BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 14.12.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
244
Dün
:
4921
Toplam
:
13223986
KILIÇ YARASI Dursun ERKILIÇ
Okuma, kafan karışır
dursunerkilic@gmail.com
Siyaseti bir ‘kandırma’ sananlar ile bu kandırmayı bir ‘inandırma’ sanarak yaşayanların ilişkisi çözülmesi zor bir garabet yumağıdır…
‘Zübük’leşen simalardan, hep yanılan dimağlardan, kabuklaşan yaralardan oluşan bu sarmal birbirine öylesine sıkı sıkıya bağlıdır ki, ayırmaya kalksanız ‘kötü’ olursunuz!

YÜREĞİNLE YÜRÜRSEN…
“Bir insan ömrünü neye vermeli” diye soran sol’un simge isimlerinden Zülfi Livaneli’nin kardeşi Seyhan Livanelioğlu, DYP’de ikbal ararken, buna bir yaman çelişki olarak bakanlar vardı ama; herkes biliyordu ki, “Harcanıp gidiyor ömür dediğin”.
Kaldı ki;
“Yolda kalan da bir yürüyen de bir”.
Hasan Kaplani; “Geçti Ömrüm”ü çığırırken;

Şu gönlüme gerçek bir dost
Bulamadan geçti ömrüm
Dünyadan yaşam tadını
Alamadan geçti ömrüm

Diyordu ya, daha da acısı vardı:
Gerçek aşk oduna yandım
Bu devranı sürmez sandım
Bilemeden geçti ömrüm

ASKER YOLU VE ASKER KINASI
Nüfusu azalan, milletvekili sayısı düşen, Suriyeli komşusu artan, zengini kaçan, düşüneni göçen Yozgat ahalisinin ömür serüveni; gerçek aşk oduna taşıdığı su, dünyadan alınmamış yaşam tadı ve harcanıp giden bir ömür pişmanlığı içinde eriyor gibi…
Herkes için geçerli değil elbette ama Nedim Akdağ gibi;

Asker yolu beklerim
Günü güne eklerim
Sen git yarim talime de
Ben burayı beklerim

Diyerek, bu ülkeye yürekten bağlılığını dile getirenler; gün olur, Sefil Döndü’nünacı ile yoğrulmuş yürek zenginliğine erişir ve der ki:

Asker kınasını yaktım eline
Nazlı yarin bakar asker yoluna
Nasıl duyurayım nazlı geline
Gitti de gelmedi buna ne çare

Al bayrağı yavrum sarmış tabuta
Bütün komutanlar gelmiş kapıda
Asker ettim seni karda tipide
Gitti de gelmedi buna ne çare

‘BEN YORULDUM HAYAT’ DÖNEMİ
Siyasetten girip nerelere geldik! Bu yazının göstermek istediği bir gerçek var; şu; ne yaparsanız yapın hayatı aşktan, vatandan, ölümden, insandan ve siyasetten ayırmanız mümkün değildir.
Siyasileri dinlerken kasketi devirerek değil ne dediğini evirerek dinlemezseniz varacağınız yer pişmanlıkların, heyhatlarınve de bir türlü şehir olamayan şehrin yorgunluğudur.

O dem sizi Nesimi de teselli edemez:

Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Hüdadır kula minnet eylemem

Hayatın ve siyasetin yakasından tutamazsanız o sizin yakanızdan tutar. O zaman, Mümin Sarıkaya’nın dizelerine sığınırsınız:

Ben yoruldum hayat, gelme üstüme
Diz çöktüm dünyanın namert yüzüne
Gözümden, gönlümden düşen düşene
Bu öksüz başıma gözdağı verme

İYİ BİR BAYRAM HERKESİN HAKKI

Zor olduğunu biliyorum ama kaliteli bir ömür için ülken, şehrin, ailen ve kendin umurunda olacak arkadaş!
Dünyanın, özellikle de İslam aleminin, Türkiye’nin Yozgat’ın huzur içinde olduğu nice güzel günlerde buluşmak dileğimle iyi bayramlar.
Son söz: Ömür dediğin, anlamlıdır. Güzel harca!

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Yolsuzluk, Rüşvet
Selam hocam affına sığınarak yazınızı güncelliği nedeniyle sosyal bir sitede paylaşacağım izniniz olurmu? sağlıcakla kalın
mahmut erdem -- 10.01.2014 11:08
Kentin hafızası
Yozgat gazetesi sizin ,bizim,hepimizin ,bütün yozgatlının gazetesi ..onun için yozgatı sizin gibi seven insanlar burada yazıyor,şiir karışımı yazılarınızın devamlılığı arzusuyla hürmetlerimi sunarım.
Rana -- 08.03.2013 13:10
Eski yılın yenisi yeni yılın hunisi
sevgili kardeşim yeni yıla ait dilek ve temenni dolu tazınızı okudum...
çok teşkkürler
yolun acık olsun
vahit kargalıoğlu -- 11.02.2013 21:27
Abbas Sayar Yozgat saymaz!
Sayın Erkılıç; Değerlerine sahip çıkmayan değer kazanamaz diye düşünüyorum.

1984 yılında Ankara bakanlıkta çalışırken, hem ünüversitede okuyup hem çalışan bir arkadaş Yozgatlı olduğumu anlayınca çok heyecanlandı. Kendisiyle farklı yörelerin insanı olduğumuz için, bende bu alaksının sebebini sordum. Abbas sayarı tanırmısınız dedi. Evet tanırım dedim. Ne kadar tanırsınız dedi. Çocukluğumda gittiğim kırtasiyelerde ve gazetecilerde ve otelinin önünde otururken çok gördüm. Yozgat küçüktür. Herkes herkesi tanır. Ara sırada babam birileriyle sohbet ederken adını çok anar dedim. Güldü. Bu kadarmı dedi.Evet dedim. Peki siz nerden tanıyorsunuz dedim. Bakışlerını derine daldırarak düşüncelerinden dedi. Anlamadım, yani görüşüyomuydunuz dedim.Gözlerini kısarak yazılarından dedi.

İşte o zaman karşımdaki kişinin gözleri ne kadar küçüldüyse benim yüzüm o kadar kızardı.

Keşke Yozagat'taki okullarda özlü sözleri okulların bi köşesine yazılsa. Hatta bayrağımızın sağ tarafınada resmi asılsa. Bir liderin(Atatürk) yanına elbette bir düşünür yakışır. Hiç değilse okullardan kendi özünü tanımadan mezun olan öğrenciler mezun olmaz. Benim gibi yabancının yanında yüzü kızarmaz.

SAYHA
SAYHA -- 23.09.2012 22:14
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00