BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
172
Dün
:
4633
Toplam
:
14019425
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
İHANETİN CEZASI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Ürdün kraliyet ailesi “Beni Haşim” kabilesine bağlı bir Kureyş boyudur. Haşimi soyundan gelir (Hâşimoğulları veya Hâşimîler). Ayrıca kan bağı ve kabile birlikteliği yoluyla Kızıl Deniz boyunca kurulan hanedanlıkların sahibi olan boydur. Sülale ismini peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in büyük-büyükbabası Haşim bin Abdimenaf’dan alır.

Ailenin hazin hikâyesi meşhur Mekke Şerifi Hüseyin'le başlıyor. “Türklerden kurtulduğumuz gün İslam ve Arap dünyası muzaffer olacaktır. Türklerden kurtulmak için Hıristiyanlara işbirliği yapmalıyız” diyen Mekke Şerifi Hüseyin Birinci Dünya Savaşı sırasında isyan ederek Lawrens'le birlikte Osmanlı ordusuyla savaşmıştır. Onun bu ihanetinden midir nedir aile büyük felaketler yaşamıştır.

Şerif Hüseyin Vahabi ayaklanması üzerine Hicaz'dan kaçmış, İngilizler tarafından Kıbrıs'ta alıkonulmuştur. Hayal kırıklığı, aşağılanma ve acılar içinde söylediği sözler dikkat çekicidir: "Başımıza gelenler, Osmanlı'ya ihanetimizin ilahi cezasıdır!" (Bkz. Şevket Süreyya Aydemir'in "Enver Paşa" adlı eseri cilt 3, s. 311)

1915 Birinci Dünya Savaşında Arabistan yarımadasını ele geçiren İngiltere’nin niyeti, Osmanlı`ya karşı ayaklanan Mekkeli Şerif Hüseyin`i destekleyerek Irak ve Filistin toprakları üzerinde kendisine bağımlı bir Arap devleti kurmaktı. Mekke Şerifi Hüseyin ile Mısır`daki İngiliz Yüksek Komutanı McMahon arasında böyle bir antlaşma gizli olarak imzalarlar. Fransa böyle bir plana karşı çıkıp İngiltere`ye baskı yaparak yeni bir antlaşma yapılmasını ister. Rusya`nın onayı ile imzalanan bu antlaşmaya göre;
Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoğu Anadolu`nun bir kısmı, Rusya`ya.

Doğu Akdeniz Bölgesi, Adana, Antep, Urfa, Mardin, Diyarbakır, Musul ile Suriye kıyıları, Fransa`ya
Hayfa ve Akka limanları, Bağdat ile Basra ve Güney Mezopotamya İngiltere`ye verilecekti.
Fransa ile İngiltere`nin elde ettiği topraklarda Arap devletleri konfederasyonu veya Fransız ve İngiliz denetiminde tek bir Arap devleti kurulacak, İskenderun serbest liman olacak, Filistin`de, kutsal yerleşim yeri olması nedeniyle bir uluslararası yönetim kurulacaktı.

1917 devriminden sonra Rusya antlaşmadan mecburen vazgeçip, Lenin gizli olan bu anlaşmayı emperyalizme karşı çıkmak adına dünya kamuoyuna açıklayınca. Anlaşma büyük ölçüde uygulanmadı. Lenin anlaşmayı dünyaya açıklayınca Osmanlı topraklarının paylaşılması durdu. Yahudilere verilen Filistin’de devlet kurma fikri ve Araplara verilen sözler tutulmadı. Rusların karşı çıktığı Ermeniler hayal kırıklığına uğradı.


Ürdün’ün ilk Kralı I. Abdullah, Şerif Hüseyin'in oğluydu. 1937 yılında Atatürk’ün de konuğu olmuş ve “Türkçe” konuştuğu görülmüştür. I. Abdullah, Osmanlı vatandaşıydı aynı zamanda Meclisi Mebussan ve Danıştay üyeliği yapmıştı. Bir suikastta hayatını kaybetti. Yerine geçen oğlu Tallal, akıl hastalığına tutulmuş, ömrünü İstanbul 'da Şifa Yurdu'nda tamamlamıştı. Şerif Hüseyin'in diğer çocukları da Irak Kralı ve veliahdı oldular ve askeri darbede feci şekilde öldürüldüler.

