BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 17.02.2020 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
191
Dün
:
4716
Toplam
:
17734328
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Değerli okurlar, bir önceki yazımızda “demokrat parti ve Adnan Menderes hakikaten demokrat ‘mıydı” diye yazmış, 27 Mayıs ihtilaliyle neden iktidarına son verilmişti kısaca anlatmaya çalışmıştık. Tespitlerime Sayın Turan Akıncı’nın emek vererek derlediği yazısını sizlerle paylaşarak devam ediyorum.

Sayın Turan Akıncı bir bütün gün uğraşarak 1950-1960 Demokrat Parti döneminin önemli olaylarını tarihleri ile sıralamış. Bizim meşhur 68 kuşağı da bu devri yaşadı. Bundan sonraki yıllarda da çok olaylara şahit olduk ama “Atatürk’ün kurduğu Laik Cumhuriyet” bizim en büyük güvencemizdi.

Sayın Tutan Akıncının yazısını buyurun birlikte okuyalım.

16 Haziran 1950- DP iktidarının “ilk icraatı” Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunması oldu. (14 Mayısta İktidarı ele geçirdikten bir ay sonra)

5 Temmuz 1950- Radyodan dini program yayın yasağı kaldırıldı.

25 Temmuz 1950- Bakanlar Kurulu’nun Güney Kore’ye kuvvet gönderme kararı vermesi üzerine, Genelkurmay Başkanlığı tugay seviyesinde bir birliği Kore’ye gönderilmek üzere görevlendirmiştir.(İki ay sonra)

3 Aralık 1950- Arap harfleriyle eğitim yapan dershanelere izin verildi.

8 Ağustos 1951- Hükümet, Halk Evleri’ne el koydu.

9 Ekim 1951- Devlet iç borçları 2 milyar 565 milyon liraya yükseldi.

4 Kasım 1951 - İlkokulların ders programlarına din dersi konuldu.

5 Haziran 1952 - Lozan Antlaşmasına göre Fener Rum Patrikhanesi’nin başındaki kişinin Türk vatandaşı olması gerekir. Bu ilke ilk kez ABD’den uçakla gönderilen Athenagoras’ın Türkiye’ye sokulması ile ihlal edildi. Başbakan Menderes Athenagoras’ı ziyaret etti.

8 Ekim 1952 - Balıkesir’e giden CHP lideri İnönü’yü Vali kent dışında karşılayarak, kente girmemesini, girerse olaylar çıkabileceğini ve kendisinin sorumluluk almayacağını belirtti. İnönü gezisinden vazgeçti.

24 Aralık 1952 – Anayasada bulunan Türkçe kelimler yerine Osmanlıca kelimeler kullandı. Bakanlık yerine Vekalet kullanılmaya başlandı. Genelkurmay Başkanlığı’nın adı “Erkan-ı Harbiye-yi Umumi Reisliği” şeklinde değiştirildi ).

21 Ocak 1953 - Petrollerimizin işletilmesiyle ilgili ilk anlaşma bir ABD şirketiyle yapıldı.

21 Temmuz 1953 - Profesörlerin politika ile uğraşmalarını yasaklayan kanun kabul edildi.

27 Ocak 1954 - Köy Enstitüleri kapatıldı.

7 Mart 1954 - Petrol işletmeciliğini yabancı sermayeye açan ve MaxBall adlı bir yabancının hazırladığı Petrol Yasası Meclis’te kabul edildi.

8 Mart 1954 - Basını sıkı kontrol altına alan ve basın suçlarına yönelik cezaları yükselten Basın Kanunu kabul edildi. Hakaret suçuyla yargılananlara iddialarını mahkemede ispat hakkı tanınması isteği reddedildi.


2 Mayıs 1954 - GENEL SEÇİMLER YAPILDI. Oyların ອ,6’sını alan Demokrat Parti 503 sandalye kazanırken, ທ,4 oy alan CHP sadece 31 milletvekili çıkarabildi.


