BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
266
Dün
:
4601
Toplam
:
13175172
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
BİR NEFESCİK SÖYLEYEYİM
mustafatmatpl@hotmail.com
Atatürk Nefesi’nde söz vermiştim. “Bir Nefescik Söyleyim”i bir başka yazıya konu yapacaktım. İşte sözümde duruyorum. Bilindiği üzere nefes’in terim anlamı Tasavvufi Halk Edebiyatı’nda Bektaşi inanç ve görüşünü, Hz.Ali sevgisini dile getiren manzumelerdir. Nefesler hece ölçüsüyle yazılır ve dergahlarda ezgiyle söylenir.
Önce TRT Repertuvarında 4249 numarayla kayıtlı olan Bir Nefescik Söyleyim’in tamamını bir görelim:
.
“Bir nefesçik söyleyim
Dinlemezsen neyleyim
Aşk deryasını boylayım
Ummana dalmaya geldim
.
Aşk harmandan savruldum
Hem elendim hem yoğruldum
Kazana girdim kavruldum
Meydana yenmeye geldim
.
Şah Hatayi’m der özümde
Hiç hilaf yoktur sözümde
Eksiklik kendi özümde
Darına durmaya geldim”
.
Görüldüğü üzere bu nefes Şah Hatayi’nin. Nefesi Aydın yöresinden Saime Cantürk derleyip notalamış. Aksak usulde 9/8’lik bir ezgi. Hale Gür muhteşem yorumluyor.
Sekizli hece ölçüsüyle yazılmış. Ama ilk dörtlüğün ilk üç dizesinde 7 hece bulunuyor. Hatalı.Nasıl düzeltilir? Eğer dize sonlarındaki yüklemler “söyleyeyim, neyleyeyim, boylayayım” biçiminde yazılıp okunursa sorun çözülür. Aynı hata “Aşk harmandan savruldum” dizesinde de var. Bu dize de yedi hece. Dizede anlatım bozukluğu dikkat çekiyor. Dize “Aşk harmanında savruldum” olursa mesele hallolur. Anlatım bozukluğu da ortadan kalkar.
Şah Hatayi gibi bir ozan bu hataları yapmaz kardeşim. Bana sorarsanız derleyicinin dikkatsizliği. Duyarsızlığı…
.
Gelelim Pir Sultan’ın Bir Nefescik Söyleyeyim’ine. Tasavvufi Halk Müziği’nde rastladım bu nefese. Dr.Hüseyin Yaltırık derlemiş. Hem de üç değişik ezgi. Sözler aynı. İki kıta ilaveyle metin beş dörtlükten oluşmuş. Sayın Yaltırık Edirne Musulca köyünden derleyip notaya almış iki ezgiyi. Birinci ezgi 4/4lük. İkinci ezgi 7/8’lik. Üçüncü ezgiyi Kırklarli Beyci köyünden derlemiş. Bu nefes 9/8’lik. Her üç ezginin sözleri aynı. Beşinci dörtlükte Pir Sultan’ın adı geçiyor.
.
Cahit Öztelli’nin Pir Sultan Abdal Bütün Şiirleri kitabında da bu şiirin Pir Sultan Abdal’a ait olduğu ibaresi yer alıyor.
Bana sorarsanız “miri malı” derim. Güzel bir nefes. Ha Şah Hatayi’nin, ha Pir Sultan’ın. İkisine de yakışıyor da ben içimden geçeni söyleyeyim: Bu nefes Şah Hatayi’ye daha çok yakışıyor vesselam.
Sözü daha fazla uzatıp sabrınızı zorlamayayım. Hadi bana müsaade canlar…

