gazetelerinde fotoğraf olmayan şehir
surur-ozturk@hotmail.com
Folklor, Latince halk anlamına gelen “folk” kelimesi ile, bilim anlamına gelen “lore” kelimesinin birleştirilmesinden oluşmuş, “halkbilimi” anlamına gelen bir kelime.
Bir bilim dalı olarak folklor, bir milletin bütün kültürel unsurları ile ilgilenir. Atasözleri, deyimler, masallar, dualar, beddualar, efsaneler, destanlar, gelenekler, halk oyunları; düğün gibi özel günlerde sergilenen köy seyirlik oyunları, inançlar, kıyafetler, gündelik hayatta kullanılan yöreye has eşyalar, aletler, el sanatları, yemekler ve bu çerçevede aklınıza gelebilecek buna benzer diğer bütün unsurlar, folklorun ilgi ve araştırma alanındadır. Kısacası, bir milletin kültürünü oluşturan bütün maddî-manevî kültür unsurlarının toplamı, o ülkenin folklorunu teşkil eder. Bu çerçevede, kültürü oluşturan parçaların her biri, o ülkenin folklorunun bir parçasıdır, yani “folklorik”tir.
Mahallî gazeteler, bir şehrin bütün folklorik unsurlarını sayfalarına taşıdıkları oranda, gerek muhteva, gerekse görsel bakımdan zenginlik kazanma imkânına sahip oldukları halde, anlaşılmaz bir şekilde, bu imkânı neredeyse hiç kullanmıyorlar.
Mahallî gazetelerde ve web sitelerinde zaman zaman şehrin folklorik yapısına dair haberlere rastlamıyor değiliz. Meselâ, köylülerin köylerinde ürettikleri gıda ürünlerini şehre getirip sattıkları pazara dair haberler okuyoruz da, bu pazarın folklorik görüntüsünü yansıtan güzel bir fotoğraf göremiyoruz. Faytoncuların sıkıntı içinde olduklarını okuyoruz ama, bu faytonların ve faytoncuların fotoğraflarını gazetelerde bulamıyoruz. İnternette, eskilerin hatıralarını depreştirecek, türkülerini canlandıracak eski bir “yaylı” resmi arasanız, bulamazsınız… Ne kadar hazin, ne kadar vahim bir durum…
Yaşlı bir dedenin, bastonuna dayanmış bir halde, dalgın gözlerle ufuklara baktığını görsek ne olur? Bir köylünün alnındaki kırışıklıkları, gözlerindeki ifadeyi… Ya da, kuşlar gibi uçuşan, kaçışan, koşuşan, oynayan, zıplayan çocukların şen şakrak hâlini… Ya da yoksul bir çocuğun, çocuksu bir eziklik, çocuksu bir hüzün içinde duruşunu…
Yozgat’ın, şehirde jipini, otomobilini, kamyonunu, kamyonetini, motorsikletini, apartmanını, inşaatını, camisini, çeşmesini, okulunu, parkını, göletini, gazetesini, valiliğini, belediyesini; köyünde traktörünü, buğday başaklarını, ayçiçeklerini, şeker pancarlarını, aspirleri… Bağını-bostanını, çayırını-çimenini, dağını-bayırını, koyununu-kuzusunu, horozunu-tavuğunu, hindisini-kazını… Yıkıntısını, döküntüsünü, harabesini, enkazını, taşını, toprağını, tozunu, çamurunu…
İlçeleri, beldeleri, köyleri ile birlikte, şehrin insanı, şehrin kültürel dokusu nerede? Yaşlısı-genci, efendisi-serserisi, akıllısı-delisi, bakkalı, manavı, kasabı, şoförü, emlakçısı, kuyumcusu, fırıncısı, çöpçüsü nerede? Nerede hacısı, hocası? Manevî iklimi nerede? Düğünleri nerede?
