BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.11.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
228
Dün
:
4633
Toplam
:
14856233
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Oynamayı bilmeyen Belediye, “yerim dar” dermiş
surur-ozturk@hotmail.com
Bir şehrin belediyesi, o şehre itibar kazandıracak olan Yozgat Basın Müzesi’nin kurulup hizmete açılmasını neden engeller? Üstelik önceki ve yine AK Partili olan yönetim döneminde “Yozgat Belediyesi Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi” açılmasına dair Belediye Meclisi kararı alınmış olmasına rağmen?
Yozgat Gazeteciler Cemiyeti’nden öğrendiğimize göre, halihazırda Türkiye genelinde 6 tane basın müzesi bulunuyor. Eğer Yozgat Belediye Başkanı Sayın Kâzım Arslan, önce söz verip sonra tuhaf bir şekilde vazgeçerek –kaşla göz arasında- bu projeye engel olmasaydı, yedincisi Yozgat’ta kurulmuş olacaktı. Neden “kaşla göz arasında” deyimini kullandığımı, aşağıda özetleyeceğim; ama önce şu hususu kaydetmek isterim:
Basın-yayın faaliyetleri, bir şehrin entelektüel faaliyetleridir. Gazeteler, “söz uçar, yazı kalır” gerçeğine uygun bir şekilde, bir anlamda şehrin günlüğünü tutar; ekonomik, siyasî, sosyal ve kültürel açıdan tarihini kaydederler. 100 yıl, 200 yıl sonra da olsa, bu gazetelerin arşivlerine girdiğinizde, şehrin geçirdiği evreleri, yaşadığı belli başlı olayları, kamu kurumlarının faaliyetlerini, icraatlarını, yaşanan ekonomik, sisyasî, sosyal ve kültürel değişimleri bulabilirsiniz. Kimler, hangi konuda ne düşünüyormuş, neler yazmışlar, neler söylemişler, hepsi, gazetelerin sayfalarının arasında kayıt altına alınmıştır.

Bu gün biz basın mensupları, Yozgat’ın geçmişine, gündelik hayatına dair dişe dokunur bilgilere ulaşmakta zorluk çekiyorsak, bunun sebebi, yaşananların kayıt altına alınmayışından yahut alınanlara da sahip çıkılmayışındandır.

Türkiye’de Türk kültürüne büyük çapta hizmet etmiş olan meselâ merhum Ordinaryus Prof. Dr. Süheyl Ünver gibi bilim ve kültür adamlarından hangisinin eserlerine müracaat etseniz, hep aynı yakınmalarla karşılaşırsınız: Sözlü kültürle yetinilip, yazılı kültürün ihmal edilmiş olması; pek çok bilginin, kayıt altına alınmayışı sebebiyle yok olup gitmesi…

Yozgat’ta ömrünü gazeteciliğe ve dolayısıyla Yozgat’ın meselelerine vakfetmiş olan bir isim olarak Osman Hakan Kiracı, bu korkunç boşluğun önemine vakıf ender insanlardan birisi olarak, Yozgat basın tarihini kayıt altına almak istiyor. Yozgat Gazeteciler Cemiyeti’ne başkanlık eden bir gazeteci olmanın kendisine yüklediği en büyük sorumluluğun gereği olarak, Yozgat Basın Müzesi kurmak için kolları sıvıyor. Düşüncesini projelendiriyor. Projesini, 2014 yılının başında, önceki Belediye Başkanı Yusuf Başer’e takdim ediyor.
Tevazu gösteriyor ve kurulması planlanan Basın Müzesi’ne kendi ismini de vermiyor. Müzenin ismi, “Yozgat Belediyesi Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi” olarak kararlaştırılıyor. Müzenin bu şekildeki ismi, 2 kurumu ebedîleştiriyor: Birisi Yozgat Belediyesi, diğeri de Yozgat Gazeteciler Cemiyeti… Görüldüğü üzere, müzenin tabelasında Osman Bey’in ismi yok. Yani maksadı kendi reklâmını yapmak değil, Yozgat’a itibar kazandıracak kalıcı bir kurumu, Yozgat’ın entelektüel tarihine hediye etmek…

Önceki başkan Sayın Yusuf Başer, projeyi çok beğeniyor. Adı ulusal basın camiası tarafından yüksek seviyede tanınan Yozgatlı gazeteci Taha Akyol’un ailesinin belediye tarafından kamulaştırılan konağı, Basın Müzesi için seçiliyor.

Bu tercih, gazeteci Taha Akyol’u da ziyadesiyle mutlu ediyor ve memnuniyetini şöyle ifade ediyor:
“Gerek Yozgatlı meslektaşlarımın ve gerekse Belediyemizin Yozgat Basın Müzesi olarak evimizi seçmesi, beni çok duygulandırdı. Sizin, Belediyemizin ve meslektaşlarımın vefasına müteşekkirim. Müzenin oluşumuna emek verecek herkesi kutluyorum.”

Yozgat Belediye Meclisi de, bu isabetli projeyi, oy birliği ile onaylıyor. “Yozgat Belediyesi Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi” için bir protokol imzalanıyor.

