BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
301
Dün
:
4633
Toplam
:
15000884
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
TÜRKİYE'DE AT, EŞEK VE KATIR SAYISI AZALIYOR, ULUDAĞ’DA AYILAR DOLAŞIYORMUŞ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
TSK’da yüzlerce askerin zehirlenmesine neden olan et skandalı ve at eti iddiaları üzerine basında çıkan haberlere göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için alınan kavurma konservelerinin 4 bin 50 kilogramında at eti tespit edilmiş. Adana'da da kesilip etleri alınmış at ve eşeklere ait çok sayıda kemik ve bulunmuş. Merkez Yüreğir ilçesindeki bataklık bir alanda yılbaşında piyasaya sürülmek üzere kesildiği iddia edilen at ve eşeklerin kemik ve kafalarını görenler polise ihbarda bulunmuş. Yakınında ev bulunmayan bataklık alanda çok sayıda kesilip eti alınmış tek tırnaklı hayvanlara ait kemikler ele geçmiş. Polis ve zabıta ekipleri, bölgede incelemelerini sürdürüyormuş.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre son 10 yılda at sayısı yüzde 36.4 azalarak 120 bine, eşek sayısı yüzde 48.6 azalarak 296 bin 114 adetten 152 bine, katır sayısı yüzde 43.9 azalarak 68 bin adetten 38 bine inmiş. Ucuz et tartışması sürerken at ve eşek sayısındaki şüpheli düşüş akıllarda soru işareti yaratmış

Anadolu Ajansının bu haberini görünce aklıma yüksek tahsilimi yaparken yaşadığımız bir olay geldi. Türkiye’nin iktisadi bünyesi diye bir dersimiz vardı. Hocası Türkiye’nin yetiştirdiği çok değerli profesörlerinden birisiydi. Benim gibi bankada çalışarak okuyan, ama çok çalışkan bir arkadaşımız, ne hikmetse bu dersin hocasını hiç sevemedi. Dönem sonu imtihana gireceğimiz gün bize şöyle söylemişti; “Yeminle söylüyorum, eğer imtihanda Türkiye’de eşek sayısı sorusu gelirse ben bir ekleyerek yazacağım.” Ben de dedim ki, sakın böyle bir şey yapma hem çok ayıp edersin hem de hoca farkına varır sana geçer not vermez. Aksilik bu ya imtihanda bu soru da vardı. Neticeler asıldığında geçmez yazısını görünce ben sana demiştim dedim.

İstatistiklere göre, Türkiye'de at, eşek, katır sayısı azalıyor, domuz ve deve sayısı ise artıyormuş. Türkiye İstatistik Kurumu'nun, Hayvansal Üretim İstatistikleri Mayıs 2014 verilerine göre, Türkiye'de 2012 sonunda 141 bin 422 olan at sayısı, 2013 yılı sonunda 136 bin 209'a ve bu yıl Mayıs sonu itibarıyla da 132 bin 499'a gerilemiş. Böylece, at sayısında yaklaşık 1,5 yıllık dönemde, yüzde 6,3’e karşılık gelen 8 bin 923 azalma gerçekleşmiş.

EŞEK VE KATIR: Aynı dönemler itibarıyla eşek sayısı 188 bin 789'dan 176 bin 542 düzeyine kadar inmiş. TÜİK verilerine göre, eşek sayısındaki yaklaşık 1.5 yıllık azalış da yüzde 6.5 ile 12 bin 247'yi bulmuş. Bu dönemlerde katır sayısı da yüzde 7.6 azalma ile 43 bin 629'a gerilemiş.

DEVEDE ARTIŞ VAR: Tüm yük hayvanlarında kısa sürede belirgin azalmalar yaşanırken, deve sayısı ise 2012 yılının sonunda 1,315 düzeyindeyken, 2013 sonunda 1,374'e ve bu yılın Mayıs ayında da 1,395'e yükselmiş. Deve sayısında yaklaşık 1.5 yıllık artış yüzde 6.1'i bulmuş.

