BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.01.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
210
Dün
:
4936
Toplam
:
13337348
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
TÜRKİYE'DE AT, EŞEK VE KATIR SAYISI AZALIYOR, ULUDAĞ’DA AYILAR DOLAŞIYORMUŞ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
TSK’da yüzlerce askerin zehirlenmesine neden olan et skandalı ve at eti iddiaları üzerine basında çıkan haberlere göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için alınan kavurma konservelerinin 4 bin 50 kilogramında at eti tespit edilmiş. Adana'da da kesilip etleri alınmış at ve eşeklere ait çok sayıda kemik ve bulunmuş. Merkez Yüreğir ilçesindeki bataklık bir alanda yılbaşında piyasaya sürülmek üzere kesildiği iddia edilen at ve eşeklerin kemik ve kafalarını görenler polise ihbarda bulunmuş. Yakınında ev bulunmayan bataklık alanda çok sayıda kesilip eti alınmış tek tırnaklı hayvanlara ait kemikler ele geçmiş. Polis ve zabıta ekipleri, bölgede incelemelerini sürdürüyormuş.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre son 10 yılda at sayısı yüzde 36.4 azalarak 120 bine, eşek sayısı yüzde 48.6 azalarak 296 bin 114 adetten 152 bine, katır sayısı yüzde 43.9 azalarak 68 bin adetten 38 bine inmiş. Ucuz et tartışması sürerken at ve eşek sayısındaki şüpheli düşüş akıllarda soru işareti yaratmış

Anadolu Ajansının bu haberini görünce aklıma yüksek tahsilimi yaparken yaşadığımız bir olay geldi. Türkiye’nin iktisadi bünyesi diye bir dersimiz vardı. Hocası Türkiye’nin yetiştirdiği çok değerli profesörlerinden birisiydi. Benim gibi bankada çalışarak okuyan, ama çok çalışkan bir arkadaşımız, ne hikmetse bu dersin hocasını hiç sevemedi. Dönem sonu imtihana gireceğimiz gün bize şöyle söylemişti; “Yeminle söylüyorum, eğer imtihanda Türkiye’de eşek sayısı sorusu gelirse ben bir ekleyerek yazacağım.” Ben de dedim ki, sakın böyle bir şey yapma hem çok ayıp edersin hem de hoca farkına varır sana geçer not vermez. Aksilik bu ya imtihanda bu soru da vardı. Neticeler asıldığında geçmez yazısını görünce ben sana demiştim dedim.

İstatistiklere göre, Türkiye'de at, eşek, katır sayısı azalıyor, domuz ve deve sayısı ise artıyormuş. Türkiye İstatistik Kurumu'nun, Hayvansal Üretim İstatistikleri Mayıs 2014 verilerine göre, Türkiye'de 2012 sonunda 141 bin 422 olan at sayısı, 2013 yılı sonunda 136 bin 209'a ve bu yıl Mayıs sonu itibarıyla da 132 bin 499'a gerilemiş. Böylece, at sayısında yaklaşık 1,5 yıllık dönemde, yüzde 6,3’e karşılık gelen 8 bin 923 azalma gerçekleşmiş.

EŞEK VE KATIR: Aynı dönemler itibarıyla eşek sayısı 188 bin 789'dan 176 bin 542 düzeyine kadar inmiş. TÜİK verilerine göre, eşek sayısındaki yaklaşık 1.5 yıllık azalış da yüzde 6.5 ile 12 bin 247'yi bulmuş. Bu dönemlerde katır sayısı da yüzde 7.6 azalma ile 43 bin 629'a gerilemiş.

DEVEDE ARTIŞ VAR: Tüm yük hayvanlarında kısa sürede belirgin azalmalar yaşanırken, deve sayısı ise 2012 yılının sonunda 1,315 düzeyindeyken, 2013 sonunda 1,374'e ve bu yılın Mayıs ayında da 1,395'e yükselmiş. Deve sayısında yaklaşık 1.5 yıllık artış yüzde 6.1'i bulmuş.

DOMUZ SAYISIDA ARTMIŞ: TÜİK verilerine göre, Türkiye'de domuz sayısı, 2012 yılı sonunda 2 bin 986 düzeyindeyken, 2013 yılı sonunda 3 bin 145'e yükselmişse de bu yılın ilk beş aylık döneminde 267 baş azalarak 2 bin 878'e düşmüş. Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2 azalırken, küçükbaş hayvan sayısı ise yüzde 7,7 artmış. Yılsonu itibariyle sığır sayısı 14 milyon 123 bin baş, koyun sayısı 31 milyon 115 bin baş, keçi sayısı ise 10 milyon 347 bin baş olarak gerçekleşmiş.

