BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 26.08.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
230
Dün
:
4716
Toplam
:
17039797
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
SEÇİM ÖNCESİ DÜŞÜNCELERİM
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar, Belediye ve muhtarlık seçimlerine az bir zaman kaldı. Zaman azaldıkça da heyecan ve vaatlerde artmaya başladı tabi karşılıklı suçlamalar da. Merak ve esefle izliyoruz.

Gerek Üniversite yıllarımda, gerek çalışma hayatımda sosyal, siyasal ve sendikal faaliyetlerin içinde hep yer aldım. Kanlı Pazar 1969, Kanlı 1 Mayıs 1977 olaylarının içinde oldum, şansım varmış ki vücutça bir hasar almadım. 12 Eylül darbesinde gözaltına alındım işimi kaybettim. Ama Yozgat ile ilgili hiçbir sosyal faaliyetin içinde olmadım. Ta ki Federasyon başkanımız Ahmet Yılmaz ve Yusuf Erkoç Beyefendileri tanıyana kadar. Çünkü gördüm ki yönetenler, ( bazılarını tenzih ederim) bulundukları konumları sadece kendi ticari ve siyasi amaçları için kullanıyorlar.

Son birkaç yıldır bir Yozgatlı olarak kendimce önemli gördüğüm iki değerli insanımızın icraatlarını yakından izlemeye çalıştım. Bunlardan birisi elbette belediye başkanımız Sn. Kazım Arslan Beyefendi, diğeri de İstanbul’un merkezinde Fatih semtinde bizlere muhteşem bir Kültür Merkezi ve Öğrenci Yurdu kazandıran Federasyon Başkanımız Sn. Ahmet Yılmaz Beyefendi.

Bilmem dikkatinizi çekiyor mu? Belediye Başkanımız Sayın Dr. Kazım Arslan Beyefendinin beş yıllık icraatları ile ilgili olarak rakiplerinden dişe dokunur olumsuz bir eleştiri duymadık.

Meyve veren ağacı taşlarlar diye çok güzel bir atasözümüz var. Hakikaten de öyle oluyor. Çok şükür Federasyon Başkanımız Ahmet Yılmaz Beyefendi içinde bu güne kadar olumsuz bir eleştiri duymadım. Ama Belediye Başkanımızın konumu gereği, yapılan olumsuz eleştirilerin hemen çoğunun duygusal, birazının da çıkar zedelenmesinden kaynaklandığı izlenimini edindim. Çünkü eleştiriyi yapanların da bir süre sonra başkana hak verdiklerine şahit oldum. Buda sevindirici bir tespit ve hakkı teslim oluyor, ne güzel.

Kazım Arslan Beyefendi hakkında en fazla duyduğum duygusal eleştiri “yanına kimse giremiyor, kimseyi dinlemiyor” şikâyetiydi. Hiç unutmam bir sohbetimizde bahsettiğim, dünyada görmediği ülke kalmamış, devletin üst düzey görevlerinden emekli rahmetli Demirel’in yakınındaki bir büyüğüm “hah! İşte doğru adam budur, yanına giren çıkanın belli olmadığı makamdaki kişinin etrafı yalaka doludur” demişti.

Okuyucularım benim Ak Parti sempatizanı olmadığımı bilirler ama Sezar’ın hakkını da Sezar’a vermek gerekmez mi? Partiler bir kapıdır, tıpkı bir işe girmek için size torpil olan kişiler gibi. Ama işe girdikten sonrası sizin liyakatinize ve çabanıza kalıyor.

Daha önceki bir yazımda da belirtmiştim: Biz söz vardır; “akıllı belediye başkanı yer üstüne, akılsız başkan da yer altına yatırım yaparmış” derler. Yani altyapı yatırımları ne kadar önemli olsa da görünmez, bilinmez. Akıllı başkan üst yatırımlar ile göz boyar puan kazanır anlamında. Sayın Arslan Beyefendi beş yıllık hizmeti süresinde hemen hepsini hem üst yatırımlar ile hem de alt yatırımlar ile Yozgat için çok başarılı yatırımlarda bulundu. 2014 yılında vadederek tamamladığı Hal Binası, Kapalı Pazar Yeri, Yenileştirilen Otogar, Sosyal Tesisler, Kuyumcular Çarşı Caddesi, Çapanoğlu Camii Çevresi, Semt Parkları ve hele de Katlı Otopark, Katı atık entegre tesisi sayesinde çöpten 10 megawatt elektrik üretimi vs. Sayın Başkanın arkasında bırakacağı çok önemli ve kalıcı eserler oldu.