DOMUZ SAYISIDA ARTMIŞ: TÜİK verilerine göre, Türkiye'de domuz sayısı, 2012 yılı sonunda 2 bin 986 düzeyindeyken, 2013 yılı sonunda 3 bin 145'e yükselmişse de bu yılın ilk beş aylık döneminde 267 baş azalarak 2 bin 878'e düşmüş. Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2 azalırken, küçükbaş hayvan sayısı ise yüzde 7,7 artmış. Yılsonu itibariyle sığır sayısı 14 milyon 123 bin baş, koyun sayısı 31 milyon 115 bin baş, keçi sayısı ise 10 milyon 347 bin baş olarak gerçekleşmiş.

Toplam süt üretimi de bir önceki yıla göre yüzde 15,6 artarak, 17 milyon ton olmuş. Bunun yüzde 91,82'sini inek sütü, yüzde 5,79'unu koyun sütü, yüzde 2,12'sini keçi sütü ve yüzde 0,27'sini ise manda sütü oluşturuyormuş

YERLİ IRKLAR AZALIYOR, KÜLTÜR IRKLARI ARTIYOR: Bu arada, genellikle yerli hayvan ırklarının sayısının azaldığı, kültür ırkı hayvanların sayısının arttığı belirlendi. Hayvan varlığı içinde kültür ırkı sığırların sayısı yüzde 4,8 arttı, yerli ırkların sayısı ise yüzde 9 azaldı. TÜİK verilerine göre, kültür ırkı sığırların sayısı, 3 milyon 554 bin 585'ten 3 milyon 723 bin 583'e çıktı.

Kültür ırkı hayvan varlığının artırılması, et ve süt veriminin artırılması açısından önem taşıyor. Islah çalışmaları ile yerli ırkların et ve süt veriminin artırılması için çalışma yapılıyor ve melez ırklar geliştiriliyor.

SIĞIR-KOYUN ETİ ÜRETİMİ AZALDI: TÜİK verilerine göre, geçen yıl, sığır, koyun, keçi, manda eti üretimi azalırken, deve ve domuz eti üretimi çok az da olsa artmış. Toplam et üretimi 482 bin 458 tondan, yüzde 14,5 azalarak 412 bin 621'e gerilerken, sığır eti üretimi 370,6 bin tondan 325,3 bin tona, koyun eti üretime 96,7 bin tondan 74,6 bin tona, keçi eti üretim ise 13,7 bin tondan 11,6 bin tona düşmüş. Manda eti üretimi de 1,3 bin tondan bin tona inmiş.

Kayıtlara göre, deve eti üretimi, geçen yıl yüzde 27,4 artarak 14 tondan 18 tona yükselirken, 2008'de hiç olmayan domuz eti üretimi geçen yıl 3 ton olarak kayıtlara geçti.

TÜİK'in rakamları, mezbahalarda kayıtlı hayvan kesimlerini içeriyor. Türkiye'de yıllık et üretiminin 1 milyon ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Etin 400-500 bin tonu kayıtlı kesimlerden elde edilirken, kalan bölümü, Kurban bayramlarındaki kesimlerde dâhil olmak üzere kayıt dışı kesimler oluşturuyor.

Bu arada Uludağ da bir kaç senedir çok miktarda ayı olduğunu öğreniyoruz. Bunun başlıca nedeni ise Bursa’nın Karacabey- Boğazköy yakınlarında bulunan ayı barınağındaki ayıların 150-200 tanesinin doğal yaşama geri dönmeleri için Uludağ’a salınmalarıymış. Bunları gören çok insan var. İnsanlara bir zararları yokmuş çünkü insana alışıkmışlar. Hepsinin kulaklarında küpeleri varmış.

