BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 25.03.2019 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
210
Dün
:
4633
Toplam
:
16136121
HASBİHAL Mustafa TOPALOĞLU
SEFERÎ
mustafatmatpl@hotmail.com
Sefer, Arapçadan girmiş dilimize. Anlamı “yolculuk” demek. İlk anlamı bu tabii ki. Bu sözcük sonuna nisbet eki –î getirilince “seferî” oluyor. Türeyen kelime de “Yolculukla ilgili” mânâsına geliyor. İlk anlamı böyle “seferî”nin.
Misalli Büyük Türkçe Sözlük’te İlhan Ayverdi üç karşılığını vermiş “seferî”nin. Birincisini yazdım. Diğerlerini de alıntılayayım: 2.Savaşa ait, savaşla ilgili. 3.Dinen yolcu kabul edilen, bu sebeple kendisine dört rekatlı farz namazları iki rekat kılmak, sonradan kaza etmek şartıyle oruç tutmamak vb. kolaylıklar sağlanan kimse, yolcu, misafir. Karşıtı: Mukim.
.
Seferî olmanın şartları var. Oturulan yerden normal bir yürüyüşle üç gün veya on sekiz saat (Yaklaşık 90 km.) uzaklıktaki başka bir yere yapılan yolculukta seferi olunuyor.
.
Buraya kadar geldik. Bektaşinin seferî oluşunu anlatmamak olmaz. Bektaşi, bir Ramazan günü oruç yerken yakalanır. Derdest kadının huzuruna çıkarılır. Kadı kükrer:
-Bre bu ne densizliktir? Oruç yemeye utanmıyor musun?
Bektaşi boynunu büker:
-Seferîyim kadı efendi…
-Ne seferîsi? Yolculuk nereye?
-Dünyadan ahirete efendim…
Kadı, Bektaşinin bu zekice cevabı karşısında gülmekten kendini alamaz.
.
Bir tarihte Oğulcuk’ta imamlık yaptı Gülnarlı Halil Hoca. Yıllar sonra geldi bizim köye. Hoş beş, altı boş…Eski demler yad edildi. O gün Halil Hoca Oğulcuk misafiri. Yatıya kalacak. Vakit yatsı. Camiye gidildi. Halil Hoca’ya dedi ki cemaat:
-Hadi bağalım Halil Hoca. Geç mihraba. Namazı gıldır.
Halil Hoca mütereddit:
-Olmaz. Ben seferîyim.
Cemaat ısrar edince imamete geçti. Cemaati de uyardı:
-Bakın ben namazı kıldırıyorum. Ama farzın ikinci rekatında ben selam vereceğim. Siz devam edin.
Cemaat buna bir anlam veremedi. Nitekim ikinci rekatta Halil Hoca selam verdi. Cemaatin kimisi devam etti. Kimisi Halil Hoca’ya uydu.
Halil Aybar (Mağser’in Halil) bir gün sonra dedi ki laf arasında:
-Dün yasdı namazını garman çorman itdik. Halil Hoca gıldırdı. Namazın yarısında selam virdi. Bizim aklımız garışdı yav…
Ben güldüm:
-Keşke seferîliği bir kenara bırakıp namazı tam kıldırsaydı. Zaten konuklamış. İşi acele değil. Daha iyi olurdu, dedim.
.
Birkaç gün sonra Hacı Ömer abim geldi. Mehmetgil’deyiz. Akşam sonrası. Balkonda oturuyoruz. Konuşuyoruz şundan bundan… Laf döndü dolaştı. Bu seferîlik meselesine geldi. Ben Halil Hoca’nın yatsı namazını kıldırırken “seferîyim” diye ikinci rekatta selam vermesini eleştirdim:
-Keşke, dedim, namazı bütünüyle kıldırsaydı. Cemaatin aklı karışmazdı. Zaten o gece köyde konaklayacak. Yolculuğa ara vermiş.
Mehmet kardeşim karşı çıktı. Olurdu, olmazdı… Hacı Ömer abim bir sinirlendi:
-Halil Hoca’nın yaptığı doğru. Seferî olan, imamlık yaparsa farz namazını iki rekat gılar.
Sonra bana döndü:
-Sen vakit namazlarını gılıyon mu?
-Yok, cumadan cumaya… dedim.
Hacı Ömer abimin tepesi attı:
-Holun yok, yımırtan yok. Pinelikde ne geziyon? Bunnar alimlerin goyduğu gurallar. Sana ne? Gardaşım olmaz. Haddini hududunu bil.
Ben sükut geçtim.
Hacı Ömer abimle seferîlik yüzünden tartıştık. Çok kızdı bana. Öfkelendi.Bağırdı, çağırdı. Bu son görüşmemiz oldu. Keşke seferîlik konusu hiç açılmasaydı.. Sonra Ahmet abime yakınmış:
-Mısdafa beni çok yordu, demiş.
Ben buna çok üzüldüm. Bu seferîlik yüzünden bana babalık yapan bir muhterem büyüğümün kalbini kırdım. Beni bağışlar m’ola?
.
Mekanı cennet olur inşallah! Nur içinde yatsın.

