BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.07.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
167
Dün
:
4633
Toplam
:
16991125
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Çarşıdan, pazardan...
surur-ozturk@hotmail.com
Çarşılar ve pazarlar, farklı sebeplerle de olsa, özellikle son 10 yıldır sürekli gündemimizde… Bazen kısaca “AVM” diye tabir edilen alışveriş merkezleri konulu tartışmalardan dolayı; bazen tarihî yapıların zarar görmesinden, yok edilmesinden ya da hatalı restorasyon çalışmalarından dolayı… Yaşamakta olduğumuz son ekonomik kriz de, fiyat artışları ve yükselen enflasyon sebebiyle çarşıları ve pazarları gündemimizde tutmaya devam ediyor…
Ben bu yazıda, Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Özger’in “Osmanlıdan Cumhuriyete Yozgat Yöresinde Kurulan Haftalık Pazarlar ve Panayırlar” başlıklı makalesinden iktibaslarla, sizi geçmişin ilk pazarlarına, çarşılarına götüreceğim. Kısa süreli bir gezinti olacak bu…
“Pazar” kelimesinin Farsça “bazar” kelimesinden dilimize geçtiğini hatırlatan Özger, öncelikle pazarın mahallî seviyede ve küçük alışverişleri ihtiva ettiğini kaydediyor. Türkçeye Grekçe’den geçmiş olan panayırın ise ya bölgesel, ya ulusal yahut da uluslararası alana hitap eden büyük pazarlar olduğunu belirterek bir tanımlama yapıyor.
Özger’in verdiği bilgiye göre Osmanlı coğrafyasında panayırlar, devletin izniyle açılıyormuş. Yozgat merkezde ilk haftalık pazar ise, Çapanoğlu Süleyman Bey’in teşebbüsüyle 1793’te pazartesi günlerinde kurulmuş. Pazar, iltizam sistemiyle genellikle Bozok Sancak beyleri tarafından işletilmiş. Sonraki dönemde Akdağmadeni, Budaközü ve Boğazlıyan’da da haftalık pazarlar açılmış. Bunun dışında Yozgat yöresinde geniş ticarî hacimli panayır da kurulmuş.
Prof. Özger, Panayırla ilgili eldeki mevcut en eski vesikanın, şimdilik 1855 tarihli olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
“Panayırda çoğunlukla hayvan alım satımı yapılmakla beraber, el işi ve sanat ürünleri de satılmıştır. Salnamelere göre panayıra genelde yakın şehirlerden katılım olmuştur. Ancak bazen Maraş, Halep ve Şam gibi uzak yerlerden de buraya iyi cins atlar getirilmiştir. Panayırın güvenliğini sağlamak için idareciler yoğun çaba harcamışlardır.”
Özger’in verdiği bilgiye göre sığır vebası, kuraklık ve bazı asayiş meseleleri, panayırı olumsuz etkilemiş.
Yozgat’ın içinde bulunduğu Bozok Sancağı’nda muhtelif dönemlerde çeşitli mahallî pazarlarla birlikte iki ayrı panayır kurulmuş. Bunlardan ilki, kayıtlarda “Bozok Pazarı” olarak geçiyor. Bu pazarla ilgili en eski belge, 9 Nisan 1585 tarihli bir mühimme kaydı. Rum Beylerbeyilerine ve yeni il haslarının toprağında bulunan kadılara hüküm şeklindeki söz konusu vesika, yeri tam olarak tespit edilemeyen “Furun Tepe” ya da “Kurun Tepe” adlı mevkide inşa edilmiş bulunan mescidi tahrip edenlerin yakalanarak İstanbul’a gönderilmesiyle ilgili. Bahsi geçen mevki ise “Bozok Pazarı’nın yakınında” olarak tarif ediliyor.
Bu mühimme kaydı, bölgede Bozok pazarı adıyla 16. yüzyılın sonlarında bir pazar
kurulduğunu gösteriyor. Burasının günümüz Yozgat merkezi olma ihtimali ise oldukça
düşük; çünkü “Yozgat” adı ilk defa 1575-1576 tahrirlerinde Baltı Nahiyesi’ne bağlı bir karye olarak geçiyor. Yozgat’ın gelişmesi daha geç dönemlerde Çapanoğulları ile birlikte başlamış.
Haftalık Pazar nasıl kurulmuş?
Prof. Dr. Yunus Özger’in naklettiğine göre, Yozgat merkezinde haftalık pazar kurulması fikri ve teşebbüsü ilk olarak Cabbarzade [Çapanoğlu] Süleyman Bey tarafından 22 Şubat 1793 tarihinde gündeme getirilmiş.
