BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.04.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
178
Dün
:
4633
Toplam
:
16175003
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
NE ÇORBAYMIŞ BE!
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Yozgat Gazetesinde köşe komşum değerli dost Mustafa Topaloğlu’un yeni kitabı “Bizim köyden insan manzaralarında Çorbaname” başlıklı yazısını okuyunca benim aklıma da üç çorba maceram geldi. Hangi yıldı hatırlamıyorum İstanbul’un Laleli semtinde oturuyoruz. Bu semtin en güzel en nezih yılları. Dayımlarda Fatih İskenderpaşa da. Gece geç vakit kalktık yavaştan yürüyerek Laleliye evimize gidiyoruz. Annem yatıp sahurda mı kalksak yoksa yiyip demi yatsak dedi. Ben de hadi Beyazıt’a çıkalım Lale işkembecisinde işkembe çorbası içelim böylece sende sofra hazırlamazsın dedim.

Güzelce çorbalarımızı içip evimize geldik. Ertesi günü bir susadım ki sormayın. Hani dilim damağıma yapıştı derler ya işte öyle. Akşamı zor ettim. Daha kapıdan girerken anneme “ bu gün çok susadım nedense” dedim. Annem “bende çok susadım, sen yine dışardasın bir şeylerle oyalanmışsındır, ben evde kendimi zor tuttum ”dedi ve gülerek ekledi “akşam yanlış yaptık, sarımsaklı işkembe bizi yaktı” dedi.

İkinci maceramı telsiz arkadaşlarımla yaşamıştım. Bir gece telsiz sohbeti yaparken birlikte işkembe çorbası içmeye karar verdik. İki araba olarak Kasımpaşa’daki meşhur işkembeci Apik’e gittik. Çorbalarımızı içtikten sonra hep birlikte kalktık. Çıkmak için alt kata indiğimizde masaların birisinde bir gurup ile oturan emekli albay bir ağabeyimiz bana seslendi. Hemen yanına gittim, ayaküstü biraz sohbet ettik. Arkadaşlarım arabalara binmişlerdi bende sohbeti uzatmadan acele ile arkalarından çıktım. Yolda hesabı kim ödedi diye sordum “herkes kendi ödedi” dediler.

Üçüncüye gelince; 16 Nisan 2014 gecesi kuzenim Celalettin Çapanoğlunun yetmişinci doğum gününü kutladık Kuşadası’nda bir lokanta da. O gece lokantayı kapatmıştı. Altmış küsur davetli ile sazlı sözlü düğün gibi bir geceydi. Kutlama saat 03.00 gibi bitti. Oradan çıkınca eşimle birlikte üçümüz her zaman gittiğimiz İşkembe çorbacısına gittik. Eve gelmemiz saat 04.00 oldu. Biz İstanbul’a döndük. 35 gün sonra ölüm haberini aldık. Son görüşmemizmiş meğer. Her beş senede bir böyle doğum günü yapacaktı. 65 yaşını, 70 yaşını kutladık 75 i kutlayamadık.

Rahmetli Ahmet Rasim Üstadın Çorbaname’sini Mustafa Toplaoğlu’nun sayfasından aynen alarak bende size sunayım. Şiirin aslı dört kıta. Topaloğlu çok bilinen ve tekrar edilen birinci kıtasını tercüme ederek yayımlamış. Bende öyle yaptım. İşte “Çorbaname.”

Kana kuvvet göze fer batna cilâdır çorba
İllet-i cû'a deva mahz-ı gıdâdır çorba
Sağlara, hastalara ayni şifâdır çorba
Ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba
Hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba

Kana kuvvet, göze ışık, mideye ciladır çorba
Açlığa devadır, gıdanın kendisidir çorba
Zenginlerin dostu, fukaranın sevgilisidir çorba
Hasılı iştahla yenilmeye layıktır çorba.

Mustafa Topaloğlu’nun “Bizim Köyden İnsan Manzaralı 1” kitabında bizim insancıklarımızın birbirinden güzel tam 90 hikayesi var. Bir başucu kitabı. Sıla hasreti kalbinize çökünce açar okursunuz. Sonra daha mı özlersiniz yoksa biraz ferahlanır mısınız orasını bilemem.

