BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 08.12.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
177
Dün
:
4716
Toplam
:
17447307
Ezber Bozan Sürur ÖZTÜRK
Yozgat’a traktör getiren vali
surur-ozturk@hotmail.com
Yozgat’a traktörü ilk kez, 11 aylık Yozgat Valiliği sırasında İhsan Sabri Çağlayangil getirmiş.
Çağlayangil, 3 padişah görmüş; Atatürk’le, Celal Bayar’la, Adnan Menderes’le, Süleyman Demirel’le, İsmet İnönü’yle, Kenan Evren’le devlet tecrübesi yaşamış; Emniyet Genel Müdürlüğü’nün çeşitli kademelerinde görev yapmış; Çalışma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlıkları, Cumhuriyet Senatosu Başkanlığı ve son olarak 6 ay süreyle Cumhurbaşkanı vekilliği yapmış bir isim…
Hatıralarını, Tanju Cılızoğlu’nun yayına hazırladığı bir kitapta toplamıştı. Ben, 1990 yılında Yılmaz Yayınları’ndan çıkmış olan üçüncü baskısını okumuştum.
İhsan Sabri Çağlayangil, bu kitapta, Yozgat’a traktörü nasıl getirdiğini de anlatıyor.
1949 yılında İçişleri Bakanı Emin Erişirgil, “valileri gençleştirme” kararı alır. Yetenekli genç elemanları vali olarak tayin ediyor. Çağlayangil, o günlerde Emniyet Genel Müdürü Yardımcısı. Bir Yardımcı daha var, o da Sebati Ataman. Ataman Muğla Valisi olarak atanırken, valilik bekleyen Çağlayangil, Tetkik Heyeti Reisliği’ne getirilir.
Buna içerleyen Çağlayangil, itiraz eder. Okuyalım:
“… kalktım, kendilerine müracaat ettim. ‘Beni niçin vali yapmadınız?’ diye. Bana, ‘Seni beğeniyorum. Bana lazımsın. Seni daha iyi bir göreve verdim’ dedi.
Ben, tatmin olmamıştım. ‘Mumla vali ararken beni vali yapmamanızın bir nedeni olmalı’ dedim. Bana, bu ısrarım üzerine, şu yanıtı verdi:
‘Sen, sabahları geç geliyorsun. Disiplinsizsin. Ben de sabahları geç geliyorum; ama sen, disiplin tanımazsın. Bir de doğrusu şu ki, sen çapkınsın.’
Adamakıllı kızmıştım. ‘Ben makamımda daktilo ile (sekreterle) basılmadım’ deyiverdim. Bakan da bana kızdı, bağırdı. Ben de ona daha yüksek sesle konuştum; kapısını çarptım, çıktım.
Emin Erişirgil, Niğdeliydi. Maarif Vekaleti Müsteşarı ve lise öğretmeniydi. Sonra mebus oldu, daha sonra da bakan. Ben, bakanla tanıştığım gece, Sait Naci’nin evine, yemeğe davetliydim. Arabama bindim, Saraçoğlu Mahallesi’ne gittim. Sait Naci’nin evine girdim. Sait Naci, ‘Koş, seni telefonla bakan arıyor’ dedi. Bakanla telefonla konuştum. Bana, ‘Sayın Çağlayangil, Yozgat Valiliğini kabul eder misiniz?’ dedi. Ben de kendisine, ‘Benim coğrafi şartım yoktur’ dedim. İki derece düşerek, 90 Lira ile Yozgat’a vali olarak gittim. Yozgat’ı kimse kabul etmemiş.”
Buradan anlıyoruz ki İçişleri Bakanı Emin Erişirgil’in, aralarındaki o kavgaya rağmen İhsan Sabri Çağlayangil’i valiliğe atamasının sebebi, Yozgat’a vali olmayı kimsenin kabul etmemiş olması…
Çağlayangil’in, vali olduktan sonra Yozgat’a dair ilk intibası da şöyle olmuş:
“Yozgat’a geldim. 11 bin nüfuslu bir köy. Bir vali konağı var, bütün Yozgat’ı satın alır. İpek perdeler, Hereke ipek halıları…”
Gelelim, traktör konusuna… Çağlayangil, bu konudaki teşebbüsünü ve akıbetini şöyle anlatıyor:
“Yozgat, çok fakir. Yozgat’ın karşısında Kırşehir’in Çiçekdağı kasabası bulunuyor. Çiçekdağı’nın içinde de Malya Devlet Çiftliği var. Oradan ne zaman geçsem, ekinler gümrah. (Bol, gür.) İçinden süvari, atla geçse görülmez. Bizim Yozgat’ın tarlalarında ekini karışla ölç... Çiftlik müdürüne gittim. ‘Bu iş nasıl oluyor?’ dedim. Bana şunları söyledi:
‘Ben, Dry Farming yapıyorum. Yani kuru ziraat. Traktörle çalışıyorum. Kar yağıyor, eriyor. Sürüyorum. Tam tavında sürüyorum. Nem, içerde kalıyor. Bu, nemi tutuyor, ekini bu hale getiriyor. Siz, traktörle çalışmıyorsunuz, onun için sizinki olmuyor.’
