BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.07.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
286
Dün
:
4633
Toplam
:
16991124
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Çarşıdan, pazardan...
surur-ozturk@hotmail.com
Çarşılar ve pazarlar, farklı sebeplerle de olsa, özellikle son 10 yıldır sürekli gündemimizde… Bazen kısaca “AVM” diye tabir edilen alışveriş merkezleri konulu tartışmalardan dolayı; bazen tarihî yapıların zarar görmesinden, yok edilmesinden ya da hatalı restorasyon çalışmalarından dolayı… Yaşamakta olduğumuz son ekonomik kriz de, fiyat artışları ve yükselen enflasyon sebebiyle çarşıları ve pazarları gündemimizde tutmaya devam ediyor…
Ben bu yazıda, Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Özger’in “Osmanlıdan Cumhuriyete Yozgat Yöresinde Kurulan Haftalık Pazarlar ve Panayırlar” başlıklı makalesinden iktibaslarla, sizi geçmişin ilk pazarlarına, çarşılarına götüreceğim. Kısa süreli bir gezinti olacak bu…
“Pazar” kelimesinin Farsça “bazar” kelimesinden dilimize geçtiğini hatırlatan Özger, öncelikle pazarın mahallî seviyede ve küçük alışverişleri ihtiva ettiğini kaydediyor. Türkçeye Grekçe’den geçmiş olan panayırın ise ya bölgesel, ya ulusal yahut da uluslararası alana hitap eden büyük pazarlar olduğunu belirterek bir tanımlama yapıyor.
Özger’in verdiği bilgiye göre Osmanlı coğrafyasında panayırlar, devletin izniyle açılıyormuş. Yozgat merkezde ilk haftalık pazar ise, Çapanoğlu Süleyman Bey’in teşebbüsüyle 1793’te pazartesi günlerinde kurulmuş. Pazar, iltizam sistemiyle genellikle Bozok Sancak beyleri tarafından işletilmiş. Sonraki dönemde Akdağmadeni, Budaközü ve Boğazlıyan’da da haftalık pazarlar açılmış. Bunun dışında Yozgat yöresinde geniş ticarî hacimli panayır da kurulmuş.
Prof. Özger, Panayırla ilgili eldeki mevcut en eski vesikanın, şimdilik 1855 tarihli olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
“Panayırda çoğunlukla hayvan alım satımı yapılmakla beraber, el işi ve sanat ürünleri de satılmıştır. Salnamelere göre panayıra genelde yakın şehirlerden katılım olmuştur. Ancak bazen Maraş, Halep ve Şam gibi uzak yerlerden de buraya iyi cins atlar getirilmiştir. Panayırın güvenliğini sağlamak için idareciler yoğun çaba harcamışlardır.”
Özger’in verdiği bilgiye göre sığır vebası, kuraklık ve bazı asayiş meseleleri, panayırı olumsuz etkilemiş.
Yozgat’ın içinde bulunduğu Bozok Sancağı’nda muhtelif dönemlerde çeşitli mahallî pazarlarla birlikte iki ayrı panayır kurulmuş. Bunlardan ilki, kayıtlarda “Bozok Pazarı” olarak geçiyor. Bu pazarla ilgili en eski belge, 9 Nisan 1585 tarihli bir mühimme kaydı. Rum Beylerbeyilerine ve yeni il haslarının toprağında bulunan kadılara hüküm şeklindeki söz konusu vesika, yeri tam olarak tespit edilemeyen “Furun Tepe” ya da “Kurun Tepe” adlı mevkide inşa edilmiş bulunan mescidi tahrip edenlerin yakalanarak İstanbul’a gönderilmesiyle ilgili. Bahsi geçen mevki ise “Bozok Pazarı’nın yakınında” olarak tarif ediliyor.
Bu mühimme kaydı, bölgede Bozok pazarı adıyla 16. yüzyılın sonlarında bir pazar
kurulduğunu gösteriyor. Burasının günümüz Yozgat merkezi olma ihtimali ise oldukça
düşük; çünkü “Yozgat” adı ilk defa 1575-1576 tahrirlerinde Baltı Nahiyesi’ne bağlı bir karye olarak geçiyor. Yozgat’ın gelişmesi daha geç dönemlerde Çapanoğulları ile birlikte başlamış.
Haftalık Pazar nasıl kurulmuş?
Prof. Dr. Yunus Özger’in naklettiğine göre, Yozgat merkezinde haftalık pazar kurulması fikri ve teşebbüsü ilk olarak Cabbarzade [Çapanoğlu] Süleyman Bey tarafından 22 Şubat 1793 tarihinde gündeme getirilmiş.
Süleyman Bey, İstanbul’daki işlerini icra eden kethüdasına gönderdiği kaimede,
kadimden beri karargâhları olduğunu söylediği Yozgat’ta herhangi bir pazar
bulunmadığından, kasabanın fukara ahalisinin ihtiyaç duyduğu malzemeleri temin
edemediğini dile getirmiş. Halkın bu ihtiyaçlarını karşılamak için yaz kış demeden, zamanlı zamansız komşu belde ve kasabalara gitmekten başka çaresi olmadığını belirtmiş.
Süleyman Bey, ahalinin bu haliyle kemâl mertebe zahmet ve meşakkate düştüklerini
Söyleyerek, kethüdasından meselenin uygun bir zaman ve zeminde ve
uygun bir dille Reisülküttap Efendi’ye iletilmesini ve bunun için gerekirse miri hazineye otuz kırık kuruş ödeme yapmasını istemiş. Ardından meselenin mutlaka halledilmesi gerektiğini sıkıca tembihlemiş.