Süleyman Bey, İstanbul’daki işlerini icra eden kethüdasına gönderdiği kaimede,
kadimden beri karargâhları olduğunu söylediği Yozgat’ta herhangi bir pazar
bulunmadığından, kasabanın fukara ahalisinin ihtiyaç duyduğu malzemeleri temin
edemediğini dile getirmiş. Halkın bu ihtiyaçlarını karşılamak için yaz kış demeden, zamanlı zamansız komşu belde ve kasabalara gitmekten başka çaresi olmadığını belirtmiş.
Süleyman Bey, ahalinin bu haliyle kemâl mertebe zahmet ve meşakkate düştüklerini
Söyleyerek, kethüdasından meselenin uygun bir zaman ve zeminde ve
uygun bir dille Reisülküttap Efendi’ye iletilmesini ve bunun için gerekirse miri hazineye otuz kırık kuruş ödeme yapmasını istemiş. Ardından meselenin mutlaka halledilmesi gerektiğini sıkıca tembihlemiş.
Cabbarzade’ye göre halkın sıkıntılarını giderecek çözüm, Yozgat merkezde haftada bir gün pazartesi günleri pazar kurulmasının sağlanmasıdır. Süleyman Bey,
kaimenin alt kısmına düştüğü notta “…benim mürüvvetli sultanım, bu pazar maddesinde kâr u kisb dâiyyesinde değiliz, mutlak ahâlinin du‘âsını celbe sa‘ydır tanzîmine himmetleri me’mûldur…” ifadelerini kullanmış…
Yani Çapanoğlu, Pazar işini herhangi bir para kazanma düşüncesiyle gündeme getirmediğini, aksine halkın çektiği ıstırabın son bulması için uğraştığını beyan etmiş ve bunun yapılması halinde ahalinin hayır duasının alınacağını söylemiş. Ayrıca Yozgat’ta herhangi bir pazar olmadığından söz etmesi, izni istenilen hafta pazarının Yozgat’ın ilk pazarı olduğunu gösteriyor…
Yozgat tarihinde çarşı Pazar konusuna ilgi duyanlar, daha ayrıntılı bilgi için söz konusu makaleye müracaat edebilirler…
Hürmet ve muhabbetle…

31.12.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Madem tanıtım görevlisiyiz, o halde söyleyin
Sayın Sururi bey; elbetteki bir yerin tanıtımı için basın,yayın çok önemli.Ancak, günümüzde medya daha etkin.Sanal alemin etkisi medyadan sonra geliyor.Medya yardımıyla tanışıldıktan sonra sanal dan yani bilgisayardan araştırma yapılıyor.Sizide belirttiğiniz gibi Ülkemiz insanlarında okuma alışkanlığı yok ama seyretme alışkanlığı çok.Bu bakımdan bir yerin, bir şeyin tanıtımı için kısa yada uzun metrajlı filim, dizi yapılarak, içinde bir kaç kez adı yada görüntüsü geçdiği zaman her çabadan daha etkili oluyor Düşüncesindeyim."asmalı konak" dizisi sayesinde yöreye turist akını olmuştur.Hatta gezme imkanı olmayan insanlar bölge hakkında bilgi edinme zorunluluğuna bilinç altından yönelmişlerdir."Fatma Gülün Suçu ne?"dizisinden sonra İzmirde ikamet den aynı mekanın insanları;zaman zaman kim bilir kaç kez aynı mekana uğradıkları halde sıradan bir yer olarak gördükleri alakadar olmadıkları Çeşme'nin Ildır kasabası, dizi esnasında ve sonrasında insan akınına uğramıştır.Dışardan gelen turistler bu akına kendilerini ister istemez kaptırmışlardır.Bu sayede kaç otel inşa etmek zorunda kalınmıştır.Bu insanların görmek için gittikleri, bayram tatillerini, cumartesi-pazarlarını hatta misafir ağırlamak için her fırsatta ziyaret ettikleri mekanda sadece bir kaç zeytin ağacı ve dizi konusu"Mustafa'nın" hem yapıp, hem yaktığı dizi çekiminden kalan yarı yanık ev(dört sıra tuğla) enkazı.İnsanlar öylesine inceleyerek geziyor ki,nerdeyse bastıkları toprakları altın diye cüzdanlarında taşıyacaklar. Çalısına-dalına çabut bağlayacaklar.2013 yaz sezonunda Çeşme'den daha çok turist çeken yer Ildır olmuştur.Yozgat'ın kendi kültürünü yansıtan,kendi acılarını, kendi sancılarını,kendi umutlarını anlatan,kendi ışığını parlatan bir film yapıtına ihtiyaçı vardır.Abbas Sayar, Neşet Ertaş, Ahmet Efendi,Çapanoğulları bu dizinin konu kaynağı olamazlar mı? Elbetteki bu topraklardan nice değerli, hayatı dolu dolu yaşayan insanlar gelip geçmiştir.Yaşamları kaleme alınıp, ekranlara taşınmalıdır.Artık insanlar tecavüz sahnelerinden,aldatma figürlerinden Yozgat değimiyle "Tokmaladı". Toplumu rahatlatmak için maden suyuna ihtiyaç var.Bu maden suyu Yozgatımızda yeteri kadar var.İkramı edile ki, ikram göre...Çağımız insanın nabzına göre şerbet verile.Güçlü kalemler söze gele,sözler görüntüye döküle.İlgiyle okuduğumuz Köşe yazarımız sayın Çapanoğlu'nun değerli kalemi ve sosyal çevresi Yozgat için çok büyük işler başarmaya muktadir sanıyorum.

