BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.05.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
241
Dün
:
4633
Toplam
:
16386655
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Çarşıdan, pazardan...
surur-ozturk@hotmail.com
Çarşılar ve pazarlar, farklı sebeplerle de olsa, özellikle son 10 yıldır sürekli gündemimizde… Bazen kısaca “AVM” diye tabir edilen alışveriş merkezleri konulu tartışmalardan dolayı; bazen tarihî yapıların zarar görmesinden, yok edilmesinden ya da hatalı restorasyon çalışmalarından dolayı… Yaşamakta olduğumuz son ekonomik kriz de, fiyat artışları ve yükselen enflasyon sebebiyle çarşıları ve pazarları gündemimizde tutmaya devam ediyor…
Ben bu yazıda, Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Özger’in “Osmanlıdan Cumhuriyete Yozgat Yöresinde Kurulan Haftalık Pazarlar ve Panayırlar” başlıklı makalesinden iktibaslarla, sizi geçmişin ilk pazarlarına, çarşılarına götüreceğim. Kısa süreli bir gezinti olacak bu…
“Pazar” kelimesinin Farsça “bazar” kelimesinden dilimize geçtiğini hatırlatan Özger, öncelikle pazarın mahallî seviyede ve küçük alışverişleri ihtiva ettiğini kaydediyor. Türkçeye Grekçe’den geçmiş olan panayırın ise ya bölgesel, ya ulusal yahut da uluslararası alana hitap eden büyük pazarlar olduğunu belirterek bir tanımlama yapıyor.
Özger’in verdiği bilgiye göre Osmanlı coğrafyasında panayırlar, devletin izniyle açılıyormuş. Yozgat merkezde ilk haftalık pazar ise, Çapanoğlu Süleyman Bey’in teşebbüsüyle 1793’te pazartesi günlerinde kurulmuş. Pazar, iltizam sistemiyle genellikle Bozok Sancak beyleri tarafından işletilmiş. Sonraki dönemde Akdağmadeni, Budaközü ve Boğazlıyan’da da haftalık pazarlar açılmış. Bunun dışında Yozgat yöresinde geniş ticarî hacimli panayır da kurulmuş.
Prof. Özger, Panayırla ilgili eldeki mevcut en eski vesikanın, şimdilik 1855 tarihli olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
“Panayırda çoğunlukla hayvan alım satımı yapılmakla beraber, el işi ve sanat ürünleri de satılmıştır. Salnamelere göre panayıra genelde yakın şehirlerden katılım olmuştur. Ancak bazen Maraş, Halep ve Şam gibi uzak yerlerden de buraya iyi cins atlar getirilmiştir. Panayırın güvenliğini sağlamak için idareciler yoğun çaba harcamışlardır.”
Özger’in verdiği bilgiye göre sığır vebası, kuraklık ve bazı asayiş meseleleri, panayırı olumsuz etkilemiş.
Yozgat’ın içinde bulunduğu Bozok Sancağı’nda muhtelif dönemlerde çeşitli mahallî pazarlarla birlikte iki ayrı panayır kurulmuş. Bunlardan ilki, kayıtlarda “Bozok Pazarı” olarak geçiyor. Bu pazarla ilgili en eski belge, 9 Nisan 1585 tarihli bir mühimme kaydı. Rum Beylerbeyilerine ve yeni il haslarının toprağında bulunan kadılara hüküm şeklindeki söz konusu vesika, yeri tam olarak tespit edilemeyen “Furun Tepe” ya da “Kurun Tepe” adlı mevkide inşa edilmiş bulunan mescidi tahrip edenlerin yakalanarak İstanbul’a gönderilmesiyle ilgili. Bahsi geçen mevki ise “Bozok Pazarı’nın yakınında” olarak tarif ediliyor.