Uzaktan, ters ışıkta, kötü bir açıdan ve kötü bir kadrajla çekilmiş flu fotoğraflarda, ne düğünlerin neşesi gözüküyor, ne de cenazelerin hüznü…
Gazetelerdeki ve web sitelerindeki fotoğraflara bir bakın. Mülkî âmirler, siyasi partilerin il temsilcileri, daire müdürleri… Büyük bir kısmı da portre olarak, masa başında çekilmiş üstelik… Hep aynı klasik duruşlar, hep aynı resmî yüz ifadeleri… Hayat akıp giderken, tabii seyri içerisinde dondurulmuş karelere hasretiz…
Ne yazık ki, gazetelerdeki fotoğraflarda yaşayan bir şehir yok. Şehrin caddeleri, sokakları, mimarisi, insanları, kültürel dokusu yok… Sanki koca şehirde 15-20 kişi yaşıyor ve bu 15-20 kişi de belirli mekânların dışına çıkmıyor gibi… Yozgat, bu kadar mı, bundan mı ibaret?
Elbette hayır. O halde, şehir nerede, Yozgat nerede? İmamı, müezzini, polisi, seyyar satıcısı, ayakkabı boyacısı nerede? Şairleri, ozanları nerede?.. Hâsılı, fotoğrafçıları, muhabirleri nerede?
Yozgat, saat kulesinden ve Cumhuriyet Meydanı’ndan ibaret bir şehir mi? Tol Çarşı bile kayıplara karışmış…
Resmî sitelerin “Fotoğraf Albümü” bölümleri de dahil olmak üzere, internetteki Yozgat fotoğraflarına bir bakın.
Yüzde doksanının çok eski ve çok kötü çekilmiş fotoğraflar olduğunu görürsünüz. Yabancı biri bu şehri bu fotoğraflarla tanımaya kalksa, zihninde ne kadar da çirkin ve daracık bir şehir görüntüsü canlanır kim bilir… Oysa çok değil, 250-300 Liralık bir fotoğraf makinasıyla bile, çok güzel fotoğraflar çekmek mümkün. Kaldı ki, yüksek çözünürlükte fotoğraf çekebilen cep telefonları, artık fotoğraf makinelerine bile ihtiyaç bırakmıyor…
Bu şehir, gazetelerinde, internet sitelerinde “fotoğrafı olmayan şehir…”
Yozgat İl Kültür Müdürlüğü, pekâlâ özel bir çalışma yaparak, sanat kaygısı da taşıyan profesyonel bir fotoğrafçıya güncel Yozgat fotoğrafları çektirebilir… Yozgat Valiliği, kültürel bir hassasiyet gösterip, şehrin folklorik dokusunu internete taşıyabilir…
Biliyoruz ki, acıları, sevinçleri, hayalleri ve umutlarıyla yaşayan bir şehir var orada… Var olmasına var da, nerede?..
Neredesin Yozgat, nerede?...

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Füze kalkanı, savunma sanayisi ve Yozgat
Değerli Sürur Beyciğim.Kıbrıs,Petrol arama,Füze kalkanı,Radar üssü,İsrail ile sorunlar,Patlayan bombalar,Şehitler,Libya,Suriye,Balyoz,Ergenekon,Kanun Hükmünde Kararnameler.Anayasa Taslakları derken Yozgat'ta nereden çıktı şimdi.İlahi Sürur beyciğim...
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 21.09.2011 22:39
Dünya şampiyonunu görmeyen bir şehir “marka şehir” olabilir mi?
