BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.06.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
174
Dün
:
4633
Toplam
:
14019873
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
ZAMAN AĞLAR
mustafatmatpl@hotmail.com
Hilmi Şahballı’nın garip ayağında bestelenmiş güzel bir şiiri var. Türkü formunda güzel bir ezgi. Şiirin tamamı bağlantı bölümüyle birlikte dört dörtlük. Ben İlk dörtlüğü bağlantısıyla birlikte ilginize sunayım:
.
“Gün geçer zaman ağlar
Yay geçer keman ağlar
Yarinden ayrılanın
Gözleri yaman ağlar

Vur gardaş sazın teline
Zım zım zıme zıme zım
O yar yanımda yok iken
Yaşamak neme lazım”
.
İlk dizede diyeceğini demiş Şahballı: “Gün geçer, zaman ağlar…” Gerisi hikaye. Geçen zaman neye ağlıyor ki acep? Akıp giden saliselere mi? Sel gibi coşkun günlere, aylara, yıllara mı?
Ben, Şahballı’nın hoşgörüsüne sığınarak diyeceğim ki: “Yıl geçer, zaman ağlar”.
Bir yılı daha geride bıraktık. Ömrümüz geçti, gidiyor. Yeni yıllara yeni umutlarla girdik. Beklentilerimiz vardı. Kimisi gerçekleşti. Kimisi bir sonraki yeni yıla kaldı.
.
Umutlarımız… Umutsuz olmaz kardeşim. Umut ışığı yanıp durmalı kalbimizin bir köşesinde. O ışık söndü mü, iş kötü. Hayattan kopuşun nişanesidir umut ışığının sönmesi.
Tam burada bir atasözü geldi hatırıma. Bakın ne demiş atalar? “Uma uma, döndük muma”. Evet kafiyeli, kefiyeli bir söz. Bir umutla beklemenin zorluğu anlatılmış. Ben derim ki, bekleye bekleye umsunuk da olsak, muma da dönsek kalbimizdeki umut ışığını asla söndürmeyelim. Aman ha! Aman!...
.
Zaman göreceli, değişken bir kavram. Bekleyen için zaman geçmek bilmez. Asker yolu bekleyen bir sevgili, askerde gün sayan bir Mehmetçik zamanı saliselere bölerek sayar. O zaman bir türlü geçmez. Bir mahkum, hapishanede… Zaman ne kadar ağır ilerler onun indinde. Bayramlar, tatil günleri, izinler ne çabuk geçer. Hele bayram günlerinde çocuksanız… Zamanın nasıl geçtiğini bilemezsiniz.
.
Sevgiyle dolu gönüller için zaman bir sonsuzluktur. Seven gönül, çevresine pozitif enerji verir. İyimserlik aşılar. Karamsarlık, kötümserlik seven gönülde barınamaz.
Öyleyse önce kendimize değer verelim. Bize Tanrı emanetidir canımız. Bu cana sahip çıkalım. Hayatı sevelim. Dem bu demdir. Yaşadığımız zamanı sahiplenelim efendim.
.
Umarım yeni yılda umutlarımız gerçekleşir. Yeni yıl hepimize kutlu olsun.

08.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
TA’ZİR
Haklısın Erhancığım.Tüm Oğulcuklular'ın katılacağı bir festival neden olmasın.Adını bile koydum:"Oğulcuk Köyü Pırçalıktepesi Kültür ve Sanat Festivali."Buna ben hazırım.Geçen yıl Şahinler Toplantısı'nda ifade ettim.Yazdım,çizdim.Destek olunmazsa zor.Her şey paylaşılırsa çoğalır.Her şey insanla güzel.Tüm köylülerimizin bu işi sahiplenmesi ve katılması lazım.Senin benim,bizim gibi birkaç kişinin gayreti bizi bir yere taşır mı? Bilmiyorum. Festival alanı için okulumuzun bahçesi biçilmiş kaftan.Cüz'i bir masrafla bahçenin içindeki bakımsız okul binası "Kültür evi" yapılabilir.Ulaşımı rahat.Alan geniş.Suyu sebil...Böyle bir şenlik hayal değil. Olur inşallah Erhancığım! Sizlerin gayreti,bizim için önemli.İlgine teşekkür ederim.Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 22.08.2013 12:04
CAN CANA OLMAK
mustafa abi yazini ve görüslerinizive o senlikteki resimleri ve coskuyu gördüm bu bir baslangic olsun ama ilerde 1 gün o günü bir bayram günü gibi sayip her yil kutlayalim tüm ogulcuklular dayasismaya ve cocuklarimizin bir birlerini tanimaya ve nesillerin birbilerini unutmamasi icin böyle senlikler sart saygilarimla ERHAN AYYILDIZ
erhan ayyildiz -- 21.08.2013 01:15
TEKERLEME
Mustafa Hocam,
Şimde istanbul Beykozda yoğun iş trafiği içerisinde yazınızı okudum. Bir öğrencin blok ders arasında tenefüse çıkması gibi bir hoş oldum. yazınız içerisinde köy hatıralarına yer vererek örneklemeleriniz çok hoşuma gitti.Sizdeki hatıraları ilerleyen günlerde çıkacak yazılarınız içerisinde görmek için takip edeceğim.

