BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 10.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
245
Dün
:
4633
Toplam
:
14934534
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
NE ÇORBAYMIŞ BE!
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Yozgat Gazetesinde köşe komşum değerli dost Mustafa Topaloğlu’un yeni kitabı “Bizim köyden insan manzaralarında Çorbaname” başlıklı yazısını okuyunca benim aklıma da üç çorba maceram geldi. Hangi yıldı hatırlamıyorum İstanbul’un Laleli semtinde oturuyoruz. Bu semtin en güzel en nezih yılları. Dayımlarda Fatih İskenderpaşa da. Gece geç vakit kalktık yavaştan yürüyerek Laleliye evimize gidiyoruz. Annem yatıp sahurda mı kalksak yoksa yiyip demi yatsak dedi. Ben de hadi Beyazıt’a çıkalım Lale işkembecisinde işkembe çorbası içelim böylece sende sofra hazırlamazsın dedim.

Güzelce çorbalarımızı içip evimize geldik. Ertesi günü bir susadım ki sormayın. Hani dilim damağıma yapıştı derler ya işte öyle. Akşamı zor ettim. Daha kapıdan girerken anneme “ bu gün çok susadım nedense” dedim. Annem “bende çok susadım, sen yine dışardasın bir şeylerle oyalanmışsındır, ben evde kendimi zor tuttum ”dedi ve gülerek ekledi “akşam yanlış yaptık, sarımsaklı işkembe bizi yaktı” dedi.

İkinci maceramı telsiz arkadaşlarımla yaşamıştım. Bir gece telsiz sohbeti yaparken birlikte işkembe çorbası içmeye karar verdik. İki araba olarak Kasımpaşa’daki meşhur işkembeci Apik’e gittik. Çorbalarımızı içtikten sonra hep birlikte kalktık. Çıkmak için alt kata indiğimizde masaların birisinde bir gurup ile oturan emekli albay bir ağabeyimiz bana seslendi. Hemen yanına gittim, ayaküstü biraz sohbet ettik. Arkadaşlarım arabalara binmişlerdi bende sohbeti uzatmadan acele ile arkalarından çıktım. Yolda hesabı kim ödedi diye sordum “herkes kendi ödedi” dediler.

Üçüncüye gelince; 16 Nisan 2014 gecesi kuzenim Celalettin Çapanoğlunun yetmişinci doğum gününü kutladık Kuşadası’nda bir lokanta da. O gece lokantayı kapatmıştı. Altmış küsur davetli ile sazlı sözlü düğün gibi bir geceydi. Kutlama saat 03.00 gibi bitti. Oradan çıkınca eşimle birlikte üçümüz her zaman gittiğimiz İşkembe çorbacısına gittik. Eve gelmemiz saat 04.00 oldu. Biz İstanbul’a döndük. 35 gün sonra ölüm haberini aldık. Son görüşmemizmiş meğer. Her beş senede bir böyle doğum günü yapacaktı. 65 yaşını, 70 yaşını kutladık 75 i kutlayamadık.

Rahmetli Ahmet Rasim Üstadın Çorbaname’sini Mustafa Toplaoğlu’nun sayfasından aynen alarak bende size sunayım. Şiirin aslı dört kıta. Topaloğlu çok bilinen ve tekrar edilen birinci kıtasını tercüme ederek yayımlamış. Bende öyle yaptım. İşte “Çorbaname.”

Kana kuvvet göze fer batna cilâdır çorba
İllet-i cû'a deva mahz-ı gıdâdır çorba
Sağlara, hastalara ayni şifâdır çorba
Ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba
Hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba

Kana kuvvet, göze ışık, mideye ciladır çorba
Açlığa devadır, gıdanın kendisidir çorba
Zenginlerin dostu, fukaranın sevgilisidir çorba
Hasılı iştahla yenilmeye layıktır çorba.

Mustafa Topaloğlu’nun “Bizim Köyden İnsan Manzaralı 1” kitabında bizim insancıklarımızın birbirinden güzel tam 90 hikayesi var. Bir başucu kitabı. Sıla hasreti kalbinize çökünce açar okursunuz. Sonra daha mı özlersiniz yoksa biraz ferahlanır mısınız orasını bilemem.

Kitabı, Mustafa Bey’in mustafatmatpl@hotmail.com adresinden yada 0505 739 90 29 nolu telefonundan isteyebilirsiniz.