Ben, alacağımı almıştım. Döndüm, Ziraat Müdürü ile olayı inceledim. Karabasanla yapılan ziraatte sabanı öküzler çekiyordu. Öküzler, kıştan aç çıkıyorlardı. Yorgun ve bitkinlerdi. Bu yüzden, toprak tavında iken öküzler tavında olmadığı ve kuvveti kalmadığı için toprak iyice sürülemiyordu. Öküz tava gelinceye kadar da iş işten geçiyordu.
Araştırdım. Bizim Yozgat topraklarını süren öküzleri satsak, yerine traktör almamız mümkün. Bu traktörün işini yapan öküzlerin bedeli, traktörün bedelinden fazla... O zamanlar traktör, 8 bin Lira. Ben, Arşimet gibi ‘Buldum!’ dedim.
Öküzleri sattırırım. Köyün ne kadar traktöre ihtiyacı varsa, temin ederiz. Bir çift öküz, o zamanlar 150 Lira. (Devamı 17. sayfada)Yanıma Özel İdare Müdürünü, Ziraat Müdürünü aldım. Köy köy dolaşıp bu buluşumu anlattım. Köylüler dinliyor, ‘haklısın’ diyorlar ama ‘Hadi verin öküzleri, satalım; köye ortak traktör alalım’ dediğimde ‘Olmaz Beyim’ diyorlar. ‘Niye?’ dediğimde ‘Öküz, benim damımda. İstediğimde çıkarırım, istediğimde çıkarmam. Bir traktörün peşinden bütün köy koşacak.’
Baktım ki köylüden tepki geliyor; yapmayacaklar. Ben de aklıma koyduğumu yapacağım. Çünkü inanıyorum yapılacak olana. Ziraat Müdürüne döndüm, ‘Özel İdare alsın traktörü. Siz de kira ile sürün bu toprakları’ dedim. Her ikisi de, ‘Bizim mevzuat, buna uygun değil. Vali olarak, vilayet olarak bunu yapamayız’ dediler.
Ben, aklıma takmıştım. Bu işi mutlaka yapmak istiyordum. Nasıl olur, inceledim. ‘Özel İdare ile köylü, bir birlik kurarsa olur’ dediler. O birliği kurdum. Ziraat Bakanı Cavit Oral’a gittim. Derdimi anlattım. Kendisi bana, ‘Sen ne anlarsın traktörden, tarımdan? Vilayeti traktör çöplüğüne çevireceksin. Kolay iş mi?’ dedi. Yaralarıma merhem olmadı.
Oradan İçişleri Bakanı Emin Erişirgil’e gittim. O da ağız birliği etmişcesine Tarım Bakanının dediklerini tekrarladı.
‘Sen ne anlarsın bu işten!’
‘Yaparım Yapmak istiyorum. Bu halkın yoksulluğu, ancak bu yolla düzelir’ dedim. Benim ısrarım üzerine, ‘Hocaya git ama benim gönderdiğimi söyleme’ dedi. Şemsettin Günaltay Hoca’ya gittim. Başbakan. Benim sözümü hiç kesmeden dinledi. ‘Ne mezunusun sen?’ dedi. ‘Hukuk’ dedim. ‘Kendine güveniyor musun?’ ‘Güveniyorum’ dedim. Kalem Mahsus Müdürünü (Özel Kalem Müdürünü) çağırdı. ‘Bana Zirai Donatım Kurumu Umum Müdürünü bulun’ dedi. Buldular, telefonla konuştu.