Ali FİDAN
Adınız ve Soyadınız -- 06.08.2013 12:44
HAYDİ ABBAS!
Aziz dostlar! Bir hatamı düzelteyim.Mustafa Keser'in TRT MÜZİK'teki "Canlı performansı" her akşam değil, "Her pazar akşamı" olacaktı.Affınıza sığınarak düzeltiyorum.
Mustafa Topaloğlu -- 08.04.2013 12:50
BİTER Mİ BİTER
Sayın Sayha!Suzan Hanım da zatınız da yorumlarınızda haklısınız.Size teşekkür ediyorum.Ne güzel düşünmek.Düşünceyi sözle ifade etmek.Yazıyla paylaşmak.Okumak yazmak...Bunlardır bizi insan eden.Canım kurban olsun okuyana,yazana.İyi ki varız aziz dostum.Okuyoruz,yazıyoruz çok şükür.
Ben kendimi tam olarak ifade edemiyorum galiba.Yanlış anlaşılıyorum her halde.Çünkü Allah birdir, tektir.Semavi dinlerin hepsinde böyle.Elbette Allah cisimleştirilemez.Allah; ne yerdedir ne gökte,ne sağdadır ne solda,ne şurdadır ne burda...Nerde anarsan ordadır orda.Her yerde hazır ve nazırdır Yüce Yaratan.Şimdi "Allah Arapça,Tanrı Türkçe" dediğimde asla ve kat'a Allah'ın varlığına, birliğine halel getirmiyorum.İki kelimeyi de aynı huşu içinde kullanıyorum.
"Tanrı,kulun yaratıcıyı şekillendirip cisimleştirdiği haldir."diyorsunuz.Çok haklısınız.Ama bu ilkel inanç sistemlerinde,çok tanrılı dinlerde böyledir.Budacılık,putperestlik gibi.Benim "Tanrı" derken böyle bir kastım yoktur.Olamaz da.Haşa ve kella...
İlginizden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.
Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 15.03.2013 15:01
BİTER Mİ BİTER
Mustafa bey! Yazılarınızı okuyorum ve Suzan hanımın yorumlarınıda takip ediyorum.Cevaben yazdığınız yorumda Türkçemiz hakkında ana sütümüz ve dilimizde bayrağımız demişsiniz. Bu benzetme benimseme fikrine katılıyorum.Ancak,Kuran dan dilimize geçen özel isimler ruhumuzun nuru, dilimizin sancağıdır.Sizde bilirsiniz ki Allah ismi, doksandokuz ismin tüm kapsamıdır.Üstelik özel isimler başka dillerde karşılığı bulunup çevrilemez.Sadece uzun cümlelerle ne anlama geldiği belirtile bilir.Tanrı, kulun yaratıcıyı şekillendirerek cisimleştirdiği haldir.Buda şirke girer.Dinimizce günahtır,günahın ötesinde mazallah dinden çıkarır.Ve çeşitli dinlerde çeşitli tanrılar vardır.Hepside şekilden ibaret cisimdirler.İslamda sadece Allah vardır.Yerden,cisimden,mekandan,şekilden,münezzehtir. Bu bakımdan Suzan hanımın uyarısını ve açıklamalarını çok haklı buluyorum.Cesaretinden dolayıda kutluyorum.