14.11.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
BİTER Mİ BİTER
Mustafa bey! Yazılarınızı okuyorum ve Suzan hanımın yorumlarınıda takip ediyorum.Cevaben yazdığınız yorumda Türkçemiz hakkında ana sütümüz ve dilimizde bayrağımız demişsiniz. Bu benzetme benimseme fikrine katılıyorum.Ancak,Kuran dan dilimize geçen özel isimler ruhumuzun nuru, dilimizin sancağıdır.Sizde bilirsiniz ki Allah ismi, doksandokuz ismin tüm kapsamıdır.Üstelik özel isimler başka dillerde karşılığı bulunup çevrilemez.Sadece uzun cümlelerle ne anlama geldiği belirtile bilir.Tanrı, kulun yaratıcıyı şekillendirerek cisimleştirdiği haldir.Buda şirke girer.Dinimizce günahtır,günahın ötesinde mazallah dinden çıkarır.Ve çeşitli dinlerde çeşitli tanrılar vardır.Hepside şekilden ibaret cisimdirler.İslamda sadece Allah vardır.Yerden,cisimden,mekandan,şekilden,münezzehtir. Bu bakımdan Suzan hanımın uyarısını ve açıklamalarını çok haklı buluyorum.Cesaretinden dolayıda kutluyorum.

Tekrar düşünmeniz dileğiyle hoşca kalın
SAYHA -- 11.03.2013 23:13
BİTER Mİ BİTER
Suzan Hanım!Allah'ın 99 ismi var.Allah'ın güzel isimleri.Esma-ül Hüsna.Hepsi Arapça.Çok doğru diyorsunuz.O son hecedeki "ah" var ya diyor ki şair: "Bir ah ile bu alemi viran ederim ben." Hele seher vaktinde Allah (Tanrı) aşkıyle çekilen ah'lar...Yüce Yaratan'a yaklaştırır bizi.O'nun bizi ışkla (ışıkla,aşkla)sardığını duyumsarız.Cuş u huruşa geliriz."Yükselir ah-ı sürurumuz göklere döne döne."
Tanrı Türkçe'dir.Huda (Hüda) Farsça'dır.God İngilizce,Dieu Fransızca'dır.Bu kelimelerin hepsi de Yüce Yaratanımız'ın adıdır.
Bakınız Veysel ne güzel söylemiş:
"Binbir ismin bir cismin var
Oğlun kızın ne hısmın var
Binbir irenkte resmin var
Nere baksam orda senin"
Evet Alemleri Yaratan'ın binbir ismi vardır.Tüm güzel isimler O'na mahsustur.
Ben "Tanrı"diyorum.İnadımdan değil Türkçe'ye sevdamdandır.Allah da derim elbette.Hüda da...Kimsesizler Kimsesi'dir O.Dilimizin vird'idir.Esirgeyen ve bağışlayandır."Kul kusur işlerse Sultan bağışlar."
İlginize ve aydınlatıcı izahatınıza teşekkürler ediyorum.
"Allah,cümlemizi dili dönen,doğruyu söyleyen kullardan eylesin." diyorsunuz. Ben de bu duaya taa gönülden "Amin" diyorum.

Selam ve saygıyla...


Mustafa Topaloğlu -- 11.03.2013 20:24
BİTER Mİ BİTER
Sayın Topaloğlu,niyetim tartışma platformu oluşturmak değildir.Bilgiye vakıf bir yazar olduğunuzun farkındayım.Ancak,Tasavvufi kelimeler kulanarak Türkçenin dışına istediğiniz zaman,dil zenginliğinizi göstermek için çıka biliyorsunuz. Fakat "Allah'ın ismini telaffuz ederken hala "tanrı" isminde ısrar etmeniz Türkçeye bağlılığınız dışında "dediğim dedik" anlamına geliyor.Şunu belirteyim ki,"Allah" derken son harfi H dır ve rahatlık verir nefese."tanrı" terken son harfi I dır. Nefeste inleme.. oluşturur.Bu bile kutsiyetin farkındalığıdır.Siz şu inadınızdan vaz geçiniz. Allah'ın 99 adını 100 ederek okuyanlarıda günaha sokmayın.Yüreğinizdeki güzelliğe inanıyorum.Ancak Allah yürekleri okuyandır.Fakat kulda duyduğuna inanandır.Bunun için kelimei şahadetin dil ile tasdik edilmesi istenmiştir.Bu bakımdan dahada önemlisi
Söz uçar. Yazı kalır.Yazının vebali büyüktür.Yazarken bin düşünmeli bir yazmalı.Çünkü her okuyan yazılanları okuma anında diliyle tastik ediyor.
Allah, cümlemizi dili dönen,doğruyu söyleyen kullardan eylesin .Amin.

