BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
225
Dün
:
4633
Toplam
:
14471235
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
CEVİZ AĞACI
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Dedem (anne babam) Ceritzade Şükrü Efendinin büyük evinin öz’e(dere) bakan bahçesindeki havuzun başında ulu bir ceviz ağacı vardı. Geniş gövdesini üç kişi ancak kucaklardı. İstanbul’a göçe karar verince bölünerek beş adet ev olan bu büyük evin güney doğuya bakan yatak odası bu ağacın gölgesi altındaydı. Kardeşimle birlikte bu odada öğlen uykusuna yattığımızda hemen uyurduk ama bu serin odada ne kadar uyursak uyuyalım yine de uykumuzu tam alamazdık. Yıllar sonra öğrendim ki, ceviz ağacı sülfür gazı salgılarmış. Havadaki diğer gazlardan daha ağır olduğu için aşağıya doğru çöker ve cevizin altında oturanı sersemletirmiş.Ağacın gölgesinde kalan yatak odası da meğer bu sülfür gazının etkisi altındaymış.

Ceviz ağacının bu özelliğinden dolayı halk arasında kötü bir inanış yayılmış “ceviz diken erken ölür.” Bu yüzden Anadolu halkı ceviz ağacı dikmeye korkmuş, olur olmaz yerde kendiliğinden yetişen cevizler de kargaların ya da sincapların taşımasıyla yetişmiş.

Yozgat’a bir gittiğimizde, dedemin vefatından sonra satılan evimizi son haliyle bir kere daha görmek istedim. Bahçeye girdiğimde ilk fark ettiğim şey ceviz ağacının yerinde yeller estiği oldu. Evin yeni sahipleri ile sohbet ederken öğrendim ki komşuların “bu ceviz ağacının altında bir taş varmış onun altında da içi altın dolu bir sandık varmış, bunu gören yaşlılar varmış”rivayetleri etkili olmuş ve ağacı kesip taşı bulmuşlar ama altından sandık çıkmamış.

Değerli okurlar, halkın diktiği ceviz ağaçlarının altında mutlaka büyükçe bir taş oluyor. Çünkü bu taş ceviz ağacının kökünün dibe doğru değil yanlaradoğru yayılıp daha çok su ve mineral alabilmesi için konuluyor.Bu saklı hazine hurafeleri yüzünden Yalova, Düzce, Kastamonu ve Trabzon'da yüzlerce asırlık ceviz ağaçları kesilip sökülmüş.

Ceviz ağacı o kadar faydalı bir ağaç ki. Meyvesinden faydalanıyoruz. Yapraklarından tababette faydalanılıyor. Kerestesinden faydalanıyoruz. Son yıllarda ülkemizde azalmasının bir sebebi de Avrupa’da, Amerika’da başlayan ceviz dipçikli silah ve ceviz mobilya modasıymış.

Ömrünü ceviz ağacına adayan Sayın Selami Bayrak bu uğurda Anadolu'yu karış karış dolaşmış. Amerika'ya, Şili'ye, Fransa'ya, Portekiz ve İspanya'ya gitmiş. “Uygun iklim ve toprak yapısı olan boş arazilerin hepsine ceviz ekilmeli” diyor.” Bugün yediğimiz cevizin yarısından fazlası Amerika ve Şili'den ithal ettiğimiz ceviz. Normal şartlarda yenilmeyecek kadar kötü. Düşünebiliyor musunuz cevizin ana vatanı Anadolu ve biz cevizi dünyanın öbür ucundan getiriyoruz. Chandler dediğimiz türden fidanlar bunlar. Amerika'da geliştirildi. Küçük yaşta meyve vermeye başlıyor. Normal bir ceviz ağacı 10 kilo meyve verirken bunlar 30-40 kilo. Üstelik bizim topraklarda Amerika ve Şili'dekinden çok daha lezzetli ve kaliteli meyvesi oluyor. Şili'den gelen chandler cevizle Maraş, Balıkesir ve Yalova'da yetişen chandler cevizi misal gösteriliyor. Gerçekten de yerli chandler hem daha büyük hem de daha lezzetli.Neyse ki son yıllarda özellikle yeni nesil, cevizi yatırım aracı olarak görmeye başlamış. Ya babadan kalma atıl durumdaki arsalara ya da satın aldıkları tarlalara ceviz dikiyorlar. Bilhassa Trakya da çok geniş arazilere ceviz ağacı dikimi yapılmakta”

Selami Bey, emekli olduktan sonra Türkiye'de ceviz üzerine çalışma yapan bilim adamlarıyla birlikte İspanya, Portekiz, Fransa, Amerika ve Şili'deki ceviz çiftliklerini, araştırma laboratuvarlarını ziyaret etmiş. Gördükleri ve öğrendikleri karşısındaki hissiyatını şöyle anlatıyor: "İnanın psikolojim bozuldu. Biz yıllarca Anadolu'yu karış karış gezip insanlara ve bürokrasiye ceviz ağacının önemini anlatmaya çalışırken, adamlar devasa çiftlikler kurmuş. Bir ağaçtan 100 kilo ceviz alabileceği türler geliştirmiş. Yaklaşık 200 yıldır bu alanda çalışıyorlar.Dünyanın en kaliteli cevizleri bizim topraklarımızda yetişiyor. Ve biz tükettiğimiz cevizin yarısından fazlasını Amerika'dan satın alıyoruz.”