Saygılar Selamlar
SUZAN -- 20.01.2013 01:00
Madem tanıtım görevlisiyiz, o halde söyleyin
"ŞEHİRİ ŞEHİR YAPAN İÇİNDEKİ İNSANDIR" DEMİŞ SAYIN BAŞBAKAN.ÇOK YERİNDE BİR SÖZ SÖYLEMİŞ.YOZGATLI YOZGATINA ASLA SAHİP ÇIKMADI ÇIKMAMAKTADA ISRAR EDİYOR.ELİNDEKİ DEĞERLERİN DEĞERİNİ BİLMİYOR.BİLMİŞ OLSAYDI, ONCA İNSANA EKMEK KAPISI OLAN FABRİKAYI YIKTIRIP YERİNE BİNA YAPTIRMAZLARDI.MALZEME EĞRİ İSE DÜZELTME YOLLARI ARANMALI.ELİNDEKİ OKLAVA EĞRİ DİYE OKLAVAYI YAKIP, HAMURU ATIP AÇ KALMAYI TERCİH ETMİŞTİR YOZGAT HALKI.ÇALIŞIP VAR ETMEK YERİNE TURİZM BEKLENTİSİNE GİRİLDİ.ŞEHRE GELEN TURİSTİ ORTAMA ULAŞTIRACAK YOLU YOK,İSTEKLERİNİ ANLATACAK BİR ALLAHIN KULU YOK.YOZGATLI KENDİ MEMLEKETİNE ÖZLEM GİDERMEK İÇİN GİTTİĞİ ZAMAN BİLE İKİ GÜNDE SIKILIYOR.TURİST KAÇ GÜN KALIR BU ŞEHİRDE.

SURURİ BEY ÇOK YERİNDE TENKİTLERDE BULUNMUŞSUNUZ.UMULAKİ BELEDİYE BAŞKANI VE DİĞER YETKİLİLER AZ ÇOK OKUMA VEYA MERAK ETME DUYGULARINDAN TAMAMEN YOKSUN KALMADILARSA SÖZLERİNİZİ DİKKATE ALIRLAR İNŞALLAH.


KALEMİNİZ VAROLSUN.

SAYHA -- 18.01.2013 19:14
ESOB’un görevi şikâyet etmek mi çözüm üretmek mi?
Değerli üstad yazılarınızı zevkle okuyorum.Daha önceleri de belirtiğim gibi özellikle Yozgat ile ilgili konularda sıradışı yazıyorsunuz.Bu da konuya verdiğiniz önemi göstermektedir.Yozgat'ımızın güzide insanları genellikle ahbap çavuş ilişkilerimiz bozulmasın türünden yazılar yara ve okurlar.Sizi yürekten kutluyor,yazılarınızın ve başarılarınızın devamını diliyorum.Yüreğinizdeki sevgi hiç eksilmesin.çiçeği GÜL sevdası İNSAN olan,sevgi dolu yüreklere selam olsun
Remzi ATAMAN -- 13.12.2012 09:51
AK Parti’de saflar ayrılınca…
sevgili üstad,ım yazılarını dikkatle vede ilgiyle takip ediyorum ellerine ve yüregine saglık bugüne kadar yazdıgınız tüm yazılara imzamı atarım ancak yozgatın ve yozgatlının ön yargılarını yenecek dünyadaki degişimi görmeleri için çok iyi düşünmelerini degişimi algılamaları için birazda sosyal konulara deginsenin yozgatın makus talihini ön yargılardan arındılcagını ümit ediyorum ön yargıdan arınmak atumu parçalamaktan daha zordur demişti an
ıştay çünki boş vaat en tehlikeli yalandır yozgatında en büyük sorunu bu boş vaatlerle kandırılmaktır herkese iyi ramazanlar saglıklı ömürler dilerim hoşca kalın selamlar
hasan baycan -- 20.07.2012 16:22
Yozgat esnafının hiç sıkıntısı yok mu?