Selamlar.
SUZAN -- 10.03.2013 23:44
BİLECE SÖYLEŞEK
Suzan Hanım! Açıklamalarınıza ve ilginize çok teşekkür ederim.Doğru söylüyorsunuz.Dini ıstılahlara oldukça vakıfsınız.İlim bir derya,benim bildiğim, denizde bir damla bile değil.Benim çok eksiğim var,kabul ediyorum.Ama imanım sıdk-ı candandır.Kalbidir. Çok yararlandım izahatınızdan.Lakin ana dil bahsinde Güzel Türkçemiz de Arapça kadar zengin bir kültür dilidir.Bizim ses bayrağımızdır.Ağzımızda ana südümüzdür Türkçe.Kaşgarlı Mahmut'a rahmet etsin yüce Tanrı.Divan-ı Lügat-it Türk'ü bu gayeyle yazmış.Ben ana dilime sevdalıyım.Yunusça söylersek:
"Benim dilim kuş dilidir
Benim elim dost elidir
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim."
Bu bahis uzar gider.Uzun söze ne hacet?..Önemli olan niyettir efendim.
İlginize bir kez daha teşekkür ediyorum.
Selam ve saygıyla...

Mustafa Topaloğlu -- 10.03.2013 09:40
BİTER Mİ BİTER
Mustafa Bey,Suzan hanımın yorumuna doğrulayacak bir yazı olmuş. Işık dediğin şey eninde sonunda tükenir. Tükenmese bile bir tüketen bulunur.

Yıllarca gözüne ışık olan idareyi atarsan, attığını bulmak için uğraşırsın.Eskinin kıymetini bilmeyen yeniden hayır göremezmiş.Bu "sözcük"ler içinde geçerli sanırım.

selamlar
YAŞAR ŞAŞAR -- 09.03.2013 22:39
BİLECE SÖYLEŞEK
Sayın Topaloğlu;Sizde teveccüh gösterip "ışık ve nur" kapsamındaki değimler hakkında açıklayıcı yazı yazdığınız için teşekkür ederim.Fırsat bulamamaktan geciken teşekkürüm için lütfen hakkınızı helal ediniz. Ancak açıklamanız beni çok tatmin etmemiştir.Sizinde belirttiğiniz gibi "Nur"kelimesinin karşıtı zulmetdir.Yani günah işleyen kişinin kalbinin kararması ve katılaşmasından dolayı hissedilen rahatsızlıkdır.Oysa ki "ışık" kelimesinin karşıtı karanlıkdır.Maddeyi görememe.Maddeyi görmek için maddenin enerjisine ihtiyaç hasıl olduğu gibi, zulmetten kurtulmak içinde madde üstü sonsuz dan yansıyan, sonsuz kaynaklı "Nur"a ihtiyaç vardır. "ışık" Allah'ın yarattığı madde enerjisinin açığa çıkmasıyla oluşuyor "Nur" ise cismi aradan kaldırıp, sonsuz varlıkdan yansıyor.Hatta cisme yansımıyor.Sadece ruha yansıyor.Her iki kelime bir birinin aynı gibi görünsede kaynakları mekanları çok farklıdır.

Bu bakımdan, Vefat etmiş kişilerden bahsedilirken,cismaniyetleri olmayan varlıklar olarak,Allah'ın (C:C) Affı,Rahmeti,Merhameri,şeffatine mazhar olması kasdedilerek "Nur içinde yatsın" değimi telaffuz edilir.

Sizin "ışıklar içinde yatsın" değiminizi birazcık tenezülsüzlük gibi algılıyorum.Cisimden geldik cisme gidiyoruz. Yine cisme ihtiyacımız var.Bende bunu temenni ediyoyorum" der gibi bişey oluyor. Oysa ki,yazılarınızdan imanlı bir şahıs olduğunuz anlaşılmaktadır. Uyarı mahiyetinde açıklama yapmanızı isteme cürretinde bulundum.Çünkü insan, bişeyler öğrenmek için,kendini geliştirmek için okur.Yanlış değimler türetmeye çalıştığımız zaman,doğru değimler yok olur ve insanı yanlış yola sürükler.Alkışlarla cenaze kaldırma modası oluştuğu gibi, ölenin arkasından mum yakma modasıda oluşur.Bunun ilerisini düşünecek olursak,ileriki nesilleri başka dine farkedilmeden ettirilmeden kaydırmaktır.

