BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 25.01.2020 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
231
Dün
:
4716
Toplam
:
17584391
Gözlem Erdoğan BUDAK
ESKİ SOKAKLARDA YÜRÜMEK
ebudake@hotmail.com
Nohutlu tepe ile Çamlık arasında Yozgat!

Yıllar önce çekilen bir resmi şimdi çektiğimiz bir resimle karşılaştırdığımızda fazla bir fark göremiyoruz yapılarında. Sadece renkleri değişen ve son on sene içinde çevreye doğru yüksek yüksek binalar var kareye yansıyan.

Yürüme mesafesinde bir çok yere gittiğimiz Kent merkezinde yürümek için nereleri seçiyorsunuz.
Şehrin trafik gürültüsü dışında hemen onbeş dakikalık mesafede yer alan eski mahallelerde yürüdünüz mü?
Şimdilerde daha çok mültecilerin tercih ettiği bakımı yapılmayan Yozgat’ın son 50-60 hatta bazıları daha fazla tarihine tanıklık eden mahallelerinde yürüdünüz mü hiç.

Bi gün bi değişiklik yapın işe giderken yolunuzu değiştirin ve şehrin kenarındaki bu mahallelerde zaman geçirin. Belki de hiç geçmediğiniz yerlerden geçeceksiniz. Ne mi göreceğim derseniz bakın neler neler var :
Yürümeye başladıkça ilk önce bedeninizi taşıyan ayaklarınızdan gelen sesleri duymaya başlayacaksınız. Güzel bir melodi gibi sanki… Önceden var mıydı bu ses yada vardı da şimdi mi güzelleşti. Hafif yokuşlarda nefes alışverişiniz hızlanacak. Asfaltlanmamış çoğu yerlerde kesme taşların üzerinde yürürken gözünüzü yerden alınca hemen yüksek duvarları göreceksiniz. Duvarın üstlerinde güneşlenen ya da etrafı gözleyen birkaç kediyle göz göze gelince ‘Gel pisi pisi’ diyecek ve ‘Miyav’ diyen kediyle anlaşmanın verdiği mutlulukla gülümseyeceksiniz. Evin önünde oturup zaman geçiren yaşlı teyzenin bakışlarında taa yıllar öncesinin verdiği özlemi görmedim diyemeyeceksiniz arkadaşlarınıza anlattığınızda yürüyüşünüzü. Gıcırdayarak açılan kapıdan elinde ufak bir ekmek ve oyuncağıyla pırıl pırıl gözlerle size bakan çocuğa merhaba demek isteyeceksiniz… Bahar ayrı havası olan mahallelerde kış günü bacadan çıkan dumanın kokusu içinize ister istemez gidecek ve bir yirmi yıl öncesine götürecek sizi. Her köşe başındaki çeşmelere yaklaştıkça suyun sesi öylesine rahatlatacak ki sizi, üç yudum içmeden geçemeyeceksiniz her çeşmeden şifa niyetine. Kasım aylarında gazellere basarak yürümenin tadı başka tabi… Çıtır çıtır çıtır… Rüzgar sadece yüzünüzü üşütmeyecek, ağaç yapraklarını dökmek için dallar arasında dolaşırken çıkardığı sesi duyduğunuz halde sanki görecekmişsiniz gibi ağaca bakacaksınız.

Daha yaşayacağınız bir çok güzelliği artık size bırakmak istiyorum.

Evet gelin bir değişiklik yapın ve her gün gittiğiniz işe okula farklı yollardan gidin. Hayatınıza farklı ve güzel şeyler katın.

Aşağıda bir kaç yürüyüşümde şahit olduklarımı sizlere sunuyorum.

15.12.2019










Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Kemoterapi merkezi !
Değerli Erdoğan abi yazılarının devamını bekliyorum. Fazla arayı açmasak diyorum 5 sene olmuş diğer yorumlarima zaman nasılda su gibi geçip gidiyor.
Mehmet sulayici -- 20.02.2015 00:09
Kemoterapi merkezi !
Yorumunuz İyi günler.. Konuyla ilgili benim de 3 aile tanıdığım var.. hepsi birleşip gidiyorlar.. Ankarada birinin işi aksasa hepsi de sıkıntı yaşıyor.. Bencede mutlaka Yozgata kemotarapihastaları için bir yer faaliyete gecirilmelir.. lütfen ilgililerden ilgi bekliyoruz.. gerekirse imza bile toplarız.. iyi günler...
Mehmet Şanlı -- 03.01.2015 16:23
Sorgun Uranyumu
yazılarınızı cok begeniyorum
Deniz -- 23.10.2014 11:06
Zamanımız yok!
Selam Erdoğan bey günümüz yaşam seyrini güzel irdelemişsiniz dilinize sağlık umarım bundan nasipleniriz sağlıcakla kalın( Günümüzde kahve köşelerinde sandalye tepelerinde zaman öldürmek revaçta )
mahmut erdem -- 10.01.2014 10:57
Eskici
Selam Erdoğan bey yazınız güzel olmuş ,Ataerkil ailelerin yokluk yüzünden nasıl parçalanmak zorunda kaldığının'da umarım bir yazınızda ele alırsınız. YOZGAT'A ailelerin gurbet acısı yaşamadan güzel YOZGAT'TA Kalabilmelerini sağlayacak fabrika ve iş istihtamı'nın olduğu sahaların açılması dileğimle selam
mahmut erdem -- 06.11.2013 11:21
Eskici
Değerli kardeşim Erdoğan Bey’ciğim. Büyükbabanız Sayın İbrahim Karakurt’un şiirlerinden bizlere naklettiğiniz kısımları bayramdan bu yana içim burkularak tekrar tekrar okuyorum. Onun yaşadığı günlerdeki sıkıntıları kısmen de olsa bizlerde yaşadık. Bu yüzden defalarca okuyarak o günleri bir daha anımsamak istiyorum. Hele tatillerde Yozgat’a geldiğimizde tereyağlı çalmalı yufka dürümler, tatil bitip gurbete gittiğimizde bir dilim ekmek üzerine sürülen sana yağı üzerine dökülen toz şeker tezatlarını yıllarca yaşadık. Dileğim, Sayın İbrahim Karakurt’un içten şiirleri ziyan olmasın. Sizin bu şiirlere sahip çıkmanız, en azından köşenizden bizlere aktarmanızdır. Selam ve sevgilerimle.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 22.10.2013 17:20
Öğrencisiyle birlikte ağlayan hoca!..
ben 98 halıcılık mezunuyum hocalarımızın hepsi çok iyidiler ALLAH hepsinden razı olsun.ben bir konuya değinmek istiyorum halı tasarım yarışmalarına neden mezun olanlar katılamıyor. en fazla bir yıl önce mezun olma şartı arnıyor bunu gündeme getirirseniz çok sevinirim sadece ben değil bütün mezunlar sevinecektir.
fatma -- 18.01.2013 00:56
Yozgat Çağrı Merkezi
erdoğan bey yorumlaınızı bekliyoruz
çağrı merkezi -- 11.12.2012 18:57
Yozgat Çağrı Merkezi
gerçekten çok haklısınız sizi her zaman takip ediyorum ve fikirlerinizi çok doğru buluyorum tesekkürler...
0rhan -- 13.05.2012 22:06
Yozgat Çağrı Merkezi
HELAL OLSUNSANA GÜZEL ŞEYLER YAZIYORSUNUZ
HASAN ERCİYES -- 09.04.2012 17:17
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00