Bu mühimme kaydı, bölgede Bozok pazarı adıyla 16. yüzyılın sonlarında bir pazar
kurulduğunu gösteriyor. Burasının günümüz Yozgat merkezi olma ihtimali ise oldukça
düşük; çünkü “Yozgat” adı ilk defa 1575-1576 tahrirlerinde Baltı Nahiyesi’ne bağlı bir karye olarak geçiyor. Yozgat’ın gelişmesi daha geç dönemlerde Çapanoğulları ile birlikte başlamış.
Haftalık Pazar nasıl kurulmuş?
Prof. Dr. Yunus Özger’in naklettiğine göre, Yozgat merkezinde haftalık pazar kurulması fikri ve teşebbüsü ilk olarak Cabbarzade [Çapanoğlu] Süleyman Bey tarafından 22 Şubat 1793 tarihinde gündeme getirilmiş.
Süleyman Bey, İstanbul’daki işlerini icra eden kethüdasına gönderdiği kaimede,
kadimden beri karargâhları olduğunu söylediği Yozgat’ta herhangi bir pazar
bulunmadığından, kasabanın fukara ahalisinin ihtiyaç duyduğu malzemeleri temin
edemediğini dile getirmiş. Halkın bu ihtiyaçlarını karşılamak için yaz kış demeden, zamanlı zamansız komşu belde ve kasabalara gitmekten başka çaresi olmadığını belirtmiş.
Süleyman Bey, ahalinin bu haliyle kemâl mertebe zahmet ve meşakkate düştüklerini
Söyleyerek, kethüdasından meselenin uygun bir zaman ve zeminde ve
uygun bir dille Reisülküttap Efendi’ye iletilmesini ve bunun için gerekirse miri hazineye otuz kırık kuruş ödeme yapmasını istemiş. Ardından meselenin mutlaka halledilmesi gerektiğini sıkıca tembihlemiş.
Cabbarzade’ye göre halkın sıkıntılarını giderecek çözüm, Yozgat merkezde haftada bir gün pazartesi günleri pazar kurulmasının sağlanmasıdır. Süleyman Bey,
kaimenin alt kısmına düştüğü notta “…benim mürüvvetli sultanım, bu pazar maddesinde kâr u kisb dâiyyesinde değiliz, mutlak ahâlinin du‘âsını celbe sa‘ydır tanzîmine himmetleri me’mûldur…” ifadelerini kullanmış…
Yani Çapanoğlu, Pazar işini herhangi bir para kazanma düşüncesiyle gündeme getirmediğini, aksine halkın çektiği ıstırabın son bulması için uğraştığını beyan etmiş ve bunun yapılması halinde ahalinin hayır duasının alınacağını söylemiş. Ayrıca Yozgat’ta herhangi bir pazar olmadığından söz etmesi, izni istenilen hafta pazarının Yozgat’ın ilk pazarı olduğunu gösteriyor…
Yozgat tarihinde çarşı Pazar konusuna ilgi duyanlar, daha ayrıntılı bilgi için söz konusu makaleye müracaat edebilirler…
Hürmet ve muhabbetle…

31.12.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Füze kalkanı, savunma sanayisi ve Yozgat
Değerli Sürur Beyciğim.Kıbrıs,Petrol arama,Füze kalkanı,Radar üssü,İsrail ile sorunlar,Patlayan bombalar,Şehitler,Libya,Suriye,Balyoz,Ergenekon,Kanun Hükmünde Kararnameler.Anayasa Taslakları derken Yozgat'ta nereden çıktı şimdi.İlahi Sürur beyciğim...
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 21.09.2011 22:39
Dünya şampiyonunu görmeyen bir şehir “marka şehir” olabilir mi?
