BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
216
Dün
:
4633
Toplam
:
14475564
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
TÜRKİYE'DE AT, EŞEK VE KATIR SAYISI AZALIYOR, ULUDAĞ’DA AYILAR DOLAŞIYORMUŞ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
TSK’da yüzlerce askerin zehirlenmesine neden olan et skandalı ve at eti iddiaları üzerine basında çıkan haberlere göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için alınan kavurma konservelerinin 4 bin 50 kilogramında at eti tespit edilmiş. Adana'da da kesilip etleri alınmış at ve eşeklere ait çok sayıda kemik ve bulunmuş. Merkez Yüreğir ilçesindeki bataklık bir alanda yılbaşında piyasaya sürülmek üzere kesildiği iddia edilen at ve eşeklerin kemik ve kafalarını görenler polise ihbarda bulunmuş. Yakınında ev bulunmayan bataklık alanda çok sayıda kesilip eti alınmış tek tırnaklı hayvanlara ait kemikler ele geçmiş. Polis ve zabıta ekipleri, bölgede incelemelerini sürdürüyormuş.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre son 10 yılda at sayısı yüzde 36.4 azalarak 120 bine, eşek sayısı yüzde 48.6 azalarak 296 bin 114 adetten 152 bine, katır sayısı yüzde 43.9 azalarak 68 bin adetten 38 bine inmiş. Ucuz et tartışması sürerken at ve eşek sayısındaki şüpheli düşüş akıllarda soru işareti yaratmış

Anadolu Ajansının bu haberini görünce aklıma yüksek tahsilimi yaparken yaşadığımız bir olay geldi. Türkiye’nin iktisadi bünyesi diye bir dersimiz vardı. Hocası Türkiye’nin yetiştirdiği çok değerli profesörlerinden birisiydi. Benim gibi bankada çalışarak okuyan, ama çok çalışkan bir arkadaşımız, ne hikmetse bu dersin hocasını hiç sevemedi. Dönem sonu imtihana gireceğimiz gün bize şöyle söylemişti; “Yeminle söylüyorum, eğer imtihanda Türkiye’de eşek sayısı sorusu gelirse ben bir ekleyerek yazacağım.” Ben de dedim ki, sakın böyle bir şey yapma hem çok ayıp edersin hem de hoca farkına varır sana geçer not vermez. Aksilik bu ya imtihanda bu soru da vardı. Neticeler asıldığında geçmez yazısını görünce ben sana demiştim dedim.

İstatistiklere göre, Türkiye'de at, eşek, katır sayısı azalıyor, domuz ve deve sayısı ise artıyormuş. Türkiye İstatistik Kurumu'nun, Hayvansal Üretim İstatistikleri Mayıs 2014 verilerine göre, Türkiye'de 2012 sonunda 141 bin 422 olan at sayısı, 2013 yılı sonunda 136 bin 209'a ve bu yıl Mayıs sonu itibarıyla da 132 bin 499'a gerilemiş. Böylece, at sayısında yaklaşık 1,5 yıllık dönemde, yüzde 6,3’e karşılık gelen 8 bin 923 azalma gerçekleşmiş.

EŞEK VE KATIR: Aynı dönemler itibarıyla eşek sayısı 188 bin 789'dan 176 bin 542 düzeyine kadar inmiş. TÜİK verilerine göre, eşek sayısındaki yaklaşık 1.5 yıllık azalış da yüzde 6.5 ile 12 bin 247'yi bulmuş. Bu dönemlerde katır sayısı da yüzde 7.6 azalma ile 43 bin 629'a gerilemiş.

DEVEDE ARTIŞ VAR: Tüm yük hayvanlarında kısa sürede belirgin azalmalar yaşanırken, deve sayısı ise 2012 yılının sonunda 1,315 düzeyindeyken, 2013 sonunda 1,374'e ve bu yılın Mayıs ayında da 1,395'e yükselmiş. Deve sayısında yaklaşık 1.5 yıllık artış yüzde 6.1'i bulmuş.

