BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 16.02.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
197
Dün
:
4633
Toplam
:
15746452
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
TOPAL MOLLA
capanoglukadir@yahoo.com.tr
1920 yılında, Afganistan'da Topal Molla lâkabıyla tanınan bir zat ortaya çıkar ve önce bir tekke kurar. Hemen ardından kendi adamlarını Afganistan’ın dört bir yanına salarak ‘’şöyle büyük bir evliya, böyle büyük bir ulema’’ şeklinde reklamını yaptırır.
Üç yıl gibi çok kısa bir zaman içinde Topal Molla'nın müritlerinin sayısı 200 bine ulaşır ve 1925 yılına gelindiğinde daha da artarak 300 bini aşar.

Topal Molla, istediği sayıya ulaşınca Afgan Kralına karşı ayaklanma başlatır. Bir yıl içinde büyük katliamlar yapılarak oluk oluk kan akıtılmış, Afgan Kralı Emanullah’ın ülkesinden kaçmaktan başka çaresi kalmamıştır. Kral Emanullah, vatanından ayrılmak için Afganistan sınırına geldiğinde, aniden yanına esrarengiz bir kişi yaklaşır ve kendisine ‘’Beni tanıdınız mı, ben o meşhur Topal Mollayım. Afganistan’ı karıştırmakla görevliydim, görevimi başarıyla bitirdim ve şimdi İngiltere’ye dönüyorum’’ der.

Afgan Kralı Emanullah acı acı iç çektikten sonra, İngiliz ajanı Topal Mollaya der ki;
‘’Ben senin İngiliz ajanı olduğunu ve hangi görevle Afganistan’a gönderildiğini çok iyi biliyordum. Sen, halkımı öylesine etkilemiştin ve onların gönüllerine girmiştin ki senin İngiliz casusu olduğuna onları inandırmamın imkânı yoktu’’
İngiliz ajanı Topal Molla, sarığını, fesini atmış, uzun sakallarını kesmiş, başında İngiliz fötr şapkası, boğazında gayet kibar kravatıyla, kazandığı zaferin mağrurluğu için de İngiltere’ye doğru yola çıkmıştı.

Kurulduktan sonra Türkiye Cumhuriyeti'ni ilk ziyaret eden devlet başkanı Afganistan Kralı Emanullah Han olur. Kral, batılı ülkelerin “Başkent nasıl olsa İstanbul'a taşınır” düşüncesiyle büyükelçilik bile açmakta isteksiz davrandıkları Ankara'ya 20 Mayıs 1928'de eşiyle birlikte gelir ve bir hafta boyunca Atatürk'ün konuğu olur.
Ziyaretten önce, o zamana kadar hiçbir yabancı devlet başkanı veya kral ağırlanmamış olan Ankara'da büyük bir seferberlik başlar. Henüz yapılmış olan Ankara yolları başka yerlerden sökülüp getirilen ağaçlarla ağaçlandırılır, Ankara Palas'ın yapımına hız verilir. Otel büyük bir hızla bitirilir ve döşenir. Ankara'nın ilk ve o dönemde tek modern oteli olan Ankara Palas'ın ilk konukları Emanullah Han, eşi ve Afgan heyeti olur.

Yeni Türkiye'de yapılanlardan etkilenen Emanullah Han ile 22 Mayıs 1928'de Türkiye-Afgan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması imzalanır. Ziyaret sırasında Türkiye ile Afganistan'ın, elçiliklerini karşılıklı olarak “büyükelçilik” düzeyine çıkarması kararlaştırılır. Böylece Kabil, o sırada Türkiye'nin dünyada büyükelçi bulundurduğu 26 ülkeden biri haline gelir.

Afgan Kralı, Atatürk'ten aldığı ilhamla ülkesinde reformlar yapmaya yönelir. Ancak Atatürk, Afganistan’ın Asya’nın ortasında olduğunu belirterek, Büyükelçimiz Yusuf Hikmet Bayur'la Emanullah Han'a “çok dikkatli ve çok temkinli olması” yönünde mesaj gönderir.

Atatürk'ün uyarısından bir süre sonra Afganistan'da Topal Mollanın gerici ayaklanması patlar. Gerekçe; eğitim için Türkiye'ye gönderilmek üzere seçilen 15-20 kişilik kız öğrenci grubu için “Dinsiz Emanullah kızlarımızı kâfirlere peşkeş çekecek” diye çıkarılan söylentidir. Güney'deki aşiretler ayaklanırlar, isyancılar Kabil'e doğru yürümeye başlar.