Kendisi de bu işin içinde olan bir akrabamızdan aldığım bilgileri size aktarayım. Herkesçe tanınan bilinen ünlü sanayici aileler de Trakya da aldıkları büyük arazilere ceviz ve badem ağacı diktiriyorlar.
Nur içinde yatsın, Cennetmekân eğitimci Yılmaz Göksoy Hocam da, ceviz ağacı dibinde kesilen kurban kanlarının cevizin hem daha erken meyve vermesine hem de daha lezzetli olmasına yararı vardır derdi.

10.10.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
İstanbuldan takip ettiğim biri olarak Şakir paşa ve çapanoğlu ailesinin bu memleket için ne kadar fedakarlıklar yaptıklarını okuyunca insanın içinde bir burukluk oluyor haksız yere sıkıntılar yaşamalarından dolayı ama onlara minnet duyarak saygıyla anarak Allah cc rahmet eylesin makamları cennet olsun
Mahmut kara -- 21.07.2018 02:02
II. ABDÜLHAMİT’İN SERYAVERİ MÜŞİR AHMET ŞAKİR PAŞA (ÇAPANOĞLU)
Merhaba Abdulkadir bey
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten şunu anladım eğer bugünkü teknoloji olsaydı Ahmet şakir paşa (yazık çok üzüldüm)dan diğer fedakar çapanoğlu aileleri çok daha düzgün anlışılırlardı. Maalesef çok değerli hizmetleri bulunan insanlar kendilerini ifade edememiş seslerini istedikleri biçimde ulaştıramamış ve büyük mağduriyet yaşamışlar. Ama bugün hakiki gerçekler gün ışığı gibi ortada o yüzden mekanları cennet olsun. Sizede ayrıca teşekkürler bu olayları daha düzgün biçimde bizlere ulaştırdığınız için ,

Saygılarımla,
MAHMUT KARA -- 20.07.2018 19:50
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Acizane köşemde yayınladığım yazılarıma zaman ayırıp yorum göndermek lütfunda bulunan okuyucularımıza en kalbi teşekkürlerimi arz ederim. Sehven yorumlarının altına isim yazmayı unutan sayın okuyucularımın köşemdeki mail adresimden (yazı başlığının altında) bana ulaşmalarını hasseten rica ederim.Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 11.07.2018 10:46
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
Uzun süre okuyamadım okuduğumda engüzel yazı oldu emeğinize sağlık hocam
Adınız ve Soyadınız -- 09.07.2018 16:56
DEDEDEN TORUNA ÖVÜNÇ DUYULACAK 250 YILLIK BİR GEÇMİŞ
ELLERİNİZE SAĞLIK GERÇEK OLAYLARI SAPTIRMADAN BİREBİR GERÇEKLERİ SAPTIRMADAN UZUN ARAŞTIRMALAR YAPARAK YAPTOĞINIZ ÇALIŞMALAR İÇİN GÖNÜLDEN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ SUNARIM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2018 14:24
YILMAZ GÖKSOY
Sayın Çapanoğlu,
Yılmaz Hoca'mı bu sabah ben de rahmetle yad ettim. Mekânı cennet olsun. Umarım Yozgatlı onu takdir eder ve unutmaz.
Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 07.06.2018 23:29
TELTELİ
Yazınızı soluksuz okudum ve o günlere yetişemediğim için de hayıflandım . Bahsi geçen Şadiye hn ile babaannemin görüştüklerini hatırlarım. Hafızam yanıltmıyor ise bir defa ben de rast gelmiştim. Telteliyi ilk defa duydum. Belki de pişmaniyenin atasıdır. İyi günler dilerim Selamlar.
Hasan Levent Baykal -- 02.06.2018 13:43
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Ben de birkaç kez gördüm. En uzun sürelisi İzmir'de otururken Bornova üzerindeydi. Gece vakti ışıkları yana söne uzunca asılı kaldılar.
Ben bu uzay uzaylılar işinde 70 yıldır bir tek doğru cevap alamadım. Ne yerlisinden ne de yabancısından. Voyager'lar hala uzayın derinliklerinde uçup gidiyorlar. Uzay bomboş bir otoyol olsa neyse de, her tarafta her yöne doğru çok büyük süratlerle giden irili ufaklı taş yığınları var. Üzerine geldiğini bile görsen manevra yapıp kaçamazsın. Buradan Ay'a bile bir taşa çarpmadan gidemezsin. Dünyamız atmosferine her gün meteor veya meteorit dedikleri taşlar düşüyor. Arasından nasıl geçiyorlar? Bizi kandırıyorlar mı acaba?
Mehmet Rauf Aktolga -- 16.05.2018 07:08
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Sayın Çapanoğlu Beyefendi;

Yazınızı ilgiyle okudum. Bu tür konular ilgi alanım içindedir. Sizin gördüğünüz bu tür cisimleri bir kaç kez bende gördüm. Birinde çok yakından takip ettim. Fakat ne olduğunu kime anlattıysam anlam veremediler. Günümüzde daha çok görünür hale geldiler. Allah hayırlara vesile kılsın. Evrende yalnız yaşamadığımızı Yüce kitabımız bildiriyor, bizde iman edip inanıyoruz.

Kaleminiz var olsun. Saygılar Hürmetler.
Kadriye ŞAHİN -- 14.05.2018 21:10
ULUS, CEBECİ, SAMANPAZARI’NDA UÇAN DAİRE GÖRÜLDÜ
Zevkle ve nefes almadan okudum . Çok enteresan.
Levent Baykal -- 14.05.2018 20:22
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00