Bu gelişme, Yozgat basın camiasında heyecanla karşılanıyor. İmza törenine ilçelerdeki basın mensupları bile katılıyorlar. Bu güzel ânı ebedîleştirmek niyetiyle, belediye binasının önünde ve müze haline getirilmesi planlanan tarihî konağın önünde, hep birlikte hatıra fotoğrafı çekiliyor.

Bu protokole göre Yozgat Belediyesi, ORAN, SODES ve Kültür Bakanlığı’nın fonlarından sağlayacağı katkılarla, Basın Müzesi haline getirilecek olan tarihî konağı restore ettirecekti. Yozgat Gazeteciler Cemiyeti ise müzede sergilenecek olan malzemeleri temin edecekti. Neydi bu malzemeler? Yozgat’ta eskiden kullanılmış olan matbaa makineleri, diğer basım araç ve gereçleri; daktilo, fotoğraf makinesi, kamera gibi eski meslekî malzemeler, Yozgat basınına dair belgeler, gazete koleksiyonları ve çeşitli nostaljik basın objeleri... Dahası, 1860 yılında Şinasi ile birlikte Tercümân-ı Ahvâl gazetesini çıkarmış olan Osmanlı dönemi Yozgatlı devlet adamı Âgâh Efendi başta olmak üzere, dünden bu güne Yozgatlı gazetecilerin fotoğraflı biyografileri…

Harika değil mi? Müzeyi ziyaret eden herkes, Yozgat’ın basın tarihi hakkında yeterince bilgi ve kanaat sahibi olmasını sağlayacak bir müze…

Sonra, Mahallî İdareler Genel Seçimi’nde Belediye Başkanlığını Kâzım Arslan kazanıyor. Yeni Başkan Kâzım Arslan, seçimi kazandıktan sonra Basın Müzesi konusunda 28 Temmuz 2014 tarihinde “Yozgat” gazetesine şu beyanatta bulunuyor:

“Basın Müzesi’nin restore, röleve, restütisyon ve çevre düzenleme projelerini hazırlattırıyorum. Yozgat Basın Müzesi, benim önemsediğim ve üzerinde durduğum bir projedir.”

Buraya kadar her şey umut verici bir şekilde gelişiyor. Ne var ki, aradan yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra Başkan Arslan, 4 Haziran 2015 tarihinde Belediye Meclisi’ne şöyle bir teklifte bulunuyor:

“Köseoğlu Mahallesi’ndeki belediyeye ait Taha Akyol konağına, Kayyumzade Konağı ile bitişik olduğu için ‘Yozgat Belediyesi Kayyumzade Konağı’ isminin verilmesini teklif ediyorum.”

Yozgat Gazeteciler Cemiyeti, bu isim değişikliğinin, Basın Müzesi projesini “kaşla göz arasında” iptal ettirme niyeti olduğunu fark ediyor. Cemiyet Başkanı Osman Hakan Kiracı’ya göre, “Basın Müzesi’nden hiç bahsedilmeden yapılan bu isim değişikliği ile bir bakıma Belediye Meclisi Üyeleri “uyutulmuş” oluyor…

Kayyumzade Konağı, 1 Nisan’da hizmete açılıyor; ancak bu konakta bu güne kadar hiçbir etkinlik düzenlenmiyor. Anlayacağınız, olan Yozgat Basın Müzesi’ne oluyor… Yozgat, sessiz sedasız, bir kere daha kaybediyor…

Yozgat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Hakan Kiracı, Başkan Arslan’ın projeden vazgeçmesinin asıl sebebinin, projeyi önceki başkan Yusuf Başer’in projesi olarak görmesi. Bu sebeple de şu tespitte bulunuyor: “Dr. Kâzım Arslan, selefinin görevden ayrılırken kendisine bıraktığı 9 projenin 3’ünü ötelerken, 6’sını da bertaraf etmişti. Yozgat Basın Müzesi de Sayın Başer’in Sayın Arslan’a bıraktığı 9 projenin arasında yer alıyordu…”

Yozgat Belediye Başkanı Sayın Kâzım Arslan, projenin iptal edilişine gerekçe olarak, Basın Müzesi haline getirilmek istenen konağın dar oluşunu öne sürüyor. Eğer gerçek sebep bu ise, bu gerekçe neden proje ilerlerken dile getirilmedi? Ayrıca neden başka bir mekân aranmadı; bu konuda Cemiyet’le fikir alışverişi yapılmadı?

Bu durumda bizler, “Oynamayı bilmeyen belediye, ‘yerim dar’ dermiş” diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz…

Çok ama çok acı bir durum. Yozgat’a kalıcı eserler bırakmak isteyenlerin emekleri, şahsî ve tutarsız sebeplerle böyle ziyan edilir, projeleri bu şekilde engellenirse, ileride Yozgat’a hizmet edecek bir Allah’ın kulu bulunabilir mi?..