30 Mayıs 1954 - Osman Bölükbaşı’nı seçen Kırşehir, ceza olarak il olmaktan çıkarılıp ilçe yapıldı.


14 Haziran 1954- Seçimlerde CHP’ye oy veren Malatya ceza amacıyla bölünerek Adıyaman ili kuruldu.


21 Haziran 1954- Demokrat Parti kendi kadrolarını kurmak için devlette tasfiyeye yöneldi.

7 Ağustos 1954- Millet gazetesi sahibi Fuat Arna, Adnan Menderes’e hakaret ettiği için tutuklandı.

18 Ağustos 1954- Millet gazetesi yazarı Nurettin Ardıçoğlu ile yazı işleri müdürü Hüsnü Söylemezoğlu gazetede çıkan bir yazıdan dolayı 7’şer ay hapis cezasına çarptırıldılar.

23 Eylül 1954 - Hüseyin Cahit Yalçın, Cemal Sağlam, İbrahim Cüceoğlu hapis cezası aldılar.

1 Aralık 1954 - Hüseyin Cahit Yalçın, Hükümetin hakaret ettiği gerekçesiyle. 26 ay hapse mahkûm edildi ve 79 yaşında hapse girdi.

8 Nisan 1955 – Döviz bulunamadığı için kahve ithalatı yapılamadı. İstanbul’da hane başına 100 gram kahve dağıtımına başlandı. Kahve alanlar, muhtarların hazırladığı listeleri imzaladı.

20 Mayıs 1955 - Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek tutuklandı.

23 Haziran 1955 - Hükümete muhalif Akis Dergisi’nin yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek “Hükümetin nüfuzunu kıracak neşriyat yapması ve bu suçu işlemekte devam etmesi ihtimalinin bulunması” gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

20 Temmuz 1955 - Polis CHP Isparta İl Kongresini dağıttı. Kasım Gülek kürsüden indirildi.

5 Ağustos 1955 - Karadeniz gezisine çıkmış olan CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, Sinop’ta tutuklanarak İstanbul’a getirildi ve bir gün hapiste kaldı.

5 Eylül 1955 - Ekspres Gazetesi’nde Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı haberi yayınlandı.

6 Eylül 1955 - Atatürk’ün evine bomba atıldığı haberi üzerine, çok önceden planlanan gösteriler, kısa zamanda Rum vatandaşların işyeri ve evlerine yönelik yağmaya dönüştü.

7 Eylül 1955 - Hükümet bu olayları muhaliflerinin üzerine yıkmak, onlardan da kurtulmak amacıyla olayları komünistler tezgâhladı söylemiyle İdam talebiyle yargılanması öngörülen bu kişiler arasında Aziz Nesin, Kemal Tahir, Dr. Can Boratav, Asım Besirci, Hasan İzzettin Dinamo da bulunuyordu.

16 Eylül 1955 - Sabah Postası gazetesi kapatıldı yazı işleri müdürü Orhan Rahmi Gökçe tutuklandı.

19 Eylül 1955 - Muhalif yayınlarından dolayı Ankara’da Ulus Gazetesi süresiz kapatıldı.

15 Ekim 1955 – ISPAT HAKKI KALDIRILDI. Siyasiler hakkında bir iddia ileri sürenler hakaret suçuyla yargılanıp mahkûm olmaktaydılar. Yargılanan kişinin ispat hakkı kaldırıldı.

8 Şubat 1956 - Ekonomik sıkıntılar nedeniyle gazetelerin sayfaları 6’ya indirildi.

2 Mart 1956 -Cumhurbaşkanına hakaretten gazeteci Şinasi Nahit Berker 1 yıl hapse mahkûm oldu

8 Nisan 1956 - Başbakan Adnan Menderes, muhalefeti, “SİYASİ SAPIKLIK, SAHTE İHTİLALCİLİK, İNKARCILIK, ADİ VE ALÇAK İFTİRACILIK, SAHTE HÜRRİYETÇİLİK VE TEDHİŞÇİLİK”LE SUÇLADI.