Değerli kardeşim Sürur bey,izlediğim kadarıy ile Yozgat'ta gerekli olan tüm konulara karşı duyarlı davranan bir anlayışınız var.bundan dolayı sizi kutluyorum.Bizleri birarada tutan değerlerimizi hergeçen gün biraz daha unutuyoruz.(Ortak sevincimizi,ortak acımızın paylaşılmasını) Avrupalılar bir ronaldo,messi,gibi sporcularla övünürken hatta bizden biri olan ÖZİL'i kendi sporcuları olarak kabul edip göklere çıkarırken biz bağrımızdan çıkan hemde Yozgat7ımızdan çıkan bir dünyü şampiyonu ile övünmek şöyle dursun basınımızda hemde yerel basınımızda bile yer vermiyoruz.Sonra da Yozgat lı olarak yöneticilerimizden,idarecilerimizden ve ulasal basından şikayet ediyoruz.Biz Yozgatlı olarak bari kendi değerlerimize sahip çıkalım,onları kutlayarak bari ourlandırılam.Rıza Kardeşimizi ben de şahsım ve Esenli kasabamız halkı adına kutluyor,çalışmalarının ve başarılarının devamını diliyorum.
Size de özellikle tekrar tekrar teşekkür ediyorum Sürur bey. İyi ki varsınız.
Remzi ATAMAN -- 16.09.2011 11:41
Dünya şampiyonunu görmeyen bir şehir “marka şehir” olabilir mi?
Değerli Sürur Beyciğim.Hani bir söz vardır.HOMO HOMİNİ LUPUS (insan insanın kurdudur) İşte bizim Yozgat'ta böyle olmuş.Siteminizde yarden göğe haklısınız.Bende sizin son cümlenizi aynen tekrarlıyorum.Ayıptır yahu !...Vallahi ayıptır !... Yazıklar olsun !... İstanbuldan saygı ve selamlar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 16.09.2011 10:20
Kimse merak etmez mi ?
Değerli Sürur bayciğim, savunma sanayisi alanında Yozgat’ta üretim yapılması ile ilgili makaleniz beni yine yüreğimden yaraladı.Bu Yozgatlı hemşerilerimiz sizin daha önceki bir yazınızda da dile getirdiğiniz incir çekirdeğini doldurmayan dedikodulardan kendilerini kurtarsalar da Yozgat'ta istihdam sağlayacak,Yozgat ekonomisine katkı sağlayacak projelerin peşine düşseler.Biz yine bayramda Yozgat'ta idik.Her gidişimizde olduğu gibi bir heyecanla gidip hüsranla ve içimiz buruk bir şekilde ayrılıyoruz.Hadi Yozgat sivil toplum örgütlerini ve Yozgat ahalisini değişik tanımlarımız dışında tutsak,yani onları bir kenara koysak.Yozgat dışında yaşayan ve çok zengin olan hemşerilerimiz var.Bunlar aynı zamanda gerek şahısları gerek firmaları olarak Türkiyenin sayılı zenginleri arasındalar.Bu pozisyona gelmeleri için elbette belli eğitimleri,bilgileri,görgüleri,beceleri,çevreleri
olmuştur.Bu kazanımlarını biraz da Yozgat'ın gelişmesi için kullansalar diyorum.Yozgat aslında gerek ticaret yollarının ortasında olması gerekse Kırıkkale gibi stratejik bir mevkide olması hasebiyle savunma sanayii için en uygun yer.Ak Parti’nin yeni milletvekili Dr.Ertuğrul Soysal şöyle buyurmuştu "Bu dönem Yozgat olarak, çok daha şanslıyız. Meclis Başkanımız Sayın Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcımız Sayın Bekir Bozdağ ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanımız Sayın Taner Yıldız, Yozgatlı…Yozgat’ı seven bir Başbakanımız var. Bu dönemi Yozgat için tarihi bir fırsat olarak görüyoruz"Bende bütün Yozgatlı hemşerilerim gibi görmek istiyorum Yozgat hiç olmazsa bu dönem gerçekten şanslımı? Hakikaten EZBER BOZAN yazılarınız için teşekkürlerimi arzediyorum İstanbuldan Saygı ve selamlar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.09.2011 13:02
Kimse merak etmez mi ?
..........
..........
Maaş(şeker) bile alamıdık

Bayram bizim değil dostlar,
Bayram bizim neyimize,Belediyemizin mali olanaklarının yetersizliği nedeniyle 24 aylık maaşımızı bile alamadık,binlerce KM uzaklıkta ki somaliye uzanan devlet eli)Elbetteki hipimizin gönlü somalili kardeşlerimizledir,Allah böyle yaşamı hiç bir cünlıya yaşatmasın) esenli belediyesine ulaşmıyor mu acaba ?