Değerli kardeşim Sürur bey,izlediğim kadarıy ile Yozgat'ta gerekli olan tüm konulara karşı duyarlı davranan bir anlayışınız var.bundan dolayı sizi kutluyorum.Bizleri birarada tutan değerlerimizi hergeçen gün biraz daha unutuyoruz.(Ortak sevincimizi,ortak acımızın paylaşılmasını) Avrupalılar bir ronaldo,messi,gibi sporcularla övünürken hatta bizden biri olan ÖZİL'i kendi sporcuları olarak kabul edip göklere çıkarırken biz bağrımızdan çıkan hemde Yozgat7ımızdan çıkan bir dünyü şampiyonu ile övünmek şöyle dursun basınımızda hemde yerel basınımızda bile yer vermiyoruz.Sonra da Yozgat lı olarak yöneticilerimizden,idarecilerimizden ve ulasal basından şikayet ediyoruz.Biz Yozgatlı olarak bari kendi değerlerimize sahip çıkalım,onları kutlayarak bari ourlandırılam.Rıza Kardeşimizi ben de şahsım ve Esenli kasabamız halkı adına kutluyor,çalışmalarının ve başarılarının devamını diliyorum.
Size de özellikle tekrar tekrar teşekkür ediyorum Sürur bey. İyi ki varsınız.
Remzi ATAMAN -- 16.09.2011 11:41
Dünya şampiyonunu görmeyen bir şehir “marka şehir” olabilir mi?
Değerli Sürur Beyciğim.Hani bir söz vardır.HOMO HOMİNİ LUPUS (insan insanın kurdudur) İşte bizim Yozgat'ta böyle olmuş.Siteminizde yarden göğe haklısınız.Bende sizin son cümlenizi aynen tekrarlıyorum.Ayıptır yahu !...Vallahi ayıptır !... Yazıklar olsun !... İstanbuldan saygı ve selamlar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 16.09.2011 10:20
Kimse merak etmez mi ?
Değerli Sürur bayciğim, savunma sanayisi alanında Yozgat’ta üretim yapılması ile ilgili makaleniz beni yine yüreğimden yaraladı.Bu Yozgatlı hemşerilerimiz sizin daha önceki bir yazınızda da dile getirdiğiniz incir çekirdeğini doldurmayan dedikodulardan kendilerini kurtarsalar da Yozgat'ta istihdam sağlayacak,Yozgat ekonomisine katkı sağlayacak projelerin peşine düşseler.Biz yine bayramda Yozgat'ta idik.Her gidişimizde olduğu gibi bir heyecanla gidip hüsranla ve içimiz buruk bir şekilde ayrılıyoruz.Hadi Yozgat sivil toplum örgütlerini ve Yozgat ahalisini değişik tanımlarımız dışında tutsak,yani onları bir kenara koysak.Yozgat dışında yaşayan ve çok zengin olan hemşerilerimiz var.Bunlar aynı zamanda gerek şahısları gerek firmaları olarak Türkiyenin sayılı zenginleri arasındalar.Bu pozisyona gelmeleri için elbette belli eğitimleri,bilgileri,görgüleri,beceleri,çevreleri
olmuştur.Bu kazanımlarını biraz da Yozgat'ın gelişmesi için kullansalar diyorum.Yozgat aslında gerek ticaret yollarının ortasında olması gerekse Kırıkkale gibi stratejik bir mevkide olması hasebiyle savunma sanayii için en uygun yer.Ak Parti’nin yeni milletvekili Dr.Ertuğrul Soysal şöyle buyurmuştu "Bu dönem Yozgat olarak, çok daha şanslıyız. Meclis Başkanımız Sayın Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcımız Sayın Bekir Bozdağ ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanımız Sayın Taner Yıldız, Yozgatlı…Yozgat’ı seven bir Başbakanımız var. Bu dönemi Yozgat için tarihi bir fırsat olarak görüyoruz"Bende bütün Yozgatlı hemşerilerim gibi görmek istiyorum Yozgat hiç olmazsa bu dönem gerçekten şanslımı? Hakikaten EZBER BOZAN yazılarınız için teşekkürlerimi arzediyorum İstanbuldan Saygı ve selamlar.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.09.2011 13:02
Kimse merak etmez mi ?
..........
..........