31 Mayıs 1956 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, “Adım adım mutlakıyete gidiyoruz ” dedi

14 Haziran 1956 - CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, TBMM’nin manevi şahsına hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl hapse ve 4 ay Bursa’da ikamete mahkûm oldu.

13 Ağustos 1956 - Bakanlar Kurulunca ortaokullarda din dersi okutulmasına karar verildi.

28 Eylül 1956 - Parasızlıktan maliye, istanbul’da hazineye ait 10 bin arsa ve 500 binayı satışa çıkardı.

11 Mayıs 1957 - Gazeteci Nusret Safa Coşkun ve Rıfat Ekinci birer yıl hapse mahkûm oldular.

19 Mayıs 1957 - Kayseri’de halka yaptığı açıklamada Menderes, DP’nin iktidarda olduğu yedi yıl içinde 15.000 YENİ CAMİ İNŞA ETTİK dedi.

2 Temmuz 1957 - CMP Genel Başkanı ve Kırşehir Milletvekili Osman Bölükbaşı tutuklandı.

6 Temmuz 1957 - Hükümet, İstanbul Gazeteciler Sendikası’nı bir süre için kapattı.

20 Ekim 1957 - Menderes Adana’da yaptığı seçim konuşmasında “İSTANBUL’U İKİNCİ BİR MEKKE, EYÜP SULTAN CAMİİNİ DE İKİNCİ BİR KÂBE YAPACAĞIZ” DEDİ.

27 Ekim 1957 - GENEL SEÇİMLER YAPILDI. Oyların % 47,9’unu alan DP 424, % 41,1’ini alan CHP: 178. Toplam 610 milletvekili seçildi.

27 Ekim 1957 - Seçim sonuçları tartışmalara neden olmuş. En vahim olaylar Gaziantep’te yaşanmış, seçimi ilkönce CHP’nin kazandığı ilan edilmiş, sonra bu karar değiştirilmiştir. Bu olayın yarattığı tepkiler üzerine kentin üstünde askeri uçaklar uçuruldu.

29 Ekim 1957 - Seçim günü Mersin’de bir CHP’linin öldürülmesi olayına yayın yasağı konuldu.

1 Kasım 1957 - Yeni meclisin toplanacağı bugün halkın tepkisinden çekinen iktidar başta meclisin çevresini tanklarla çevirmek dahil kentin tüm önemli noktalarına askerî birlikler yerleştirdi.

10 Mart 1958 - DEMOKRAT PARTİ ÖRGÜTLERİNİN RAMAZAN AYI BOYUNCA CAMİLERDE DÜZENLEDİĞİ MEVLİTLERİN PROPAGANDA AMACIYLA DEVLET RADYOSUNDAN NAKLEN YAYINI UYGULAMASI BAŞLATILDI.

30 Nisan 1958 - Et sıkıntısını gidermek için Yeni Zelanda’dan koyun eti dışalımı yapıldı.

19 Temmuz 1958 - Nükleer silah taşıyan ABD uçakları İncirlik üssüne indi.

2 Ağustos 1958- IMF önerisiyle, Cumhuriyet tarihinin en yüksek orandaki devalüasyonu yapıldı. 1 dolar 2,80 TL’den 9 TL’ye çıkarıldı. Devalüasyon oranı yüzde 221 oldu.

4 Ağustos 1958 - IMF’den ilk borç alındı. IMF Türkiye’ye 250 milyon dolar kredi verdi.

6 Eylül 1958 - Başbakan Adnan Menderes, “İdam sehpalarında can verenlerden ders alsalar ya…” diyerek muhalefeti tehdit etti.

7 Eylül 1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, “Sehpalar kurulursa nasıl işleyeceğini kimse bilemez” diyerek başbakana cevap verdi.

21 Eylül 1958 - Başbakan Menderes, CHP’nin parti olmadığını, İsmet İnönü’nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi

22 Eylül 1958 - İnönü, “Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir” şeklinde cevap verdi.

12 Ekim 1958 - Başbakan Adnan Menderes yurttaşlara muhalefetin kin ve husumet cephesine karşı bir “ Vatan Cephesi “kurmaları çağrısında bulundu. Vatan Cephesine katılanların ismi saatlerce radyolarda okunurdu.