Âcizane en beğendiğim yanı ise yapılan tenkitleri olgunlukla karşılaması ve kimseyle dargın küskün olmaması, lehinde ve aleyhinde yazılan ve söylenenlere de prim vermemesiydi. Bu pek azımızda olan önemli bir meziyettir.

Genel kanı, bağımsız belediye başkanlarının hükümetlerden yardım alamayacağı düşüncesine de katılmıyorum. Bildiğiniz gibi, Yozgat hiçbir zaman ve hatta tarihinde ilk defa milletvekilleri hükümette en üst düzeylerde oldukları zaman bile hükümetlerden gerekli maddi ve manevi yardımı alamadı. Zira İller Bankasına borcu en az olan belediye Yozgat Belediyesidir. Bu güne kadar yapılan vaatlerde bildiğiniz gibi ya fos çıktı ya da ertelenip duruyor. Biraz iddialı bir söz olacak ama inancım odur ki Yozgat’ımızın sahipsizlikten kaynaklanan makûs talihini yukarda bahsettiğim iki insan, Sayın Arslan ve Sayın Yılmaz, şahsi çabaları ile yendi diye düşünüyorum.

Gazetemizin sahibi ve başyazarı Sn. Osman Hakan Kiracı’nın “Ak Partinin tekrar Belediye Başkan adayı koymayarak onu mağdur ettiğine ve dışladığına inanan, ekonomik kriz nedeniyle Ak Parti iktidarına öfke duyan, Ak Parti milletvekillerine tepkili olan ve kentte gerçekleştirdiği bir takım hizmetleri de beğenen vatandaşlar, Kazım Arslan’ın etrafında kümelenmiş görünüyor. Özellikle, Ak Partiye yönelik tepki oyları, Kazım Arslan’ı adaylığa teşvik eden ve oylarını yükselten en önemli faktör olarak göze çarpıyor” yorumuna da katılıyorum. Zira aşağıdaki oy pusulası da bunun en güzel örneği olmuyor mu? Seçime katılan partili adaylar partilerinin renkli alametifarikaları ile ve her biri tek bir sütunda gösterililerken iki bağımsız aday Sayın Bekir Korkmaz ve Sayın Dr. Kazım Arslan ikisi birden tek bir sütunda Bekir Bey üstte, Kazım Bey altta basılmış. Bu uygulama kâğıttan tasarruf için olabilir mi? ? Bağımsız üç aday olsaydı üçü de alt alta mı basılacaktı. Bütün adaylar eşit ama bazıları daha da eşit demek ki.

Umarım, değerli hemşerilerim Yozgat’ın geleceği için gerçekten önemli bu seçimde yapılan bu hizmetleri takdir eder, parti tercihi gözetmeden, tercihlerini o yönde kullanırlar.

18.03.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Bayramda çalışırız bayramlar için!
Sayın Çapanoğlu,

Bayrama, ülkemizin önemli bir değeri olmuş Köy Enstitülü bir aydından farklı bir bakış açısıyla değinilmesi ayrı bir güzellik katmış.