AK Partili bir belediye döneminde başlatılan bir proje, sonraki AK Partili Belediye tarafından devam ettirilse ve her iki başkanın katılacağı bir törenle hayata geçirilmiş olsaydı, bu güzel tablo, Başkan Arslan’a puan mı kaybettirirdi, yoksa puan mı kazandırırdı? Hiç şüphesiz, puan kazandırırdı. Yersiz ve tutarsız bir takıntı sebebiyle, hem Yozgat Belediyesi kaybetti, hem Yozgat basın camiası, hem de Yozgat’ın tamamı…

Yozgat Basın Müzesi, öyle ya da böyle, er ya da geç, mutlaka açılmalıdır. O gün, Yozgat basın camiasının unutulmaz bir bayram günü olacaktır… O bayramı yaşamak umuduyla, Ramazan Bayramınızı tebrik ediyor, sevdiklerinizle birlikte mutlu günler geçirmenizi temenni ediyorum…

13.06.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Üniversite bir şehri nasıl kalkındırır?
ben ilk defa üniversitenin bulunduğu kente katkılarını bu kadar mantıklı anlatabilen birine rastladım.kutlarım sizi.yazdıklarınız anlaşabildiğinde üniversitenin önemi daha rahat anlaşılacaktır.
ezgi -- 09.11.2009 21:06
Ara formül
dediğiniz gibi,yozgat tarımla kalkınır.eğer bu model hayata geçirilmezse yozgat köyleri 10-15 seneye kadar boşalır ve hızlı göçü önlemek imkansızlaşır.yozgat bu kurtuluş modeline hemen sahip çıkmalı,aksi halde durum vahim olur bence...
çınar -- 08.11.2009 14:36
Ara formül
sürur bey,yazılarınızı dikkatle okuyorum ve çok yararlanıyorum.tesbitleriniz,teşhisleriniz ve teklifleriniz çok isabetli.yozgatın sorumluları da bizim gibi yazılarınızrdan istifade etmelidir diye düşünüyoum.hürmetler
gülten -- 08.11.2009 08:59
Ara formül
size aynen katılıyorum.vali çiçek,yozgat için büyük bir şanstır.kıymeti biline...
mehmet ali -- 02.11.2009 21:11
Tarım mı sanayi mi?
bence bu yazıyı önce tarım müdürlüğü ve yozgatdaki ziraat odaları okumalı.yozgadın kalkınması için tek çare tarım modelidir.kaleminize sağlık.
Ramiz -- 01.11.2009 09:01
Tarım mı sanayi mi?
yozgat 86 yılda tarımı kalkınma modeli yapıp kalkınmadı,sanayileşemedi de bu saatten sonra tarımla mı kalkınacak?yozgatın köylerinde göçler yüzünden adam kalmadı.tarım kesiminde doğudan gelen elemanlar çalışıyor,hemşerilerimiz kahvede okey oynuyor,tarımla kalkınacağımız doğru ama velakin bukafayla mı.fikrinize katılıyorum,lakin bu işler yozgatta kolay değil.selam
ömer -- 27.10.2009 21:21
Tarım mı sanayi mi?
yozgat üzerine ahkam kesenler,bu yazıyı dikkatle okusunlar.yozgat kalkınma reçetesini en doğru tesbitle anlatmışsınız.yozgat sanayileşme trenini kaçırmıştır.tarım ve hayancılık kurtuluş reçetesidir.başka da çaresi yoktur.Bunun üzerine kafa yoran kaç kişi var yozgatta,kaç dernek başkanı var? yok..yazdığınız gibi sadece biri var o da tokatlı amir çiçek..yozgatlıyı tokatlı bürokrat kurtarmaya çalışıyor..sagolsun..ama yozgatlı ne yapıyor ? kendi için çalışıyo..inşaallah gün olur memleketi için de çalışır belki..
kemal -- 26.10.2009 23:51
Üniversite ile cami
yozgatta müftü ile rektörün yanyana gelmesi söylediğiniz gibi tarihi bir olaydır.Bunu görmek,bunun anlamanını anlatmak da bilinçli bir gazetecilik gözlemidir.tebrik ve teşekkürlerimle,selamlar...
selami -- 25.10.2009 23:08
Üniversite ile cami
evet,üniversite için camide para toplanmayışı aşağılanmamalı,müftülük üniversiteyle hastane konusunda işbirlği yapmışsa bu çok önemsenmeliydi.üniversite müftülük işbirliği hakketen üzerinde durulacak bir mesele..olayı çok iyi yakalamışssınız.ayrıca yozgatlı zenginlerin neden üniversiteye yardım etmediği hususu da araştırılıp irdelenmeli.
sayın yazara bize ışık veren yorumlarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyorum.başarı dileklerimle..
Nigar -- 25.10.2009 10:50
Üniversite ile cami
Ne kadar haklısınız..Yozgatın en öncelikli ihtiyacı para değil zihniyet değişikliğidir.Bu çerçevelettirip asılacak söz.Bu sözden sonra fazlayoruma gerek görmüyorum.hep böyle sağduyulu kalın.hürmetler.
adalet -- 24.10.2009 09:52
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
18
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00