Kitabı, Mustafa Bey’in mustafatmatpl@hotmail.com adresinden yada 0505 739 90 29 nolu telefonundan isteyebilirsiniz.

04.12.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
CEBELLEZİ
Hikayenin sonunu merakla okudum. Sonunu çok iç açıcı göremedim de cebellezi yapanların hikayeleri hep camilere gidenler üzerinden anlatılır oldu. Aslında bu ülkede ne çok çalıp çırpanlar oldu. mesela, denizgezmiş bankaları soyup soğana çeviriyordu. Neyse ki bu garibanda Allah korkusu olduğundan vicdan azabı çekmiş. Acaba Allah korkusu olmayıp da parayı yüküyle çalanlar bu kadar acı çektiler mi?

Tarafsız ve ders verici hikayeler okumak dileğiyle
Aytekin Güven -- 08.04.2019 23:23
CEBELLEZİ
Sayın Çapanoğlu,

Çalmanın en tehlikelilerinden biri olan gizlice ya da kılıfına sokarak aşırma gibi bir olayı (cebellezi daha genel bir anlam içersede) güzelce anlatabilen bir örnek bularak bizimle paylaşmışsınız.

Atalarımızın da bununla ilgili her şeyi tek cümlede anlatan güzel bir sözü var: Hırsız evden olursa mandayı bacadan aşırır.
Hüsnü Aydoğdu -- 05.04.2019 20:07
VARLIK FONU
Sayın Çapanoğlu,

Bir kez daha görüyoruz ki geçmişte yaşanmış olaylar belki bütünüyle belki bir yönüyle günümüzde de yaşanabiliyor.

Biz geçmişten ders çıkarıp gelecekle ilgili çıkarımlarda bulunabiliyor muyuz sorusu üzerine düşünmek için güzel bir örnek.
Hüsnü Aydoğdu -- 29.03.2019 17:24
SEÇİM ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİM
Sayın Çapanoğlu bende kalbi Yozgatta kendi gurbette bir Yozgatlıyım. Yozgata her geldiğimde şehirdeki olumlu değişiklikleri görüyorum. Bende sizin gibi partilerin şahısların üzerinde durmuyorum yapılanlara bakıyorum. Yozgat bu zamana kadar kimseden bir yardım görmedi. Bozok üniversitesine yapılan yatırımları hariç tutuyorum keşke askerde olsaydı. Değişik partilerden seçilen Yozgat milletvekillerininde hiçbir faydası olmadı. Hatta daha da kötü oldu mesela tolçarşı gibi. Kazım bey başkan olduktan sonra biraz eli yüzü düzeldi. Mesela büyükcaminin etrafı güzel olmuş. Konaklar güzel olmuş. Hal güzel olmuş. Otogar güzel olmuş. Sarraflar caddesinde yürünmüyordu trafiğe kapanmış iyi olmuş. Keşke fabrikalar kapanmasaydı. Kazım bey güzel eserler bıraktı. İnşallah bundan sonra da güzel şeyler yapar. Ben hemşerilerimin oylarını Kazım beyden yana kullanmalarını isterim. İnşallah öyle olur. Saygılarımla.
S.Ahmet Genç -- 22.03.2019 11:15
SEÇİM ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİM
Kazım Arslanın Yozgata yaptığı hizmetler bence herhangi bir parti ile eş tutulamaz. Ak parti milletvekili olarak Yozgatı temsil edenlerden Yozgat bu güne kadar hiçbir fayda görmedi. Kim olduklarını hepimiz biliyoruz. Buna rağmen Yozgata her gediklerinde itibar gösterdik alkışladık. Yozgatlı olarak yanlış yaptık. Partilerin değil Yozgat için çalışanın bir şeyler yapanın yanında olmamız gerekiyor. Benim düşüncen budur.
Turan T. -- 18.03.2019 22:52
SEÇİM ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİM
Yorumunuz Sn ÇAPANOĞLU hocamın değerli köşe yazısını ilgi ile okudum.Yapmış olduğu sendikal çalışmaları,aktiviteleri,çekmiş olduğu ağır sıkıntıları tüm açıklığı ile yazmış.Burada sn hocam derki ;benim siyasi düşümceme uymayan yönetim başta olsada şehrimize yapılan hizmet ve eserler önemlidir demektedir.Sn Dr Kazım ASLAN Bey'in yapmış olduğu hizmet ve eserler takdiri şayan olup,destek görmeli,devamının sağlanmasın çok uygun olacağı ifade etmiştir.Takdiri Sn Yozgat halkının görüşlerine sunmuştur
Yılmaz BİRYILDIRIR -- 18.03.2019 21:13
VE YİNE KEBAPÇIYAN
ÇOK SEVGİLİ ABDÜLKADİR ABİ.YAZINIZDAKİ İNSAN SEVGİSİNİ 1915'İ RANT YAPANLAR DEFALARCA OKUSUN.BUNUN YORUMU TARİHÇİLERE AİT.HER ZAMAN KARŞI OLDUĞUMU SÖYLERİM.YURT DIŞINDA ORTALIĞI BOŞ BULUP SAFSATA İLE DOLDURMAK KOLAYDIR.SİZİN GİBİ DERİN ARAŞTIRMALAR YAPARAK TEZLERİNİ
ORTAYA ATSINLAR.BİZLERE VE BİLHASSA BENİM İÇİN YAZDIĞINIZ ÖVGÜLERE AYRICA TEŞEKKÜR EDERİM.İNSANLARIN (BENCE ) BİLMESİ
GEREKEN ŞUDUR.SİZLE ANAMIZ BABAMIZ AYRI OLMASINA RAĞMEN CAN DOSTUMSUNU VE AĞABEYİMSİNİZ.
Adınız ve Soyadınız -- 16.03.2019 09:32
VE YİNE KEBAPÇIYAN
Sayın Çapanoğlu,

