BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.02.2020 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
181
Dün
:
4716
Toplam
:
17741548
A'dan Z'ye A.Kadir ÇAPANOĞLU
DR. VEDAT KOCAOĞLU ve DR. YUSUF ULUTÜRK
capanoglukadir@yahoo.com.tr
Yaklaşık 50 yıldır hekimlik mesleğini başarı ile icra eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Sayın Dr. Vedat Kocaoğlu, “BİR MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANI DURSUN KAPTAN, YA DA KILIÇ REİS” başlığı ile yayınladığım yazıma beni onurlandıran 08 Kasım 2016 tarihli şu yorumu göndermişti:

Çok değerli Sn. A. Kadir Çapanoğlu Bey’in her makalesinden biraz daha aydınlanmış olarak çıkmaktayız. Kendisine şükran duymamak mümkün değil. Özellikle tarihi bilgileriyle, okuduğumuz ve hala okutulan tarih kitaplarının ne kadar yetersiz ve yüzeysel olduğu çok acı bir gerçek olarak görülmektedir. Dost ve düşmanlarımı zı iyi tanımamız özellikle şu dönemde ne kadarda önem taşıyor. THY armasını şerefle taşıması gereken uçaklarımızda yolculara büyük Atatürk’ü güya aşağılayıcı paçavraları dergi olarak lanse eden zihniyete yazıklar olsun diyorum. Değerli yazarımız Sn. A.Kadir Çapanoğlu bey’e tekrar saygılarımı iletirken, aydınlatıcı ve öğretici yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum...İyiki Yozgat Gazetemiz var.

Kendime övünç payı çıkardığım bu yorumdan sonra Sayın Doktorun ALMAN PARLEMENTERLERE SESLENİYORUM ironisiyle kaleme aldığı 13.10 2016 tarihli asıl önemli gönderisini sizinle paylaşmak istedim.

Şöyle yazıyordu Sayın Vedat Kocaoğlu; 13.10.2016 tarihli Yozgat Gazetesinde okuduğum, değerli hemşerimiz Afyon Jeotermal Elektrik Üretim A.Ş (Afjet) genel müdürü Sn. Yusuf Ulutürk'ün Yozgat'taki panelde sunduğu konuşma, Yozgat'ın nüfus göçünün tamda reçetesini yansıtıyor. Yıllardır arayıp ta bir türlü çare bulamadığımız Yozgat ekonomisini yükseltmenin yolu, bacasız, dumansız temiz enerji kaynağı termal enerji kaynağı kaplıcalarda yatmakta, akıp doğada yok olurken, biz ellerimizi gökyüzüne kaldırmış, ağzımızı açmış “Allah’ım bir hurma “diye yakarıyoruz. İleri devletlerin bir dirhemini bile değerlendirdiği termal sularımızı salmışız bayıra, rabbim affede. Yozgat’ta çalıştığım sürece yerel basınımız yoluyla, şifahi olarak fırsat buldukça valilerimize, siyasi ilgililere dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık ama anlaşılamadık işte.! Değerli dost Osman Hakan Bey, gazetesini seferber etti Yozgat sorunlarına hala anlaşılamadı işte. Yozgat, Allah vergisi termal sular şehri. Ta Romalılar keşfetmiş Sorgunu, Sarıkaya’yı, Boğazlıyan’ı, Çiçekliyi, Yerköy’ü üzerlerinde medeniyet kurmuş, yaşamışlar,21.ci yüzyılında biz ne yapmışız, yakıp yıkıp viraneye çevirmişiz. Şimdiler de de Allah’ın gazabı üstümüze çökmüş, nasıl yol bulup çıkacağımızı kara kara düşünüp duruyor, kaostayız. ÇARE: Bozok Üniversitesinin ivedilikli birinci işi Yozgat'ın termal enerji kaynaklarını atıl durumdan aktif hale getirip, YOZGAT'I kurtarmaktır. Saygılarımla
Gelelim, Yozgat’ın Termal Kaynakları ile ilgili Sayın Dr. Yusuf Ulutürk’ün konuşmasına. Sn Ulutürk görelin ne demiş?

Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından 8 Ekim 2016 tarihleri arasında düzenlenen 1. Uluslararası Yer Altı Zenginlikleri ve Enerji Konferansına konuşmacı olarak katılan Afyon Jeotermal Elektrik Üretim A.Ş. (AFJET) Genel Müdürü Dr. Yusuf Ulutürk, jeotermal kaynakları açısından oldukça zengin bir potansiyele sahip olan Yozgat'ta jeotermal kaynakların iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Afyonkarahisar'da genel müdürlüğünü yaptığı AFJET şirketinin jeotermal su ile yaklaşık 25 bin konut eşdeğeri bölgesel konut ısıtma, 10 bin yataklı termal turizm tesislerinin ısıtılması ve kullanım suyunun sağlanması, 500 dönüm sera ısıtması, 3MW elektrik üretim yanında günlük 20 ton kapasiteli jeotermal su kullanarak termal otellerin çamaşırlarının yıkanıp kurutulmasını sağlayan geniş bir çalışma ağı bulunduğunu belirten Ulutürk, "Afyon'da yapılan termal yatırımlar Yozgat'ta da kolaylıkla yapılabilir" dedi.

AFJET'in en büyük öneminin ana sermayesinin tamamına yakını kamuya ait olan, fakat diğer kamu iştiraklerinin aksine kar eden ve ettiği karı kamuya aktaran karlı bir ortaklık yapısı olduğunu vurgulayan Ulutürk, "Fakat bu karlılık kendiliğinden oluşmamış özellikle 2010 yılından sonra yönetim ve teknik ekip değişikliği sonucunda doğru kararlar ve doğru yatırımlar sonucu yıllık cirosu 35 milyon olan ve milli ekonomiye 140 milyon arı değer katan milli bir şirkettir. Şirketimiz mevcut yatırımlar dışında önümüzdeki yıllarda yatırım ağı içine maden suyu fabrikası, termal otel ve sebze-meyve kurutma fabrikası gibi yatırımlar yapmayı düşünmektedir. Şirket sadece Afyon ve ilçelerinde değil jeotermal kaynağı olan birçok il ve ilçeye de teknik danışmanlık yapmaktadır. Örneğin Nevşehir-Kozaklı, Kırşehir-merkez, Ankara Haymana, Denizli-Karahayıt, Bolu-Merkez-Karacasu, Bursa-merkez, Kütahya-Harlek gibi birçok jeotermal sahaya proje ve teknik danışmanlık vermektedir. AFJET yaptığı tek elden su dağıtım projeleri sayesinde jeotermal sudan yüzde 40, elektrik ve kabuk önleyici inhibitörden yüzde 25'e yakın tasarruf sağlayarak kalkınma ajansı tarafından en başarılı şirket seçilmiştir. Şirket enerji verimliği ve jeotermal su tasarrufu konusunda başarılı projelere imza atmıştır. Ülkemizde ilk defa jeotermal bölgesel konut ısıtmasında termostatik vana, pay ölçer, kalorimetre uygulamasını abonelerinin hizmetine sunarak, 'kullandığın kadar öde' sloganı ile milli ekonomiye olan katkısını sürdürmüştür" diye konuştu.

AFJET modelinin Yozgat'ta da rahatlıkla uygulanabileceğini vurgulayan Ulutürk, "Yozgat'ın birçok ilçesinde jeotermal kaynak var. Fakat bu kaynaklar hamam kültüründen öte gidemedi. Sadece Sorgun ilçemizde güzel uygulamalar var fakat yetersiz. Şehrimizin yapısına baktığımızda Sarıkaya, Saraykent, Yerköy, Sorgun, Boğazlıyan, Akdağmadeni gibi ilçelerimizde kaynak var. Bu kaynakların en verimli şekilde kullanılıp ekonomiye kazandırılabilir" şeklinde konuştu.

Yozgat'ın sürekli göç verdiğine değinen Ulutürk, "Şehrin geliştirilebilir kaynaklarını harekete geçiremezsek bu göç daha da artacak. Yozgat'ın bol oksijen kaynağı Çamlık Milli Parkı var. Eğer Çamlık Milli Parkımızı jeotermal enerji ile buluşturursak, yeşil ile termal suyumuzu değerlendirmiş oluruz. Bunun en basit yolu Sorgun ilçemizde açılacak yeni bir jeotermal kuyuyu Çamlık Milli Parkına taşıyarak buralara termal oteller yapıp, kongre ve spor turizminde çağ atlayabiliriz. Bu kadar orman ve termal değeri olmayan çevre illerimizde birçok termal otel var ve yurt içi ve yurt dışı takımlar kamp yapmak için bu şehirlere geliyor ve şehir ekonomisine katkı sağlıyor. Turizm çok karlı bir sektördür, turizm ile beraber kırk sektör daha bu işten ekmek yiyor. Hitit imparatorluğunun başkenti Hattusaş şehrimize çok yakın, otellerimizde termal tedavi olan misafirler bu tarihi yerlere turlar düzenleyerek konaklama süreleri uzatılabilir. Yozgat-Sorgun arası 30-35 kilometre bu çok uzak bir mesafe değil. Ben şehrim için açılacak jeotermal kuyuya ve iletim hattına maddi ve manevi katkı koymaya hazırım. Ücretsiz danışmanlık ve proje çalışması için büyüklerimizden talimat bekliyorum. Biz Yozgat ve ilçeleri olarak küçük olsun benim olsun değil, büyük olsun hepimizin olsun iradesi ile hareket edersek, şehrimizi kurtarmış oluruz. Biz Yozgat'ın ekmeği ile büyüyen ve mezarı Sarıtopraklıkta hazır olan bürokratlar olarak şehrimiz için maddi ve manevi her şeyi yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