04.12.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
ÇAPANOĞULLARI HADİSESİ BİR İSYANMIDIR? - 1 -
Yorumunuz sevgili a.kadir bey yerköy derebağı köylüyüm.tel.0 535 967 57 11.yozgat günleri ankara da Siyami YOZGAT ın yazdığı USAT romanı hakkında düşüncelerinizi rica ediyorum.okudum.şu sira tekrar okuyorum.selamlar
Ünal dursun -- 07.12.2018 23:57
NE ÇORBAYMIŞ BE!
Değerli dostum,
Çorba hakikaten yediden yetmişe herkes için çok değerli bir yiyecek. Teşekkür ediyorum. Bizim Köyden İnsan Manzaraları-1’i okumuşsunuz. Yorumlamışsınız. Varlığınız daim ola.
Kısacık bir ekleme yapmak isterim yine “çorba”ya dair. Bizim gibi çorba severin biri az kalsın yuvasını bozuyormuş. Bu çorba yüzünden canım. Şöyle olmuş: Adam eşinden her gün çorba istiyor. Çorbasız sofraya oturmuyor. Bir gün böyle, beş gün böyle… Kadıncağız usanmış. Bir gün tasını tarağını toplamış. Demiş ki kocasına:
-Ben anneme gidiyorum. Ne halin varsa gör!
Adam mutfak işinden pek anlamıyor. Yalvarır bir sesle:
-Hanım, çorba pişir de öyle git bari, deyip boynunu bükmüş. Kadıncağız hanımlığını yapmış. Annesine gitmekten vaz geçmiş.
İşte böyle aziz dostum. Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 07.12.2018 23:48
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın M. Kılıcaslan, lütfen capanoglukadir@yahoo.com.tr adresimden mail göndererek ya da Yozgat Gazetesinden telefonumu alarak bana ulaşınız. Selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 30.11.2018 10:45
Bir yiğit beyzade, Çapanoğlu Halit bey
Merhaba , bende Çapanoğlu torunuyum ama tam hikayeyi bilmiyorum, Babannem zamanında bahsederdi bir süredir aklını yitirmişti ama geçmişi iyi hatırlıyor ara ara diyordu oda yeni rahmetli oldu 76 yaşında, bildiğim kadarıyla arap seyfi alaca köyündendi babası Mehmet Celal Çapanoğluymuş annesi İkbal Arslan çerkes kızıydı. Abisi de vardı Aydın oda vefaat etti genç yaşt pek bilmiyorum. Babası genç yaşta aklını kaybetmiş at çiftlikleri felan varmış zamanında birşeyler olmuş almışlar ellerinden , babasının mezarını bilmiyordu. Sadece İstanbul da vefaat etti kimsesizler mezarlığına gömülmüş sanırım. Dediğim gibi yarım yamalak bir hikaye yeni toprağa verdik üzgünüz ve merak ediyorum belki bir bileni vardır. Hayatı kısa sürede olsa yozgatta devam etmiş dayısı komsermiş babası vefaat edince yozgata dönmüşler bir köy adı veriyordu ama unuttum orada dayısı komsermiş karakolun karşısındaki evde kalırlarmış Çerkes kızı dediğim ikbal annem de bildiğim kadarıyla ceritmiş. Celal dedemin tek bir resmi mevcut ama dediğim gibi bilgiler yarım belki bir bilen vardır.
M.Kılıçaslan -- 28.11.2018 20:28
BİZ NELER GÖRDÜK
Bu yazını, en iyi üniversitelerin malzeme ve metalurji mühendisliği mezunu çocuklar bile yazamaz Ağabey, kutlarım seni, de niye mühendis olmamışsın ki
Bülent cerit -- 24.11.2018 15:19
BİZ NELER GÖRDÜK
Sayın Çapanoğlu,
Harika bir biçimde tasvir ettiğiniz bu kapkacak macerasını ben de aynen sizin gibi yaşayanlardanım, çünkü aynı nesil ve yaklaşık aynı çevredeniz..Rahmetli annem gözümün önünde canlandı mutfakta çalışırken. Zavallı memleketim! Geri kalmışlığın bedelini bizler ödüyoruz. Kullandığımız bu nesnelerin bıraktığı arızalar yaşlılık döneminde uzun yılların içinden geçerek bizlere yansıyor. Allah bizden sonrakilere acısın diyorum. Onlar bizim nesilden daha şanssız. Gerek dünya, gerek memleketimiz ölçeğinde.
Selam ve saygılar,
A. YAŞAR OCAK -- 23.11.2018 10:42
BİZ NELER GÖRDÜK
Teşekkür ederim bu kadar güzel eski-yeni günler anlatılmaz.bizim evde de bakır tencere vardı.çok iyi hatırlıyorum.elinize ve kaleminize sağlık.

ARTO KAZANCIOĞLU -- 23.11.2018 10:40
BİZ NELER GÖRDÜK

Yüreğine sağlık. Sıcacık bir yazı. Hep birlikte yasadığımız dönemler. Çok teşekkürler.
Güner Türkoğlu Gökay -- 23.11.2018 10:39
BİZ NELER GÖRDÜK
SEVGİLİ ABDÜLKADİR BEY,
ÇOK GÜZEL TARİHİ BİR YAZI OLMUŞ, ELİNİZE SAĞLIK, İLERDEKİ KUŞAKLARIN VE TARİHÇİLERİN YARARLANABİLECEĞİ BELGE NİTELİĞİNDE GERÇEKTEN.
SEVGİLER....SELAMLAR...
Selçuktayfun Ok -- 23.11.2018 10:38
SAYIN BEKİR BOZDAĞ’IN YOZGAT ZİYARETİ
Yorumunuz Sayın hocam çok güzel yazmışsınız fazlalığı var eksikliği yok yozgat var yozgatlı yok garip sahipsiz şehir tıpkı benim gibi öksüz garip tarihe bakarsak Cumhuriyet döneminde yapılan ortada cakili bir çivi yok bir bira fabrikası var olmaz olsun o bira fabrikası biz böyle iyiyiz.... sizi yeni tanıdım atalarimizin gurur duyduğumuz sahiplendigimiz Çapanogullarindan yozgat da bizim Capanogullarida bizim dediğimiz ismini namini duydugumuzda titredigimiz kendimize gelip heybetlendigimiz dedelerimiz özümüz canimiz....yazmaya devam edelim ama 1923 den bugüne kadar saygılarımla
Mustafa Aydın Turan -- 20.11.2018 09:05
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00