DOMUZ SAYISIDA ARTMIŞ: TÜİK verilerine göre, Türkiye'de domuz sayısı, 2012 yılı sonunda 2 bin 986 düzeyindeyken, 2013 yılı sonunda 3 bin 145'e yükselmişse de bu yılın ilk beş aylık döneminde 267 baş azalarak 2 bin 878'e düşmüş. Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 2 azalırken, küçükbaş hayvan sayısı ise yüzde 7,7 artmış. Yılsonu itibariyle sığır sayısı 14 milyon 123 bin baş, koyun sayısı 31 milyon 115 bin baş, keçi sayısı ise 10 milyon 347 bin baş olarak gerçekleşmiş.

Toplam süt üretimi de bir önceki yıla göre yüzde 15,6 artarak, 17 milyon ton olmuş. Bunun yüzde 91,82'sini inek sütü, yüzde 5,79'unu koyun sütü, yüzde 2,12'sini keçi sütü ve yüzde 0,27'sini ise manda sütü oluşturuyormuş

YERLİ IRKLAR AZALIYOR, KÜLTÜR IRKLARI ARTIYOR: Bu arada, genellikle yerli hayvan ırklarının sayısının azaldığı, kültür ırkı hayvanların sayısının arttığı belirlendi. Hayvan varlığı içinde kültür ırkı sığırların sayısı yüzde 4,8 arttı, yerli ırkların sayısı ise yüzde 9 azaldı. TÜİK verilerine göre, kültür ırkı sığırların sayısı, 3 milyon 554 bin 585'ten 3 milyon 723 bin 583'e çıktı.

Kültür ırkı hayvan varlığının artırılması, et ve süt veriminin artırılması açısından önem taşıyor. Islah çalışmaları ile yerli ırkların et ve süt veriminin artırılması için çalışma yapılıyor ve melez ırklar geliştiriliyor.

SIĞIR-KOYUN ETİ ÜRETİMİ AZALDI: TÜİK verilerine göre, geçen yıl, sığır, koyun, keçi, manda eti üretimi azalırken, deve ve domuz eti üretimi çok az da olsa artmış. Toplam et üretimi 482 bin 458 tondan, yüzde 14,5 azalarak 412 bin 621'e gerilerken, sığır eti üretimi 370,6 bin tondan 325,3 bin tona, koyun eti üretime 96,7 bin tondan 74,6 bin tona, keçi eti üretim ise 13,7 bin tondan 11,6 bin tona düşmüş. Manda eti üretimi de 1,3 bin tondan bin tona inmiş.

Kayıtlara göre, deve eti üretimi, geçen yıl yüzde 27,4 artarak 14 tondan 18 tona yükselirken, 2008'de hiç olmayan domuz eti üretimi geçen yıl 3 ton olarak kayıtlara geçti.

TÜİK'in rakamları, mezbahalarda kayıtlı hayvan kesimlerini içeriyor. Türkiye'de yıllık et üretiminin 1 milyon ton civarında olduğu tahmin ediliyor. Etin 400-500 bin tonu kayıtlı kesimlerden elde edilirken, kalan bölümü, Kurban bayramlarındaki kesimlerde dâhil olmak üzere kayıt dışı kesimler oluşturuyor.

Bu arada Uludağ da bir kaç senedir çok miktarda ayı olduğunu öğreniyoruz. Bunun başlıca nedeni ise Bursa’nın Karacabey- Boğazköy yakınlarında bulunan ayı barınağındaki ayıların 150-200 tanesinin doğal yaşama geri dönmeleri için Uludağ’a salınmalarıymış. Bunları gören çok insan var. İnsanlara bir zararları yokmuş çünkü insana alışıkmışlar. Hepsinin kulaklarında küpeleri varmış.

08.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Büyük sel
SUZAN HANIMA MESAJIMDIR: Ben de ayşe erdener gibi bu sitenin takipçisiyim.Ayşe hanıma yürekten katılıyorum.Bu gzetede sizin de o güzel yazılarınızı okumak istiyoruz.Takma isimle de olur.Yeterki geçmişte kalan yozgatı sizin de kaleminizden hayal edelim.selamlar..
Anmet Dursuner -- 09.09.2017 11:00
Büyük sel
Nerede salkım söğütlü dereleri. Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler,ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler. Onlarla beraber o memleketin geleceğinde öldü.Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor.