Ne diyordu Sayın Dr. Vedat Kocaoğlu? “Yozgat’ta çalıştığım sürece yerel basınımız yoluyla, şifahi olarak fırsat buldukça valilerimize, siyasi ilgililere dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık( kaplıcaları) ama anlaşılamadık işte.!” Ne zaman demişti? 13 Ekim 2016 yılında.

Ne diyordu Sayın Dr. Yusuf Ulutürk? "Şehrin geliştirilebilir kaynaklarını harekete geçiremezsek bu göç daha da artacak.! Ne zaman demişti?8 Ekim 2016 yılında
Ben de eşimle birlikte katıldığım Bozok Üniversitesinin Kasım 15-16 2019 tarihindeki çalıştayından sonra üniversitenin düzenlediği çevre gezisinde, Sarıkaya Roma Hamamının boşa akan termal suyunun ve kenarındaki tel çite asılan kirli berber havlusunun fotoğrafını çekmiştim.

Yorumu sizlere bırakıyorum…


18.01.2020




Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
TÜRKİYE’NİN ALTINI’NI NASIL SOYUYORLAR, ANLATAYIM.
Yozgata esenlikler.
Övgün Ahmet Ercan -- 08.02.2020 10:44
BİNBEŞYÜZ KİŞİYE ARABAŞI ÇORBASI İKRAMI VE ESKİ YOZGAT’TA ARABAŞI GECELERİ
Abdülkadir Bey merhaba,

Arabaşıyı anlatıyorsunuz. Çok hoş. Yozgatlının vazgeçilemez aşı. Aynen anlattığınız gibi, biz de öğrencilik yıllarımızda Yerköy'de arkadaş evlerinde toplanır, annelerimizin ellerinde anlam kazanmış arabaşıya kaşık sallar ve kim çok yutacak yarışı yapardık.

Arabaşının adının nereden geldiğini çok tartışırdık. Ankara'da DTCF'de okurken, hocamız olan Şıhların Ahmet Efendi'nin oğlu Dr. Ali Şakir Ergin, Arap aşı değil, "arabacı aşı" olduğunu söylemişti. Hocamız Arap ülkelerini de bilirdi. Araplarda böyle bir aş olsaydı söylerdi. Sonra ben de Arap ülkelerine gittim ve hatta kaldım, böyle bir aşa rastlamadım.Göçkün millet için "arabacı aşı" uygun bir adlandırma. Türkçede zayıf olan orta hece düşünce "arap aşı" (arabaşı) olarak söylenegelmiştir. Eski Osmanlı metinlerine de çalışmalarım dolayısıyla epey girdim. "Arap aşı" veya "arabacı aşı" yazılışı karşıma çıkmadı. Belki başka araştırıcılar bulmuşlardır.
Selâmlar.
Kolay gelsin.
ARSLAN TEKİN -- 27.01.2020 10:45
BEKÂRLIK VERGİSİ
Cennetten Huri dağıtan hocaları dinleyince ülkemde BEKARLIK VERGİSİNİN tekrar gündeme gelmesi, Hocalara nikah kıyma yetkisi verilmesinin asıl yapmak istediklerini açıkça ortaya koymuştur. Uçkuru düşük kişiler biraz daha lüks içerisinde yaşamak için milletin şeyine bile vergi koyma yoluna baş vurmuşlardır. Önce insanlara evini geçindirecek kadar iş ve aş imkanı sağlayın, bakım aylıklarını kaldırın, gerisi kendiliğinden gelecektir.
Osman KARACA -- 16.01.2020 18:52
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP

Sayın Çapanoğlu,

Son yazınızı okudum ancak sınav haftası nedeniyle bir yorum yazamadım. Aslında bu daha doğru oldu çünkü ben bu eserlere göre oldukça genç kalıyorum ve yalnızca yaz aylarında Yozgat merkezine uğradığımda görebiliyorum. Bence Ahmet Yaşar hoca güzel bir yanıt yollamış. Özellikle, Yozgat tarihinin cumhuriyetle değişen dönemine tanıklık etmiş ve tanıklık edenleri de yakından tanıyan birisidir. En anlamlı yorumları yine Yozgat'ın bu değerli insanları yapmış bulunuyor.