Remzi ATAMAN -- 30.08.2011 13:22
Bu feryâdı duymak lâzım
Değerli gazeteci kardeşim Sürur bey,gazetenizde biz belediye çalışanlarının sorunlarını (yetkililer çözüm getirmeselerde) dile getirdiğiniz için belediyemiz çalışanları adına özellikle teşekkür ediyorum.Kaleminize yüreğinize sağlık.
Şahsınızda tüm gazeteniz ve basın emekçilerinin,Yozgat'lı,Esenli'li kardeşlerimizin islam aleminin Ramazan bayramını şimdiden kutluyor,herkese bahar tadında yaşam diliyorum.
Remzi ATAMAN -- 27.08.2011 13:15
Bu feryâdı duymak lâzım
Bu da gelir bu da geçer,ama öyle geçiyor.Düşünmek bile insanı kahrediyor.somali'ye uzanan devlet eli ki (elbette uzanması gerekiyor,gönlümüz onlarladır,Allah böyle duurumları insanlık tarihinde birdaha göstermesin )bize niye uzatılmıyor ve Anayurdumuzda garip,perişanız merak ediyorum.Gençliğimizi,emeğimizi,herşeyimizi verdiğimiz Devletimiz biz çalışanlarına hakettikleri maaşlarımızı vermiyor."Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir"felsefesine inanan bir toplum olmamız nedeniyle Anayasa7mıza dahi Sosyal Devlet ilkesini koymuştur.O sosyal liği görmek istiyoruz.
Belediyemizin mali olanakları maaşlarımızı ödemeye yeterli değil,acilen maaşlarımızın ödenmesi için belediyemize mali yardım yapılmasını tüm yetkililerimizden özellikle arz ediyorum.
Bizlerinde bayram da bile olsa gülmeye hakkımız yok mu? Tüm yetkililere sesleniyorum;değil 24 ay bir ay dahi maaş alamasanız ne yaparsınız?Lütfen söyleyin bizde onu yapalım.Sorunumuzu bu sütunda olsun dile getirme fırsatı verenlere teşekkür ediyor,mübarek kandilinizi ve Bayramınızı şimdiden kutluyorum.NE DEYİM !!!!!!!
Remzi ATAMAN -- 26.08.2011 14:37
Bu feryâdı duymak lâzım
Değerli kardeşim Sürur bey,öncelikle toplumun sorunlarına yazılarınızla katkıda bulunduğunuz için teşekkür ediyorum.Bizler Esenli belediyesi çalışanları olarak sorunlarımızı iletmediğimiz yer kalmadı.sorunlarımıza çare yerine (ısrarla belediyemizin mali olanaklarının yetersizliği nedeniyle maaş alamayışımızı belirtmemize rağmen)belediyemize yazılar gönderilip neden maaş verilmediği sorulmakta ve evrak dolaşımından başka bir iş yapılmamaktadır.Sizi kutluyorum.sorunumuzu bu platforma dile getirdiğiniz için teşekkür ediyor,çalışmalarınızda başarılar,size,sevdiklerinize ve tüm sevenlerinize bahar tadında yaşam diliyorum.
NOT:Biz maaş almayarak parasızlığa ve sorunumuzun çözümsüzlüğünre alıştık.sorunumuz çözülürse konuşacak birşeyimiz kalmaz(!) öyleca kalmasında fayda olsa gerek(!)
Remzi ATAMAN -- 22.08.2011 13:30
Yozgat kaçıncı şehir olacak?
Sayın Sürur ÖZTÜRK, Sekizinci Şehir'de yazıldı.Hem de üç çiltlik bir eser olarak. İlk üç çildi piyasada pek bulunmuyor. Şehrinizin il Halk Kütüphanesinde görebilirsiniz. Saygılarımla...Zekeriyya BİCAN
Adınız ve Soyadınız -- 07.08.2011 13:53
Bu ısrarın gerçek sebebi nedir?