08.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
SUYU ARAYAN ADAM
Değerli hocam iyiki bugüne kadar bu kitabı okumamışsınız. Sözde Tarih adına kitaplar yazan Şevket Süreyya Aydemir Zamanın en büyük dalkavuklarından değilmidir. yazdığı "Tek Adam" adlı eserin ardından "İkinci Adam" adıyla yazdığı eser tüm kişiliğini ortaya koymaktadır. Allahını, Dinini, Peygmberini bilmeyen belki bir kaç kişi çıkmıştır ancak şu unutulmamalıdır ki Anadolu Medreselerinde okuyan yiğitler hepsi cephededir. bence tarihe ışık tuttuğunu zannederek kaleme aldığı bu satırlar kendi öz kişiliğini yansıtmaktadır. Malesef bizler Tarihimizi böyle şahsiyetlerin kaleme aldığı sözde tarih kitaplarından öğrendik. "O dönemde Türk adı sık kullanılmamakta, daha çok Osmanlı olarak kimlik beyanı yapılmaktadır. Bu tür tarihçilerin kitaplarından alıntı yapmak dipsiz kuyudan su içmek gibidir. Ya karın ağrıtır ya baş.
Adınız ve Soyadınız -- 01.11.2013 17:36
VE… ESKİŞEHİR
Değerli Kuzenim Abdulkadir,

3 yıl önce Eskişehir’de bir arkadaşımı 2 günlüğüne ziyarete gitmiştim. Kendimi, yarı ömrümü yaşadığım İsviçre'nin Zürich şehrinde zannettim. Zira Tramvaylar aynen Zürich’teki tramvaylar, hatta renkleri bile aynı. Porsuk çayında karşıdan karşıya geçişi sağlayan o güzelim köprüler, geniş ve yeşil parklarla Zürich’teyim sanki diye hayal ettim.

Belediye Başkanı Prof. Büyükerşen çok değerli bir şahsiyet. Keşke her şehrimiz Eskişehir'i biraz örnek alsa.

Değerli Kuzenim, bu güzel yazınla okurlarına Eskişehir’i tanıttığın için ben de teşekkür ederim.

Yazılarını merakla takip ediyorum, kalemine sağlık..