14.03.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
DEMİRCİ DÜKKANI
Eyvallah aziz dostum. Güzel yorumun ve katkından dolayı çok teşekkür ediyorum.
Selam ve saygıyla efendim.
Mustafa -- 07.02.2019 23:10
DEMİRCİ DÜKKANI
Mustafa Topaloğlu hocam, toprağımızın insanlarını ne güzel anlatıyorsun. İnan o köy odasında öksürükler, aksırıklar ve sigara dumanı içinde bir ayağım altımda ben de varım. Sen anlatırken bende sağı solu gözlüyorum. Az buçuk kültürüm olduğu için Gasımın İrecep’in itirazına bıyık altından gülerek katılıyorum ama taraf tutmuyorum. İrecep’i yalnız bırakmamak için bende arkasından çıktım kusura bakma.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 07.02.2019 17:17
KAPI HAKKI
Allah iyiliğini versin Mustafa Topaloğlu Hocam. Şerife Hanım'ın "paranın hayrını görmedim, güğümlerimi çaldılar" itirafını okuyunca çok güldüm. Demek oluyorki iki kişi zarar etmiş. Birisi Tahsin Bey öteki de Şerif Hanım. Gerçi Şerif Hanımın ki kârdan zarar oluyorsa da anlaşılıyorki yine de ciğeri yanmış. Ya da haydan geldi huya gitmiş diyelim. Saygılar, selamlar.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 31.01.2019 11:14
GÖZ DAMLASI
Çok teşekkür ederim Çapanoğlu dostum. Kim düşer daldan, o bilir haldan.Gözlerinizdeki rahatsızlık ve tedaviyle ilgili izahatınız beni rahatlattı. Hem gözlerinizin sağlığına kavuşmasına sevindim, hem de benim gözümdeki kanamanın geçici olduğuna kani oldum.
Gözlerimiz dışarıya açılan pencerelerimiz... Çok çok önemli bir organımız. Gerçi neren ağrırsa canın ordadır. Kendimize iyi bakmalıyız. Bu can bize emaneti Tanrı'nın. Emaneti korumak bizim birinci vazifemiz. Çünkü sağlığın sağlam değilse gerektiği gibi ibadetini bile yapamazsın. İnsanın sağlığına sahip çıkması... Bence bu bir ibadet. Sağlık her işin başıdır çünkü.
Tansiyona gelince, okudum paylaşımınızı. Bilgilendim. Bu ilaç firmaları kâr için arı namusu bir kenara bırakıp bizim sağlığımızla oynuyorlar.Senin benim sağlığım kimin umurunda? Kazanacakları paraya bakıyorlar.Ne yazık ki böyle...
İlginizden dolayı bir kez daha teşekkür ederim.
Selam ve sevgiyle.
Mustafa Topaloğlu -- 08.01.2019 15:06
GÖZ DAMLASI
Değerli dost Mustafa Hocam,
Önce geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Gözümüz en önemli organımız. Ben her iki gözümden de bir sene arayla ve genel anestezi ile 45 dakika süren ameliyatlar geçirdim. Şimdi çok şükür iyiyim. Ardından da yine her iki gözümden katarak ameliyatı oldum. Şimdi çok iyi, iki gözümde pırıl pırıl oldu çok şükür.