Sürur bey yazınızı ben yıllık izinde olduğum için biraz evvel okuyabildim.
Belediye komisyonunda dün oylanan isteğimiz yoğunluk artışı nedeniyle reddedildi.size gazetelerede manşet olan belediyeye başvuru yazımızı aynen gönderiyorum.2-2.5 senedir bu işle ben uğraştığım için bu konunun muattabı direk benim.Sizin duyarlılığınız için bu yazıyı bilmeniz ve yorumlamanız benim için önemli.Artık geçici maddeden yararlanamadığımız için sorun bidaha açılmamak üzere çözülmüştür.Üzgünüm yozgat kaybetti,üzgünüm yine yozgatlı yürürkek kendi ayağına bastı.Ama sevinçliyim çünkü benim uğraşlarım en azından yozgata olmasada olmayan bir yere bu merkezi kazandırıyor.Saygılarımı sunarım
Op.Dr Erdal Cahit Topcu Şifa hastanesi yönetim kurulu üyesi

Sayın başbakanımızın;
Bir kişiye bile istihtam sağlanacaksa önünü aşar ve yanında olurum lafını hatırlatırız.
Dünkü çıkan yazınız bizim 2,5 yıldır uğraştığımız ve sağlık bakanlığından son çıkan geçici madde hükümlerinden yararlanarak ön izin (Şartlar uygun hale getirilirse açmaya izin) alıp belediyemize onay için verdiğimiz planla örtüşmektedir. Öncelikle bu yaraya parmak bastığınız için Yozgat Halkı adına teşekkür ederiz.
Ateş düştüğü yeri yakar biliriz ama ateşin her zaman yaktığını bilmemize rağmen yanmadan tedbir almayı düşünmeyiz.
Biz Şifa hastanesi olarak üstümüze düşen kamu görevini yerine getirmek amaçlı 2,5 yıldır sağlık bakanlığımıza bu olayın Yozgat için çok önemli olduğunu anlattık. Bu uğraşlarımız sonucu komşu Çorum,Kırşehir gibi bizden daha gelişmiş olduğu söylenen illerin lokomotifi olarak seçilip kalp hastanesi için ön olayı aldık.Normalde biz dahil bu bölgedeki hiçbir il planlamada bu yatırım için öngörülmemişti.Yaklaşık 12 milyon lira yatırımı gerektiren bu işe elimizi değil boynumuzu koyduk.
Sağlık Bakanlığından ön onayı hukukçularımızın temmuz ayında yürürlükten kalkacak geçici maddeye dayandırarak almamıza rağmen belediyemizin imar için onay vermesi aşamasında takılıp kaldık
Kamu yararına iş yapmak kamu kuruluşu olmayı gerektirmediğini anlatmak 1 ayımızı aldı ve bu süreç belediyemiz tarafından uzatılırsa Yozgat olarak bu hakkımızı süre dolduğu için ne yazık kabedeceğiz. Kaybeden Şifa olarak biz değil ateşin düştüğü ve düşeceği Yozgat halkı olacaktır.
İdare hukukuna göre bütün idari işlemlerin nihai amacı kamu yararıdır. Bu açıdan bakıldığında kamu yararı çok geniş kavramdır. İmar planlarının da nihai amacı kamu yararıdır.
İmar planı gerekirse çevresiyle birlikte düzenlenmeli kamuya yararlı bu tesisin yozgata kazandırılması gerekmektedir.
Yozgat halkı, sivil toplum örgütleri, halkın vekilleri artık bize Yozgat için destek vermeli.Bu konu için gerekli girişimleri gerekirse bizden önce yapmalı ve takipçisi olmalıdır.
Bizim Belediyemize başvuru yazımız aşağıdadır.