Suzan Hanım ın yorumları gazetedeki köşe yazarlarının çoğunun yazılarından daha duygusal, daha bilgi içerikli ve daha sanatsal. Uzun zamandır yazmadığınız için bizleri beklettiniz. Gazetemizin teklifini dikkate alırsanız mutlu oluruz.

Abdulkadir Bey in kalemiyle çok örtüşen bir tarzınız var. Çapanoğlunu okumak bir ayrıcalık bizler için. Kendisine teşekkür ediyor, birikimlerini daha çok aktarmasını bekliyoruz.
Ayşe Aydener -- 08.09.2017 13:29
Büyük sel
Abdulkadir Bey,
Bu sel hadisesini çocukken duymuş, merak etmiştim, ama kimse tafsilatlı bilgi veremiyordu. Şimdi sizden bu elîm hadisenin hikâyesini genişçe öğrendim. Ne acı, ne korkunç!
Özün üstünü kapattılar maalesef. Bu doğru değildi. Allah korusun benzer bir felaketin tekrarlanmayacağını kim temin edebilir? Yozgat konumu itibariyle böyle bir felakete her zaman çok elverişli.
Teşekkürler, selam ve saygılar
AHMET YAŞAR OCAK -- 07.09.2017 14:44
Büyük sel
Geçmişte yaşanan acı bir olay anlatılmış olsa da, insanın kendi özünde, kendi topraklarının tarihinde zaman yolculuğu yapması, kendi kültürünün acılarını tatması, mekan manzaralarının seyrine dalması kadar, insan ruhunu dinlendiren bir tablo yoktur diye düşünüyorum. Kaleminiz sayesinde salkım söğütlerin gölgesinde dinlenip,lavanta kokulu elbiseler giyinip, gümüş tasın hamamda ki yankısına bürünüp, altın renkli ulu çam ağaçları altında serinleyip, konakta yaşayan hanımların asaletlerini seyredip bu yolculuktan günümüze dönünce; İnsanların yaşam şekillerinin, yaşam alanındaki ortamın nasıl yapay bir hale getirildiğini, nasıl sunnileştirldiğini, ruhsuzlaştırıldığını görmek insana ölümden daha acı geliyor. İnsan oğlu yaşadığını sanıyor oysa özünden, kültüründen, geçmişinden koptuğu an, bunları yok ettiği zaman kendi kendini yok ediyor. Şimdi nerede benim Yozgat'ımın konakları. Nerede salkım söğütlü dereleri. Sıra söğüt deresindeki söğütler,bu adı taşıyan Sırasöğüt mahallesi nerede? Nerede bahar yağmurlarına boyun büken taş köprüler,ökçeli ayakkabıların ökçesiyle ritm tutan hastahane caddesindeki taş kaldırımlar? Maalesef öldürüldüler. Onlarla beraber o memleketin geleceğinde öldü.Soruyorlar her gidene cevap veremiyor. Belkide o mezarlıkta yaşamamak için bunca göç cevabını bilemiyor.

Saygılar ve hürmetler.