Kral I. Abdullah 1942 yılında, babası Şerif Hüseyin`le yaşadığı bir anıyı Feridun Cemal Erkin`e şöyle anlatır:

Babam çok ıstırap çekti. Bir gün, saray bandosu bahçede konser veriyordu. Hava sıcak, pencereler açıktı. Bir ara bando hepimizin bildiği İzmir Marşı’nı çalmaya başladı. Babamın birçok eski hatıralarının canlanmasını önlemek için pencereyi kapattım..."Pencerenin açılmasını isteyen Şerif Hüseyin diyor ki:

"Evlat, neden o pencereyi kapatıyorsun? İzmir Marşı’nın eski günleri bana hatırlatmaması için değil mi? Ben velinimetine ihanet etmiş âsi bir kulum, günahım büyüktür. Kral olacağımı sandım, Tanrı beni sürgünlüğe düşürdü, hasta oldum, buraya sığındım..."

"Pencereyi aç, şu marşı dinleyeyim, duyduğum vicdan azabının şiddeti, o eski hatıraların canlanması ile büsbütün artsın. Bu dünyada çektiğim ıstıraptan artan vicdan azabıyla büsbütün ağırlaşsın, ta ki Cenab-ı Hak bu günah kâr kulunu dünyada affederek, ahirette daha büyük cezadan korusun..

Abdullah’ın torunu Ürdün Kralı II. Abdullah da Türkiye'ye yaptığı resmi ziyaret kapsamında Anıtkabir'i ziyaret etmiş ve Anıtkabir'de mozoleye çelenk koyduktan sonra gözyaşlarını tutamamıştı.

Tuz, ekmek hakkını bilmeyen kör olur (Türk atasözü).

18.05.2017


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
ÇOK SEVGİLİ DOSTUM UZUN UĞRAŞLAR VEREREK TARİHİN GİZLİ KALMIŞ GERÇEKLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.
SİZLERLE BERABER OLDUĞUM ZAMAN HİÇ BİR ZAMAN DİN AYIRIMI İLE KARŞILAŞMADIM.SİZ DİN DİL İRK AYIRIMI YAPMADAN İNSANLARLA KURDUĞUNUZ DOTLUK VE ARKADAŞLIK TAKDİRE ŞAYANDIR.
HER ZAMAN YARDIMA HAZIR DOSTLUĞUNUZ EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMDİR.
SEVGİLER VE SAYGILARIMLA
ARTO KAZANCIOĞLU -- 27.04.2018 12:26
BERÇ KERESTECİYAN EFENDİ
Her zamanki gibi çok enteresan ve güzel bir yazı. Ben 8 sene bir Ermeni takımı olan ŞİŞLİ SPORDA basketbol oynadım.Çok Ermeni dostum var ve onların hiç bir biz Türklere kötü davranışlarını görmedim. Allah birdir. İnsanlarda kardeştir. Teşekkür ederim. Selamlar ve sevgiler
Taylan Emcioğlu -- 27.04.2018 12:11
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Çok güzel ifade etmişsiniz.Yazınızı da, kitabı da çok beğendik.
Memleketimizn kıymetlerini bizlere tanıtmanızdan da memnuniyet duyduk.Yine vatanseverler Yozgat'ımızdan çıkmış.Gurur verici...
Sibel Manacıoğlu Oktay -- 18.04.2018 17:19
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Sayın Çapanoğlu,
Yazınızı okudum ve çok etkilendim. Bu devlet değişik alanlarda bu tür sağlam karakterler sayesinde ayakta duruyor. Paşaya Allah'tan sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum. Kitabını alıp okuyacağım inşaallah. Şiiri çok beğendim. Çarpıcı bir gerçeği veciz ve çarpıcı bir şekilde dile getiriyor.
Selam ve saygılar
A. YAŞAR OCAK -- 16.04.2018 10:32
BİR DÜĞÜN VE KARTAL YUVASININ İSTİLASI
Yozgat her ne kadar içe kapanık kimliğiyle ön plana çıksa da ülkemize kazandırdığı pek çok ünlüsüyle gündemdedir. Yazar Abbas Sayar, Şair Gülten Akın, Şair Şükrü Erbaş ve daha niceleri. Korgeneral Mehmet Şanver de bu saygın kişilerden biridir. Kişilikli asker duruşu ve tavrıyla gönüllerde taht kurmuş bir paşamızdır. Bu değerli kişiliği köşenize taşıdığınız için teşekkürler ve saygılar.
Muhsin Köktürk -- 14.04.2018 11:36
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00