Selamlar

M. Celalettin Çapanoğlu
M. Celalettin Çapanoğlu -- 01.11.2013 14:06
SUYU ARAYAN ADAM
Sayın Çapanoğlu; Atatürk'ün vatana Millete yaptıkları ve çöken bir milleti ayağa kaldırmak için sarfettiği çabalar asla inkar edilemez.Dünya üzerindeki sayılı liderler arasında. Bu milletin içinde bazıları Atatürk'ü gerçekten anlamış olsaydı geldiğimiz bu noktaya daha önce gelmiş olurduk diye düşünüyorum.Geri kalmış ülkeler arasından elli yıl önce sıyrılıp çıkmamız gerekirdi.Fakat Osmanlı Türk ordusu veya 100 yıl önceki ordu hakkında yazdıklarınıza katılmıyorum.Anadolu insanı okuma yazması yoktu ama hangi dine mensup olduğunu , halifesini, peygamberini ayıracak kadar bilinçli insanlardı. Atatürk ile omuz omuza çarpışan, hatta Atatürk'ün yanındayken cepheye düşen havan topunun sesinden sadece kulaklarını kaybeden "Sağır dede" lakabıyla anılmaktan adı unutulan bir büyüğümüzden savaş hatıralarını çok dinlemişizdir.Orduda çoğu asker Kuran okumasını bilirdi, Namazlarını nöbetleşe korumalık yaparak savaş anında bile kılarlardı. Atatürk, kuran okumadan taaruza başlamazdı derdi..Ulu önder Atatürk, Türk köylüsünü "Milletin efendisi" yapacak kadar kültürlü olduğunu beyan etmiş ama bizler gelmişi yüceltmek için geçmişi kötülemeyi tercih ediyoruz.Oysaki geleceği getirenler geçmişteki saf, temiz,inançlı, imanlı, saygılı, milletine bağlı bu vatanın evlatlarıydı. Onlar öyle olmasa bu kurtuluş zaten olamazdı.Sizin bahsettiğiniz din kültüründen bihaber olan nice okumuş üniversiteliler var ki milliği değerleri ve manevi değerleri bir birinden ayıramıyor. Elhamdülillah demek bi tarafa "müslüman" olmak "Türk" olmak demek değilmidir? diye soruyor.Bu günün eğitim sistemindede insanlara çok bişey kazandırılmıyor.Sorduğunuz soruların cevabını bu gün rektörlere yöneltseniz çoğu branşım değil diyecektir. Saygılar fendim.
Sayha -- 29.10.2013 22:12
SUYU ARAYAN ADAM
Yüce Atatürk ve arkadasları 100 yıl önce bu toplumu bir araya getirip bir millet yaratmayı başarmışlar.100 yıl sonra ise toplu iletişim araçları bu kadar yaygın ve okur-yazarlık artmış olsada toplumumuzun cahil kalması ve cahil bırakılmak istenmesi ise dikkat çekici
Yine dikkat çekilip düşündüren bir yazı kaleminize ve elinize sağlık ,ayrıca okuyup aydınlatıyorsunuz,gezip te aydındınlatıyorsunuz Eskişehir yazınız da çok güzel tesekkürler,saygılarımla
Kadir Ahmet Danıska -- 28.10.2013 12:22
VE… ESKİŞEHİR
Eskişehir'i tam anlamıyla anlatan yazınızı zevkle okudum.İçtenliğiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Eskişehir Türkiye'mizde onur duyulacak;adeta Avrupa şehri havasında görülmeye değer,yaşanası bir şehir.Bunu sağlayan tabiiki Belediyecilik çalışmaları,bu çalışmaları destekleyen koruyan bilinçli yüksek kültürlü Eskişehir halkı.Örnek alınacak nitelikte takdire şayan kent yaratmalarından ötürü Sayın Yılmaz BÜYÜKERŞEN ve Eskişehir halkına Türkiyemiz adına teşekkürler..
özkan Güneyoğlu -- 25.10.2013 13:51
VE… ESKİŞEHİR
Yozgatlı yazarlar kendi memleketlerinde anlatacak birşey bulamayınca, anlaşılan anlatacak memleket arıyorlar. Dileriz Yozgat belediye başkanı bu yazıyı okur ve ufkunu genişletir. Ne diyelim,elbette Yozgatlılarda bu kültürel zenginliklere layık.
sema -- 22.10.2013 22:15
VE… ESKİŞEHİR
Degerli akrabam,
yazilarinizi hep takip ediyorum kanayan yarama parmak bastiniz,Eskisehirde okuma yazma oraninin %99 oldugunu söylüyorsunuz,Yozgat icin bunu söyleyebilirmisiniz???Yozgat´IN KACTA KACI OKUMA YAZMA BILIYOR?Buna bakmak lazim.HER YOL EGITIMDEN GECIYOR...
Ihsaniye Capanoglu Yildirim -- 22.10.2013 11:44
VE… ESKİŞEHİR
Sayin Capanoglu,bizde ancak gecen yil Eskisehir'i gezebilme sansina sahip olduk.Anlattiklariniz sizin gibi dili becerili bir yazarin detaylayabilecegi kadar dogru.Gercek olduguna zaman zaman inanamiyorsunuz.Istenirse en guzeli gerceklesebiliyor.Bizlerde daha iyisi Yozgat'imiza insallah diyelim.
Saygilar.
Sibel Oktay -- 22.10.2013 11:15
KAYBOLAN ÇİVİLER
Sayın A.Kadir Çapanoğlu
Yine güzel bir hikaye. Çocuklukta oluyor böyle yaramazlıklar.Yeterki bir zararı olmasın. Öğretmenlik dönemimizde de ne tatlı yaramaz öğrencilerimiz oldu. Tespitim şudur ki bu yaramaz öğrencilerimin hemen hepide hayatta başarılı oldular. Saygılarımla.
Em. Öğr.Zehra Öztürk -- 05.10.2013 10:45
KAYBOLAN ÇİVİLER
Abdülkadir Bey,
Bir an için, sanki Ömer Seyfettin'in "Kaşağısını" okuyorum sandım. Neyse sonuç güzel bitmiş. Bu yüzden sevindim. Abdülkadir Bey şimdiye kadar okuduğum en güzel yazılarınızdan birisiydi, devamını beklerim. Selamlar ve saygılar.
Abdurrahman Yıldırım -- 03.10.2013 10:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00