BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.09.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
216
Dün
:
4633
Toplam
:
14475564
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
BİR ÇİFT ÇORAP
mustafatmatpl@hotmail.com
Hürriyet Çukurova’da bir haber: “Kadınlar Mehmetçik İçin Yün Çorap, Bere ve Eldiven Ördü”. Elazığ Karakoçan kaynaklı haber Nursel Şengezer imzasını taşıyor.Haberin özeti şöyle: Karakoçan Kaymakamlığı Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı bünyesinde yürütülen Aile Destek Merkezi kursiyeri kadınlar, Zeytin Dalı Harekatında görevli askerler için üç günde 120 bere ve boyunluk, 20 çift eldiven ve 65 çift yün çorap örmüşler. Kaymakam Mehmet Kocabey, kursiyerlerin bu davranışlarını taktir ederek teşekkür etmiş.
.
Ne anlamlı bir armağan. Çoban armağanı, çam sakızı. Mehmetçiğin bunlara ihtiyacı yok. Her türlü donanımları var kınalı kuzuların. Lakin bu armağanların maddi değerinden çok manevi değerine paha biçilemez. İşte Anadolunun cefakar, vefakar kadını. Anadır, bacıdır, yârdir onlar…Cephedeki Mehmetçiğe bergüzar gönderiyorlar. Bu ne güzelliktir böyle!..
.
Karakoçanlı kadınların bu jesti beni aldı Kurtuluş Savaşı günlerine götürdü. Sakarya Savaşı öncesinde Atatürk, Tekâlif-i Milliye Emirleri’ni yayınlar. 7 Ağustos 1921'de “Ulusal Yükümlülük Emirleri” 10 maddedir.

Bu emrin 1.maddesinde “Yurtta her ev bir kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp her ilçede bulunan vergi kuruluna teslim edecek” denmektedir. Çünkü elde yok, avuçta yoktur. Asker donanımsızdır. Halkın elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim etmesi emredilir. Yiyecek ve giyecek maddelerinin yüzde 40’ına el konacaktır. Halkın elindeki binek hayvanlarının ve araçların yüzde 20’sini il ve ilçelerde kurulan komisyonlara teslim etmesi istenir.
.
Anadolu insanı canla başla emrin gereğini yerine getirdi. Yemedi, yedirdi; giymedi giydirdi Mehmetçiği. Aç, açık bırakmadı. Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler’de anlatır bunları bir belgesel roman akıcılığında.

Bunlar hepimizin malumu. Bu millet, vatan söz konusu olduğunda her cefaya katlanır. Nitekim Sakarya Savaşı bu özveriyle, ordu-millet birliğiyle kazanıldı. Akabinde yurdun bağrına saplanmaya çalışılan hançer düşmanın böğrüne saplandı.

Çok şükür bugün askerimizin her türlü ihtiyacı karşılanıyor. Askerin beslenmesi, silah ve teçhizatı hususunda hiçbir sıkıntı yok.
.
Karakoçanlı kadınlarımızın bu jesti beni duygulandırdı. O eli öpülesi anaları, bacıları öz gönülden selamlıyorum.