Toplam süt üretimi de bir önceki yıla göre yüzde 15,6 artarak, 17 milyon ton olmuş. Bunun yüzde 91,82'sini inek sütü, yüzde 5,79'unu koyun sütü, yüzde 2,12'sini keçi sütü ve yüzde 0,27'sini ise manda sütü oluşturuyormuş

YERLİ IRKLAR AZALIYOR, KÜLTÜR IRKLARI ARTIYOR: Bu arada, genellikle yerli hayvan ırklarının sayısının azaldığı, kültür ırkı hayvanların sayısının arttığı belirlendi. Hayvan varlığı içinde kültür ırkı sığırların sayısı yüzde 4,8 arttı, yerli ırkların sayısı ise yüzde 9 azaldı. TÜİK verilerine göre, kültür ırkı sığırların sayısı, 3 milyon 554 bin 585'ten 3 milyon 723 bin 583'e çıktı.

Kültür ırkı hayvan varlığının artırılması, et ve süt veriminin artırılması açısından önem taşıyor. Islah çalışmaları ile yerli ırkların et ve süt veriminin artırılması için çalışma yapılıyor ve melez ırklar geliştiriliyor.

SIĞIR-KOYUN ETİ ÜRETİMİ AZALDI: TÜİK verilerine göre, geçen yıl, sığır, koyun, keçi, manda eti üretimi azalırken, deve ve domuz eti üretimi çok az da olsa artmış. Toplam et üretimi 482 bin 458 tondan, yüzde 14,5 azalarak 412 bin 621'e gerilerken, sığır eti üretimi 370,6 bin tondan 325,3 bin tona, koyun eti üretime 96,7 bin tondan 74,6 bin tona, keçi eti üretim ise 13,7 bin tondan 11,6 bin tona düşmüş. Manda eti üretimi de 1,3 bin tondan bin tona inmiş.

Kayıtlara göre, deve eti üretimi, geçen yıl yüzde 27,4 artarak 14 tondan 18 tona yükselirken, 2008'de hiç olmayan domuz eti üretimi geçen yıl 3 ton olarak kayıtlara geçti.

TÜİK'in rakamları, mezbahalarda kayıtlı hayvan kesimlerini içeriyor. Türkiye'de yıllık et üretiminin 1 milyon ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Etin 400-500 bin tonu kayıtlı kesimlerden elde edilirken, kalan bölümü, Kurban bayramlarındaki kesimlerde dâhil olmak üzere kayıt dışı kesimler oluşturuyor.

Bu arada Uludağ da bir kaç senedir çok miktarda ayı olduğunu öğreniyoruz. Bunun başlıca nedeni ise Bursa’nın Karacabey- Boğazköy yakınlarında bulunan ayı barınağındaki ayıların 150-200 tanesinin doğal yaşama geri dönmeleri için Uludağ’a salınmalarıymış. Bunları gören çok insan var. İnsanlara bir zararları yokmuş çünkü insana alışıkmışlar. Hepsinin kulaklarında küpeleri varmış.

08.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Eski Yozgat’tan insan manzaraları
Evet çok güzel komşuluklarımız çok güzel dostluklarımız vardı.Apartmanların sefertası gibi dailerine tıkıldık.Artık birbirimize selam bile vermiyoruz.Yaşasın yeni Yozgat.
Pembe -- 03.02.2012 22:59
Yozgat’ta resim merakı
Gezetemizin değerli yazarı ve hemşerimiz Sayın Uğur Köseoğlu'nun vefatını üzüntü ile öğrendim.Allah gani gani rahmet etsin.Aile efradına,yakınlarına ve arkadaşlarına başsğlığı ve sabır diliyorum.
ABDÜLKADİR ÇAPANOĞLU -- 26.01.2012 14:46
Yozgat’ta resim merakı
Değerli Kuzenim,
Çok güzel bir konuya değinmiş ve çok güzel yazmışsın, eline sağlık. Selamlar Celalettin Çapanoğlu
Celalettin Çapanoğlu -- 24.01.2012 10:03
Yabancılara mülk satışı
Abdülkadir Bey, içimizi acıtan çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Büyük Atatürk, "Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır" diyerek, bu konuyu ne güzel özetlemiştir. Orta Asya'dan koptuk, önce Horasan'a, sonra da Anadolu'ya geldik. Dünyanın her yerine konuk olarak gidilebilir ama bizim artık "vatan" olarak gidecek bir yerimiz yok. Bir yakınım bana "Siz şehirliler vatanı savunmak için hep biz köylüleri gönderirsiniz" diye takılmıştı. Ben de "Biz şehirliler sefertası gibi 10-15 katlı apartmanlarda otururuz. Oysa sizin çok geniş topraklarınız var. TOPRAK DEDİĞİN VATANDIR. Savunması o yüzden size düşüyor" dedim. Şaka bir yana, ülkemizin havası, suyu, ormanı, toprağı acımasızca ya da bilinçsizce heba ediliyor. Televizyonda Kıbrıslı genç bir avukat, Kıbrıslı Türklerin de yabancılara toprak sattığını anlatıyordu. Türk halkının bu konularda bilinçlendirilmesi çok büyük önem taşıyor.
Mehlika Filiz Ulusoy -- 20.01.2012 07:42
Yabancılara mülk satışı
Degerli yazar Abdulkadir Capanoglu bey,

Istanbul'da yasamamiza ragmen yazilarinizla bizleri adeta memleketimize,ata topragimiza goturuyorsunuz.