Maaş(şeker) bile alamıdık

Bayram bizim değil dostlar,
Bayram bizim neyimize,Belediyemizin mali olanaklarının yetersizliği nedeniyle 24 aylık maaşımızı bile alamadık,binlerce KM uzaklıkta ki somaliye uzanan devlet eli)Elbetteki hipimizin gönlü somalili kardeşlerimizledir,Allah böyle yaşamı hiç bir cünlıya yaşatmasın) esenli belediyesine ulaşmıyor mu acaba ?
Remzi ATAMAN -- 30.08.2011 13:22
Bu feryâdı duymak lâzım
Değerli gazeteci kardeşim Sürur bey,gazetenizde biz belediye çalışanlarının sorunlarını (yetkililer çözüm getirmeselerde) dile getirdiğiniz için belediyemiz çalışanları adına özellikle teşekkür ediyorum.Kaleminize yüreğinize sağlık.
Şahsınızda tüm gazeteniz ve basın emekçilerinin,Yozgat'lı,Esenli'li kardeşlerimizin islam aleminin Ramazan bayramını şimdiden kutluyor,herkese bahar tadında yaşam diliyorum.
Remzi ATAMAN -- 27.08.2011 13:15
Bu feryâdı duymak lâzım
Bu da gelir bu da geçer,ama öyle geçiyor.Düşünmek bile insanı kahrediyor.somali'ye uzanan devlet eli ki (elbette uzanması gerekiyor,gönlümüz onlarladır,Allah böyle duurumları insanlık tarihinde birdaha göstermesin )bize niye uzatılmıyor ve Anayurdumuzda garip,perişanız merak ediyorum.Gençliğimizi,emeğimizi,herşeyimizi verdiğimiz Devletimiz biz çalışanlarına hakettikleri maaşlarımızı vermiyor."Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir"felsefesine inanan bir toplum olmamız nedeniyle Anayasa7mıza dahi Sosyal Devlet ilkesini koymuştur.O sosyal liği görmek istiyoruz.
Belediyemizin mali olanakları maaşlarımızı ödemeye yeterli değil,acilen maaşlarımızın ödenmesi için belediyemize mali yardım yapılmasını tüm yetkililerimizden özellikle arz ediyorum.
Bizlerinde bayram da bile olsa gülmeye hakkımız yok mu? Tüm yetkililere sesleniyorum;değil 24 ay bir ay dahi maaş alamasanız ne yaparsınız?Lütfen söyleyin bizde onu yapalım.Sorunumuzu bu sütunda olsun dile getirme fırsatı verenlere teşekkür ediyor,mübarek kandilinizi ve Bayramınızı şimdiden kutluyorum.NE DEYİM !!!!!!!
Remzi ATAMAN -- 26.08.2011 14:37
Bu feryâdı duymak lâzım
Değerli kardeşim Sürur bey,öncelikle toplumun sorunlarına yazılarınızla katkıda bulunduğunuz için teşekkür ediyorum.Bizler Esenli belediyesi çalışanları olarak sorunlarımızı iletmediğimiz yer kalmadı.sorunlarımıza çare yerine (ısrarla belediyemizin mali olanaklarının yetersizliği nedeniyle maaş alamayışımızı belirtmemize rağmen)belediyemize yazılar gönderilip neden maaş verilmediği sorulmakta ve evrak dolaşımından başka bir iş yapılmamaktadır.Sizi kutluyorum.sorunumuzu bu platforma dile getirdiğiniz için teşekkür ediyor,çalışmalarınızda başarılar,size,sevdiklerinize ve tüm sevenlerinize bahar tadında yaşam diliyorum.
NOT:Biz maaş almayarak parasızlığa ve sorunumuzun çözümsüzlüğünre alıştık.sorunumuz çözülürse konuşacak birşeyimiz kalmaz(!) öyleca kalmasında fayda olsa gerek(!)
Remzi ATAMAN -- 22.08.2011 13:30
Yozgat kaçıncı şehir olacak?
