BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.01.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
236
Dün
:
4761
Toplam
:
12155405
GURBET YAZILARI A.Kadir ÇAPANOĞLU
Bir Yastıkta
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Bu yazımı eşi Alzheimer hastası olan değerli dost,bilge insan Sayın Yavuz Ergüven Beyefendiye ithaf ediyorum. (Bkz.BİR MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANI DURSUN KAPTAN, YA DA KILIÇ REİS) yazım.



Bir yastıkta kocayın ya da bir yastıkta kocasınlar derdi büyüklerimiz. Şimdi söyleyince “eski zaman temennisi” diyorlar. Neden eski? Ne değişmişte eski olmuş? Kelimeler mi eskimiş, temsil ettiği güzellik mi eskimiş. Yoksa biz mi eskidik farkında olmadan.

Biz çocukluğumuzda uzun yastıklarda uyurduk. Tabi büyüklerimizde. İki yanı dantelli, ama yastık başları illaki koyu kırmızı ya da bordo parlak jarse kumaşından. Bordo renk bir sıcaklık bir huzur verirdi.
Evlenme çağına gelmiş genç kız, çeyizi içinyastık kılıfı hazırlıyorsa iki kenarınarenkli kanaviçede işlerdi.
Biz çocuklar neyse de karı koca, başlarını bu uzun tek yastığakoyarlardısevgi ve huzur içinde.Şimdi kalmadı o eski uzun yastıklar. Güya Avrupalı olduk, medeni olduk. Filmlerdeki yatak odalarıyla, reklamlarda ki çift yastıklı yatak takımlarıylabeynimizdeki yatak odamıza girdiler. Önce yastıklarımızı ayırdılar.

Ayrı yastıklarda yatarak hürriyetimizi kazandık. “Önce göz göze, sonra el ele, sonra dizdize, sonra biz bize, sonra dötdöte, sonra git öte” alayları ile sevgimize ambargo koydular. Yeni evlilere“Bir yastıkta kocayın”diyorlar ya,lafın gelişi, ama iki yastıkta yatırıyorlar.

Sonra yatakları ayırma modası başladı. Yeni yetişme, sonradan görme hanımlar birbirlerini kışkırtılar, “Hayatım yatakları ayırdık, çok rahat ettik.”

Bundan sonra hiç olmazsa “bir yatakta kocayın” mı diyecekler. Demeye başlamışlar bile çünkü kocaman evlerde yaşayanlar artık yatak odalarını da ayırıyorlar.

Biz bu hallerdeyken İngilizler hâl⠓Husband on pillow” diyorlar, yani bir yastıkta kocayın.
Bu günün gençleri, yıllar sonra öğrenecekler ki hayat yaşayarak öğreniliyor, okuyarak, ya da ondan bundan dinleyerek değil. Birbirine sımsıkı sarılmadan geçen beyhude yıllarına acırken yaşlandıkça daha bir sıkı sarılacaklar birbirlerine…

Ne güzel anlatıyordu Rahmetli Barış Manço “bir yastıkta kırk yıl şarkısı ile.

Babaannem dedemi ilk gördüğü gün
Tam yüreğinden vurulmuş
Dedem şöyle bir çapkınca bakıp
Hafifçe bıyığını burmuş

O zamanın erkeği pek bir ağırmış
Kızları ise pek bir hoşmuş
Kırk yıl bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl

Ufacık bir yuva nohut oda bakla sofa
Ama sapasağlam ayakta
Çeyiz dedikler yorgan yastık
İki sandık iki de bohça
Gözleri hala dolu dolu oluyor
Dedemin adını andıkça

Kırk yıl bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl

Bizimde 41 yıl oldu çok şükür bir yastıkta.
Ülkemiz ve tüm insanlık için hayırlı, uğurlu, sağlıklı, mutlu, huzurlu güzel bir yıl diliyorum.