19 Ekim 1958 - Başbakan Menderes, Said-i Nursî’nin yaşadığı Emirdağ’da Nurcular tarafından hilafet ve saltanatı temsil eden iki tuğralı, yeşil bayrak açılarak karşılandı. Menderes Risale-i Nurların ilk kez serbestçe basılması için talimat vermiş ve kâğıt tahsisi yaptı.

30 Kasım 1958 - DP hükümeti Adalet Bakanı Esat Budakoğlu açıkladı. İlk sekiz yıllık hükümet dönemi içerisinde 811 gazeteciye toplam 57 yıl hapis cezası verilmiş olduğunu açıkladı.

20 Şubat 1959 - Uçak kazasından kurtulmuş olması nedeniyle taraftarları arasında adeta EVLİYA MERTEBSİNDE kabul edilen Menderes Eyüp Sultan’a gitti, yanında büyük bir kalabalıkla türbede dua etti, dağıtılmak üzere resimler çektirdi.

2 Mart 1959 - Müsteşarı Ahmet Salih Korur, Eyüp Sultan Cami’sinin avlusunda büyük bir iftar yemeği verdi.

30 Nisan 1959 - İsmet İnönü’nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. İnönü’nün Kurtuluş Savaşı’nda karargâh olarak kullandığı evi ziyaret etmesi, Uşak Valisi tarafından önlenmek istendi. Valinin bu yasadışı buyruğunu kabul etmeyen Emniyet Müdürü ve Jandarma Komutanı aynı gün görevden alındılar. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.

7 Kasım 1959 - CMP lideri Osman Bölükbaşı 10 ay hapse mahkûm oldu.

23 Ekim 1960- Demokrat Parti iktidarında okuma yazma bilenler yüzde 41’den yüzde 39’a düştü.

5 Ocak 1960 - Mersin’e gitmekte olan Menderes’in önüne Tarsus’ta elinde kasap bıçağı olan Ali Bayat adlı bir şahıs çıktı ve BACAKLARININ ARASINA SIKIŞTIRMIŞ OLDUĞU BEŞ YAŞINDAKİ ÇOCUĞU GÖSTEREREK “UÇAK KAZASINDAN KURTULDUĞUNUZ İÇİN OĞLUMU SİZE KURBAN EDECEĞİM” dedi, son anda engellendi.

5 Ocak 1960- Said-i Nursî’ doğu illeri valilerine bir mektup yazdı. Şark bölgesinde komünistliği 60 bin Nursî sayesinde önlemekteyim. Nasıl ki Arapça ezan okutturduk ve bu sayede Müslümanları Demokrat Parti cephesinde topladığımız malumunuzdur. Şimdi de dağıttığımız bu Risale-i Nurlarla komünizmle ve masonlukla savaşacağız.

12 Nisan 1960- DP Grubu yayımladığı bildiri ile CHP’yi silahlı ve tertipli ayaklanmalar hazırlamakla, bir kısım basını da bunu yalan ve çarpıtılmış haberlerle desteklemekle suçladı.

18 Nisan 1960- CHP’nin orduyla birlikte hareket ettiği ve bir ihtilal peşinde olduğunu düşünen Demokrat Parti, bu iddiaları araştırması için Tahkikat Komisyonu kurdu.

27 Nisan 1960 - Meclis bünyesinde kurulan 15 üyeli Tahkikat Komisyonuna ek yetkiler veren kanun, uzun ve çetin tartışmalardan sonra kabul edildi.