O sırada Afgan ordusunu ıslah etmek üzere Kabil'de bulunan General Kazım Orbay başkanlığındaki Türk askeri heyeti, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü imzasıyla gönderilen yazılı talimatla, Emanullah Han'ı “Türk vatanını müdafaa eder gibi, hayatlarını ortaya koyarak” korumakla görevlendirir.
Atatürk de, Kral'ın huzurunda açılacak özel bir telgrafta Emanullah Han'a şu mesajı gönderir:
“Son günlerde Zatı Şahanenizi muztarip eden bazı ahval ve hadisattan haberdar oldum. Eğer vaki ise öz kardeş bildiğim sizin, ıstırabınızı tahfife medar olacak noktai nazarlarımı
bildirmek üzere beni hakikatten haberdar ediniz. Orada bulunan ve yolda emrinize iltihak etmek üzere olan bilcümle Türk ümera ve zabitanı sizin için fedayi hayat emrini almışlardır. Büyük alaka ile cevabınızı intizar ederim kardaşım.”

Atatürk'ün bu mesajı sunulamadan isyancılar Kabil'e girer. Emanullah Han, Yusuf Hikmet Bayur'un ifadesiyle “bir çaduriye bürünerek, kadın kılığında Kabil'den kaçar” ve Roma'ya yerleşir. Zaman zaman Türkiye'ye gelerek Atatürk'le de görüşür.

Atatürk, Emanullah Han'dan sonra Afgan tahtına oturan Mehmet Nadir Han'a biraz mesafeli durdu. Ancak Mehmet Nadir Han da Türkiye'ye ilgili davranır. Yeniden doğan sıcak hava üzerine Kabil Büyükelçisi Yusuf Hikmet Bayur 24 Haziran 1930'da Mehmet Nadir Han'a güven mektubunu sunar ve görüşmeyi Ankara'ya şöyle teller:

“24 Haziran'da itimatnamemi verdim. Kral mükamele (karşılıklı konuşma) esnasında ezcümle şöyle dedi, “kâffemiz (cümlemiz) Reisicumhur Hazretlerini (Atatürk’ü) başımız tanırız”

12.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Ah şu çam ağaçları
Ne deyim de ne söyleyim ben şimdi? "Umutlu Yıllar" dileyeyim en iyisi. Gelecekten umudumuzu kesmeyelim. Umut, bizim yaşam enerjimiz. O enerjidir bizi yaşatan. Tüm olumsuzluklara rağmen içimizdeki o ışığı(umudu) söndürmeyelim. Biz doğru bildiklerimizi doğruca yazmaya devam edelim.
Selam ve saygıyla aziz dostum...
Mustafa Topaloğlu -- 06.01.2019 19:49
Ah şu çam ağaçları
izin almadan, alıntı yapıp paylaşıyorum. Bilginize.
Rauf Aktolga -- 05.01.2019 18:25
Ah şu çam ağaçları
Göndermek lütfunda bulundukları güzel yorumlarıyla beni motive eden Sayın Hattat Yasin Ali Er Hocama(Araştırmacı yazar), Sayın Kadriye Şahin Hanımefendiye(araştırmacı yazar), Sayın Ahmet Yaşar Ocak Hocama(Prof.), Sayın Mehmet Yılmaz Beyefendiye, Sayın Yusuf Engin'e(Lise arkadaşım,Em. Öğretmen), Sayın Selçuk Tayfun Ok Beyefendiye(İstanbul Ticaret Odası Em. Gen.Sekreteri), Sayın Güner Türkoğlu Hanımefendiye(İsveç), Sayın Muka'ya, Sayın Mustafa Topaloğlu Hocama(Araştırmacı yazar)ve Sayın Osman Karaca Hocama(Araştırmacı yazar)en kalbi teşekkürlerimi arz ediyorum.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 04.01.2019 11:18
Ah şu çam ağaçları
"Eleştiriyi de, fikirleri de doğuran ana; bilgidir."
Bilgi yoksa; eleştiri çıktığı ağzı yormaktan öte anlam ifade etmez!
Bilgiye dayalı bir kadim geleneğin çok güzel ifade edildiği yazınızdan istifade ettim.
Ellerinize sağlık üstadım.
Yasin Ali ER -- 03.01.2019 13:57
Ah şu çam ağaçları
Sayın Hocam, çamların kesilmesine karşıyım. Lakin, insanları kaynaştıracak, birlik beraberlik oluşturacak, hoş vakit geçirecek günlerin dahada çoğaltılması taraftarıyım. Geçen yıl da aynı konuyu anlattınız, yazdınız. Noal olayının yeni yıl ile alakası yok. Lakin, bazı insanlar lâm diyor cim demiyor, ama her türlü bataklığın içinde geziyor.