GAZETEMİZİN NOTU :
Suzan hanım,maillerinizden anladığımız kadarıyla siz de geçmişin Yozgatını tanıyor ve o günleri gereğince dile getiriyorsunuz.Bu arada önemli tesbitlerde de bulunmaktasınız.Sizi de gazetemiz yazarları arasında görmek istiyoruz.İsterseniz müstear isimle de yazabilirsiniz.Böylece Abdulkadir bey gibi siz de Yozgat izlenimlerinizle kentimizin geçmişine ışık tutabilirsiniz. Selamlar
Yozgat gazetesi
SUZAN -- 06.09.2017 01:33
SAMİ HAZİNSES
Yazınızı ben de zevkle okudum,aklımı yeniledim.Esan kal
Adınız ve Soyadınız -- 24.08.2017 20:33
DÖRT
Aklımı mı okudun? Şı anda tam bahis ettiğin durumdayım. Sol ayak tabanında aniden bir problem çıkıverdi. Üzerine basınca acı veriyor. Bir süre merhem kimi sabah kimi akşam sürülüyor, kimi ayağın üst kısmına kimi ayak tabanına, bir sürü sabah ayrı akşam ayrı alınacak hap, bacağa sargı ile uygulanacak özel hazırlanmış bir sıvı. Işıl hanım olmasa yanmışım gari. Allah ayırmasın kimseyi.
Rauf Aktolga -- 15.08.2017 20:15
HAYAT KADINI
okumak beynin vitaminini alması demek iyi ki sizi tanıdım yazılarınızın lezzetine vardım,saygılarımla
mahmut erdem -- 02.08.2017 22:57
AT ARABASINDAN, ADALI HALİL PEHLİVAN’A
Sevgili kardeşim Abdulkadir Çapanoğlu, eski günleri ne güzel hatırlıyor ve ne güzel hatırlatıyorsun. Çanakkale Lisesindeki günlerimizde sen, rahmetli Erdoğan Sezgin, Belediye Zabıta memuru Erol Pehlivan ağabeyimiz ve kardeşi Erdoğan Pehlivan kardeşler… güreş sporu yaparak bedenimizi geliştiriyorduk. "At arabasından Adalı Halil Pehlivan’a" yazın bana Aliço’nun Adalı Halil ile güreşe hazırlanmak için kestiği sarI öküz olayını anımsattı. İlerde bu konuyu da daha açık bir şekilde ele alacağını umuyorum. Geçmişi güzel bir örnekle hatırlattığın için tekrar teşekkür ederken başta Koca Yusuf, Kel Aliço, Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Yaşar Doğu, Celal Atik, Ahmet Ayık, Mustafa Dağıstanlı olmak üzere sayamadığım nice pehlivanlarımızı rahmetle ve saygı ile anıyorum. Yeni yazılarını merakla bekliyorum. Sevgiler.
YUSUF ENGİN -- 26.07.2017 12:14
SABRIN SONU VE LİZBON DEPREMİ
Hiç bir şey yapmadan "beklediğimiz" İstanbul Depremi "sağ kalanlarımıza" bu kez neyin ne olduğunu öğretecektir. Sağ kalanlarımız depreme dayanıklı inşaat nasıl yapılır öğrenecektir. Politikacıların "yalanları" işe yaramayacaktır.
Anasını, babasını, çocuğunu kaybedenler kendilerine gereken cevabı vereceklerdir. Türkiye de mevcut itfaiye merdivenleri belli bir kattan sonrasına yetişememektedir. Buna rağmen Belediyeler yüksek katlı inşaatlara "izin" vermeye devam etmektedirler! Türkçesi "yanın" veya "ölün" demekteler buna rağmen "oy" almaya devam etmektedirler. Depremde "asansöre" binemezsiniz "sallantıda" arada sıkışır kalır. Merdivenleri de kullanamazsınız. Ülkemizdeki binaların en zayıf, güvenilmez yerlerinden biridir. ALLAH'la Aldatanlar için herşey mübahtır. İnsan hayatı onlar için ARAÇ'tır. Türkçesi, BİZLERİN onlardan "akıllı" olup, yaptıkları bu "ölüm" binalarından kat satın almamaktır. Ne yazık ki, "gözden" akıllıyız. Kafa "boş" yani...
Rauf Aktolga -- 23.07.2017 13:35
TÜRKİYE’NİN İLK MİLLİ PARKI YOZGAT ÇAMLIĞI
Abdülkadir Bey,
Bende sizin gibi o güzel Yozgat çamlığına bir zarar verilmesinden korkuyorum. Umarım insanlar bu doğa harikasına zarar vermezler.
Saygılarımla
Mehlika Filiz Ulusoy -- 13.07.2017 11:41
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00