Değerli okurlar, kopyalayıp gerektiğinde bir göz atarak Menderes’in on yıllık dönemi sırasında ülkeye verdiği zararları hatırlayabileceğiniz bu uzun listeye ben de şunu ilave edeyim; Bir önceki yazımda Demokrat Partinin iktidara gelmesiyle 1923’ten beri devam eden denk bütçe ilkesinden vazgeçilmiş, para ve maliye politikası tümüyle değişmiştir. 1954 yılından sonra ekonomide, özellikle de dış ticarette denge bozulmaya yüz tutmuş ve sonuçta hükümet kaçınılmaz bir biçimde dış borçlanmaya yönelmiştir demiştik. Ancak bu borçlanma siyaseti de 4 Ağustos 1958’de şok bir devalüasyon (kur ayarlaması) sonucu 1 Haziran 1960’ta 1 dolar 2.80 lira iken birden 9.00 liraya fırlamıştı. Ben o yıl Ortaokul talebesiydim evde okulda hep bu konuşulmuştu.


Menderes döneminde Başbakan Yardımcılığı, Devlet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yapan Fatin Rüştü Zorlu için Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Jean Paul Garnier’nin Dışişleri Bakanı Christian Pineau’ya çektiği 4 Nisan 1956 günü şifreli telgrafta, şöyle yazıyordu:

Güvenilir bir kaynaktan aldığım bilgiye göre, Türkiye’nin en büyük döviz kaçakçılarından Sava Vafidis’in evine yapılan baskında ele geçirilen belgeler, basında yer aldığı şekilde Mr. Zorlu’nun bir yakınına ilişkin olmayıp bizzat Fatin Rüştü’nün döviz kaçakçılığı çetesinin ‘Büyük Patronu’ olduğunu kanıtlıyor. Ancak Mr. Zorlu’nun Başbakan Menderes’e yakınlığı dolayısıyla, kaçakçılık kovuşturmasının bu belgelere rağmen hasıraltı edilmesi ve yargıya yansıtılmaması bekleniyor...”

27 Mayıs 1960 darbesinden sadece üç gün önce ise Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Henry Spitzmuller, aristokrat Dışişleri Bakanı Couve de Murville’e gönderdiği şifreli telgrafta şöyle yazıyordu:

“Türk Dışişleri Bakanı Mr. Zorlu (Fatin Rüştü Zorlu) üstü kapalı ifadelerle de olsa tarafımıza bazı itiraflarda bulundu. Mr. Zorlu, Başbakan Menderes ve kendisinin, yaşanan kargaşadan çok hükümetin olayları bastırmak için aldığı aşırı baskıcı önlemlerden endişe duyduklarını dile getirdi. Mr. Zorlu’ya göre bu baskıcı önlemlerin tüm sorumluluğu, Mr. Celal Bayar’a ait. Cumhurbaşkanı, intikamcı karakteri gereği Mr. İsmet İnönü’ye beslediği kine ve tek bir içgüdüye teslim olmuş durumda: Muhalefeti her ne pahasına olursa olsun, ezmek.”( Mine G. Kırıkkanat'ın Konuşandan değil, susandan korkun! Yazısından- 2 Aralık 2018 Pazar)

Fatin Rüştü Zorlu da, Adnan Menderes ve Hasan Polatkan’la birlikte 27 Mayıs Darbesi'ni gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi tarafından atanan yargıçlardan oluşan "Yüksek Adalet Divanı" tarafından idama mahkûm edildi. Cezası, Adnan Menderes ve Hasan Polatkan'ınki ile birlikte, askeri müdahaleyi gerçekleştiren MBK tarafından onaylandı. 16 Eylül 1961'de idam edilerek hayatına son verildi.

Ben de bir ekleme yapayım; Menderes hükümeti gitti ama geride tamtakır kuru bakır boş bir hazine bırakarak. Öyle boş bir hazine ki Cemal Gürsel’in Milli Birlikçilere “ Yahu söyleyin Amerika’ya bir milyon dolar göndersinler de memurların maaşlarını ödeyelim” dediği rivayet edildi.

1900 yılında dolar 17 kuruş iken Menderes dönemi 1950 de 2.80 TL. ye zıpladı. 27 Mayıs ertesi 1 Haziran da 9.00 TL.ye uçtu. Bu gün bildiğiniz gibi 5.700 TL. Evet, yazı ile “Beş bin yedi yüz Türk lirası seviyelerinde bir ileri bir geri geziniyor. Yani Amerikalının bir Dolarına tam beş bin yedi yüz lira ödüyoruz.