Enstitülerle ilgili bir şeye rastladığımda aklımda kazınacak bir anısı daha oluştu.
Hüsnü Aydoğdu -- 13.08.2019 22:50
BİLMEYENLERE KISA ÖZET
CHP veya İsmet İNÖNÜ bu gerçekleri seçim meydanlarında anlatma gereği bile duymamıştır. Çünkü yapılanların tamamı Türk Milletini korumak, geleceğe daha güvenle bakabilmek içindi. Bugün satılan Devlet fabrikalarının kurumların tamamı CHP iktidarı döneminde yapılanlardır. Bir Bektaşi fıkrası var, "Üzümü yiyorsunuz, neden suyunu içmiyorsunuz" diye. Madem öyle Halkın fabrikalarını neden yandaşlarınıza peşkeş çekiyorsunuz? sorusunu kimse sormuyor.
OSMAN KARACA -- 31.07.2019 23:23
BİLMEYENLERE KISA ÖZET
Değerli hocam Sayın Mustafa Topaloğlu ve değerli araştırmacı kardeşim Hüsnü Aydoğdu, beni motive eden güzel yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum. Sağolun.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 30.07.2019 11:39
BİLMEYENLERE KISA ÖZET
Sayın Çapanoğlu,


Dönemin büyük devletlerinin ve sonraki Türkiye Cumhuriyeti yönetimlerinin de karne uygulaması yaptığını belirtmişsiniz. Ben de ek olarak Sinan Meydan'ın yazdığı ve sizinle benzer bir konuyu işlediği (DP dönemindeki karne uygulamasına daha fazla odaklandığı) yazısını paylaşmak istedim.


https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/sinan-meydan/milli-korunma-kanununa-donus-inonunun-ahi-3565097/
Hüsnü Aydoğdu -- 29.07.2019 10:33
BİR ZAMANLAR CB İSTASYONLARIMIZ VARDI
Uzun uzun yazmışsınız aziz dostum. Keyifle okudum. Ah o anılar! Yaşanmışlıklar... Onların saltanatı başladı bizde şimdilerde. Onlardır bizi hayata bağlayan.
Yazalım evet. Yazalım ki kalsın. Şu fermuar meselesini de geçelim yahu. Aman enseyi karartmayalım.
Selam ve sevgiyle...
Mustafa Topaloğlu -- 22.07.2019 13:52
YOZGAT CUMHURİYET MEKTEBİ
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu,
Cumhuriyet Mektebi ile ilgili yazını ilgi ile okudum ve atıl bırakılmasına da üzüldüm. Hemen bütün büyüklerimiz bu mektepte okumuşlardır, anılarını hep anlatırlar. Rahmetli babam Mustafa Sütçü de bu okuldan mezundu. O da anılarında dedeniz Muhlis Bey amcanın bu okulun inşaatında yardımları olduğunu söylerdi. Yazınızı okuyunca ben de bunu hatırladım. Mekanları cennet olsun.
Mehmet Sütçü -- 11.07.2019 19:30
GİTAR VİRİTÖZÜ CARLOS SANTANA’NIN BOYACI ÇOCUKLAR İLE TÜRKİYE MACERASI
Sevgili Çapanoğlu,
Santana’ın bu hikayesini duymamıştım. Hangi meslekten olursa olsun, kişi ilkeli olduğu sürece mesleğinde başarıya ulaşıyor. Benim hayattan edindiğim tecrübe bu...
Kaleminle birlikte sağlıcakla kal...
HB Payaslıoğlu
Hilmi Bülent Payaslıoğlu -- 09.07.2019 15:21
GİTAR VİRİTÖZÜ CARLOS SANTANA’NIN BOYACI ÇOCUKLAR İLE TÜRKİYE MACERASI
ELİNİZE KALEMİNİZE SAĞLIK HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ TARİHE IŞIK TUTTUNUZ.71 YAŞINDAYIM BU GERÇEĞİ SAYENİZDE ÖĞRENDİM TEŞEKKÜR EDERİM.
ARTO KAZANCIOĞLU -- 09.07.2019 09:51
YOZGAT CUMHURİYET MEKTEBİ
Cumhuriyet mektebi mezunlarındanım.
Daha sonra da arka avlusundaki kütüphanede, Merhum Yılmaz Göksoy ve merhum Mehmet Dalgıç öğretmenlerimin tavsiye ettikleri kitapları içerek ve avlusunda özgürce top oynayarak büyüdüm diyebilirim.
Binanın akıbetine dair endişelerimizi yazınızda belirtiğiniz koruma kararı bir nebze azaltmış olmakla birlikte, yıkılan eski asıl ilk hastane binasının akıbetini görünce koruma kararlarının, halkın ve belki yasal düzenlemelerin bile kaale alınmadığına dair endişelerimiz nedeniyle de ortadan tamamen kalkmıyor.
Bilvesile, Cumhuriyet Mektebi binamız hakkında verdiğiniz araştırma bilgileri için teşekkür ederim.
Yasin Ali ER -- 27.06.2019 15:29
YOZGAT CUMHURİYET MEKTEBİ