09.01.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Bir Yastıkta
neşe içinde okumak ve kıvanç almak bu olsa gerek beyin emeğinize sağlık nice sağlıklı yıllarda görmek dileğimizle.
mahmut erdem -- 10.1.2017 14:38:
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey ve Çapanoğlu Derviş Bey
Yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum. Hem paylaştığınız tarihi detaylarla hem de olaylara farklı bakış açılarınızla bilgim artıyor. Teşekkür ederim. Yüreğinize, ellerinize sağlık. Saygılar, sevgiler.
NESLİHAN SABUNCU AKCAN -- 2.1.2017 18:35:2
Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey ve Çapanoğlu Derviş Bey
Sayın Çapanoğlu yazınız yine bizleri aydınlattı.Güzel tarih bilgileriniz için teşekkür ederiz.Ayrıca her ne kadar moralimizi sürekli bozsalar da Yeni yılınızı kutlarım.Allah siz ve sizin gibi kültürlü büyükleri korusun.Sağlıcakla kalın.Saygılarımla.
Serdar Erbek -- 2.1.2017 16:45:1
BİR GAZETE HABERİ ve SADRAZAM ÂLİ PAŞA (5 MART1815 - 7 EYLÜL1871 )
Sayın Galip Bey'ciğim, bizde dedemiz Halit Bey'in kabrini araştırıyoruz ama maalesef bir netice alamadık. Hatta İstiklal mahkemelerinin diğer şehirlerdeki tutanakları yayınlandığı halde çuvallar dolusu Amasya istiklal mahkemesi tutanakları henüz açıklanmadı. Yani mahkeme safahatını bile bilemiyoruz. Amasyada eski arkadaşlarım da konu ile ilgileniyorlar. Konu ile ilgili olarak mail adresimden yada gazeteden alacağınız telefonumdan bana ulaşmanızı rica ediyorum.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 1.1.2017 02:19:0
HAİN
abdulkadir bey asılanlardan bir tanesi benim büyük dedem
çavuş köylü hamit çavuştur mezarını bulmak istiyoryz bunlarla alakalı kayıt varmı yardımcı olursanız sevinirim teşekürler
galip alparslan
Galip -- 30.12.2016 20:23
BİR GAZETE HABERİ ve SADRAZAM ÂLİ PAŞA (5 MART1815 - 7 EYLÜL1871 )
Sayın Abdülkadir Bey,
Ben Sultan Abdülaziz'i her şeyden önce ahlaki yönüyle sevmem. Sultan II. Abdülhamit de Midhat Paşayı boğdurmuştu.Her ikisinin de sonu kötü oldu. Sultan Aziz intihar etti, Sultan Abdülhamit de ömrünün kalanını kapatıldığı sarayda geçirdi.
Saygılarımla
Mehlika Filiz Ulusoy -- 27.12.2016 11:39
BİR GAZETE HABERİ ve SADRAZAM ÂLİ PAŞA (5 MART1815 - 7 EYLÜL1871 )
Ne kadar anlamlı bir yazı olmuş...
Ne yaparsan yap sevgi oluşmamışsa herşey boş.Vermemişsen alamazsın.
Örnekleme güzel olmuş.Teşekkürler.
Sibel Oktay -- 21.12.2016 00:10
NERESİNE YAPIŞTIRILACAK
Değerli dost Abdülkadir Çapanoğlu, harika bir derleme. Kutlarım sizi. Bazı yorumlara güldüm. (Örneğin; ıspanak, pırasa ve buzun neresine pul yapıştırılacağı üzerine yapılan çeşitlemeler gibi). Maliye Bakanı Hasan Bey ise günümüz bakanlarına hiç benzemiyor. Uzun uzun açıklamada bulunmuş. Sizi tekrar kutluyor, teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Olcay Akkent -- 5.12.2016 14:18:
24 KASIM
Sevgili Can Dostum,
Yazınızı beğeniyle okudum. Fazlı Bilecen Bey'i sizin kadar olmasa da ben de tanırım. O zamanlar 7-8 yaşlarındaydım. Rahmetli babamın iyi arkadaşıydı. Onun her gün yürüyerek Çamlık'a gidişini iyi anımsarım.
Babamdan kalan fotoğraflarda sanırım ona ait bir tane vardı. Bir araştırayım. Size boşuna umut vermiş olmayayım, ancak bulursam hemen yollarım.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 28.11.2016 21:27
24 KASIM
Sayın Çapanoğlu ; Yazılarınızı okuduktan sonra babamı telefonla arar ve yazınızdaki olayları- kişileri sorar onun da bildiklerini öğrenirim.Fazlı hoca ile ilgili yazdıklarınızı okuduktan sonra yine konuştum.Babamın anlattıkları da şöyle;Rahmetli Fazlı hoca Biyoloji öğretmeni idi.Lisemizin güzel bir Biyoloji laboratuvarı vardı, kendisi tüm gününü orada geçirirdi.Bize hep hayata dair öğütler verirdi.Sınıftaki herkesin ailesini bilir, söyle bakalım filancanın oğlu-kızı diye seslenirdi.Çok muhterem birisi idi dedi.Bir de Fizik hocası Vehbi bey varmış Vehbi Ulusoy.O da Fizik lab.dan hiç çıkmaz işine aşık bir hoca imiş.Onu da saygı ile andı.Tüm öğretmenlerimizin gününü kutlar saygılarımı sunarım. Yorumunuz
SERDAR ERBEK -- 24.11.2016 10:57
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 45 45