Tansiyon rahatsızlığınız içinde endişe verecek bir durum yok. Aslında bu yaşta 16/10 bile normal sayılır ama ilaç fabrikaları ilaç satmak için devamlı aşağı çekiyorlar. Hatırlarsınız eski doktorlar tansiyon için yaşının önüne 1 koy derlerdi. Yani yaşın 60 ise 16, 70 ise 17 tansiyon normal kabul edilirdi. Dedem 62 yaşında babam da 47 yaşında yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından vefat edince bu konuyu enine boyuna araştırdım. Hatta yıllar önce bir bayram ziyaretinde Emirgan’da oturan kuzenimin evinde karşılaştığımız Yozgatlı meşhur Doktor Müzeyyen Hanım ile onun arkadaşı patoloji Prof.ü hanım bana bir doktordan fazla tansiyon bilginiz var demişlerdi.

Ben de bilgilerimi gazetedeki köşemde yayınlamıştım. Hem size moral olması hem de okuyucularınıza bilgi olması amacıyla izninizle paylaşmak istedim.

Prof Dr.Erdem Yeşilada diyor ki; Daha önce yıllarca 260 mg. civarında olduğu kabul edilen normal serum kolestrol seviyesi, ilaç firmaları tarafından birden 180-200 mg’a çekildi. 260 Kolesterol iyidir ile başladık. İlaç satışları düştükçe, sağlıklı yaşam için gerekli kolesterol miktarı da düşürüle, düşürüle 120 ye indi. Baktılar bu da satışları arttırmaz oldu, Şimdi diyorlar ki; Statinler (Kolesterol ilaçları) Alzaimer'i önlüyor. Oysa bu konuda tek bir araştırma yok.

Unutmayın metabolizma erkeklik hormonunu kolesterolden yapar (Prof. Dr. Cankat Tolunay) Statinler tüm vücudu koruyor. (Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU) Geçtiğimiz günlerde 'Bir Masalmış Kolesterol' adlı kitabı Türkçede yayımlanan Shane Ellison kolesterol icat edilmiş bir hastalıktır diyor. Ve ekliyor, Kolesterol vücutta en bol bulunan steroid moleküllerden biridir. Birkaç görevi vardır. Hücre zarını bir arada tutar. Miyelin kılıfını oluşturan parçalardan biri olarak beynin çalışmasına yardımcı olur. Bizi viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan korur. Hormon seviyemizi düzenler. Tüm bu görevleri yerine getirebilmek için kolesterol 100.000 mil uzunluğundaki arterler boyunca 'lipoproteinler' tarafından taşınmalıdır. En önemli lipoproteinlerden biri de düşük-yoğunluklu-lipoprotein (LDL)'dir. Temel görevi ihtiyaç duyduğumuz kolesterolü vücudun çeşitli parçalarına dağıtmaktır. LDL-kolesterol olmasaydı ölürdük.

Kitabımda da gösterdiğim gibi, LDL-kolesterol düştüğünde sağlığımız da çöküyor; fikir liderleri bize ne söylüyorlarsa tam tersi! Peki,Kolesterol ilaçlarının etkisiz olduğunu gösteren bir bilimsel kanıt var mı? Hem de tonlarca... Statinlerle ilgili yapılmış bilimsel araştırmalara topluca 'kolesterol düşürücü ilaç deneyleri' deniyor.

Kitabımı okuyanlar, bu araştırmalarda, ilaçların faydasının görülmeyip tehlikelerinin belgelendiğini öğrenecekler. Bu gerçeklerin doktorlardan ve toplumdan nasıl saklandığını da öğrenecekler. Şimdilerde yeni eğilim 125 mg.ın daha ideal olduğu. Peki, bu seviyenin doğru olduğunun kanıtı ne? Bir düşünün, normal kolesterol seviyesi 180-200 mg. iken dünyada potansiyel hasta sayısı tahminen 1,5-2 milyar civarındaysa, değeri 125 mg’a çektiğimizde potansiyel hasta sayısı 4-5 milyara çıkacak. Bunların ne kadarı ilaç kullanır bilinmez ama kazancı düşünebiliyor musunuz? Diyor.