Cabbarzade’ye göre halkın sıkıntılarını giderecek çözüm, Yozgat merkezde haftada bir gün pazartesi günleri pazar kurulmasının sağlanmasıdır. Süleyman Bey,
kaimenin alt kısmına düştüğü notta “…benim mürüvvetli sultanım, bu pazar maddesinde kâr u kisb dâiyyesinde değiliz, mutlak ahâlinin du‘âsını celbe sa‘ydır tanzîmine himmetleri me’mûldur…” ifadelerini kullanmış…
Yani Çapanoğlu, Pazar işini herhangi bir para kazanma düşüncesiyle gündeme getirmediğini, aksine halkın çektiği ıstırabın son bulması için uğraştığını beyan etmiş ve bunun yapılması halinde ahalinin hayır duasının alınacağını söylemiş. Ayrıca Yozgat’ta herhangi bir pazar olmadığından söz etmesi, izni istenilen hafta pazarının Yozgat’ın ilk pazarı olduğunu gösteriyor…
Yozgat tarihinde çarşı Pazar konusuna ilgi duyanlar, daha ayrıntılı bilgi için söz konusu makaleye müracaat edebilirler…
Hürmet ve muhabbetle…

31.12.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Üniversite bir şehri nasıl kalkındırır?
ben ilk defa üniversitenin bulunduğu kente katkılarını bu kadar mantıklı anlatabilen birine rastladım.kutlarım sizi.yazdıklarınız anlaşabildiğinde üniversitenin önemi daha rahat anlaşılacaktır.
ezgi -- 09.11.2009 21:06
Ara formül
dediğiniz gibi,yozgat tarımla kalkınır.eğer bu model hayata geçirilmezse yozgat köyleri 10-15 seneye kadar boşalır ve hızlı göçü önlemek imkansızlaşır.yozgat bu kurtuluş modeline hemen sahip çıkmalı,aksi halde durum vahim olur bence...
çınar -- 08.11.2009 14:36
Ara formül
sürur bey,yazılarınızı dikkatle okuyorum ve çok yararlanıyorum.tesbitleriniz,teşhisleriniz ve teklifleriniz çok isabetli.yozgatın sorumluları da bizim gibi yazılarınızrdan istifade etmelidir diye düşünüyoum.hürmetler
gülten -- 08.11.2009 08:59
Ara formül
size aynen katılıyorum.vali çiçek,yozgat için büyük bir şanstır.kıymeti biline...
mehmet ali -- 02.11.2009 21:11
Tarım mı sanayi mi?
bence bu yazıyı önce tarım müdürlüğü ve yozgatdaki ziraat odaları okumalı.yozgadın kalkınması için tek çare tarım modelidir.kaleminize sağlık.
Ramiz -- 01.11.2009 09:01
Tarım mı sanayi mi?
yozgat 86 yılda tarımı kalkınma modeli yapıp kalkınmadı,sanayileşemedi de bu saatten sonra tarımla mı kalkınacak?yozgatın köylerinde göçler yüzünden adam kalmadı.tarım kesiminde doğudan gelen elemanlar çalışıyor,hemşerilerimiz kahvede okey oynuyor,tarımla kalkınacağımız doğru ama velakin bukafayla mı.fikrinize katılıyorum,lakin bu işler yozgatta kolay değil.selam
ömer -- 27.10.2009 21:21
Tarım mı sanayi mi?
yozgat üzerine ahkam kesenler,bu yazıyı dikkatle okusunlar.yozgat kalkınma reçetesini en doğru tesbitle anlatmışsınız.yozgat sanayileşme trenini kaçırmıştır.tarım ve hayancılık kurtuluş reçetesidir.başka da çaresi yoktur.Bunun üzerine kafa yoran kaç kişi var yozgatta,kaç dernek başkanı var? yok..yazdığınız gibi sadece biri var o da tokatlı amir çiçek..yozgatlıyı tokatlı bürokrat kurtarmaya çalışıyor..sagolsun..ama yozgatlı ne yapıyor ? kendi için çalışıyo..inşaallah gün olur memleketi için de çalışır belki..
kemal -- 26.10.2009 23:51
Üniversite ile cami
yozgatta müftü ile rektörün yanyana gelmesi söylediğiniz gibi tarihi bir olaydır.Bunu görmek,bunun anlamanını anlatmak da bilinçli bir gazetecilik gözlemidir.tebrik ve teşekkürlerimle,selamlar...
selami -- 25.10.2009 23:08
Üniversite ile cami
evet,üniversite için camide para toplanmayışı aşağılanmamalı,müftülük üniversiteyle hastane konusunda işbirlği yapmışsa bu çok önemsenmeliydi.üniversite müftülük işbirliği hakketen üzerinde durulacak bir mesele..olayı çok iyi yakalamışssınız.ayrıca yozgatlı zenginlerin neden üniversiteye yardım etmediği hususu da araştırılıp irdelenmeli.
sayın yazara bize ışık veren yorumlarından dolayı teşekkürlerimizi sunuyorum.başarı dileklerimle..
Nigar -- 25.10.2009 10:50
Üniversite ile cami
Ne kadar haklısınız..Yozgatın en öncelikli ihtiyacı para değil zihniyet değişikliğidir.Bu çerçevelettirip asılacak söz.Bu sözden sonra fazlayoruma gerek görmüyorum.hep böyle sağduyulu kalın.hürmetler.
adalet -- 24.10.2009 09:52
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
18
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00