08.09.2019

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
TÜRKİYE’NİN ALTINI’NI NASIL SOYUYORLAR, ANLATAYIM.
Yozgata esenlikler.
Övgün Ahmet Ercan -- 08.02.2020 10:44
BİNBEŞYÜZ KİŞİYE ARABAŞI ÇORBASI İKRAMI VE ESKİ YOZGAT’TA ARABAŞI GECELERİ
Abdülkadir Bey merhaba,

Arabaşıyı anlatıyorsunuz. Çok hoş. Yozgatlının vazgeçilemez aşı. Aynen anlattığınız gibi, biz de öğrencilik yıllarımızda Yerköy'de arkadaş evlerinde toplanır, annelerimizin ellerinde anlam kazanmış arabaşıya kaşık sallar ve kim çok yutacak yarışı yapardık.

Arabaşının adının nereden geldiğini çok tartışırdık. Ankara'da DTCF'de okurken, hocamız olan Şıhların Ahmet Efendi'nin oğlu Dr. Ali Şakir Ergin, Arap aşı değil, "arabacı aşı" olduğunu söylemişti. Hocamız Arap ülkelerini de bilirdi. Araplarda böyle bir aş olsaydı söylerdi. Sonra ben de Arap ülkelerine gittim ve hatta kaldım, böyle bir aşa rastlamadım.Göçkün millet için "arabacı aşı" uygun bir adlandırma. Türkçede zayıf olan orta hece düşünce "arap aşı" (arabaşı) olarak söylenegelmiştir. Eski Osmanlı metinlerine de çalışmalarım dolayısıyla epey girdim. "Arap aşı" veya "arabacı aşı" yazılışı karşıma çıkmadı. Belki başka araştırıcılar bulmuşlardır.
Selâmlar.
Kolay gelsin.
ARSLAN TEKİN -- 27.01.2020 10:45
BEKÂRLIK VERGİSİ
Cennetten Huri dağıtan hocaları dinleyince ülkemde BEKARLIK VERGİSİNİN tekrar gündeme gelmesi, Hocalara nikah kıyma yetkisi verilmesinin asıl yapmak istediklerini açıkça ortaya koymuştur. Uçkuru düşük kişiler biraz daha lüks içerisinde yaşamak için milletin şeyine bile vergi koyma yoluna baş vurmuşlardır. Önce insanlara evini geçindirecek kadar iş ve aş imkanı sağlayın, bakım aylıklarını kaldırın, gerisi kendiliğinden gelecektir.
Osman KARACA -- 16.01.2020 18:52
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP

Sayın Çapanoğlu,

Son yazınızı okudum ancak sınav haftası nedeniyle bir yorum yazamadım. Aslında bu daha doğru oldu çünkü ben bu eserlere göre oldukça genç kalıyorum ve yalnızca yaz aylarında Yozgat merkezine uğradığımda görebiliyorum. Bence Ahmet Yaşar hoca güzel bir yanıt yollamış. Özellikle, Yozgat tarihinin cumhuriyetle değişen dönemine tanıklık etmiş ve tanıklık edenleri de yakından tanıyan birisidir. En anlamlı yorumları yine Yozgat'ın bu değerli insanları yapmış bulunuyor.

Bu tip yazılarınızın her zaman Yozgat'ı ve tarihi seven insanlarda karşılık bulacağına emin olun.