Sayın Çapanoğlu,
Cumhuriyet Mektebi hakkındaki yazınız beni eskilere, o mektepte okuduğum 1951-954 arasındaki yıllara götürdü. Daha önce de yazmıştım, evimiz (dedemin evi) büyük üç bahçesi, ahırı samanlığı, kuyusu üç bronz lüleli çeşmesi olan konaktı. Dedeniz Muhlis Bey'in konağının ( o zamanlar harap idi, sadece temelleri vardı, bahçesinde oynardık) batısındaki sokak ile Cumhuriyet Mektebi'nin doğusundaki sokak arasında yer alan konaktan bahsediyorum. Yakın zamanlara kadar konağın ve bahçesinin yerinde Ceylanlar Ap. ve bir iki ap. daha vardı. Şimdi ne haldedir bilmiyorum. Sokağa bakan bahçe kapımız mektebin bahçesinin doğusundaki kapıya bakıyordu. 1951 yılında evdeki yaramazlıklarımdan bıktıkları için 5 yaşını bitirir bitirmez babam beni Cumhuriyet Mektebi'ne kaydettirdi Aziz Caner adında kalın siyah çerçeveli gözlüklü çok muhterem bir öğretmenimiz vardı. Başöğretmenimiz Kaya Bey adında biriydi. Kasım Çıtak ve Sıtkı Bey adında öğretmenleri de hatırlıyorum. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum.
Babam manifaturacı olduğu için her sene okul zamanı fakir çocuklara hediye olarak dağıtılmak üzere siyah önlüklük kumaş ve beyaz naylon yaka getirir, öğretmenler odasına bırakırdı.Orada 3 yıl okudum. Teneffüste hademe Mustafa Ağa'nın zilini kapıp çalmak için uğraşırdık. O adamcağız soğuk karlı kış günlerinde evinden getirdiği bazlamaları sobanın üstünde ısıtır, peynir ve çayla yerdi. Aziz Bey öğle paydosunda mektebin bahçesindeki kovanlardan aldığı balı evden getirdiği tereyağ ile fırından aldırdığı lavaş pidelere dürüm yapar fakir öğrencilere dağıtırdı. Mekânı cennet olsun. Sınıf arkadaşlarımdan biri merhum Vehbi Ulusoy Hoca'nın küçük oğlu (emekli prof. diş hekimi) Mutahher Ulusoy aynı zamanda sıra arkadaşım idi.
Ailem 1954 yılı baharında Köseoğlu mahallesine taşınmak durumunda kalınca o zamanki Gazi Paşa (eski İsmet Paşa) mektebinde devam ettim. Hüsnü Köktürk mahalle arkadaşım, babası öğr. Ali Rıza Bey ve hanımı Müjgan Hanım o mahalleden yakın dostlarımız oldular. Gazi Paşa'da değerli oyun ve kitap arkadaşımTaha Akyol ile beraber merhum Rıfkı Bey'in sınıfında iki sene beraber okuduk. Anlayacağınız Cumhuriyet Mektebi'nden mezun olmak kısmet değilmiş. Gazi Paşa'dan oldum 1956'da. Cumhuriyet mektebindeki hayatımı hasretle anarım. Yazınız bana bunları hatırlattı. Mektebin haline çok. ama çok üzüldüm. Biz tarihne taparcasına bağlı, ama ondan kalan izleri hoyratça ve zalimce silmeyi pek seven bir milletiz maalesef. Selam ve saygılar.
A.Y. Ocak
AHMET YAŞAR OCAK -- 25.06.2019 17:26
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00