Gelelim Tansiyon’a. Bir kere tıp vücut neden tansiyonu yükseltiyor bunu çözmüş değil. Düşünün toprağı kazmaya çalışan bir ekskavatör (kepçe) öperatörü kazmak için hortumlara basınç veriyor. Vücumuzda aynı şekilde çalışıyor. Bir şeyi kaldıracağımız zaman benyin kaslarımıza emir veriyor ve yanı zamanda da yeterii kadar oksijen göndermesi için de kan basıncımızı artırıyor. Ama istirahat halindeyken kan basıncımız neden yüksek çıkıyor işte tıp bunu bilmiyor. Amerikan Yüksek Tansiyon Derneği eski başkanı Dr. Michael H.Alderman diyor ki; Yüksek tansiyon 140/90 ‘ın üstü olarak tanımlanmıştı. ( Benim yaptığım araştırmalarda da Akdeniz insanları için 14/9 tansiyonun normal kabul edilmesi gerektiği vurgulanıyordu) 120/80 ile 139/89 Aralığı ise ön yüksek tansiyon olarak kabul ediliyordu. Bu dilime giren hastalara ilaç verilmiyor, tansiyonu yükseltecek bazı yiyeceklerden ve stresten uzak durmaları tavsiye ediliyordu. Amerika da yaklaşık 65 milyon insanın yüksek tansiyon hastası olduğu biliniyor. ABD. de tansiyon ilaçları pazarının yıllık hacmi 20 milyar dolar.120/80’i yüksek tansiyon olarak kabul ettiğinizde varın hesap edin 20 milyar dolar seviyesi kaçlara çıkar. Şimdi bazı yurdum doktorları ve ilaç üreticileri 120/70 olsa sağlığınız açısından daha iyi olur diyorlar. Neden acaba? Saygılar sevgiler.





ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 07.01.2019 16:20
"HERŞEY O’NDAN!"
Sayın Gül, önemli olan okumak. Okuduğunu irdeleyip yorumlamak. Kuru kuru da olsa! Okumak, yorumlamak ve yazmak güzeldir. İlgine teşekkür ederim.
Selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 10.10.2018 21:59
"HERŞEY O’NDAN!"
Sayın Topaloğlu senin dediğin gibi yerlerine koydum kolun kanadın vs hiç olmadı şiir bence çok derin bir mana ifade ediyor şair İbrahim sayar istese 3-4 kıtada bitirebilirdi ki bunu da yapsa yapardı ben bu şiiri ezberledim aynı zamanda akılda kalıcılığı da kolay yani öyle kuru kuru yorum yapmak ne güzel
Alper Gül -- 05.10.2018 11:12
SAHUR ZAMANI
"Şimdi"nin şairi Şerafettin Hansu okumuş Sahur Zamanı'nı. Duygularını yazmış bana. Bir iletiyle göndermiş. Bu iletiyi virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
"Saygı değer Mustafa hocam sesime ses verdiniz aynı duygularda buluştu gönüllerimiz!
Ne demişler !
Bülbülü altın kafese koymuşlar ille vatan ille vatan demiş!
Köyümden çıkıp Avrupaya gelişim daha dün gibi gözlerimin önünde! 22 yaşındaydım şimdi 48 oldum yıllar geçti ama bu yürek vatanından geçmedi! Bu dizeleri göz yaşlarımla yazdım! Gurbette özlüyoruz o günleri ezan sesini o telaşı! Hele çocukken teneke ile tan tan çalıpta bir köylüyü uyandırdığımız o günleri! ara sıra anıları kaleme alıyorum böyle dizeler çıkıyor işte!
Sizlerinde duyarlı yüreklerine sağlık tekrar tekrar teşekkür ediyorum nice muhabbetlerde buluşalım inşallah gurbetten sılaya selam ve dua ile"
Mustafa Topaloğlu -- 11.06.2018 00:16
VURGUNUM
Yazmışsınız ozanım. İmzalayıp göndermişsiniz.Bize okuması kalmış.Değerdi, değerlendirdik.Elinize, emeğinize sağlık. Bilmukabele selam ve saygıyla...
Mustafa Topaloğlu -- 29.05.2018 23:15
VURGUNUM
Saygıdeğer Mustafa Topaloğlu Hocam
Öncelikle bu değerlendirme yazınız içi çok teşekkür ederim.
Devamında değerlendirme ile yetinmeyip birde notalı bestelerimi çalıp söylemeniz adına da ayrıca teşekkür ederim.
Var olasın.
Selam ve Saygılarımla.
Halil MANUŞ -- 29.05.2018 13:37
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00