‘Sana Yozgat Valisini gönderiyorum. Ne istiyorsa ver’ dedi. Çok sevindim ve sevinçle gittim. Özel İdaremin de parası var. Yozgat’a gittiğimde görevi devraldığım vali Osman Şahinbaş, iş yapmamış, parayı saklamış. 50 traktör istedim. Umum Müdür, ‘veremem’ dedi. ‘Bütün Türkiye için elimde 75 traktör var. Sana ancak 25’ini veririm. 25 gün sonra gel. Ziraat Bankası’na da parasını yatır. Paranın hepsini de istemez. Sekizde birini yatır, gerisini taksitle ödersin’ dedi.
Dediklerini yaptım. Massey Ferguson kırmızı traktörler, Yozgat’a geldi. Onları gelin gibi süsledik. Vilaetin önüne dizdik. Yukarıdan, odamdan izliyorum. Köylüler, müthiş ilgileniyorlar. Gelip soranlar oluyor. ‘Satayım sana’ diyorum, almak isteyenlerin parası yok. ‘Tarlayı süreyim’ diyorum, ‘Bir benim için köye gelmezsin ki’ diyor. İçeriden, dışarıdan engelleniyorum. Köylüsü, memuru, herkes bana karşı.
Toprağın tav zamanı geldi. Aldım iki traktörü, Sorgun’a gittim. Köyün birine vardım. Muhtarı buldum. ‘Burada dul, tarlası olan, marabacı kimse var mı?’ dedim. ‘Bir kadın var’ dedi. Hiç unutmam, kadının tarlası, 40 dönüm. Bir-iki saatte tarlayı sürdük. Köyden çıkıp gideceğiz. Köylü, sürülüşü gördü. Hayran… Şaşkın… İkircikli… Bu defa yoluma çıktılar. ‘Bırakmayız bu traktörleri’ dediler. ‘Kalsın, sizde süreyim toprağınızı’ dedim. Pazarlık yaptık. Ben, dönümüne 300 kuruş istedim. 250 kuruşa anlaştık. O da yarısı peşin, yarısı ‘harmana veresiye’…
Traktörleri bıraktık ve köylüler, traktörleri kapıştılar. Benim istediğim de o ve traktörle sürülen yerlerin hepsinde ekinler, Malya Çiftliği’nin ekinleri gibi oldu.
Yozgat’ta 11 ay kaldım. Beni Antalya’ya tayin ettiler. Benden sonra gelen vali, ‘Vilayet bu işle uğraşmaz’ demiş, traktörleri taksitle satmış ama Yozgat’a da böylelikle traktör girmiş oldu.”

10.08.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Çöven yetiştirip helva ve lokum üretebilir miyiz?
Hocam ben 60 yillarin sonlarna dogru
Tahta kalede bir kuru yemis cide
Calistim o zamanlar coveni Vanin Ercis
Kazasinda kokleri yarim metre yerin
Altindan cikartilir kurutulur ve islem
3ay surerdi ve
Helvacilara satilirdi.

Saygilarimla
Rafet
Adınız ve Soyadınız -- 09.02.2014 13:13
ÖZTÜRK'DEN SESLİ K.ARSLAN YORUMU
Sayın Öztürk, Sizin sesli yorumunuzu dinlemeden önce Sayın Arslana Yozgatın imarı konusunda bir yorum göndermiştim. Görüyorümki tevafuk olmuş. Aynı düşünceler üzerinde fikir birliği yapılmış.Aklın yolu birmiş. Yozgat çevreye yayılmadan önce, Yozgat'ın merkezindeki imarın değişmesi kat farkının yükseltilmesi, az yerde çok insan barındırma gayreti içinde olunması gerektiğini düşünüyorum.Sizinde söylediğiniz gibi, bu durum müteahhitlerin dürümüne yağ olacak. ne var ki, Yozgat halkı da en eski mahallelerin enkaz haline gelmiş barınaklarının altından kalkacak güce sahip değiller.Yozgat'ta imar değişikliği yapıldığı zaman bu şehrin dışarı taşma durumu yirmi yıl daha ertelenmiş olur.Çovalın içindeki buğdayla mı daha kolay başadersiniz yoksa sergideki buğdayla mı?Bir şehir alanını genişlettikçe daha masraflı hal alacağı aşikardır.Şehrin içindeki alt yapı yerine oturmamışken dışarı taştıkça daha bakımsız yollar, ulaşımsızlık, güvenlik,alt yapı,elektrik su sorunları dahada artacaktır. Umarım bunlar gözardı edilmeden karar verilir.Şehri büyütmek çok zor değil. Ofisüstü yirmibeş yıldır yolsuz.ulaşım başlı başına bir sorun. Toki yerleşim mahalleleri yolsuz.Şehri dışarı taşıyıp kendi haline bırakmak, çamur içine batırmak şehri kalkındırmak olmasa gerek. Aydınlattığınızdan dolayı teşekkürler selamlar.