Sayın Sürur ÖZTÜRK, Sekizinci Şehir'de yazıldı.Hem de üç çiltlik bir eser olarak. İlk üç çildi piyasada pek bulunmuyor. Şehrinizin il Halk Kütüphanesinde görebilirsiniz. Saygılarımla...Zekeriyya BİCAN
Adınız ve Soyadınız -- 07.08.2011 13:53
Bu ısrarın gerçek sebebi nedir?
Sürur bey yazınızı ben yıllık izinde olduğum için biraz evvel okuyabildim.
Belediye komisyonunda dün oylanan isteğimiz yoğunluk artışı nedeniyle reddedildi.size gazetelerede manşet olan belediyeye başvuru yazımızı aynen gönderiyorum.2-2.5 senedir bu işle ben uğraştığım için bu konunun muattabı direk benim.Sizin duyarlılığınız için bu yazıyı bilmeniz ve yorumlamanız benim için önemli.Artık geçici maddeden yararlanamadığımız için sorun bidaha açılmamak üzere çözülmüştür.Üzgünüm yozgat kaybetti,üzgünüm yine yozgatlı yürürkek kendi ayağına bastı.Ama sevinçliyim çünkü benim uğraşlarım en azından yozgata olmasada olmayan bir yere bu merkezi kazandırıyor.Saygılarımı sunarım
Op.Dr Erdal Cahit Topcu Şifa hastanesi yönetim kurulu üyesi

Sayın başbakanımızın;
Bir kişiye bile istihtam sağlanacaksa önünü aşar ve yanında olurum lafını hatırlatırız.
Dünkü çıkan yazınız bizim 2,5 yıldır uğraştığımız ve sağlık bakanlığından son çıkan geçici madde hükümlerinden yararlanarak ön izin (Şartlar uygun hale getirilirse açmaya izin) alıp belediyemize onay için verdiğimiz planla örtüşmektedir. Öncelikle bu yaraya parmak bastığınız için Yozgat Halkı adına teşekkür ederiz.
Ateş düştüğü yeri yakar biliriz ama ateşin her zaman yaktığını bilmemize rağmen yanmadan tedbir almayı düşünmeyiz.
Biz Şifa hastanesi olarak üstümüze düşen kamu görevini yerine getirmek amaçlı 2,5 yıldır sağlık bakanlığımıza bu olayın Yozgat için çok önemli olduğunu anlattık. Bu uğraşlarımız sonucu komşu Çorum,Kırşehir gibi bizden daha gelişmiş olduğu söylenen illerin lokomotifi olarak seçilip kalp hastanesi için ön olayı aldık.Normalde biz dahil bu bölgedeki hiçbir il planlamada bu yatırım için öngörülmemişti.Yaklaşık 12 milyon lira yatırımı gerektiren bu işe elimizi değil boynumuzu koyduk.
Sağlık Bakanlığından ön onayı hukukçularımızın temmuz ayında yürürlükten kalkacak geçici maddeye dayandırarak almamıza rağmen belediyemizin imar için onay vermesi aşamasında takılıp kaldık
Kamu yararına iş yapmak kamu kuruluşu olmayı gerektirmediğini anlatmak 1 ayımızı aldı ve bu süreç belediyemiz tarafından uzatılırsa Yozgat olarak bu hakkımızı süre dolduğu için ne yazık kabedeceğiz. Kaybeden Şifa olarak biz değil ateşin düştüğü ve düşeceği Yozgat halkı olacaktır.
İdare hukukuna göre bütün idari işlemlerin nihai amacı kamu yararıdır. Bu açıdan bakıldığında kamu yararı çok geniş kavramdır. İmar planlarının da nihai amacı kamu yararıdır.
İmar planı gerekirse çevresiyle birlikte düzenlenmeli kamuya yararlı bu tesisin yozgata kazandırılması gerekmektedir.
Yozgat halkı, sivil toplum örgütleri, halkın vekilleri artık bize Yozgat için destek vermeli.Bu konu için gerekli girişimleri gerekirse bizden önce yapmalı ve takipçisi olmalıdır.
Bizim Belediyemize başvuru yazımız aşağıdadır.