08.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
İDEALİST ÖĞRETMEN
Elinize dilinize sağlık...
RÜSTEM FİLİZ -- 03.10.2017 12:53
BAL TEFSİRİ
sayın Topaloğlu, Sizin yüzünüz nurlu mu nursuz mu bilemem fakat elbette herkesin babası evladına kutsaldır. Bal tefsirinde çıkarılan teviller çok anlamlı ve öğüt niteliğindedir. Bu öğütleri tutan, yerine getirip bu hazzı alan insana zaten Allah (C.C) mükafatını verir. Asıl olan oradaki güzellikleri fark edip yaşayıp yaşatmak. İslam temel kaynaklarında o yok, bu yok, şu yok diye diye pek çok hadisleride yok saydık. Her şey kaynak değildir. İslamın kendine göre bir kültürü, geleneği göreneği vardır. Nasrettin hoca her anlatılan fıkranın hocası değil elbette. İnsanlara benimsetmek için güzel hal ve hareketleri yerleştirmek adına birisi Ali dedi demiştir öteki peygambere kadar getirmiştir diğeri Allah bunun mükafatını verir diye böyle bir rivayet oluşu vermiştir. Her şeyin kaynağını dibini bucağını kurcalamak gerekir. Tabi ki kimseye bir zararı yoksa. Bu devirde islâmın ilmini çözecek alimmi kaldı.En büyük alimimiz CHP de siyasetçiydi. Allah rahmet eylesin diyelim.
Adınız ve Soyadınız -- 24.09.2017 01:53
SAVURSUNLAR YELE BENİ!..
Aziz dostum,vesile oldunuz. Aşık Serdari'nin bir dörtlüğünden "Kıtlık Destanı"na uzandım. Sonra karşıma Çolak Hacı çıktı. Serdari...Ele avuca sığmaz bir baba yiğit. Gözü pek. Mert mi mert.Özeline indim. Güzel bir çalışma oldu.Emeğim yerde kalmadı. Dilerim, kitaplaştırmak da nasip olur.
Teşekkürlerimle. Selam ve saygıyla...
mustafa topaloğlu -- 03.07.2017 15:04
SAVURSUNLAR YELE BENİ!..
Değerli dostum Mustafa Bey'ciğim, Anadolu Halk Bilim Akademisinin düzenlediği yarışmada jüri tarafından birinci seçilmeniz bizleri de çok mutlu etti. Başarılarınızın devamını diler sevgi ve selamlarımı gönderirim. Sağlıkla kalın inşallah.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.07.2017 14:55
SAVURSUNLAR YELE BENİ!..
Teşekkür ederim öğretmenim.Sizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
mustafa topaloğlu -- 01.07.2017 08:14
SAVURSUNLAR YELE BENİ!..
Sayın Mustafa Topaloğlu,
Anadolu Halk Bilim Akademisinin düzenlediği yarışmada “Şarkışlalı Âşık Serdari” yapıtınızla jüri tarafından birinci seçildiğinizi öğrendim. Bu başarınızdan dolayı şahsınızı kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Muhsin Köktürk -- 30.06.2017 20:35
DEREKEMAL
Evet aziz dostum, bazı türküler bizi alır götürür bir yerlere. Lamekan olursunuz. Kimi kez hüzünlenir, kimi zaman coşar taşarsınız.Bazı türküler koroyla daha bir havalı olur. Çünkü koro çoğaltır türküyü. Seslerin sese katılması, birlikte koşalaşarak söyleyip türkünün temasıyla hemhal olmak gibisi var mı? Bir de Tek Kapıdan Çıktım Yüzüm Peçeli'nin ikinci kıtasının yer aldığı bir Kayseri türküsü var. Dağdan Yuvarlandı Kayalarımız'la başlar. Hüzünlüdür. Yürek dağlayıcıdır. Adnan Türköz veya Ahmet Gazi Ayhan'dan ya da Nida Tüfekçi'den dinlenesidir.
Selam ve sevgiyle. Teşekkürlerimle...
Mustafa Topaloğlu -- 08.06.2017 11:50
TEK KAPIDAN ÇIKTIM
Sevgili dostum,
Türkülerimizin hepsi güzeldir ama bazıları daha güzeldir. Amasya türküsü “Tek kapıdan çıktım yüzüm peçeli” de gerek sözleri, gerek müziği açısından bir başka güzeldir bizim Yozgat Sürmelileri gibi. Yılını tam hatırlamıyorum 1960 lı yılların başı olabilir. Daha televizyon evlerimize girmemişti. Hafta sonları Ankara radyosunda istek programları vardı. Her istek programında rahmetli Nida Tüfekçinin sesinden, “Sabahınan esen seher yeli mi. Benim gönlüm divane mi deli mi” diye başlayan Sürmeli Türkümüz istek yapılır ve çalınırdı. “Tek kapıdan çıktım yüzüm peçeli” türküsü de bana yoğun duygular yaşatır. Eminim o tekerlekli sandalyeli hassas insanda bu türkü çalınıp söylenirken böyle yoğun duygular içinde dinlemiştir. Ben bu türküyü korodan dinlemeyi tercih ederim. Koro halinde söylendiğinde başka bir tad verir. Ayrıca “Neyleyim dünya da dünya malını. Gönül arzu ediyor eski halini” nakarat kısmı da müzik olarak fevkalade güzel ve duygulu. Şimdi size bu mesajımı yazarken Emel Taşçıoğlu’ndan da türküyü dinliyorum. Sevgiler, selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 07.06.2017 10:38
EL YAZISI
Değerli dostum Mustafa Bey’ciğim, sizin de buyurduğunuz gibi Milli Eğitim Bakanlığı gelecek dönem el yazısını müfredattan kaldırma kararı aldı. Gerekçeleri de el yazısının öğretimi zormuş. Laf ola beri gele. Hele, milli eğitimdeki başarısızlığın sebeplerinden biri olarak gösterilmesi rahmetli Demirel’in dediği gibi abesle iştigalden başka bir şey değil. Bizim çocukluğumuzda her satırı üç paralel çizgili güzel yazı defterlerimiz vardı. Güzel yazı dersimiz olduğu gün bu defterimizi ve divitimizi çantamıza koyar, bir elimizde çantamız, bir elimizde büyüklerimizin ördüğü kılıf içindeki mürekkep hokkalarımız, okulumuza yürüyerek giderdik. Cam olan bu hokkaların yolda başına bir iş gelip de kırılmasın diye azami dikkat gösterirdik. Sonraları plastikleri çıkmıştı. Yazımızın güzel olması için özenle yazmaya çalışırdık. Ve bizim yazılarımız hakikaten güzeldi. Bu güzel yazılarımızla eşimize, dostumuza, akrabalarımıza güzel kartlar gönderirdik. Atatürk’ün el yazısına özenir onun gibi yazmaya çalışırdık. Evet, sizin teşhisinize katılıyorum. Milli eğitimin emanet edildiği bakanlarımızın çoğu milli eğitim camiası dışından yani bu konuda formasyonu olmayan kişiler. El yazısını müfredattan kaldırmak isteyen milli eğitimin ilkokul 5. Sınıf din bilgisi imtihanında peygamberimizin çocuklarının isimlerini sormasını da takdirlerinize sunuyorum. Saygılarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 29.05.2017 11:49
TELLİ TURNAM SELAM SÖYLE
Değerli dostum Mustafa Bey’ciğim, nazire filan değil sizin deyiminizle yanık ve içli pek güzel bir koşma olmuş. Alevi düşüncesinde de Turna’nın ayrı bir yeri vardır. Bunu bildiğimden Turnalı şiirleri bende daha bir duygulu okurum. “Küsmesin” eşine dostuna, çoluğuna çocuğuna, sevgilisine, memleketine özlem duyanların en içten yakarışı, özür’ü oluyor. Duygulu yüreğinize sağlık. Sevgiler selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 01.04.2017 08:43
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
3
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00