Suzan Susam -- 16.01.2014 20:43
KİM HANGİ MAKAMA GELECEK ?
Çok güzel yazmışsınız..uyuyanların uyanması dileğiyle..
bir garip yolcu -- 16.11.2013 22:31
KİM HANGİ MAKAMA GELECEK ?
Sayın Öztürk,son günlerin en önemli gündemi Suriye olayları ve Türkiye'nin Suriye'ye karşı tavrı, bu tavrın sonuçları, bedelleri neler olacaktır?Türkiye bir oyuna mı getiriliyor? Gündem konusu düşüncelerinizi, gündemi takip eden ve yorumlayan bir yazar olarak yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Allah'a emanet olunuz.
SUZAN -- 29.08.2013 16:16
Hükümeti değil Erdoğan’ı devirmek istiyorlar
Selam ,sayın öztürk bu halkın bir isteği var vatana,çalışanların haklarına ,toplumun duyarlarına ve insan haklarına,saygı yuyulması bunu sizde güzel dile getirmişsiniz .Çalışan emekcilerin işlerine iade işlemlerinin derhal yapılıp halkın çalışma barışı sağlanmazsa ülkemizde huzur olmaz salıcakla kalın.
mahmut ERDEM -- 10.06.2013 08:54
Hükümeti değil Erdoğan’ı devirmek istiyorlar
bu teşhise yorum yok.[ inandırıcı bulmadım. selamlar]
hasan baycan -- 06.06.2013 15:36
Basın işinizi kolaylaştırdı ama farkında değilsiniz...
Siz henüz öğrenemediniz mi, AKP yandaş olmayan hiçbir gazeteyi beğenmez.
ali -- 14.05.2013 16:20
Göçün tek sebebi işsizlik mi?
ellerine ve yüreğine sağlık yine enteresan bir konuyu irdelemişsiniz.yozgat insanında staretejik miyopluk var gibi geliyor bana uzun yıllardır kendilerine söylenen ve vaadlerinlerin peşinden koştular ama söylenen ve verilen sözlerin araştırmak takip etmek gibi bir olgu geliştirilemedi bu sözü verenler bunu sermaye olarak kulladdılar vede kullanmaya devam edeceklerdir nasıl olsa kımse tarafından sorgulanmayacağınadan eminler bu durumdan dolayı tüm gayretler sonuçsuz kalmaya mahkumdur.örnek mi istiyorsunz STK ların bahseddiğiniz vede yazdığınız konu ile ilgili biraraya gelmek gibi bir tutum sergileyecenini hayel bile edemiyorum.
hasan baycan -- 11.05.2013 15:29
Yozgat Blues’da Yozgat yok
Sahipsiz insanların sahipsiz şehri. Çapanoğlu Süleyman Bey’den sonra her dönemde her şekilde kullanıldı. Bazen din ile bazen milliyetçilik ile ama çoğu zaman ağızlara çalınan bir parmak bal ile oyları alınıp sonra kaderine terk edildi. İrfan sahipleri uyan Yozgat diye çırpındıkça uyumakta ısrar eden bir şehir. Şimdi de Çerkez Ethem filmi ile birkaç kişinin menfaatı uğruna yine ağızlarına çalınacak bir parmak bal uyutulmaya çalışılıyor.Kellim kellim la yenfa.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 15.04.2013 11:14
Sessiz çınara vefa
ben yozgat gazetelerini ve internet sitelerini devamlı takip ederim.İlk defa kıskançlık duygularını bi yana koyarak tamamen iyi duygularla ve hiç bir abartıya kaçmadan kuddusi beyin de işaret ettiği gibi bi meslek büyüğünün hakkını teslim eden bi yazıya rastladım.eğer yozgatlılar birbirlerini kıskanmaz da böyle birbirlerinin hakkını teslim ederse o zaman zihniyetini düzeltmiş olur..kıskançlık yozgatlıyı perişan ediyor.hepimizin birbirini desteklemesidoğruları anlatması lazım. Yani sizler gibi..tebrik eder,saygılar sunarım.
turan -- 17.03.2013 14:05
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00