Dil konusundaki açıklamalarınızada katılmıyorum.Dil canlı bir varlıktır. Nasıl ki insan çeşitli gıdalar ile besleniyorsa, dil de çeşitli dillerden beslenerek diri kalır. Yani "dil", kültür ve medeniyetten beslenir."İslam" kültür ve medeniyetinden "Türkçe"miz her zaman beslenmiştir.İllada kendi dilimden kelimeler kullanmayı tercih ederim diye tercihte bulunduğumuz zaman yozlaşmış fikirler aksettirmiş oluruz.Allah'ın adı doksandokuz tane. Hepside arapça.Belki Türkçe,farsca,latince... kalıba uyanıda vardır.Türkçe olsun diye "Tanrı" ismini kullanmak kimin haddine düşer.Allah(c.c) doksan dokuz isim vermiş. Ama herkes kendi dilinde bana hitap etsin dememiş."Allah" ismi tüm insanları tek noktada birleştiren sonsuz varlıktır.Tabiki iman edenleri, Kelimei Şahadet getirenleri. Siz kendi adınızı ingilizce olarak kullana bilirmisiniz? Şunu söylemek istiyorum.Kutsal kitapta geçen isimlere tenezzül etmeyip, benim dilim daha kutsal der gibi yeni türvler, yeni isimler üretmek kulun ne haddinedir? Sizin değiminizle "Bazı sözcükler kullanımdan düşerken bazıları hayatiyat kazanır" ise sözcükler yok olmaya muktadir ölümcül demektir.Yok olmayan, düşmez kalkmaz Allah'ın adını değiştiremediğiniz gibi Kendisinden hasıl olan (nur) varlığın adını değiştirdiğiniz zamanda sazda ritim misket çalar, sözde usta bozlak başka söyler.

Selam ve saygılar...
SUZAN -- 08.03.2013 22:33
KUZULAR BİZE SÖYLER
Suzan Hanım, şimdi kabristanlar da aydınlatılıyor. Elektrik şükürler olsun oralara kadar ulaştı.Sayın yazar haklı olarak ışık sözcüğünü kıllanıyor sanırım.Yer yüzündeki ışığın yerin altındakine faydası var mı bilmiyorum.Teknolojinin kölesi oldukça ilimden de uzaklaşılıyor.Elbetteki oluşan boşlukları yeni yeknik türevler dolduruyor haliyle bu sözcüklerede yansıyor. Tabi Topaloğlu bu konuda fikir beyan edecektir.

Yazılarınızın devamı dileğiyle..
Çağdaş -- 18.02.2013 15:13
İDEALİNİZDEKİ MESLEK
yazılarınızı beğenerek zevkle okuyorum.Akıcı bir üslubunuz var. değişik konularda da yazıyorsunuz.Bence insanlar mümkün olabildiğince gözlemlerini ve birikimlerini birbiriyle paylaşabilmeli..saygılar.
latif -- 18.02.2013 10:20
KUZULAR BİZE SÖYLER
Sayın Yazar, Yazılarınızı takip ediyorum ancak moda sözler türettiğinizi görüyorum.Ölen insana "Nur içinde yatsın" diyerek Allahın Rahmeti kasdedilir sanıyorum.Siz, ışık derken neyi kasdediyorsunuz? Bir yazınızda bu cümleyi açarsanız sevinirim.

Saygılar..

SUZAN -- 17.02.2013 00:43
ASKIDA EKMEK
sAYIN TOPALOĞLU;Hayırı askıya asalım ihtiyacı olan alsın.Fakat kime güvenerek yapmalı bu işi.Askıya asanamı? Askıdan alana mı? Keşke bu kadar güvenilir insanlarımız olmuş olsa ne güzel olurdu bu uygulama. Öğrenciler için ne çok işe yarardı.Fakir fukara fırında ekmeğini,kafede çayını hazır bulurdu. Hemde insan yediği içtiğinin şükrünü eda etmiş, zekatını ödemiş olurdu.

Ahlaki değerlerin yüksek olduğu toplumda, aç canlı bulunmaz.Kimse kimseye boyun eğmez diye düşündürdü bu uygulama beni.

Çok güzel bir gözlemi kaleme almışsınız. Kaleminiz var olsun.



sayha -- 11.02.2013 19:12
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
7
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00