Bu tip yazılarınızın her zaman Yozgat'ı ve tarihi seven insanlarda karşılık bulacağına emin olun.

HÜSNÜ AYDOĞDU -- 07.01.2020 20:35
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP
O tarih ve kültür katliamı tüm hızıyla günümüzde de devam ediyor. Sözde restorasyon adı altında Yozgat lisesini "sarı boya" ile süslediler. Çapanoğlu Camindeki hatlar ve desenler aslına uygun olarak yapılmamıştır. Cami kubbesindeki kurşun levhalar sökülerek, yerine saç konulmuştur. Bir zamanlar sokakları bile kültür hazinesi olan, Arnavut kaldırımlar üzerine asfalt dökülerek su taşkınlarına sebep olmakta. Saat kulesinin çanı 2010 yılından beri bilerek ve isteyerek susturulmuştur. Neymiş Efendim; Vilayetimize dışarından gelenler "burada kilise mi var" diye soruyorlarmış.
OSMAN KARACA -- 06.01.2020 00:07
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP


Bravo Abdulkadir…Makale çok iyiydi..Mashallah

Safwan (Rocky) Termanini -- 05.01.2020 09:07
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP
Abdulkadir,
Thank you Very Much.
Dr. Zafer
Zafer Termanini -- 05.01.2020 09:06
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP

Sevgil Abdulkadir Kardeşim,
Yazılarını zevkle okuyorum.
Tarihi dokuyu ortadan kaldırma savaşının cengaverlerini Sayın Yaşar Ocak çok güzel tarif etmiş. İşte bu tarihi okumayanların, okuyup da hiç birşey anlamayanların, ders çıkartamayanların ve de hiç bilmeyenlerin gözlerimizin önünde taammüden tarihi dokuyu öldürmeleridir. Diğer bir deyişle tarihi bilmeden evrildiğini sanan güruhun işidir bu.
1987-90 yıllarında Roma’da Ekonomi ve Ticaret Başmüşaviri görevindeyken İstanbul Ticaret Odasından bir teleks geldi. Aynen “Roma metropolü içinde bulunan mezarlıkların şehir dışına taşındı mı; bunun için ne gibi idari ve yasal girişimlerde bulunuldu?” diyorlardı. Amaç, yazının içinde adeta haykırıyordu. İstanbul’a soluk veren, bir tarihin yazılı olduğu Fatih, Karacaahmet, Feriköy gibi yüzlerce mezarlığı kaldırıp yerine abuk subuk mimari üslupla hazırlanmış binaları dikecekler.
Hemen birçok resmî ve özel kurumlar ve Roma Üniversitesi tarih kürsüsünden aldığım bilgileri derleyip İTO ya yanıtımı verdim. “Roma tarihinde Böyle bir girişim olmamıştır. Ancak Napolyon Romayı işgal ettiğinde mezarlıklardaki ferforjeleri eritip silah yapmaya teşebbüs ettiğinde, tüm Roma Halkı Biz tarihimize ihanet etmeyiz diyorlar ve haftalarca mezarlılarda nöbet tutuyorlar. Bu arada zamanın meşhur bir şairi (ismini unuttum) Napolyon’a hakaret yağdıran bir şiri yazıp ona gönderiyor Napolyon da bu girişimden vazgeçiyor.”
Bu şiiri de budum ve sekreterime Türkçe’ye tercüme ettiridim ve içeriğine bağlı kalarak Türkçe Şiir olarak İTO’ya gönderdim.” Birdaha arayıp sormadılar.
İşte sana tarihe milletçe nasıl sahip çıkılır, tarihi doku nasıl korunurun hikayesi.
2020 de sağlık ve mutluluk dileklerimle...



H. Bülent PAYASLIOĞLU
HBP DANIŞMANLIK
HBP CONSULTING
HILMİ BÜLENT PAYASLIOĞLU -- 05.01.2020 09:03
PROF.DR YAŞAR OCAK HOCADAN ANLAMLI MEKTUP
sayın hocamız Ahmet Yaşar Ocakın bilim adamı bakışı ve yalınlığı ile çok net ,açık olarak ortaya koyduğu gerçekler anlamak isteyenlere.Senelerdir verdiği şavaşın yorgunluğu satır aralarında okunmakta.sayın hocamız ve siz sayın Çapanoğlu lüften savaşmaktan vazgeçmeyiniz bizlere ışık olunuz,sagılarımla
kadir ahmet danıska -- 04.01.2020 23:29
ÇELİK ÇOMAK
Yazınızı okurken içim ısındı. Nerede o günler?..
Muhsin Köktürk -- 18.12.2019 17:37
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00