HÜSNÜ AYDOĞDU -- 07.01.2020 20:35
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP
O tarih ve kültür katliamı tüm hızıyla günümüzde de devam ediyor. Sözde restorasyon adı altında Yozgat lisesini "sarı boya" ile süslediler. Çapanoğlu Camindeki hatlar ve desenler aslına uygun olarak yapılmamıştır. Cami kubbesindeki kurşun levhalar sökülerek, yerine saç konulmuştur. Bir zamanlar sokakları bile kültür hazinesi olan, Arnavut kaldırımlar üzerine asfalt dökülerek su taşkınlarına sebep olmakta. Saat kulesinin çanı 2010 yılından beri bilerek ve isteyerek susturulmuştur. Neymiş Efendim; Vilayetimize dışarından gelenler "burada kilise mi var" diye soruyorlarmış.
OSMAN KARACA -- 06.01.2020 00:07
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP


Bravo Abdulkadir…Makale çok iyiydi..Mashallah

Safwan (Rocky) Termanini -- 05.01.2020 09:07
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP
Abdulkadir,
Thank you Very Much.
Dr. Zafer
Zafer Termanini -- 05.01.2020 09:06
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP

Sevgil Abdulkadir Kardeşim,
Yazılarını zevkle okuyorum.
Tarihi dokuyu ortadan kaldırma savaşının cengaverlerini Sayın Yaşar Ocak çok güzel tarif etmiş. İşte bu tarihi okumayanların, okuyup da hiç birşey anlamayanların, ders çıkartamayanların ve de hiç bilmeyenlerin gözlerimizin önünde taammüden tarihi dokuyu öldürmeleridir. Diğer bir deyişle tarihi bilmeden evrildiğini sanan güruhun işidir bu.
1987-90 yıllarında Roma’da Ekonomi ve Ticaret Başmüşaviri görevindeyken İstanbul Ticaret Odasından bir teleks geldi. Aynen “Roma metropolü içinde bulunan mezarlıkların şehir dışına taşındı mı; bunun için ne gibi idari ve yasal girişimlerde bulunuldu?” diyorlardı. Amaç, yazının içinde adeta haykırıyordu. İstanbul’a soluk veren, bir tarihin yazılı olduğu Fatih, Karacaahmet, Feriköy gibi yüzlerce mezarlığı kaldırıp yerine abuk subuk mimari üslupla hazırlanmış binaları dikecekler.
Hemen birçok resmî ve özel kurumlar ve Roma Üniversitesi tarih kürsüsünden aldığım bilgileri derleyip İTO ya yanıtımı verdim. “Roma tarihinde Böyle bir girişim olmamıştır. Ancak Napolyon Romayı işgal ettiğinde mezarlıklardaki ferforjeleri eritip silah yapmaya teşebbüs ettiğinde, tüm Roma Halkı Biz tarihimize ihanet etmeyiz diyorlar ve haftalarca mezarlılarda nöbet tutuyorlar. Bu arada zamanın meşhur bir şairi (ismini unuttum) Napolyon’a hakaret yağdıran bir şiri yazıp ona gönderiyor Napolyon da bu girişimden vazgeçiyor.”
Bu şiiri de budum ve sekreterime Türkçe’ye tercüme ettiridim ve içeriğine bağlı kalarak Türkçe Şiir olarak İTO’ya gönderdim.” Birdaha arayıp sormadılar.
İşte sana tarihe milletçe nasıl sahip çıkılır, tarihi doku nasıl korunurun hikayesi.
2020 de sağlık ve mutluluk dileklerimle...



H. Bülent PAYASLIOĞLU
HBP DANIŞMANLIK
HBP CONSULTING
HILMİ BÜLENT PAYASLIOĞLU -- 05.01.2020 09:03
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP
sayın hocamız Ahmet Yaşar Ocakın bilim adamı bakışı ve yalınlığı ile çok net ,açık olarak ortaya koyduğu gerçekler anlamak isteyenlere.Senelerdir verdiği şavaşın yorgunluğu satır aralarında okunmakta.sayın hocamız ve siz sayın Çapanoğlu lüften savaşmaktan vazgeçmeyiniz bizlere ışık olunuz,sagılarımla
kadir ahmet danıska -- 04.01.2020 23:29
ÇELİK ÇOMAK
Yazınızı okurken içim ısındı. Nerede o günler?..
Muhsin Köktürk -- 18.12.2019 17:37
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00