BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.09.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
180
Dün
:
4716
Toplam
:
17145718
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Çarşıdan, pazardan...
surur-ozturk@hotmail.com
Çarşılar ve pazarlar, farklı sebeplerle de olsa, özellikle son 10 yıldır sürekli gündemimizde… Bazen kısaca “AVM” diye tabir edilen alışveriş merkezleri konulu tartışmalardan dolayı; bazen tarihî yapıların zarar görmesinden, yok edilmesinden ya da hatalı restorasyon çalışmalarından dolayı… Yaşamakta olduğumuz son ekonomik kriz de, fiyat artışları ve yükselen enflasyon sebebiyle çarşıları ve pazarları gündemimizde tutmaya devam ediyor…
Ben bu yazıda, Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Özger’in “Osmanlıdan Cumhuriyete Yozgat Yöresinde Kurulan Haftalık Pazarlar ve Panayırlar” başlıklı makalesinden iktibaslarla, sizi geçmişin ilk pazarlarına, çarşılarına götüreceğim. Kısa süreli bir gezinti olacak bu…
“Pazar” kelimesinin Farsça “bazar” kelimesinden dilimize geçtiğini hatırlatan Özger, öncelikle pazarın mahallî seviyede ve küçük alışverişleri ihtiva ettiğini kaydediyor. Türkçeye Grekçe’den geçmiş olan panayırın ise ya bölgesel, ya ulusal yahut da uluslararası alana hitap eden büyük pazarlar olduğunu belirterek bir tanımlama yapıyor.
Özger’in verdiği bilgiye göre Osmanlı coğrafyasında panayırlar, devletin izniyle açılıyormuş. Yozgat merkezde ilk haftalık pazar ise, Çapanoğlu Süleyman Bey’in teşebbüsüyle 1793’te pazartesi günlerinde kurulmuş. Pazar, iltizam sistemiyle genellikle Bozok Sancak beyleri tarafından işletilmiş. Sonraki dönemde Akdağmadeni, Budaközü ve Boğazlıyan’da da haftalık pazarlar açılmış. Bunun dışında Yozgat yöresinde geniş ticarî hacimli panayır da kurulmuş.
Prof. Özger, Panayırla ilgili eldeki mevcut en eski vesikanın, şimdilik 1855 tarihli olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
“Panayırda çoğunlukla hayvan alım satımı yapılmakla beraber, el işi ve sanat ürünleri de satılmıştır. Salnamelere göre panayıra genelde yakın şehirlerden katılım olmuştur. Ancak bazen Maraş, Halep ve Şam gibi uzak yerlerden de buraya iyi cins atlar getirilmiştir. Panayırın güvenliğini sağlamak için idareciler yoğun çaba harcamışlardır.”
Özger’in verdiği bilgiye göre sığır vebası, kuraklık ve bazı asayiş meseleleri, panayırı olumsuz etkilemiş.
Yozgat’ın içinde bulunduğu Bozok Sancağı’nda muhtelif dönemlerde çeşitli mahallî pazarlarla birlikte iki ayrı panayır kurulmuş. Bunlardan ilki, kayıtlarda “Bozok Pazarı” olarak geçiyor. Bu pazarla ilgili en eski belge, 9 Nisan 1585 tarihli bir mühimme kaydı. Rum Beylerbeyilerine ve yeni il haslarının toprağında bulunan kadılara hüküm şeklindeki söz konusu vesika, yeri tam olarak tespit edilemeyen “Furun Tepe” ya da “Kurun Tepe” adlı mevkide inşa edilmiş bulunan mescidi tahrip edenlerin yakalanarak İstanbul’a gönderilmesiyle ilgili. Bahsi geçen mevki ise “Bozok Pazarı’nın yakınında” olarak tarif ediliyor.