Malesef ülkemiz üzerine birçok düşünce üreten kişi/kurum var. Fakat ilginçtir, varsayalım ki bu kişi veya kurum AB vatandaşı veya merkezi orada. Kendi birliklerini birleştirmek isterken bizim ülkemizde ayrılık peşindeler. Kıbrıs'ta Rum yanlı olan bir tek devlet derken Kafkasya'da parçalanma peşindeler. Bu liste dünyanın birçok yerine uyarlanabilir.

Uluslar arasındaki iletişimde tarih, kültür, coğrafya vb. etkenler temel olması gerekirken birileri bunun yerine daha başka çıkarların peşinde koşuyor.

Halbuki sizin de söz ettiğiniz gibi Türkiye'de etnik kökeni farklı olmasına karşın, öz kardeş gibi anlaşan insanlar var. Yurt dışında kalmış, farklı etnik kimliğe sahip insanlarda bile geçmişin bağını hissedebiliyoruz. Aramızdaki bu ortak tarih, kültür ve amaç birliği bizi bir arada tutacaktır ama buna sıkıca sarılmak ve benimsemek şartıyla.
Hüsnü Aydoğdu -- 11.03.2019 17:00
VE YİNE KEBAPÇIYAN
Yüreğine sağlik,sevgili Abdulkadir.
GÜNER TÜRKOĞLU GÖKAY -- 11.03.2019 13:12
MECLİSE MİLLETVEKİLİ GÖNDERMEK İSTEMEYEN YOZGAT EŞRAFI
Sayın Çapanoğlu,

Malesef Mehmet Hulusiler hep çıkıyor ve doğal olarak hep çıkacak, düşünce oluşumunun temelini göz önüne alırsak her görüşe karşı bir karşıt görüş hep oluşuyor. Burada doğru olanı saptamak önemli oluyor tabi ki.

Bu yazışmaları ilk kez görüyorum ve bunun yanında belgelerin asıllarının da olması beni sevindirdi.

Zaten Kurtuluş Savaşı döneminde yapılan yazışmaların ve konuşmaların geneline bakarsak (özellikle İstanbul'dan yapılan) bu yazışmanın onlarla bir tutulması pek doğru olmayacaktır. Olaya biraz daha yorumsamacı bakmayı gerektiriyor.
Hüsnü Aydoğdu -- 05.03.2019 14:07
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00