Belediye Başkanlığına
YOZGAT

Özel Yozgat Şifa Hastanesi olarak; Yozgat ve çevre il’lerde olmayan bir ilke Yozgat adına imza atmak üzereyiz.
Kasım 2006 yılından beri Yozgat’ta ilk ve tek özel hastane olarak hizmet vermekteyiz.
Yozgat’ın mevcut sıkıntılarından en önemlisi olan iş istihdamı fazlasıyla memleketimize sıkıntı vermektedir. Her geçen gün personel sayısını artırmaktayız.Mevcut kadrolarımızı artırma ve genişletme başvurularımız devam etmekte olup Yozgat ve çevre illeri en büyük eksiği olan KVC(Kalp damar cerrahisi-Anjiyo,balon patlatmak-By-pass ameliyatı,-stent takmak) kadromuza eklenmesi için Sağlık Bakanlığı ile ön anlaşmaya varılmıştır.
Yozgat il,ilçe ve çevre illerde hiçbir kamu ve özel sektörde KVC ünitesi bulunmamaktadır. Acil kalp krizi veya kalp problemlerinin çözümünde ilk 30 dakika içinde damar içine verilen özel solüsyonlar, stent uygulaması veya cerrahi müdahale uygulanması hayatı kurtarmak için önemlidir. Oysa memleketimize en yakın merkez 2 saat uzaklıkta olan Kayseridir (oda merkez hasta için uyarılırsa hazırlıklar ile birlikte 3 saati bulmaktadır) ve hastaların çoğu ya yetişememektedir veya kalıcı felç gibi şikayetleri ömrü boyunca çekmektedir. Bu eksiği kapamamız hem memleketimiz hem komşu iller için konu insan ise zorunludur.
Sadece kalp krizleri değil birçok alanda da bu merkezin yararını Yozgat ve çevre iller yaşayacaktır. Bunlara örnek vermek gerekirse;-Diyalize alınacak bir hastanın damar cerrahisi ile diyaliz için zorunlu şant operasyonunun uygulanması,-Varis ameliyatları,-kalp çarpıntısı olan kişilerin damar yolundan kalbine girilip uyarı kaynağını yakılması,-trafik kazlarında durmayan kanamalarda acil müdahale imkanı gibi….
Multidisipliner olarak tariflenen(yani birçok branşın birlikte müdahale ettiği) kalp ve damar Cerrahisi yapılması için tüm branşların olduğu bir yerde hizmet vermesi Sağlık Bakanlığınca zorunluluk olarak bize bildirilmiştir. Mevcut bina,yatak ve ameliyathane boyutlarıyla bu işi yapmamızın mümkün olmadığını yapabilmek için yatak sayımızı yoğun bakımlar dahil 55’den 96’ya,mevcut olan ameliyathanelerin boyutlarının artırılıp en az 45 m2 olan iki ameliyathane ve yarı steril alanda olması gereken anjiyografi odası ve yoğun bakımların eklenmesi gerekmektedir.Bakanlık görüşlerine göre düzenlenen ek bina projemiz yine bakanlığımızca kabul görmüş ve belediyemizin onayından sonra hızla bu yatırımı yapmamıza izin verilmiştir.
Bu işin memleketimiz için ayrı bir önemi de 260 kişinin çalışıp belki 1000 kişinin ekmek yediği hastanemize, en az 260 kişi eklenip bir 1000 kişinin daha eklenmesini sağlayarak Yozgat ekonomisine katkısıdır.
Bir özel kuruluş olarak birçok kamu kurumundan daha fazla hizmet verdiğimizi ve vermeye çalıştığımızı lütfen görünüz. Lütfen Yozgat’ımızın diğer memleketlerde hastane doktor ve de iş-aş aramasına el birliği ile engel olalım.

Yozgat halkı, sivil toplum örgütleri ve halkın vekillerine gereğinin yapılmasını arz ederiz.

ŞİFA HASTANESİ YÖNETİM KURULU
Adınız ve Soyadınız -- 05.08.2011 12:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
5
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00