Tarih bilginiz son derece etkileyici ve doyurucu...Ileriki yazilarinizda da Yozgat'in ve Yozgat'li olmanin degerlerini de yine tarihteki yeriyle ifadelerseniz bunu kavrama sikintisinda olan yeni nesillere de belge olarak devredebiliriz.

Güçlü aktarımlarınızın devamını diliyoruz.
Sibel Manacioglu Oktay -- 19.01.2012 11:20
Yabancılara mülk satışı
Sayın Abdülkadir Çapanoğlu,yazınızı ibretle okudum ve hiç şaşırmadım.Görünen o ki yerköy'ün nüfusu kadar yabancı kişiler,atalarımızın kanlariyle sulayarak bize emanet ettiği toprakların bir kısımını silahla değil parayla ele geçirmişler. Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi işindeki israil ısrarı hala sıcaklğını koruyor.Emperyalist ülkelerin ve onların kuyruğuna takılan yunanistanın ikiyüz yıldır bu topraklar üzerindeki siyasi emellerini asil Türk Gençleri biliyor.Gerektiği zaman damarlarındaki asil kan gereğini yerine getirecektir kimsenin şüphesi olmasın.Saygılarımla.
BOZOKLU BOZKURT -- 19.01.2012 10:16
2 B Yasası, Son Osmanlılar ve Yozgat Çamlığı
Sayın A.Kadir bey Yozgat çamlığı ve son osmanlı padişahları ile ilgili yazınızı okuyunca ne yalan söyleyim çok üzüldüm.Çocukluğumuzun en büyük eğlencesi çamlığa çıkmak soğuk sularından içmek sallandığımızda bir anda 10-12 metre yükseğe çıktığımız salıncaklarımızdı.Hatırladığımızda o günleri tekrar yaşar gibi olup mutlu olurduk.Yine gazeteden okuduğum sayın valimizin çamlık projesi beni memnun etti.İnşallah güzel şeyler yapılır çamlık eski güzelliğine kavuşur diyorum.
Süleyman Olgun -- 17.01.2012 11:08
2 B Yasası, Son Osmanlılar ve Yozgat Çamlığı
Sayın Çapanoğlu, yazınızdan önce çamlığın kendiliğinden değilde Çapanoğulları tarafından meydana getirildiğini öğrenince çok şaşırdım.Sonrada Sayın Yılmaz Göksoy'un köşesinden okuyarak diğer bilgilere ulaştım. Bırakıp giden ecdadınızdan ve koruyup yaşatanlardan allah razı olsun. Hürmetlerimle.
Ethem -- 15.01.2012 21:33
2 B Yasası, Son Osmanlılar ve Yozgat Çamlığı
Abdülkadir Bey, benim ilk gençlik yıllarımda Ankara'da tarlalar yakılmaya başlanmıştı. Köylüler buna "anız yakma" diyor. Ata yurdu olan Yozgat'ta -Osmanlı dönemi- ilkokulu 3. sınıfa kadar okuyan sevgili anneannem, bu konuda ilk tedirgin olan kişilerden biriydi diyebilirim. Anneannem bu manzaraları gördükçe; "Yavrum, tarlaları yakmak çok günahtır. Orada yaşayan börtü böcek şimdi nerelere gidecek. Onların yuvaları tarumar oldu. Bu cehennemden kaçamayanlar da yanıp kül oldular. Bir hayvanı yakmak ya da suda boğmak insanlığa sığmaz" derdi. Anız yakma günümüzde geleneksel hale geldi ve önü alınamıyor. Umarım Yozgat çamlığı korunabilir. Saygılarımla
Mehlika Filiz Ulusoy -- 15.01.2012 13:35
2 B Yasası, Son Osmanlılar ve Yozgat Çamlığı
sayın yazar maalesef sahip olduğumuz tabi servetlerin farkın da olmadan yaşayıp gidiyoruz.Rahmetli Fatihin ormanlarımdan bir dal kesenin başın keserim sözünü hepimiz bilirizde pikniğe gittiğimizde mutlaka mangal yakmayı marifet sayarız evden hazır birşeyler getirmeyi ar sayarız bununlada kalmaz bütün çöpümüzü öylece bırakıp gideriz.İnanıyorumki ağaçlar arkamızdan iç çekerek şöyle sesleniyorlar.Ey insanoğlu bunaldığınız evlerinizden sizi biz çağırmadık koşup geldiniz.Bizde size hiç bir karşılık beklemeden gölgemizi verdik,oksijen verdik,huzur verdik ama karşılığında siz bize çöplerinizi layık gördünüz bırakıp gittiniz birdaha gelmeyin istemiyoruz sizi ve sizin gibileri
ŞİNASİ -- 13.01.2012 17:49
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00