Belediye Başkanlığına
YOZGAT

Özel Yozgat Şifa Hastanesi olarak; Yozgat ve çevre il’lerde olmayan bir ilke Yozgat adına imza atmak üzereyiz.
Kasım 2006 yılından beri Yozgat’ta ilk ve tek özel hastane olarak hizmet vermekteyiz.
Yozgat’ın mevcut sıkıntılarından en önemlisi olan iş istihdamı fazlasıyla memleketimize sıkıntı vermektedir. Her geçen gün personel sayısını artırmaktayız.Mevcut kadrolarımızı artırma ve genişletme başvurularımız devam etmekte olup Yozgat ve çevre illeri en büyük eksiği olan KVC(Kalp damar cerrahisi-Anjiyo,balon patlatmak-By-pass ameliyatı,-stent takmak) kadromuza eklenmesi için Sağlık Bakanlığı ile ön anlaşmaya varılmıştır.
Yozgat il,ilçe ve çevre illerde hiçbir kamu ve özel sektörde KVC ünitesi bulunmamaktadır. Acil kalp krizi veya kalp problemlerinin çözümünde ilk 30 dakika içinde damar içine verilen özel solüsyonlar, stent uygulaması veya cerrahi müdahale uygulanması hayatı kurtarmak için önemlidir. Oysa memleketimize en yakın merkez 2 saat uzaklıkta olan Kayseridir (oda merkez hasta için uyarılırsa hazırlıklar ile birlikte 3 saati bulmaktadır) ve hastaların çoğu ya yetişememektedir veya kalıcı felç gibi şikayetleri ömrü boyunca çekmektedir. Bu eksiği kapamamız hem memleketimiz hem komşu iller için konu insan ise zorunludur.
Sadece kalp krizleri değil birçok alanda da bu merkezin yararını Yozgat ve çevre iller yaşayacaktır. Bunlara örnek vermek gerekirse;-Diyalize alınacak bir hastanın damar cerrahisi ile diyaliz için zorunlu şant operasyonunun uygulanması,-Varis ameliyatları,-kalp çarpıntısı olan kişilerin damar yolundan kalbine girilip uyarı kaynağını yakılması,-trafik kazlarında durmayan kanamalarda acil müdahale imkanı gibi….
Multidisipliner olarak tariflenen(yani birçok branşın birlikte müdahale ettiği) kalp ve damar Cerrahisi yapılması için tüm branşların olduğu bir yerde hizmet vermesi Sağlık Bakanlığınca zorunluluk olarak bize bildirilmiştir. Mevcut bina,yatak ve ameliyathane boyutlarıyla bu işi yapmamızın mümkün olmadığını yapabilmek için yatak sayımızı yoğun bakımlar dahil 55’den 96’ya,mevcut olan ameliyathanelerin boyutlarının artırılıp en az 45 m2 olan iki ameliyathane ve yarı steril alanda olması gereken anjiyografi odası ve yoğun bakımların eklenmesi gerekmektedir.Bakanlık görüşlerine göre düzenlenen ek bina projemiz yine bakanlığımızca kabul görmüş ve belediyemizin onayından sonra hızla bu yatırımı yapmamıza izin verilmiştir.
Bu işin memleketimiz için ayrı bir önemi de 260 kişinin çalışıp belki 1000 kişinin ekmek yediği hastanemize, en az 260 kişi eklenip bir 1000 kişinin daha eklenmesini sağlayarak Yozgat ekonomisine katkısıdır.
Bir özel kuruluş olarak birçok kamu kurumundan daha fazla hizmet verdiğimizi ve vermeye çalıştığımızı lütfen görünüz. Lütfen Yozgat’ımızın diğer memleketlerde hastane doktor ve de iş-aş aramasına el birliği ile engel olalım.

Yozgat halkı, sivil toplum örgütleri ve halkın vekillerine gereğinin yapılmasını arz ederiz.

ŞİFA HASTANESİ YÖNETİM KURULU
Adınız ve Soyadınız -- 05.08.2011 12:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
5
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00