Bu mühimme kaydı, bölgede Bozok pazarı adıyla 16. yüzyılın sonlarında bir pazar
kurulduğunu gösteriyor. Burasının günümüz Yozgat merkezi olma ihtimali ise oldukça
düşük; çünkü “Yozgat” adı ilk defa 1575-1576 tahrirlerinde Baltı Nahiyesi’ne bağlı bir karye olarak geçiyor. Yozgat’ın gelişmesi daha geç dönemlerde Çapanoğulları ile birlikte başlamış.
Haftalık Pazar nasıl kurulmuş?
Prof. Dr. Yunus Özger’in naklettiğine göre, Yozgat merkezinde haftalık pazar kurulması fikri ve teşebbüsü ilk olarak Cabbarzade [Çapanoğlu] Süleyman Bey tarafından 22 Şubat 1793 tarihinde gündeme getirilmiş.
Süleyman Bey, İstanbul’daki işlerini icra eden kethüdasına gönderdiği kaimede,
kadimden beri karargâhları olduğunu söylediği Yozgat’ta herhangi bir pazar
bulunmadığından, kasabanın fukara ahalisinin ihtiyaç duyduğu malzemeleri temin
edemediğini dile getirmiş. Halkın bu ihtiyaçlarını karşılamak için yaz kış demeden, zamanlı zamansız komşu belde ve kasabalara gitmekten başka çaresi olmadığını belirtmiş.
Süleyman Bey, ahalinin bu haliyle kemâl mertebe zahmet ve meşakkate düştüklerini
Söyleyerek, kethüdasından meselenin uygun bir zaman ve zeminde ve
uygun bir dille Reisülküttap Efendi’ye iletilmesini ve bunun için gerekirse miri hazineye otuz kırık kuruş ödeme yapmasını istemiş. Ardından meselenin mutlaka halledilmesi gerektiğini sıkıca tembihlemiş.
Cabbarzade’ye göre halkın sıkıntılarını giderecek çözüm, Yozgat merkezde haftada bir gün pazartesi günleri pazar kurulmasının sağlanmasıdır. Süleyman Bey,
kaimenin alt kısmına düştüğü notta “…benim mürüvvetli sultanım, bu pazar maddesinde kâr u kisb dâiyyesinde değiliz, mutlak ahâlinin du‘âsını celbe sa‘ydır tanzîmine himmetleri me’mûldur…” ifadelerini kullanmış…
Yani Çapanoğlu, Pazar işini herhangi bir para kazanma düşüncesiyle gündeme getirmediğini, aksine halkın çektiği ıstırabın son bulması için uğraştığını beyan etmiş ve bunun yapılması halinde ahalinin hayır duasının alınacağını söylemiş. Ayrıca Yozgat’ta herhangi bir pazar olmadığından söz etmesi, izni istenilen hafta pazarının Yozgat’ın ilk pazarı olduğunu gösteriyor…
Yozgat tarihinde çarşı Pazar konusuna ilgi duyanlar, daha ayrıntılı bilgi için söz konusu makaleye müracaat edebilirler…
Hürmet ve muhabbetle…

31.12.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
O kepçenin hesabı soruldu mu?
Sayın Surur Bey,evet yalnız Yozgat'ta değil İstanbul,Ankara,İzmir,tüm yurtta sivil toplum örgütleri derin bir suskunluk ve hatta sizinde buyurduğunuz gibi uyku halindeler.Yaşanan olumsuzluklara karşı bırakın bir eylemle tepki göstermeyi olayı kınayan bir demeç bile vermeye üşenir hale geldiler veya getirildiler.Buna bir de bizlere öğretilen tevekkül ile yaşama felsefesini eklersek ortaya çıkan manzara bu oluyor maalesef.İstanbuldan saygılarımı sunuyorum.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 12.10.2010 23:06
CHP Yozgat’ta fırsatı kaçırdı
Sayın Sürur bey,"Ben, AK Parti Hükümeti’nin genel politikalarının pek çoğunu isabetli buluyorum, destekliyorum" buyurmuşsunuz.Dış politikasınımı,ekonomik politikasınımı,adalet politikasınımı,sosyal güvenlik politikasınımı kalem kalem yazsanızda bizde farkında olmadıklarımızı öğrensek.Saygılarımla
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.08.2010 13:28
Yerel basın, resmî ilânlar kesilince güçlenir
Yazınızda diyorsunuz ki;
Kimsede kabahat aramayalım,yozgatın gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki en büyük engel yozgatlıların bizzat kendileridir.