Tekrar düşünmeniz dileğiyle hoşca kalın
SAYHA -- 11.03.2013 23:13
BİTER Mİ BİTER
Suzan Hanım!Allah'ın 99 ismi var.Allah'ın güzel isimleri.Esma-ül Hüsna.Hepsi Arapça.Çok doğru diyorsunuz.O son hecedeki "ah" var ya diyor ki şair: "Bir ah ile bu alemi viran ederim ben." Hele seher vaktinde Allah (Tanrı) aşkıyle çekilen ah'lar...Yüce Yaratan'a yaklaştırır bizi.O'nun bizi ışkla (ışıkla,aşkla)sardığını duyumsarız.Cuş u huruşa geliriz."Yükselir ah-ı sürurumuz göklere döne döne."
Tanrı Türkçe'dir.Huda (Hüda) Farsça'dır.God İngilizce,Dieu Fransızca'dır.Bu kelimelerin hepsi de Yüce Yaratanımız'ın adıdır.
Bakınız Veysel ne güzel söylemiş:
"Binbir ismin bir cismin var
Oğlun kızın ne hısmın var
Binbir irenkte resmin var
Nere baksam orda senin"
Evet Alemleri Yaratan'ın binbir ismi vardır.Tüm güzel isimler O'na mahsustur.
Ben "Tanrı"diyorum.İnadımdan değil Türkçe'ye sevdamdandır.Allah da derim elbette.Hüda da...Kimsesizler Kimsesi'dir O.Dilimizin vird'idir.Esirgeyen ve bağışlayandır."Kul kusur işlerse Sultan bağışlar."
İlginize ve aydınlatıcı izahatınıza teşekkürler ediyorum.
"Allah,cümlemizi dili dönen,doğruyu söyleyen kullardan eylesin." diyorsunuz. Ben de bu duaya taa gönülden "Amin" diyorum.

Selam ve saygıyla...


Mustafa Topaloğlu -- 11.03.2013 20:24
BİTER Mİ BİTER
Sayın Topaloğlu,niyetim tartışma platformu oluşturmak değildir.Bilgiye vakıf bir yazar olduğunuzun farkındayım.Ancak,Tasavvufi kelimeler kulanarak Türkçenin dışına istediğiniz zaman,dil zenginliğinizi göstermek için çıka biliyorsunuz. Fakat "Allah'ın ismini telaffuz ederken hala "tanrı" isminde ısrar etmeniz Türkçeye bağlılığınız dışında "dediğim dedik" anlamına geliyor.Şunu belirteyim ki,"Allah" derken son harfi H dır ve rahatlık verir nefese."tanrı" terken son harfi I dır. Nefeste inleme.. oluşturur.Bu bile kutsiyetin farkındalığıdır.Siz şu inadınızdan vaz geçiniz. Allah'ın 99 adını 100 ederek okuyanlarıda günaha sokmayın.Yüreğinizdeki güzelliğe inanıyorum.Ancak Allah yürekleri okuyandır.Fakat kulda duyduğuna inanandır.Bunun için kelimei şahadetin dil ile tasdik edilmesi istenmiştir.Bu bakımdan dahada önemlisi
Söz uçar. Yazı kalır.Yazının vebali büyüktür.Yazarken bin düşünmeli bir yazmalı.Çünkü her okuyan yazılanları okuma anında diliyle tastik ediyor.
Allah, cümlemizi dili dönen,doğruyu söyleyen kullardan eylesin .Amin.

Selamlar.
SUZAN -- 10.03.2013 23:44
BİLECE SÖYLEŞEK
Suzan Hanım! Açıklamalarınıza ve ilginize çok teşekkür ederim.Doğru söylüyorsunuz.Dini ıstılahlara oldukça vakıfsınız.İlim bir derya,benim bildiğim, denizde bir damla bile değil.Benim çok eksiğim var,kabul ediyorum.Ama imanım sıdk-ı candandır.Kalbidir. Çok yararlandım izahatınızdan.Lakin ana dil bahsinde Güzel Türkçemiz de Arapça kadar zengin bir kültür dilidir.Bizim ses bayrağımızdır.Ağzımızda ana südümüzdür Türkçe.Kaşgarlı Mahmut'a rahmet etsin yüce Tanrı.Divan-ı Lügat-it Türk'ü bu gayeyle yazmış.Ben ana dilime sevdalıyım.Yunusça söylersek:
"Benim dilim kuş dilidir
Benim elim dost elidir
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim."
Bu bahis uzar gider.Uzun söze ne hacet?..Önemli olan niyettir efendim.
İlginize bir kez daha teşekkür ediyorum.
Selam ve saygıyla...

Mustafa Topaloğlu -- 10.03.2013 09:40
BİTER Mİ BİTER
Mustafa Bey,Suzan hanımın yorumuna doğrulayacak bir yazı olmuş. Işık dediğin şey eninde sonunda tükenir. Tükenmese bile bir tüketen bulunur.

Yıllarca gözüne ışık olan idareyi atarsan, attığını bulmak için uğraşırsın.Eskinin kıymetini bilmeyen yeniden hayır göremezmiş.Bu "sözcük"ler içinde geçerli sanırım.

selamlar
YAŞAR ŞAŞAR -- 09.03.2013 22:39
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
8
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00