Sadece Yozgat da kutlama olmadı sanıyorum. Bir araya gelmeyen bir toplum nasıl ilerlesin. Gelmiyor. Getirilmiyor. Gelemiyorlar. Bu kafayla da asla ilerleyemiyorlar. İnsan yeri gelince evrensel olmalı ki, insanlığa faydalı olmalı. Artık bırakalım da yaşlılar dualayarak, gençler eğlenerek yeni yılı karşılarsa karşılasın. Bize ne elin Noalinden, Noal babasından...

Yeni yılı dualayarak karşılayan; fakat, edebince yeni yıl kutlamasının karşısında olmayan biri olarak eşinize ve torunlarınıza, sağlıklı, mutlu, huzurlu yıllar diliyorum.
Kadriye ŞAHİN -- 03.01.2019 02:41
ATATÜRK ÇAPANOĞLUNDAN KIZ MI İSTEMİŞ.
Sayın Çapanoğlu,

Biz millet olarak tarihimizdeki şahsiyetleri sade ekonomik açıdan değil, fikri açıdan da gelişmiş Batı toplumları gibi antropomormizm konusu olmaktan çıkarıp yanlışları ve doğruları ile değerlendirmeyi becerip tarihteki yerlerine koyamadığımız, kimini alçaltıp kimini takdis edip yücelttiğimiz sürece yazınızda konu ettiğiniz masalların arkası gelmeyecektir. Toplumumuzdaki her kesim tarihimizdeki şahsiyetler hakkında kendi uydurduğu aşağılayıcı veya yüceltici masallar imal etmeye ve üstelik o masallara samimiyetle inanmaya daha uzun zaman devam edecektir. Bundan emin olunuz. Çünkü biz henüz fikren olgunlaşmış, rasyonelleşmiş, rüşdünü ispat etmiş bir toplum olmaktan oldukça uzağız. Ben öyle tahmin ediyorum ki rüşdümüzü ispat için önümüzde yürümemiz gereken daha uzun ve muhataralı bir yolumuz var. Selam ve saygılar.
Ahmet Yaşar Ocak -- 24.12.2018 14:49
ATATÜRK ÇAPANOĞLUNDAN KIZ MI İSTEMİŞ.
Üzüntüm,, bu millet okuduklarını da inanmııyor. Üç cahil bir araya geldikleri zaman, benzer fitne yaymakta, kendi zirzopluğuna başkalarına da inandırma gayretinde oluyor. Bir şey daha eklemek gerek, ATATÜRK düşmanlarınıda iyi araştırdılar, dedeleri ya o yıllarda hoca, veyahut savaş kaçkını çıkıyor.
OSMAN KARACA -- 23.12.2018 19:36
ATATÜRK ÇAPANOĞLUNDAN KIZ MI İSTEMİŞ.
Yorumunuz Abdülkadir beye teşekkür ederim bu iftira nın benzeri bir hikaye de Düzce'de anlatılıyor

Mehmet Yılmaz -- 23.12.2018 19:13
ATATÜRK ÇAPANOĞLUNDAN KIZ MI İSTEMİŞ.
Kardeşim Abdulkadir,

Bu sabah da her zamanki gibi yine erken kalkmıştım.
Facebook da oyalanırken başlık dikkatimi çekti. “ Atatürk Çapanoğlundan kız mı istemiş.”

Ben böyle bir şey duymamıştım bu yüzden yazını ilgi ile okudum. Hem üzüldüm hem bilgi edindim. Eğitimci karı koca olarak gittiğimiz her yerde cehaletle de savaştık ama bu kadarına hiç şahit olmamıştık. Ardından “Biz neler gördük” başlıklı yazını tekrar okuma arzusu ile bir kere daha okudum. Eski günler gözümün önde canlandı. Geçmişi yaşadım.

Yazılarını okurken kendimi olayların içinde hissediyorum. Bana bu duyguları yaşattığın bilgilerime yenilerini kattığın için teşekkür ediyorum. Kalemine sağlık kardeşim.
Çanakkale Lisesinden sınıf arkadaşın Yusuf Engin.
YUSUF ENGİN -- 23.12.2018 18:07
ATATÜRK ÇAPANOĞLUNDAN KIZ MI İSTEMİŞ.
Elinize sağlık Abdülkadir bey, bu konu çok önemli .Atatürk düşmanı yobaz cemaatlerce arada bir gerektikçe ısıtılıp ısıtılıp ortaya atılıp kullanılır. Bence bunu siz Cumhuriyet( Olaylar Görüşler) gazetesine makale olarak ve diğer gazetelere ve köşe yazarlarına( İlber Ortaylı,U.Dündar, Sinan Meydan vb) da okur mektubu olarak göndermelisiniz.

Sevgiler....Selâmlar...
SELÇUK TAYFUN OK -- 23.12.2018 00:11
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00