Bir Satınalma Mmeuru olarak esnaf ve sanatkarlar odası ve ticaret odasının bilerin alım ilanlarını sitelerinde ücretsiz yayınlamalarını istiyorum.Ben bir konyalı olarak yozgat esnafından mal almak istiyorum.öyle zaman oluyor ki bizim ulaştığımız esnaf teklif vermiyor.Ama bütün esnafa ulaşamıyoruz malesef.Esnafada bilgi verilse tüm kamu kurumları ihale ve doğrudan teminleri bu sitelerde yayınlasa hem esnaf hemde devletimiz kazanır.
Adınız ve Soyadınız -- 16.07.2012 11:19
Yozgat esnafının hiç sıkıntısı yok mu?
Değerli üstad yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum.Yozgat'ımızda böyle değerler olduğu için mutlu oluyorum."EZBER BOZAN" ünvanı size gerçekten yakışıyor.Zira yazılarınızda hep ülkemizin ve özellikle Yozgat'ımızın sorunlarını cesaretle dile getiriyorsunuz.sizi yürekten kutluyorum.
Yozgat ve Yozgat'lının sorunları dinlenir(!)Aslında dinlenmez dinlemek için gelenler kendilerini övüne övüne anlatırlar.Yozgat'lımıza kendi sorunlarını anlatma olanağı verilmez."Size herşeyi yapacağımıza söz veriyoruz" anlamına gelen yuvarlak sözlerle avuturlar ,çaylar içilir,yemekler yenir,kucaklaşılıp öpüşülür!(kafalar tokuşturulur)bunun üzerine 1 yıl gidilir.
Yozgat'lının ne sorunu var ki dile getirilsin(!)Olan tek fabrika Bira fabrikası kapatıldı.Artık bira içilmiyor(!)İşsizlik, yapılan fabrika yatırımları ile çözüldü(!)Gençlerimiz bu fabrikalarda geçimlerini sağlamak için gece gündüz harıl harıl çalışıyor(!)Esanfımız yapılmayan alış verişten menmun.Hiç değilse para hesabı yapmaktan kurtuldu.Çünkü ortada para yok.Zaten biz parayı neyleyeceğiz ki.Para bizlere yük olur.Nereye koyacağımızı şaşırırız(!)
Yozgat belde belediyeleri de kapatılıyor.Sanki köy olunca daha iyi kalkınacağız.Anadolu da köy olupda kalkınan bir yer gösterin Allah rızası için.Zaten belediyelerde çalışan personel yıllardır maaş alacaklarını alamıyor.Ödenmek içinde yetkililerimizin bi gayreti gözükmüyor.Devlete bu personel yükmüş?Made ki yük de niye Özel idareye bağlanıp maaşlar ödenecek.madem Özel idareye geçince ödenecek bu belediyelerde ödense de bu personel beldelerinde hizmet etseler ya?
Allah Yozgat'lımıza sabır versin.Yaz geldi tatil başladı avutucu ninniler dinlemeye devam...Sorunsuz günler yaşamak dileği ile ufku açık,gönülleri sevgi dolu dostlara selam olsun.
Remzi ATAMAN -- 13.07.2012 10:22
Yozgat esnafının hiç sıkıntısı yok mu?
Değerli Sürur Beyciğim.Yine altın yaldızlı bir yazı kaleme almışsınız.Bu konular yen içinde kalan yaralar gibi.Herkes bilir yeri gelince de söylenir ama hep gizli kalır.Ellerinize sağlık.Selam ve sevgiler.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 12.07.2012 13:14
Sadir Durmaz araştırma önergesi vermedi mi?
yorumları okudum yazmış olduğum şiirimin okunmasını dilerim.NURİ HAKAN TATAROĞLU gezgin gurme şair halk ozanı araştırmacı yazar
İKİ METRE BEZ [KUNDAK İLE KEFEN ]
İNSAN GELİR DÜNYAYA
SARARLAR KUNDAK DENEN İKİ METRE BEZE
İNSAN ÖLÜR GİDER
SARARLAR KEFEN DENEN İKİ METRE BEZE
nuri hakan tataroğlu -- 30.05.2012 11:15
Yozgat kaçıncı şehir olacak?
Surur bey, saygı selam ile..."SEKİZİNCİ ŞEHİR" Elazığ adına yazıldı ve üç çilt olarak çıktı. İnternetten bakabilirsiniz.Saygılarımla Zekeriyya BİCAN
Zekeriyya BİCAN -- 29.04.2012 21:22
Sadir Durmaz araştırma önergesi vermedi mi?
Sürur bey yazılarınıza ara vermeyiniz..Çünki yorumlarından çok istifade ediyoruz ...makaleleriniz devamını diliyorum. saygılar....
Erdenay -- 09.04.2012 09:34
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00