Çok doğru ama eksik söz.
Bende derim ki,yozgatın gelişmesinin önündeki en önemli engeler arasında kentin gündemini takip edemeyen yozgat basını ile olmayan sivil toplum örgütleri bulunmaktadır.selam..
kamil -- 07.08.2010 23:19
Yerel basın, resmî ilânlar kesilince güçlenir

Köşenizi devamlı takip eden zevkle okuyan bir yozgat'lı olarak gündeme getirdiğiniz konuları çok gerçekçi buluyorum ayağı yere basan yorumlar,yazılar ve haberler olarak değerlendiriyorum.Yozgat'ta yerel basın (Varsa eğer) konulu yazınızı çok beğendim.Acizane Bir iki satırda ben yazayım dedim.Yozgat'ta yerel basın; habercilik adına sahaya inmediği, haberi yerinde ve kaynağından alıp yayınlamadığı,haberi haber olsun diye yayınlamaktan vazgeçmediği,halkın gerçek nabzını tutmadığı,halkın sorunlarını yetirince duyuramadığı,Yozgat ilçe kasaba ve köylerinin sorunlarını araştırarak yayınlamadığı,Yozgat'ın gelişmesi adına yapılması gerekenleri yapmadığı (nebileyim aklıma bunlar geldi daha çoğaltabiliriz)sürece Yozgat'ta yerel basından söz etmek pek mümkün değil diye düşünüyor saygılarımı sunuyorum.
ömer -- 06.08.2010 18:18
Yerel basın, resmî ilânlar kesilince güçlenir
avrupa uyum yasaları çerçevesinde resmi ilanlar kaldırılacak.o zaman yerel basında gazete sayısı azalır ama gazetelerin kalitesi artar diye düşünüyorum.saygılarımla
senem -- 06.08.2010 12:13
Yerel basın, resmî ilânlar kesilince güçlenir
eğer resmi ilanlar kesilirse yozgatta günlük gazete mazete kalmaz.bunlar yayınlanmaya devam etse alacakları 100-150 abone parasıyla yaşayamazlar. o zaman yozgata birileri gelir,adam gibi gazete çıkarır, o zaman yozgfatta resmi ilan için değil gazete çıkarmak için gazete çıkaranların gazetesi ayakta kalır.çok önemli bir hususa değindiğiniz için sizi kutlarım.saygılarımla.
mükerrem -- 05.08.2010 09:35
Yerel basın, resmî ilânlar kesilince güçlenir
süper hem de süper bi yazı..Bu yazıyı yozgattaki bütün mahalli gazeteciler bir değil,defalarca okumalı..kamuoyu da dikkatle okumalı ve mahalli gastecileri tanımalı..çok teşekkürler sürur bey...
fatihhan -- 04.08.2010 23:02
Gurbetçilerin 400 bin Lirası çöpe mi gidecek?
BU DEVLETE YAZIKLAR OLSUN
misafir -- 02.07.2010 15:04
Türkiye’nin liderliğini artık hiç kimse engelleyemez
size aynen katılıyorum,türkiyenin önü açık,eğer akıllı yönetim devam ederse türkiyeyi hiç bir ülke tutamayacaktır.
kaya -- 14.06.2010 08:37
Türkiye’nin liderliğini artık hiç kimse engelleyemez
surür bey,sizi kutluyorum.niye mi,şu kendini bilmez,cahil ama kendini allame-i cihan sanan içi ve ufku boş gazetecileri ne kadar süper anlatmışsınız.işte bu tip gazeteciler türktiyenin ve yozgatın en büyük problemledir.Bunların ipliği pazara çıkmazsa saf vatandaşlar hep yanlış yönlendirilir, değil mi?
istemihan -- 13.06.2010 09:25
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
11
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00